Etiket: diş eti çekilmesi

  • Diş Eti Çekilmesine Ne İyi Gelir? Doğal Çözümler

    Diş Eti Çekilmesine Ne İyi Gelir? Doğal Çözümler

    Diş eti çekilmesi için doğal tedavi olarak önerilebilecek yöntemlerden bir tanesi zerdeçaldır. Zerdeçal içerisinde antioksidanlar bulunduruyor. Ayrıca zerdeçalın içerisinde anti-inflamatuar da bulunuyor. Bu da diş eti tedavi için etkili oluyor. Diş eti çekilmesi gargara yapılarak da durdurulabilir. Gargara için de genellikle karbonat tavsiye edilir. Su ile karıştırılan karbonat ile düzenli gargara yapılması diş eti tedavisi için önemlidir.

    Diş Eti Çekilmesine Ne iyi Gelir?

    1. Yeşilçay
    2. Aloevera
    3. Gargara
    4. Zerdeçal

    Yeşil Çay İle Diş Eti Çekilmesi Tedavisi

    Diş eti çekilmesinden kurtulanların başvurdukları yöntemler arasında yeşil çay bulunuyor. Evde diş eti çekilmesini tedavi etmek isteyen kişilere gösterilebilecek etkili yollardan birisi yeşil çay tüketmektir. Yeşil çayın içerisinde hem antioksidan hem de anti enflamatuar vardır. Bu da diş ve diş etini güçlendiren faktörlerdendir.

    Diş Eti Çekilmesine Ne İyi Gelir? Doğal Çözümler | 1
    diş eti çekilmesine ne iyi gelir

    Diş Eti Tedavi İçin Aloe Vera

    Diş etlerini tedavi etmek isteyen işiler aloe veraya da başvurabilir. Diş eti çekilmesi bitkisel tedavisi arayan kişiler aloe veranın içerisindeki jel ile diş etlerine masaj yapabilir. Daha sonrasında ise ağız ılık su ile durulanmalıdır.

    Diş Eti Tedavisi İle İlgili Konular

    1. Diş Eti Çekilmesi Nasıl Geçer? Doğal Bitkisel Yöntemler Tıklayın !
    2. Doğal Diş Eti Peelingi Nasıl Yapılır? Tıklayın !
    3. Diş Eti İltihabını Yok Eden Kekik Kürü Tıklayın !
    4. Diş eti kanaması neden olur Tıklayın !
    5. Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları Tıklayın !

  • Diş Eti Çekilmesinin Bitkisel Tedavisi, Doğal Çözümü

    Diş Eti Çekilmesinin Bitkisel Tedavisi, Doğal Çözümü

    Diş eti çekilmesi neden olur? Evde bitkisel doğal çözümü var mıdır? Diş eti çekilmesinin bitkisel tedavisinde kullanılan bazı çözüm yöntemleri şunlardır:

    • Hindistan cevizi yağı
    • Susam yağı
    • Yeşil çay
    • Aloe vera
    • Şap
    • Misvak
    • Karbonat
    • Çay ağacı yağı
    • Kristal tuz
    • Hardal yağı
    • Limon yağı
    • Karanfil

    Özellikle Hindistan cevizi yağı ve susam yağı ile gargara yapılması, yeşil çay içilmesi ve aloe veranın jelinin diş etine sürülmesi yöntemleri; diş eti çekilmesinde en etkili bitkisel yöntemlerdir.

    Diş Eti Çekilmesinin Bitkisel Tedavisi, Doğal Çözümü | 2

    Diş Eti Çekilmesi Neden Olur?

    Diş eti çekilmesinin sebeplerinden bazıları şunlardır:

    • Yaşlanmış olma (özellikle 60 yaş ve sonrası)
    • Bazı genetik faktörler
    • Dişleri fırçalarken sert hamleler yapma
    • Hormonal sıkıntılar (ergenlik, hamilelik veya menopoz döneminde olma)
    • Şeker hastası olma
    • Ağız sağlığına özen göstermeme
    • Düzensiz ve sağlıksız beslenme

    Diş Eti Çekilmesi Nasıl Geçer?

