Etiket: cilt lekeleri

  • Cilt Lekelerinden Kurtulma Yolları

    Cilt Lekelerinden Kurtulma Yolları

    CİLT LEKELERİNDEN KURTULMAK İÇİN UYGULANAN YÖNTEMLER NELERDİR?

    Cilt lekerinin başlıca nedeni zararlı güneş ışınlarıdır. Güneşe çıkmadan önce, mutlaka yüksek faktörlü, koruyucu ürünler kullanmanızda fayda vardır. Ciltteki lekeler için uygulanacak yöntemlerin güneşin daha az etki ettiği kış döneminde yapılması tavsiye ediliyor. Yaz güneşinde uyguladığınız yöntem faydalı olmayacak ve lekelerin tekrarlamasına neden olacaktır. Ciltteki lekerlerden kurtulmanın farklı yöntemleri bulunuyor. Cilt hastalıkları uzmanı dermatolog doktorlar cilt lekeleri için hangi yöntemlerin uygulanabileceğini şu şekilde sıralıyor.

    * Öncelikle iyi bir cilt bakımı cilt lekelerinizden kurtulmak için yapılması gereken ilk işlemdir. Cilt yapınıza ve cildinizdeki lekelerin durumuna uygun kremler kullanmak lekeleri azaltabilir hatta yok edebilir. Bu nedenle diğer yöntemlere başvurmadan önce kremler ile cilt bakımı denenmelidir.

    * Diğer bir yöntem oksijenterapidir. Cilt güzelliği için gerekli olan ilk unsur oksijendir. Cilde en çok zarar veren etkenlerden biri hava kirliliğidir. Bu nedenle oksijenterapi cilt için çok faydalı olur ve lekelerle savaşır. Fotoyaşlanma belirtilerinde, cilt neminin azaldığı her durumda, hassas, etkili ve güvenli bir yöntemle canlı ve sağlıklı bir cilt görünümü sağlar. İstemeyen cilt lekelerinin giderilmesini sağlar.

    * Cilt lekelerini gidermek için etkili yöntemlerden biri de kimyasal peelingtir. Fakat rastgele kimyasal peeling yapmak cildinize fayda yerine zarar verebilir. Bu nedenle mutlaka uzman dermatolog tarafından yapılması önerilir. Kimyasal peeling, cildi ölü hücrelerden arındırmak amacıyla, üst tabakasının alınması işlemidir. Cilt lekeleri, kırışıklıklar ve akne izlerinin giderilmesinde, cildin nem ve yağ dengesini kontrol edilmesinde faydalıdır. Cildin canlı ve homojen bir görünüm almasını sağlar. Fakat, kimyasal peeling uygulamanın belirli zamanları vardır. Bu zamanları öğrenmek amacıyla, Dermatoloji Uzmanından yardım alabilirsiniz.

    Mezolifting yöntemi lekeler için uygulanan yöntemlerden biridir. Mezolifting, yüze, nem, dolgunluk, gerginlik, renk ve ışıltı vererek, anında diri ve genç bir görünüm sağlaması açısından, sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Mezolifting cildin gençleşmesi ve cilt lekelerinin giderilmesi amacıyla sorunlu bölgeye hiyaluronik asit ve bazı vitamin ve minerallerin karışımından elde edilmiş kokteylin enjekte edilmesi işlemidir.

    * Son dönemlede, çok sık başvurulan bir yöntem de dolgu ve botokstur. Yüzün dinamik çizgilerinde ve derin çizgilerinde daha sağlıklı bir görünüm sağlar. Cilt lekelerinin yokedilmesi ve gençleşmesi için kullanılır.

    * Leke tedavisi, sivilce tedavisi ve kılcal damar tedavisi, lazer ile mümkün olabiyor. Kısa zamanda, cilde gerginlik ve homojen bir görünüm verir, kılcal damar ve güneş lekelerinin tedavi olmasını sağlar. En çok kullanılan yöntemlerden birisidir.

