Etiket: çocuk davranışları

  • Çocuklarda Kardeş Sendromu Nasıl Tedavi Edilir? Kardeş Kıskançlığı

    Çocuklarda Kardeş Sendromu Nasıl Tedavi Edilir? Kardeş Kıskançlığı

    Kardeş sendromu tedavisi ancak sabır ve oyunla mümkün olmaktadır. Oyun, çocuğun kendini ifade etme biçimidir. Çocuk oyun sayesinde içinde olan ve kendisini kötü hissetmesine, kardeşine zarar vermesine sebebiyet veren duygulara ancak oyunla çözüm bulacaktır. Bu nedenle çocuğun oyunları çok iyi gözlenmeli, kardeş kıskançlığı konulu oyunlarla duygu boşalımı sağlanmalıdır. Bu konuda bir oyun terapistinden yardım alınması çok etkili olacaktır.

    Kardeş Sendromu
    Kardeş Sendromu

    Kardeş Sendromu Nedenleri

    Her çocukta az yada çok ortaya çıkan kardeş kıskançlığı, bazı durumlarda zirve yapmaktadır. Özellikle 2 yaş sendromu ve kardeş konusunda aileler oldukça sorun yaşamaktadır. Bu yaşta ortaya çıkan inat ve bağımsızlık ilanı, kardeşi bir tehdit olarak algılamaya neden olur. Ancak örneğin 4 yaşındaki çocuğun kardeş kıskançlığı bu derece şiddetli olmayacaktır. Daha büyüklerde kardeş kıskançlığı aslen var olsa da çok daha hafif atlatılacaktır. Kardeş kıskançlığına neden olan etmenler şöyledir:

    • Anneyi paylaşmak istememe
    • Anneden ayrılma korkusu
    • Eşyaları paylaşmak istememe
    • Hayatını değiştirmek istememe
    • Kısıtlanma korkusu

    Kardeş Kıskançlığının Nedenleri

    Bazı durumlarda çocuklar bunu açıkça gösteremese de, kardeş kıskançlığı çocuğun tüm sistemini etkilemektedir. Kardeş doğumundan sonra ortaya çıkan bazı beklenmedik durumlar, aileyi şoka uğratmaktadır. Kardeşle ilgisi olmadığı düşünülen durumlar, aslen kardeş kıskançlığının dışa vurumudur. Bu durumun belirtileri şunlardır:

    • Hırçın davranma ve vurma davranışı
    • Alt ıslatma
    • Parmak emme
    • Regresyon (gelişimsel gerileme. Örn: yürüyorken emeklemeye dönme)
    • Kardeşe zarar verme
    • İçe kapanma
    • Anneye aşırı bağlılık
    • Sık ve sebepsiz ağlama
    • Uyumama

    İlgili Konular;

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Aile Tavrı Nasıl Olmalı?

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Aile Tavrı Nasıl Olmalı?

    Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuk doktorları tarafından,  tam teşekkürlü bir hastanede konabilecek bir tanıdır. Çocuğun yalnızca aşırı hareketli olması yada koşması ve oyunu sevmesi, onun bu tanıyı alması için yeterli değildir. Bu tanının alımı sırasında hastanede bulunan çocuk gelişimci veya çocuk psikologu tarafından dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu testi uygulanır. Çocuğun test performansı çocuk nörologuna bildirilerek tanıya katkıda bulunulur.

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtileri

    Bu durumun belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

    • Aşırı hareketlilik: Çocuk yerinde duramaz, oturamaz. Oturur durumda bile ayaklarını ve ellerini kullanarak hareket halinde kalır ve hemen kalkmak ister. Gereksiz yere sağa sola koşturur ve eşyalara tırmanmaya çalışır.
    • Dikkat Eksikliği: Çocuk bir çizgiyi takip etmekte ve bir oyunu sürdürmekte zorlanır. Dikkat çabuk dağıldığından sorulara cevap vermede güçlük yaşanır.
    • Dürtüsellik: Sonunu düşünmeden hareket etme anlamına gelir. Çocuk, düşüp yaralanabileceği yerlere tırmanır ve buralardan atlar. Bunun yanında soruların sonunu duymadan cevap vermeye isteklidir.davranışlarının sonunu düşünmediği için arkadaşlık ilişkilerinde zorlanacaktır.