    Diş eti çekilmesinin tedavi aşamasında kullanılan 4 farklı yöntem şunlardır:

    • Dişte oluşmuş olan tahribatın yok edilmesi
    • Diş hassasiyetinin ortadan kaldırılması
    • Diş eti çekme ameliyatının gerçekleştirilmesi
    • Diş eti için bitkisel yöntemler uygulanması

    Diş eti çekilmesinin nedenleri Tıklayın !

    Diş eti çekilmesi hakkında bilgi  Tıklayın !

    Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları Tıklayın !

    Sararmış dişler için Doğal diş beyazlatma Tıklayın !

  • Diş eti çekilmesinin nedenleri

    Diş eti çekilmesinin nedenleri

    Diş eti dokusunun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden başka bir deyişle kron-kök sınırından apikal yöne, yani diş köküne doğru sıyrılmasına diş eti çekilmesi ya da tıp dilinde diş eti atrofisi denir. Dişeti çekilmesinin birçok nedeni vardır ve önlem alınmadığı zaman diş kayıplarına neden olmaktadır.

    Diş eti çekilmesinin sebepleri nelerdir?
    – Yaşlanma,
    – Yanlış diş fırçalama,
    – Diş taşları ve bakteri plağı,
    – Diş arkı (diş dizisi) üzerindeki diş veya dişlerin, diş arkı dışında yer almaları ve çarpık, düzensiz, rotasyona uğramış (dönmüş) olmaları,
    – Diş eti iltihabı veya periodontitis sonucunda diş eti kenarında meydana gelen iltihaplı ve dejeneratif değişimler,

    – Periodontal cepler ve büyümüş diş etlerinin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan bazı diş eti operasyonları sonrasında,
    – Okluzal travmalar (yüksek ya da hatalı yapılmış kron, köprü, dolgulu dişlerde ve bruksizm denen diş sıkma ve gıcırdatma vakalarında,
    – Dudak, yanak kas bağlantılarının diş etlerine yakın olmaları,
    – Dişler arasına gereksiz ve çok fazla kürdan, toplu iğne vb. cisimler sokulup kurcalanması, diş etinin tahriş ve tahrip edilmesi.
    Söz konusu bu nedenler arasında çok önemli yer tutan diş taşları ve bakteri plağı (diş yüzeyine yapışan, gözle görülmeyen, gıda artıkları ve bakterilerin birlikte oluşturduğu yapışkan bir tabaka) detartraj da denen diş taşı temizliği veya gerekiyorsa diş eti altında, daha derinde bulunan diş taşları ve oluşumların uzaklaştırılması amacıyla yapılan subgingival küretaj işlemiyle temizlenmelidir.
    Dişeti seviyesindeki ya da üzerindeki görünür diş taşları çeşitli görevleri ve biçimleri olan el aletleri ya da ultrasonik cihazlar ile temizlenir. Daha derinlerdeki, diş eti altındaki, kök yüzeyindeki gözle görülmeyen diş taşları, granülasyon dokusu (bozulmuş, hastalıklı nedbe dokuları) ve nekrotik (ölü) sement dokusunun ortadan kaldırılması ve temizliği işlemine de subgingival küretaj denir ve dişe, küretaj yapılan bölgeye ve dişin yüzeyine uygun farklı şekil, büyüklük ve amaçtaki ‘küret’ denen el aletleri yardımıyla yapılır.

