Etiket: çocuk eğitimi

  • İyi Anne Olmanın Yolları

    İyi Anne Olmanın Yolları

    Mutlu çocuklar mutlu anneler demektir. Bir anne olarak sizin canınız kanınız herşeyiniz olan evladınızın bir gülümsemesi dünyalara bedel!İyi Anne Olmanın Yollarını bilip,
    uygulamak sizin ve çocuklarınızın daha sağlıklı ve mutlu bireyler olması için çok önemlidir.
    Evlatlarını başarılı, mutlu, huzurlu görmek anneleri en mutlu eden, yüreğinin telini titreten bir duygudur. Çocuk eğitimi mühimdir, bugünün küçüğü, geleceğin yetişkinidir.
    Bilinmesi gereken çok mühim bir konu da, çocuğuna sevgi göstermek geleceğe yatırımdır, ve sevgiyle büyüyen çocuk her zaman diğerlerinden bir adım öndedir.
    Çocuk eğitimi konusunda eğitimli, İyi Anne Olmanın Yollarını bilen anneler mutlu çocuklar yani mutlu bireyler yetiştirir, geleceğin sağlıklı neslini inşaa ederler.

    İyi Anne Olmanın Yolları

    Çocuklarınızın Kişiliklerine Saygılı  Olun
    Çocuğunuzun doktor olmasını veya herhangi bir mesleği seçmesini istiyorsunuz ve o bunu istemiyor.
    Bırakın her konuda meşru olduğu sürece  kendi kararını kendileri versinler!bu onun hayatı! unutmayın sizin memnun olmanız değil, onların kararlarında mutlu olması önemli!
    Bu duruma sinirlenmeyin! hayat onun, karar onun:)
    Çocukların sizden farklı düşünmesi, farklı şeylere ilgisi olması gayet normal, çünkü o sizin uzantınız değil, ayrı bir birey!
    Onların okullarını belirlemek, sağlıklı yiyecekleri hazırlamak, haftalıklarınızı vermek vb size ait görevler hariç onları üzecek kadar çok fazla hayatlarına müdahale etmeyin, meşru kararlarına saygılı olun!

    Sabırlı Olun!
    Anne olmak bazen zordur. Fakat zor anlarda da kendinize hakim olup, sakin olun.
    Çocuğunuza izin verdiğiniz veya vermediğiniz şeyleri nedenleri ile açıklayın.
    Onları bu konuda aydınlatmadan, hayır, evet gibi kesip atmayın!

    Para Konusunda Müdahaleci Olmayın!
    Çocuklarınıza paranın değeri konusunda sürekli nutuk atıp, sürekli tasarruf konusunda onlara kafa ütülemeyin!
    onlar zaten çalışmanın ve para kazanmanın zaruri şeyler olduğunu, hayatın içine girince ister istemez öğrenecek.
    Paranın yerinin cep olduğunu, kalp olmadığını, ihtiyaçlarımızı satın alacak bir metadan öte birşey olmadığını onlara öğretin!

    Onlarla ilgilenin!
    Kimi zaman zor olsa da her zaman iyi bir dinleyici olmaya ve onlara zaman ayırmaya çalışın.
    Onların yolu çok uzun, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, aile hayatı tüm bunlarda sizi yanlarında görmek isteyecekler ve sizlerin destek ve önerileriyle kişilikleri şekillenecek.
    Siz iyi bir örnek olmasınız ki, sizi görerek doğru insan olmaya çalışsınlar!

    Özür dilemekten Korkmayın!
    Hatalı olduğunuzda, yanlış yaptığınızda gurur yapıp, özür dilemezlik, hatanızı kabul etmezlik yapmayın.
    Bu zor olabilir fakat hepimiz için hatamızı kabul edip özür dilemek büyük bir erdemdir.
    Herkesin hata yapıp, özür dileyebileceğini göstermek çocuklar için güzel bir örnek olur., böylece çocuklarda inatçı ve yalancı olarak yetişmez mert bireyler olurlar.

    Bırakın Çocuğunuz Sevgi Dolu olsun!
    Çocuklarınız babasını, arkadaşını, öğretmenini çok sevebilir, bu duruma kıskançlık
    gösterip, onların sevgilerinde tek olmayı istemek çok sağlıksız bir durum.
    Çocukların çevrelerindeki insanları sevmesini kıskanmayın, gurur duyun, sağlıklı çocuk sevgi doludur, rahatsız çocuk kindardır.