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Aile Tavrı Nasıl Olmalı? | 1
    Çocuklarda dikkat eksikliği

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Ailenin Tavrı

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuğa nasıl davranmalı, sorusunun yanıtı sabırlı ve yardımsever davranılmalı, olmalıdır. Çocuğun dikkatini toplamasına yardımcı olunmalı, doktorun verdiği ilaçlar aksatılmamalıdır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun bitkisel tedavisi tam olarak mümkün olmamakla birlikte sakinleştirici bitki çayları, doktor kontrolünde verilebilir.

    Çocuklarda Dikkat Eksikliğinin Ölçütleri Nelerdir? Tıklayın !

    Çocuk disiplini ‘nde 40 altın kural

    Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları Tıklayın !

    Bebeklerde Dil Gelişimini Etkileyen Unsurlar Tıklayın !

    Çocuğunda dikkat dağınıklığı sorunu olan anneler Tıklayın !

  • Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları

    Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları

    Çocuğunuzun asabi ve şiddet içeren davranışlarıyla mücadele etmek için saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları konusunda bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Agresif çocuk sendromu ile nasıl mücadele edilmelidir.

    Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları

    Çocukların gelişim sürecinde bazı saldırgan tavırlar normal sayılabilir. Burada yapmanız gereken ona doğru ve yanlışı  erken yaşlardan itibaren öğretmek olmalıdır. Eğitimin ailede başladığını unutmayın. Okul hayatı başlayana kadar bu davranışlardan uzaklaşması konusunda ona yardımcı olun. Davranışları ilk farkettiğiniz andan itibaren müdahale ederek alışkanlıkların oturmasını engelleyebilirsiniz.

    Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları | 2

    Örnek Oluşturun

    Çocuklar küçüklükten itibaren onlara en yakın kişiler olan anne ve babanın tavırlarını doğrudan uygulama eğilimdedir. Çocuğunuzun yanında eşinizle yada bir başka bireyle şiddetli tartışmalara girmeyin. Ona mümkün olduğunca sakin bir hayat verin.

    Sabırlı Olun

    Onun küçük bir çocuk olduğunu unutmayın. Bazı davranışları karşısında çok sinirlenebilirsiniz. Sinirli iken olan davranışlarınız çocuk üzerinde çok daha olumsuz olabilecek davranışlara neden olur. Sakin yaklaşın.

    Davranışlarınızda Tutarlı Olun

    Çocuğunuzda saldırgan yada agresif bir tavır ile karşılaştığınızda ona ani ve sert tepki vermeyin. Görmezden gelmekte aynı etkiyi yaratabilir. Tüm yanlış davranışlarında sizden alacağı tepkiyi bilmesi gerekir.

    Ceza İşe Yarar Mı?

    Çocuk gelişimde eskiye göre birçok yapılmaması gereken nokta keşfedildi. Bunlardan  biri de kesinlikle tavsiye edilmeyen şiddet. Çocukluk çağlarında karşılaşılan şiddet travmatik sonuçlar doğurabilir. Kesinlik çocuğunuza küçük bir tokat dahi olsa şiddet  uygulamayın. Onun yerine televizyon yada bilgisayar saatlerini kısıtlama yada bazı oyuncakları almayı geciktirme gibi caydırıcı cezalar verebilirsiniz. Bu cezaları verdikten sonra ısrar etmesi durumunda direnin. Eğer vazgeçersenz çocuk bunu alışkanlık haline getirebilir.

    Saldırgan çocuklar ile başa çıkmanın yolları | 3

    Uzman İle Görüşün

    Çocuğun saldırgan tavırları sizin tüm müdahalelerinize ve uyarılarınıza rağmen devam ediyorsa yapmanız gereken bir uzmandan vakit kaybetmeden yardım almak olmalıdır. Çocuğun ilerleyen yaşlarında sorun teşkil etmemesi için karakterin ana temellerinin oluştuğu dönemlerde bu soruna çözüm bulunması gerekiyor.