    Dişlerimizi beyazlatmak için sert fırçalamayalım!
    Dişlerinizin renginden, şeklinden ve boyutundan memnun musunuz ?
    Gülümsemeniz özgüveninizdir
    Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ve Dişeti Hastalıkları

  • SNAP-ON SMILE

    SNAP-ON SMILE

    Ağrı yok, anestezi yok, delme yok, yapıştırıcı yok. Tedavi ve estetik diş hekimliğinde nonefraktif, iki taraflı, uygun maliyetli bir yol arayan hastalar Snap-On Smile için mükemmel adaylardır. Snap-On Smile, daha iyi hissetmek, daha iyi görünmek ve daha iyi hizmet isteyen hastalar için kolay, hızlı ve maliyeti düşük bir çözümdür. Çünkü yemek yerken bile Snap-On Smile’ı kullanabilirsiniz. Hatta sert olan gıdaları rahatlıkla yiyebilirsiniz. Snap-On Smile’i kullanan hastalar, kendilerine daha çok güvendiklerini ve daha çok öz saygı hissettiklerini bildirirler.

    Çogu kişi Snap-On Smile’ın doğal görünümünden ve kullanırken verdiği histen etkilenir, yaşam değiştiren sonuçlara yaklaşık iki haftada ulastıklarına çok memnun kalır. Bu devrim yaratan ürün, kısa ve uzun vadeli klinik sorunların genis bir yelpazede çözümü için en ideal üründür. Aynı zamanda nonefraktif tedavi seçenegi yanısıra bir tanı cihazı işlevi görür. Snap-On Smile daha ciddi diş operasyonlarından önce yüz yapısında yükselme, çıkarilabilir bir takma diş ve uzun vadede gülümsemenizi arttırma yoluyla dişlerinizi daha güzel göstermeyi amaçlayan bir üründür.

    Snap-On Smile yillarca kullanılabilir ve buna ragmen fiyati yeterince uygundur. Snap-On Smile, ihtiyaci olup tedavi konusunda kararsız olan hastalar için tedavi için harekete geçirici bir ürün olduğunu da kanıtlamıştır. Araştırmamız, Snap-On Smile ile tedaviye başlayan hastaların yüzde 40’inin daha kapsamlı tedavi edici diş hekimliğine geçiş yaptığını kanıtlamıştır.

     

    SNAP-ON SMILE | 3 SNAP ON SMILE Nedir ?

    Ürünümüz Dr.Marc Leichtung tarafından icat edilen ve 7 senedir kusursuz bir şekilde 46 ülkeye yayılan kişiye özel üretilen Dental Kozmetik bir üründür.Ürün Kristalize edilmiş Asetil Reçine hammaddesinden üretilmektedir.Çok rahat takılıp çıkarılabilen Veneer olarak tanımlanabilecek Non-invaziv bir estetik uygulamadır.

    Ürünümüz eşsiz ve alanında tek patente sahip üründür.

    Snap On Smile ile günlük yaşamınıza aynı şekilde devam edebilir.Yemek yiyebilir ve birşeyler içebilirsiniz.Ceviz kırabilir ve Elma yiyebilirsiniz.Materyalin esenkliği sayesinde dişin ekvator hattına doğru genişleyen Snap On Smile’ın kuron marginleri,ekvator hattından koleye doğru tekrar daralarak undercutlara tutunmaktadır.Bu tutunma çiğneme esnasında protezin ağızda hareket etmemesini sağlayabilecek kadar kuvvetlidir.

    Dişlerin okluzal kısımlarını açık hazırlayarak okluzyonun değişmemesini sağlamak,3 üyeye kadar blok köprügövdesi ile dişsizlikleri gidermek mümkün olan eşsiz bir üründür.

    Snap On Smile sadece 2 kısa diş hekimi ziyareti ile sahip olabileceğiniz,Ağrı,sızı,kaşıntı,yanma,kızarıklık Hassasiyet, alerjik reaksiyon,diş kesimi,delme,yapıştırma,çakma gibi işlemlerin yapılmadan mükemmel ağız görüntüsü sağlayacak tek ve gerçek Dental Kozmetik ve Estetik ürünüdür.Snap on Smile ile artık gülmekten çekinmenize asla gerek kalmamaktadır.

    Snap on Smile özellikle Kozmetik Gülüş Geliştirme,Implant sonrası restorasyon,Dikey yükseltme gibi dental konularda en basit ve en uygun çözümdür.