    Bağımlı Çocuk Yetiştirmeyin!
    Çocuklarınızın ev ödevlerini veya kendileri yapması gereken herhangi bir sorumluluklarını siz yapmayın, bırakın kendi yapsın, size bağımlı yetişmesin.
    Yani çocuklarınıza balık vermeyin, balık tutmayı öğretin.

    Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin
    Onların keyif aldığı mutlu olduğu aktiviteleri beraber yapın, böylece çocuklar günlük hayatın sıkıntılarından, sizin güzel kucağınıza sığınacaklar.

    Onları belli sınırlarda özgür bırakın!
    Herşeyi öğretmeye, bilgileri hazır vermeye kalkarsanız, onlar yaşamla mücadele etmeyi nasıl öğrenecek?
    Hayatın kendisi zaten büyük bir öğretmendir.
    bırakın düşe kalka büyüsünler, fakat sizin kontrolünüzde olsun bunlar.

    Sevginizi Koşulsuz Sunun!
    Sizin sevginizi kazanmak için önlerine barikatlar koymayın.
    Sevginiz konusunda cimri olmayın.  Şunu yaparsan seni sevmem kelimesi en büyük ruhsal cezalardandır.Dersleri kötü de olsa, canınızı sıkmış birşey
    yapmış olsalar da asla onları sevmekten vazgeçmiyeceğinizi onlara hissettirin.

    Güvenlik  Hakkında Onları Bilgilendirin!
    Yabancı insanlara karşı nasıl yaklaşmalı, herhangi bir tehlike durumunda ne yapmaları
    gibi konuları çocuklarınıza muhakkak öğretin. Bunları anlattığınızda çocuk sizi dinlemiyor
    ve sıkılıyor gözüksede çocuklar sünger gibidir. Onlara anlatılanları anında kaydeterler.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • iyi Anne ve Baba Olma İpuçları

    iyi Anne ve Baba Olma İpuçları

    Sürekli değişen düzene ve dengelere ayak uyduran ebeveynler olmak günümüzde zormuş gibi görünse de anne ve babaların bilinçli hareket ederek bunu başarmaları çok kolay…

    Mükemmel bir ebeveyn olmak için ne yapmalı? İşte uzmanların bu soruya verdikleri cevaplar!

    Spiritüel Yaşam Danışmanı Tuba Küçükaksu, çocuk eğitiminde temelin sevgiye dayandığını belirterek, anne ve babaları çağa uydurmak konusunda uyarıyor.

    0-6 yaş: O bir kral/kraliçe!

    0-6 yaş arası olan ilk aşamada çocuğa bir kral ya da kraliçe gibi davranın. Çocuğunuza bol bol ilgi, sevgi ve şefkat gösterin. 0-6 yaş arasındaki çocuk çok ilgiden şımarmaz. Elinizden geleni yapın, ama çocuğunuza hep sevgi gösterin. Çocuğunuzu üzmeyin. Çocuğa müdahale etmeyi azaltmanız da önem taşır. Yani, bu yaştaki çocukları idare etmek zordur; sürekli sorular sorarlar, bir yerlere tırmanırlar, koştururlar, uğraşması zordur.

    Ebeveynler sürekli; ‘Bunu yapma, şunu yapma, o senin için değil’ dediklerinde, sürekli ‘Hayır’ demiş olurlar. O zaman çocuk saldırgan olmaya başlar. Çocuğa sıklıkla ‘Hayır’ deniliyorsa, saldırganlaşır, çünkü çocuk, ‘Hayır’ı kabul edecek bir sisteme sahip değildir. ‘Hayır’ demeyi mümkün olduğunca azaltın. Onun isteklerine uymaya çalışın.

    Elbette, çocuğun çoğu isteğini yerine getiremezsiniz, her isteğini yerine getirmeniz imkânsızdır, mali durumunuz elvermiyor olabilir, istediği şey kendisi için güvenli olmayabilir. Eğer bir isteğini karşılayamıyorsanız, bunu ona belli etmeyin. Mümkün olduğunca, bunu çocuğa göstermemeye ve bunun bir arzuya dönüşmesini önlemeye çalışın.