    Elma Sirkesinin Cilde Yararları

  • Elma Sirkesinin Cilde Yararları

    Elma Sirkesinin Cilde Yararları

    Elma sirkesinin ciltteki lekelerden sağlıksız saçlara kadar birçok derde deva olduğunu biliyor musunuz? Elma sirkesi özellikle pırıl pırıl saçlara, lekesiz bir cilt ve incecik bir vücuda kavuşmada çok önemli katkılar sağlıyor…

    Elma sirkesiyle cilt güzellik seansını herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanılan elma sirkesinin cilt güzelliği için doğurduğu ‘inanılmaz’ sonuçlar ise söyle sıralanıyor…

    Kepeksiz saçlar
    Saçınızı yıkadıktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.

    Akne tedavisi
    Su ile seyreltilmiş elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, antiseptik özelliği ile akneye neden olan mikropları öldürecektir.

    Ciltteki lekelere
    Dörtte bir litre suya, üç çorba kasığı elma sirkesi ekleyip, kaynayıncaya kadar ısıtın. Başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yâri yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.

    Varisli damarlara
    Bir bezi elma sirkesine batırıp sıkın. Bezi varisli bölgeye sarın ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarınızı yukarı kaldırarak dinlendirin. Sabah-aksam tekrarladığınız da varislerde azalma olduğunu göreceksiniz.

    Zayıflamak için
    Bir bardak suya bir-iki kahve kaşığı elma sirkesi ve bir kahve kaşığı bal ekleyip, karıştırın. Bu karışım uygun bir rejimle birlikte kullanıldığında, düzenli kilo vermenize katkı sağlar.

     

     

    Elma Sirkesi+Bal+Su Yöntemiyle Zayıflama Deneyimlerimiz

     

     

  • Cilt Lekelerine Limon Maskesi

    Cilt Lekelerine Limon Maskesi

    Ebru Şallı “Ebruli” programında ciltteki lekelerle savaşan doğal bir maske tarifi verdi. Yüzümüzde oluşan ve bir türlü geçmek bilmeyen inatçı cilt lekelerine çok faydalı olan bu maske ile cilt lekeleri açılır ve zamanla yok olur. Cilt lekeleri güneş yada doğum sonrası oluşan ve güzelliğimizi tehdit eden bir cilt sorunudur. Cilt lekelerinizden kurtulmak istiyorsanız bu maskeyi düzenli olarak uygulayınız.

    Malzemeler:

    * 1 yemek kaşığı limon suyu,
    * 1 yemek kaşığı buğday yağı,
    * 1 tatlı kaşığı menekşe yağı,
    * 10 dal maydanoz.

    Hazırlanışı ve Uygulanışı:

    Öncelikle maydanoz rondodan geçirilerek iyice ezilir. Sonra içerisine limon suyu ve bitki yağları ilave edilir. İyice karıştırılır ve karışım cilde masaj yaparak sürülür. 15 dakika bekletilip ılık su ile yıkanır. Bu maskeyi haftada iki gün cildinize uygulayabilirsiniz. Cildinizdeki lekelerin zamanla azaldığını ve kaybolduğunu göreceksiniz.

  • Benler cilt kanserinin haberini veriyor olabilir

    Benler cilt kanserinin haberini veriyor olabilir

    Benler genellikle cildimizdeki kahverengi lekeler olarak tanımlanıyor ve fark etsek de etmesek de hayatımız boyunca onlarla birlikte yaşıyoruz.

    Son yıllarda cilt kanserlerinde görülen artış ve hekimlerin de bu konuyu daha fazla gündeme getirmesi benlere olan ilgiyi artırdı.

    Bazı ben oluşumları hayat boyu bir problem çıkarmazken, kanserleşme eğilimi olan farklı tip benlerden söz etmek mümkün ve bazı benlerde ‘malign melanom’ gelişebiliyor. Malign melanom yüzde 70 oranında normal deriden kaynaklanırken, yüzde 30 oranında da mevcut benin zaman içinde uğradığı değişiklik sonucu ortaya çıkıyor. Bu noktada, değişimleri önceden fark etmek büyük önem taşıyor.