    Dişlerinize diş hekimi tarafından hiç değilmeden üretilen bir üründür.Tek yapılması gereken düzgün bir ölçü alınması ve RX FORM’un diş hekimi tarafından doldurulması ve Isırık Referansı(Kapanış referansı) alınması ve tarafımıza gönderilmesidir.

    3 hafta sonra ürün hastaya teslim edilmektedir.2012 yılı sonuna kadar hedef üretimin Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yapılmasıdır.Bu üretim ile birlikte hastaya teslim süresi 3-5 günü geçmeyecektir.Snap on Smile gülmekten çekiniyorsanız,diş hekiminden korkuyorsanız,dişleriniz için anestezi gerektiğinde şoka giriyorsanız hayatınızı pozitif yönde değiştirebilecek en etkin üründür.

    [youtube id=”c3GRqBF5FB0″ width=”600″ height=”350″]

    Diş Eti Estetiği

    – Diş eti çekilmelerinde ne tür tedavi yöntemleri uygulanabilir?
    – Diş eti estetiği nasıl yapılır?
    – Diş etlerine estetik yaptırmak pahalı mı?
    – Hangi diş eti hastalıkları estetik müdahaleyi gerektirir?
    – Diş eti estetiği ağrı yapar mı?
    – Diş ve diş eti estetiklerinde nelere dikkat edilir?
    – Kimler diş eti estetiği yaptırabilir?
    – Diş etlerinde sık karşılaşılan estetik sorunlar nelerdir?

    Diş Estetiği Yöntemleri

    – Estetik diş hekimliğinde protez dişler nasıl kullanılır?
    – Lamine diş kaplamalarının avantajları nelerdir?
    – Estetik diş hekimliğinde hangi yöntemler kullanılır?
    – Estetik diş hekimliğinde ne tür estetik dolgular yapılabilir?
    – Diş estetiği uygulamalarında implantlar nasıl kullanılır?
    – Estetik diş tedavileri hangi durumlarda gereklidir?
    – Diş estetiğinde diş etlerinin önemi nedir?

  • Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    1) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nelerdir?

    Hamilelikte hormon seviyeleri belirgin bir şekilde artmaktadır. Progesteron seviyesi mensturasyon siklusundaki seviyesinden 10 kat, östrojen seviyesi ise 30 kat daha yüksek seviyelerde seyretmektedir. Hamilelikte gözlenen hormon seviyelerindeki bu değişime bağlı olarak dişeti problemlerinin oluşma riski de artmaktadır. Bu dönemde, ağız hijyen eksikliğine bağlı olarak meydana gelen plak birikiminin ve buna bağlı gelişen dişeti iltihabının yani gingivitislerin hamilelerde, hamile olmayan bireylere göre daha şiddetli seyrettiği görülmektedir. Yapılan çalışmalarda hamilelikte gingivitis görülme sıklığının %50 ila %100 arasında değiştiği bildirilmiştir. Bu dönemde dişetlerinde fırçalama esnasında veya kendiliğinden kanama, renk değişikliği yani kızarıklık, şişlik, yumuşama ve hatta hamilelik epulisi olarak adlandırılan lokal dişeti büyümeleri meydana gelebilmektedir.

    2) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nasıl önlenir?

    Bilindiği gibi, etkili ve yeterli plak kontrolü tüm bireyler için büyük önem taşımaktadır. Ancak hamilelikte bu konuda çok daha dikkatli olunmalı ve ağız hijyeni işlemlerine ve maksimum plak kontrolüne özen gösterilmelidir. Doğru, etkili ve yeterli diş fırçalamanın yanısıra diş ipi ve ara yüz fırçası kullanılarak sadece görülen yüzeylerin değil ara yüzlerde biriken plağın da uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca hamilelik öncesinde periodontal değerlendirme yapılmalı ve dişeti hastalığı mevcut ise kesinlikle tedavi edilmelidir.

    3) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nasıl tedavi edilir? Antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanılabilir mi?