    Yetişkinler olarak bizler bile kendimize hayır demekte zorlanırız. Bir mağazaya girdiğinizde, güzel bir şey beğenirsiniz, içiniz gider. Bunu sıklıkla yaşarız. Çocuğunuzu markete götürdüğünüzde, büyük bir oyuncak görür, büyülenmiştir ve onu ister. Pahalı olduğu, satın alamayacağınız konusunda onu ikna etmeye çalışırsınız. Biz büyükler bile bunu anlamakta zorlanırken, çocuğun anlaması da zordur. Mümkün olduğunca çocuğa ‘Hayır’ dememeye çalışın.

    6-12 yaş: O bir prens/prenses!

    6-12 yaş arası çocuğa bir prens gibi davranın. Yani özgürlüğü ve disiplini dengeleyin. Çocuğunuzu zorla kontrol edemezsiniz. Doğru koşullanmayı sağlayarak, doğru hayat görüşleri ve fikirlerle koşullayarak, bütünsel yaklaşımlarla, kendiniz örnek olarak, bütünsel fikirlerle koşullayabilirsiniz. Çocuğunuzun, çalışmaya ve çalışkanlığa, ilişkilere, zenginliğe saygı duymasını istiyorsanız, o siz olun.

    Birlikte bir şeyler yaptığınızda doğal olarak sizi taklit ettiğini göreceksiniz. Çocuklar doğaları gereği taklit ederler. Birbirlerine bağıran ebeveynler görürlerse, çocuğunuzun da size bağırmaya başladığını göreceksiniz. Ona, ‘Bağırma, sen küçüksün!’ diyemezsiniz; çünkü o sadece takip ediyordur, sizi izliyordur. Söylediklerinizi dinlemez, sadece görüneni taklit eder. Kontrolümüzde olmayan o kadar çok güç var ki, edineceği arkadaşlar, hayatın ona yaşatacakları, ama ebeveynler iyileştirici etkiye sahip olabilir.

    12 yaş sonrası: Artık o bir arkadaş!

    12 yaş sonrası çocuğa bir arkadaş gibi davranın. 12 yaşından sonra, çocuk yalnızca bir arkadaştır, yani eşitsinizdir. Doğrusu, hayatın her evresinde çocuk ile eşitsinizdir. Ve her zaman sevginin yanında saygı da duymalısınız; çünkü saygı duyulan çocuklar muhteşem yetişkinlere dönüşürler. 12 yaşından sonra, iletişimi değiştirmelisiniz, emir kipiyle konuşmalar sona ermeli, tavsiye ve sorgulamalara dönüşmelidir.

    Ebeveynlerin, çocuğun yerinde sorular sorma becerisi edinmesine, düşünmesine, karar vermesine yardım etmeleri çok faydalı olacaktır. 12 yaşından sonra, çocuğun size ‘Hayır’ deme alışkanlığı edinmesi de mümkündür. Sizin dediklerinizin tam aksini söyleme veya yapma eğilimi göstermeleri de olasıdır. Onlara, ‘Eve erken gel’ dediğinizde, geç gelebilir. ‘Onunla oynama’ dediğinizde ‘Oynayacağım’ diyebilir. Bir kursa gitmesini tavsiye ettiğinizde reddedebilir.

    Çocuklar genellikle bu ‘Hayır’ aşamasından geçerler. Bu çocuğun kişilik oluşumunun doğal bir aşamasıdır, çünkü çocuğun kendini kanıtlamaya ihtiyacı vardır. Bu aşamada kim olduğunu keşfetmeye çalışıyordur. ‘Ben kimim, kimliğim ne?’ diyordur. Çünkü kendini artık birinin kızı ya da oğlu gibi görmüyordur. Kendini ebeveynlerinden ayrı tutmaya çalışır ve kendi kimliğini arar. Bu süreçte, yaptığınız en mantıklı önerileri bile reddedebilir.

    Sevgi daima iyileştirir!

    Ebeveynlik öğrenilmesi zor sanatlardan biridir, çünkü hem akla hem de kalbe dayanır. Edindiğimiz çoğu beceriden daha zordur. Hayat koşulları yüzünden çocuklarınıza bu önerilerin hiçbirini veremediyseniz, kendinizi umutsuz ya da suçlu hissetmenizi istemiyorum. Sevgi hayatın her evresinde iyileştiricidir. Hiçbir şey için asla geç değildir. Çocuğunuz 65 yaşında olsa bile ve siz 90’ınıza gelmiş olsanız da, yine de çocuğunuzu sevebilir ve iyileştirebilirsiniz. İyileşme her zaman olabilir.