  • Çocuk disiplini ‘nde 40 altın kural

    Çocuk disiplini ‘nde 40 altın kural

    Artık ebeveynler için çocuk disiplini konusunda pek çok bilgi bulunuyor. Bilginin kolay ulaşılabilmesinin avantajlarının yanı sıra bu durum anne babalarda çoğu zaman kafa karışıklığına yol açıyor. Çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek isteyen ebeveynler için hangi bilginin doğru olduğuna karar vermek daha zor bir hal alıyor. İşte ebeveynler için sade ve net açıklamalarla çocuk disiplininde önerilen 40 altın kural:

    1) Çocuğa koşulsuz sevgiyi hissettirmek: Çocuk disiplininde önemli noktalardan ilki, anne-babanın çocuklarını sevdiğini ona hissettirmeleridir. Bu sevgi hiçbir koşula bağlı olmamalıdır. Eğer ebeveynler çocuğun başarısı ya da başarısızlıklarına bağlı olarak çocuğu severse, çocuk sürekli anne babasının gözüne girmeye ve onların sevgisini kazanmaya çalışacaktır.

    2) Çocuğa koyulacak kural konusunda ebeveynler arasında fikir birliğine varmış olmak: Kural koyma konusunda anne babanın kendi aralarında aynı görüşe sahip olmaları önemlidir. Eğer annenin “hayır” dediğine baba “tamam” derse bu durum çocukta kafa karışıklığı yaratır, çocuk yapması gereken davranışı değil, işine gelen davranışı sergiler.

    3) Kuralları koyarken çocuğu da dahil etmek: Kuralları benimseyebilmesi için kurallar konulurken çocuklara da söz hakkı verilmelidir. Bazı kurallar değişmezdir ve çocuğun fikrinin alınması olası değildir. Ancak daha basit konularda kural konulurken çocuğun da fikri alınırsa çocuğun kurala uyması kolaylaşabilir. Örneğin, küçük çocuklar için gün içinde içmesi gereken sütü uykudan önce mi yoksa sonra mı içeceğine kendisinin karar vermesine imkan verilebilir.

    4) Kurallarda tutarlı olmak: Kuralları uygularken tutarlı olmak, çocuğun istenen davranışı öğrenmesine yardımcı olur. Eğer ebeveynler kuralları ilk birkaç sefer uyguluyorsa ve sonra vazgeçiyorsa, çocuk o davranışı öğrenemez. Ebeveynler eğer bir kural koyduysa, tutarlı bir şekilde her seferinde çocuğa o kuralı uygulamalıdır.

    Çocuk disiplini 'nde 40 altın kural | 4

    5) Sınırları net çizmiş olmak: Çocuğa kurallar anlaşılır ve belirgin bir şekilde aktarılmalıdır. Eğer çocuğa söylenen kuralın ucu açık bırakılıyorsa bu ebeveyn ve çocuk arasında anlaşmazlığa yol açabilir. Örneğin, anne çocuğa erken yat diyorsa ve bir saat belirtmiyorsa, bu çocuk için bir belirsizlik yaratır. Çocuğun yaşına uygun saat ne ise o saatte yatması gerektiği söylenirse çocuk için daha net olur.

    6) Çocuklara kuralları öğretirken sabırlı olmak: Kuralları öğrenirken çocukların hata yapabileceği unutulmamalıdır. Ebeveynler, çocuklar kuralları öğrenmeye çalışırken sabırlı olmalı ve hata yaptıklarında onları çabalamaya teşvik etmelidir.

    7) Çocuğa model olmak: Her ne kadar kurallar belirlenip çocuğa açıklansa da, çocuklara disiplin vermenin en etkili yollarından biri ebeveynlerin çocuğa iyi örnek olmalarıdır. Çocuklar anne babalarını gözlemler ve onlar gibi davranmaya eğilimlidirler. Ebeveynler de çocuklarına aktardıkları kurallara paralel bir şekilde davranmalıdır. İyi bir rol model olmak, çocuğun daha kolay öğrenmesini sağlayacaktır.

    8) Çocuğun davranışını ödüllendirmek: Ödül yöntemi, çocuğun istenilen davranışını arttırmak açısından önemlidir. Eğer çocuk istenilen bir davranış sergilediyse, ardından istediği bir şeyle ödüllendirmek o davranışı arttırmaya yarayacaktır. Burada önemli olan nokta, ödülün davranıştan hemen sonra verilmesidir. Eğer araya zaman girerse ödülün etkisi azalır.