    Hamilelikte meydana gelen dişeti iltihabı, başlangıç periodontal tedavisi denilen ağız hijyeni eğitimi, diştaşı temizliği ve profesyonel cila işlemlerinin uygulanmasıyla birlikte kontol altına alınabilmektedir. Bu söz konusu işlemler baslangıç halindeki dişeti iltihabının tedavisinde yeterli olacaktır. Ancak hamilelik epulisi dediğimiz lokalize dişeti büyümesi varsa ve bu hastanın çiğneme veya yemek yeme fonksiyonlarını engelliyorsa cerrahi olarak uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu işlemler hastanın ağrı duymaması için lokal anestezi uygulaması ile yapılır. Hamilelikte de lokal anestezik maddeler güvenle kullanılabilmektedir. Ayrıca hastalara cerrahi işlemler sonrasında veya mevcut problemin tedavisine destek olmak amacıyla penisilin, sefalosporin ve eritromisin türevi antibiyotikler; parasetamol türevi ağrı kesiciler güvenle reçete edilebilir.
    Hamilelikte tetrasiklin, siprofloksasin ve aminoglikozidler hem bebeğin dişlerinde hem de diğer organlarında harabiyete neden olabileceğinden kesinlikle tercih edilmez.

    4) Tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları hamilelikte ne gibi problemler yaratabilir?

    Tedavi edilmeyen periodontal hastalıkların hamile bireylerde ciddi bir erken doğum riski oluşturduğu (37 haftadan önce doğumun gerçekleşebileceği) ve düşük doğum ağırlığında bebeklerin (2,5 kg’dan az) dünyaya gelebilme riskinin bulunduğu ortaya konmuştur. Periodontal hastalığa sahip hamilelerde periodontal açıdan sağlıklı bireylere nazaran düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelme riski 7,5 kat daha fazladır. Yine periodontal açıdan sağlıklı bireylere nazaran periodontitisli hamilelerde 5 kat daha fazla 35 haftadan önce ve 7 kat daha fazla 32 haftadan önce erken doğum riski olduğu bildirilmiştir.

    5) Hamilelerde dental tedaviler hangi dönemde yapılmalıdır?

    Diş çürüklerinin tedavisi (dolgu uygulaması) şeklindeki kısa süreli dental uygulamalar hamileliğin her döneminde yapılabilir. Ancak daha uzun süreli işlemler (operasyon, diş çekimi) 14. haftadan sonra yapılmalıdır. Çünkü ilk trimesterde (hamileliğin ilk 3 ayı) bebeğin organlarının gelişimi söz konusudur. Son trimesterde (hamileliğin son 3 ayı) ise vena cava kompresyonu sendromuna bağlı olarak ana damarlar üzerine baskı olması sonucu hastada senkop gelişerek erken doğum gerçekleşebilir, çünkü bu dönemde uterus dış uyaranlara karşı oldukça hassastır. Bu nedenle uzun süreli tüm dental işlemler 2. trimesterde (3-6. aylar arasında) daha güvenle uygulanabilmektedir.

    6) Hamilelerde diş çekimi yapılabilir mi?

    Evet diğer tüm bireylerde olduğu gibi diş çekimi de hamilelikte güvenle yapılabilir. Diş çekimi dolguya göre daha invaziv bir işlem olduğundan genellikle 2. trimesterde yapılması önerilmektedir.

    7) Radyografi alınabilir mi?

    Hamilelikte de normal bireylerde olduğu gibi radyografi alınabilmektedir. Ancak klinik pratikte zorunlu olmadıkça radyografi alınması tercih edilmemektedir. Radyografi alınması gerekiyorsa 2. trimesterde kurşun önlük koruyucu giydirildikten sonra alınması daha güvenlidir. Alınacak radyografilerin panoromik filmlerden ziyade problemli bölgeye yönelik lokal periapikal radyografiler şeklinde olması daha uygun olacaktır. Yine, az dozda radyasyon alınması için bu periapikallerin dijital olarak alınması eğer dijital imkanı yoksa hızlı filmlerle düşük dozda poz alınarak analog görüntüleme yapılması uygundur.