    Benlerin ömrü 50 yıl. Çok çeşitli klinik görünümleri olabilen benlerin zaman içinde ortaya çıkan değişimlerinin insanları korkuttuğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanlarından Dr. A. Esra Özgüroğlu bu değişimlerin fizyolojik olduğunu, insanların kısa zaman diliminde ve hızla oluşan değişiklere karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor.

    Dr. Özgüroğlu, Güneşe maruz kalındığında, ergenlikte, gebelik ve doğum kontrol haplarının kullanıldığı dönemlerde benlerde; sayı artması, büyüme, renklerde farklılaşma gibi değişimlerin olabileceğini, bunların korkulmaması gereken fizyolojik değişimler olduğunu söylüyor.

    Hangi benlerde malign melanom riski var?

    Kanserleşme eğilimi olan benler ikiye ayrılıyor; atipik (displastik) ben ve doğumsal (konjenital) benler…

    Atipik (displastik) benler: Genellikle ailesel özellik gösteren bu benlerde malign melanom riski normal benlere oranla yüksektir. Bu benler normal benlerden daha büyüktür. Yani boyutları 5 milimetreden fazladır. Sınırları düzensizdir, ben sanal olarak katlandığında, karşılıklı gelen uçlarının simetrik olmadığı görülür. Renginde düzensizlik vardır, renk homojenitesi bozulmuştur.

    Doğumsal (konjenital) benler: Malign melanom gelişmesinde etkili olan bir diğer ben grubunu da

    konjenital benler oluşturuyor ki, bunların popülasyondaki oranı yüzde 1 civarındadır. Bunlar bebek doğduğu anda vücutta olan ya da ilk 6 ayda oluşan benlerdir. Konjenital benlerin riskini boyutları belirginleştirir. Bu benler boyutlarına göre küçük, orta ve büyük olarak sınıflandırılır. 1,5 santimden küçük olanlar küçük, 1,5-20 cm arasında olanlar orta ve 20 cm üzerinde olanlar da büyük olarak tanımlanır. Büyük konjenital benlerde %6-12 oranında malign melanom riski vardır.

    Benin malign melanom riski tasıdıgını gösteren ABCD kuralları

    A / Asyrmetry: Benin bir yarısı ile diğer yarısının biçimsel uyumsuzluğu

    B / Border: Benin sınırlarının düzensiz olması

    C / Color: Benin kendi içinde renk düzensizliğinin olması, homojenite olmaması

    D / Diameter: Benin çapının 6 milimetreden büyük olması

    Benler kontrol altında

    Benlerde yaşanan değişimler, malign melanomun erken tespit edilmesini sağlıyor. Bu konuda dijital dermatoskoplar oldukça önemli bir devir açtı. Dermatoskop aslında bu bir deri yüzeyi mikroskopisi. Pigmentli lezyonların ve benlerin tanısında kullanılıyor. Dermatoskop yardımıyla pigmentli lezyonlar 30 kat büyütülerek bazı kriterler ve matematiksel analizlerle değerlendiriliyor, ben haritalaması yapılıyor. Dijital dermatoskop ise bilgisayar ortamında ben haritalamalarının saklanmasına yardım ediyor. Böylece yeni çıkan benler ve benlerdeki değişiklikler periyodik olarak takip ediliyor. Periyodik takipler sonucunda riskli değişiklikler erken dönemde tespit edilebiliyor.

    Genel olarak dikkat edilmesi gerekenler

    – Güneşlenirken yüksek koruma faktörlü kremler kullanılması gerekiyor.

    – Benlerde, boyutlarında büyüme, sınırlarında düzensizlik, renginin koyulaşması, kanama, ağrı, kaşıntı gibi değişimlere karsı dikkatli ve uyanık davranmak gerekiyor.