    9) İstenmeyen davranışı pekiştirmemek: Eğer çocuk istediği bir şey alınmadığında ağlama krizlerine giriyorsa anne babalar çocuğun sakinleşmesi için genelde istediği şeyi almayı tercih ederler. Çocuk burada ağlayarak istediğinin alınacağını öğrenir ve aslında istenmeyen davranışı pekişmiş olur. Bunun yerine çocuğun sakinleşmesini beklemek daha iyi bir yol olacaktır.

    10) Çocuğa neden yapmaması gerektiğini anlatmak: Kuralların nedenlerinin açıklanması ve çocuk tarafından anlaşılması, o kurala uyma olasılığını arttıracaktır. Sebebini açıklamadan çocuğun itaat etmesi beklenirse, çocuk kuralın mantığını anlayamaz ve uygulamakta zorlanır. Örneğin, çocuktan sandalyeye tırmanmaması isteniyorsa, sandalyeden düşebileceği ve canının acıyabileceği anlatılarak kural açıklanmalıdır.

    11) Hangi davranışın doğru olduğunu çocuğa net aktarmak: Genelde çocuğa yapılmaması gerekenler söylenir, ama öğrenmesi gereken davranışlar açıklanmaz. Çocuk yapmaması gerekeni öğrense bile, yerine alternatif olarak hangi davranışı koyacağını öğrenemez. Ebeveynler çocuğa yapmaması gerekenleri söylemenin yanı sıra, doğru davranışların neler olduğunu da anlatmalılardır.

    12) Çocuğun kişiliğini değil davranışını yorumlamak: Çocuk herhangi bir davranış yaptığında, çocuğun kişiliğini değil bu davranışı eleştirmek gerekir. Eğer çocuk istenmeyen bir davranış yaptığında ebeveyn onun kişiliğini eleştirirse, çocuk kendini “kötü” biri olarak görür. Ancak sadece davranış eleştirilirse çocuk karakterinin değil davranışının yanlış olduğunun farkına varır.

    13) Çocukla inatlaşmak yerine dikkatini başka yöne çekmeye çalışmak: Çocuk bir şey istediğinde eğer ebeveynler buna izin vermiyorsa, genelde bu durum krize dönüşür; çocuk inat ederek istemeye devam eder. Böyle durumlarda çocukla inatlaşmak yerine dikkatini başka yöne çevirmek ve çocuğu sakinleştirmek daha etkili bir yoldur. Böylelikle aradaki kriz büyümez.

    14) Kurallara uymadığında ne olacağını tespit etmek: Çocuğa uyması gereken kuralların neler olduğunun açıklanması önemli olduğu kadar, bu kurallara uymazsa sonuçlarının ne olabileceği konusunda da bilgilendirmek de önemlidir.

    Çocuk disiplini 'nde 40 altın kural | 5

    15) Sonuçları tutarlı şekilde uygulamak: Eğer çocuk kurallara uymazsa çocuk sonuçlarına maruz bırakılmalıdır. Eğer çocuk toplaması gereken oyuncaklarını toplamıyorsa, ebeveyn onun yerine oyuncakları toplamamalı, oyuncakları dağınık bırakmalıdır. Çocuk bir daha oyun oynayacağı zaman dağınık oyuncaklarla karşılaşmalı ve kendi toplamak zorunda kalmalıdır. Kuralın sonucu olarak toplamak durumunda kalan çocuğun bir sonraki sefer oyuncakları toplama ihtimali artacaktır.

    16) Diğer aile bireylerini kurallardan haberdar etmek: Kuralları sadece anne ve babanın uygulaması yeterli değildir. Geniş ailedeki diğer kişiler de, örneğin anneanne, babaanne ve dedeler kurallar hakkında bilgilendirilmeli ve onların da bu kuralları uygulaması gerekmektedir.

    17) Çocuğun hatalarını başkalarının yanında değil yalnızken söylemek: Çocuğun yaptığı yanlışları başkasının yanında söylemek çocukta utanç duygusuna yol açabilir. Bunun yerine, yalnızken ve sakin bir şekilde çocukla konuşmak daha uygun olacaktır.