  • Sensodyne : Dis hassasiyeti icin tedavi olmuyoruz

    Sensodyne20-40 yaş aralığındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor. Bu hastaların % 50’si ise tedavi olmuyor!
    GlaxoSmithKline (GSK) Tüketici Sağlığı ürünlerinden Sensodyne, Türkiye genelinde 15-54 yaş aralığındaki 1000 kişiyle yaptığı araştırma ile Türkiye’de diş sağlığı konusundaki bilinci ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların %73’ü günde en az 1 veya daha sık dişlerini fırçalıyor. %8’lik bir kesim, hiç dişlerini fırçalamıyor.

    Araştırma sonuçlarına göre 20-29 yaş aralığındaki eğitimli ve çalışan kadınlar, diş bakımına daha çok özen gösteriyor. Kişilerin diş fırçalamasının ilk sebebi, % 70 oranında genel diş sağlığını korumak. Dişleri beyazlatmak, ağız kokusunu önlemek ve bakterileri engellemek de diğer sebepler arasında yer alıyor. Özellikle 20-29 yaş aralığındaki gençler, beyazlatmak için dişlerini fırçalıyor.

    Tercih edilen diş macunları arasında ilk sırada % 53 oranıyla naneli, ardından da %28 oranıyla ferahlatıcı diş macunları geliyor.

    3 kişiden biri diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.

    Dişe şeklini veren, diş minesine destek olan ve diş minesinin alt kısmında yer alan yumuşak tabakaya dentin adı veriliyor. Dentin; sert fırçalama, diş eti çekilmesi ve asit erozyonu gibi nedenler yüzünden açığa çıkıyor ve soğuk-sıcak, tatlı-tuzlu yiyecek ve içecekler ya da fırçalamadan kaynaklanan dokunma etkisi sonucunda sızıya sebep oluyor.

    Yapılan araştırmalara göre 20-40 yaş arasındaki her 3 kişiden 1’i diş hassasiyeti sorunu yaşıyor.

    Diş hassasiyetine karşı, uygun diş macunu kullanmak son derece önemli. Yapılan araştırmalar hassas dişlere sahip kişilerin % 50’sinin bu pratik yöntemi tercih etmediğini gösteriyor. Araştırmaya göre;

    o Kişiler, tüm faydaları bir arada sunan bir diş macunu kullanmayı tercih ediyor.
    o Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının sadece tek bir yönde faydasının olduğunu düşünülüyor.
    o Hassas dişler için özel olarak üretilen diş macunlarının yaşlılar için olduğu sanılıyor.
    Diş macunu tüpleri hala ortadan sıkılıyor

    Komedi dizilerinin senaryolarına bile konu olan “ortadan sıkılmış diş macunu” kabusu ise devam ediyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların % 48’i diş macunu tüpü ile problem yaşıyor. Özellikle şehirli kadınlardan oluşan % 24’lük grup, diş macunu tüpünün ortadan sıkılmasından rahatsız oluyor. Katılımcıların bir diğer şikayeti de, diş macununun kapağının açık bırakılması.

    Diş hassasiyeti için pratik yöntemler:

    • Günde iki defa hassas dişlere uygun diş macunu kullanın.
    • Yumuşak diş fırçası tercih edin.
    • Ağız temizliğine dikkat edin.
    • Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara dikkat edin; asitli, ekşi gıdaları tüketme sıklığınızı gözden geçirin.
    • Diş hekimi ile randevularınızı aksatmayın.

    Diş hassasiyetine her yönden koruma: Sensodyne iso-active

    Yeni Sensodyne iso-active, üstün teknolojisiyle standart diş macunlarından son derece farklı. Köpüren mikro temizleyici jel yapısıyla diş aralarında ulaşılması zor alanlara bile ulaşan Sensodyne iso-active, günlük diş macunu olarak kullanılıyor. Diş fırçalama sırasında dişi tamamen kaplıyor, temizliyor ve koruyor. Böylelikle diş hassasiyeti için her yönden koruma sağlıyor.