    18) Çocuk istenen davranışı sergilediğinde övmek: Takdir çocukların gelişimi açısından önemlidir. Özellikle küçük yaşlarda çocuğun davranışları övmek, çocuğun o davranışı geliştirmesinde etkili olacaktır. Ancak övgü de dozunda olmalıdır. Abartılı övgü inandırıcılığını kaybeder.

    19) Çocuğun sorumluluk almasına yardımcı olmak: Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar vermek çocuğun özgüven gelişiminde katkıda bulunacaktır. Çocuğun küçük yaştan itibaren bir şeyleri başarabildiğini hissetmesi, motivasyonunu ve çabalarını arttıracaktır.

    20) Çocuğa gerekli durumlarda hayır demeyi bilmek: Ebeveynler genelde çocuklarına sert gözükmemek için hayır demekten kaçınır. Ama gerekli zamanlarda ve tutarlı şekilde söylenen hayır, çocuğun güven duygusunu geliştirir. Çocuk da gerekli durumlarda “hayır” diyebilmeyi öğrenir.

    21) Çocuğun yaşına uygun kurallar belirlemek: Kuralları çocuğun yaşına göre belirlemek, kulların uygulanmasını arttırır. Örneğin, 17 yaşındaki birine akşam 9’da yat demek, uygulanabilir bir beklenti olmayacaktır. Daha uygun beklentiler hem ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişimi güçlendirir, hem de kurallar çocuk için daha uygulanabilir hale gelir.

    22) Çocuğa yapması gerekeni direk söylemek: Çocuğa yapması gereken şeyi öneri şeklinde sunmak yerine direk söylemek gerekir. Eğer çocuk o gün ödevini bitirmesi gerekiyorsa, “ödevini yapmak ister misin” yerine “ödevini yapman gerekiyor” denmelidir.

    23) Hatalarından sorumlu tutmak: Çocuk yanlış bir şey yaparsa bunun sorumluluğunu alması sağlanmalı ve özür dilemeyi öğrenmesi gerekir. Eğer okula ödevini yapmadan giderse öğretmenine bu durumu kendisi açıklamalı ve öğretmeninden özür dilemeyi bilmelidir.

    24) Şiddetten uzak durmak: Her ne ölçüde olursa olsun çocuğa şiddet kesinlikle uygulanmamalıdır.

    25) Başka çocuklarla kıyaslamamak: Kıyas, hiç kimse tarafından hoş karşılanmaz. Özellikle çocukların ebeveynler tarafından kıyaslanması, kendilerini sürekli bir yarış içindeymiş gibi hissetmelerine neden olur. Bu tutum, hayatları boyunca kendilerine yüksek standartlar koymalarına yol açabilir. Bu standartlara ulaşmak için de çok fazla çaba harcamaya, standartlara ulaşamazlarsa büyük hayal kırıklıkları yaşamalarına sebep olabilir.

    26) Çocuğun duygularına değer vermek: Ebeveynler çocukların duygularını ifade etmelerine olanak sağlamalıdır. Bunu da kendi duygularını çocuklarına açarak başarabilirler. Anne babanın çocuklarıyla duygularından konuşması, çocuğun da kendini ifade etmesini kolaylaştıracaktır.

    27) Birlikte vakit geçirmek: Anne baba çocukla yeterince vakit geçirmelidir. Anne ve babanın çocukla ayrı ayrı vakit geçirmesinin önemli olduğu kadar, hep birlikte geçirilen zamanlar da çocuk için önem taşımaktadır. Birlikte geçirilen vaktin kalitesi de önemlidir. Çocukla paylaşılanlar, birlikte yapılan aktiviteler ilişkinin yapısını belirleyen etkenlerden biridir. Eğer çocuğun yaşı küçükse birlikte oyun oynamak ilişkiyi geliştirme açısından oldukça etkili bir yoldur.

    28) Çok fazla öğüt vermemek: Şüphesiz ebeveynlerin hayata dair çok deneyimi vardır. Çocukların da ebeveynlerin deneyimlerine ihtiyacı vardır. Ancak çocuğa çok fazla üst üste öğüt verilirse ters tepebilir. Yeterli derecede ve gerekli durumlarda öğüt vermek çocuğun bu öğütleri içselleştirmesi açısından etkili olacaktır.

    29) Çocuğu dinlemek: Anne babalar çocuklarını dinlemeye özen göstermelidir. Çocuklara düşüncelerini ifade edebilme fırsatı vermek, ilerde kendilerini rahat ve net ifade edebilen bireyler olmalarını sağlayacaktır.

    30) Çocuğun ısrarlı davranışının nedenini anlamaya çalışmak: Eğer çocuk ısrarla bir kurala uymuyorsa, ebeveynler bu noktada daha dikkatli olmalıdır. Çocuk anne babasına bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir. Bu kurala uymayışının nedenini anlamaya ve durumu çözmeye çalışmak gereklidir.

    31) Yanlış yaptığında tehdit etmemek: Tehditle çocuğu korkutmak, çocuğun güvenini zedeler. Tehdit ve ceza ile çocuk yapılmaması gereken davranışı korktuğu için yapmaz. Ancak yerine hangi davranışı yapması gerektiğini öğrenemez.

    32) Çocuğa karşı aşırı koruyucu olmamak: Anne baba olarak çocuğun her durumda yanında olmak istemek çok olağan bir durumdur. Ancak ebeveynler çocuklarına karşı aşırı koruyucu bir tutumda olmamalıdır. Çocuğu belli çerçevede özgür bırakmak, çocuğun ayrı bir birey olduğunun farkına varmasına yardımcı olur.

    33) Gerektiğinde çocuktan özür dilemek: Çocuğun hata yaptığında sorumluluğunu alması gerektiği gibi, ebeveyn de aynı şekilde davranmalıdır. Eğer ebeveyn çocuğa karşı yanlış bir tutum sergilediyse bunun sorumluluğunu üstlenmeli ve çocuktan özür dilemelidir. Bu davranış şekliyle çocuğa da iyi bir örnek olacaktır.

    34) Fikir ayrılığı olduğunda sakin kalabilmek: Çocuk ve ebeveyn arasında anlaşmazlık olduğunda iki taraf da birbiriyle inatlaştığı için bu durum genelde tartışmaya döner. Böyle zamanlarda özellikle ebeveynin sakin kalarak çocuğun da sakinleşmesini sağlamaya çalışmalıdır.

    35) Olumlu sözcükler kullanmak: Çocuğa yapması gerekenler söylenirken olumsuz kelimeler seçmek yerine olumlu kelimeler seçmeye özen gösterilmelidir. “Odanı dağıtma” yerine “odanı düzenli tut” demek, çocuğu teşvik edecektir. Olumsuz dil kullanmak aksine çocuğun yapmamasına yol açabilir.

    36) Çocuğa güvenmek: Çocuğun anne babası tarafından güvenini hissetmesi kendine olan güvenini arttırır. Zorluklarla baş edebileceğine dair inancını kuvvetlendirir ve çocuğu hayata karşı daha güçlü kılar.

    37) Çocuğun çabasını takdir etmek: Çocuk kuralları öğrenmeye çalışırken hata yapabilir. Önemli olan çocuğun denemiş olmasıdır. Çocuğun bu çabasını takdir etmek denemesine devam etmesini sağlayacaktır.

    38) Çocuğu yüreklendirmek: Anne babanın çocuğu cesaretlendirmesi, çocuğun merak duygusunun körelmemesini sağlar ve çocuğun gelişimine katkıda bulunur.

    39) Çocuğa diğerlerinin ihtiyaçlarının da önemli olduğunu öğretmek: Çocuğa kendi ihtiyaçları ve istekleri olduğu kadar, başkalarının da ihtiyaçları olduğu aktarılmalıdır. Diğerlerinin de ihtiyaçlarını öğrenen çocuk bencil olmak yerine empati kurabilmeye başlayacak ve paylaşmaya daha eğilimli olacaktır.

    40) Çocuğun gerekli olmayan her isteğini karşılamamak: Elbette anne babalar çocuklarının her istediğini almak ister. Ancak çocuğun her isteği alındığında ilerleyen süreçte bu durum çocukta tatminsizlik yaratabilir. Çocuk yetinmeyi öğrenemez. Eğer çocuk her istediğini almak yerine bazı isteklerine ulaşamazsa, istediği bir şey için çaba sarf etmeyi ve elde ettiği şeyin kıymetini bilmeyi öğrenecektir.

     

    Uzm. Psk. Cangül TOKMAKTEPE