    – Benlerin cerrahi olarak çıkarılması gereken durumlar

    – Dermatoskopik analizlerde ve periyodik takiplerde riskli değişiklikler saptandıysa

    – Saçlı deri, genital bölge gibi takibi zor lokalizasyonlardaysa

    – İç çamaşırını kesen ya da sürekli kravat takılan, travmatize olan bir lokalizasyondaysa

    – Sosyal olarak kişiyi olumsuz etkiliyorsa

  • Kırışıklık Giderici Gül Suyu Maskesi

    Kırışıklık Giderici Gül Suyu Maskesi

    Gül suyunun cilt için faydaları saymakla bitmiyor. Cilt için kullanabileceğiniz en doğal ürünlerden bir olan gül suyu; cilt lekelerine, göz altı morluklarına ve cilt kırışıklarına çok iyi geliyor. Cildiniz için iyi bir tonik görevi de gören gül suyu, cildinizin canlanmasına ve tazelenmesine yardımcı olur. Cildin pürüzsüz bir görünüm almasını sağlar. Cilt kırışıkları için gül suyu ile yapılan bir maske tarifimiz var.

    Malzemeler:

    * Gül suyu,
    * 1 çay kaşığı gül yağı,
    * 1 çay kaşığı kayısı yağı,
    * 1 çay kayığı avokado yağı,
    * 1 çay kaşığı buğday yağı,
    * 2 yemek kaşığı kil.

    Hazırlanışı ve Kullanımı:

    Cam bir kap içerisine önce kilimizi koyalım. Üzerine yağlarımızı ilave edelim ve iyice karıştıralım. Adeta bir krem kıvamına gelen karışımı göz ve dudak çevresi hariç tüm yüzümüze sürelim. 20 dakika bekletilip yıkayalım. Sonra gül suyu ile cildimizi iyice silelim. Bu maskeyi uygulamaya devam ettiğinizde cildinizin daha parlak ve pürüzsüz olduğunu göreceksiniz. Cildiniz kırışmayacak ve oluşan kırışıklar zamanla azalarak kaybolacaktır. Güzel günler.

  • Sivilce ve Siyah Noktalara Kil Maskesi

    Sivilce ve Siyah Noktalara Kil Maskesi

    YAĞLI VE AKNELİ CİLTLER İÇİN SİYAH NOKTA GİDERİCİ KİL MASKESİ

    Ebru Şallı’nın hazırlayıp sunduğu “Ebruli” programında Ebru Şallı yağlı ve sivilceli ciltler için maske tarifi açıkladı. Tamamen doğal malzemeler ile hazırlanan maske siyah noktalar için çözüm oluyor. Yüzümüzde çıkan sivilcelerin temeli olan siyah noktalar giderildiğinde sivilce oluşumu da kaybolacaktır. Şimdi maskenin hazırlanışını ve kullanımını açıklayalım.

    Malzemeler:

    * 1 çorba kaşığı kil,
    * 1 tatlı kaşığı nişasta,
    * Yarım limon suyu,
    * 4 damla portakal suyu,
    * 1 damla su.

    Hazırlanışı ve Kullanımı:

    Cam bir kase içerisinde tüm malzemeleri krem kıvamına gelinceye dek iyice karıştırın. Karışımı cildinize uygulamadan önce cildinizi iyice temizleyin. Daha sonra tüm yüzünüze sürün. Sivilcelerin ve siyah noktaların yoğun olduğu bölgelere ovalayarak iyice yedirin. Maskeyi 15-20 dakika bekletip yıkayın. Haftada 2 kez uygulayacağınız maske ile kısa sürede sivilce ve siyah nokta oluşumu kaybolacaktır. Cildiniz güzelleşecek ve sağlıklı bir görünüme kavuşacaktır.

  • Pratik ve kolay karışımlar

    Pratik ve kolay karışımlar

    Evde kendin hazırlayabileceğin pratik ve kolay karışımlarla cildini, saçlarını canlandırmaya, kendini şımartmaya ne dersin?

    Kuru Saçlara Muz

    Malzemeler
    – Bir tane muz
    – İki çorba kaşığı mayonez
    – Bir çorba kaşığı bal

    Yapılışı
    Bütün malzemeleri pürüzsüz kıvama gelene kadar karıştır. Şampuandan önce ıslak saça uygula, tüm saçına yay. Saçlarını bone ile kapat, 15 dakika kadar beklet ve bakımın etkisini artırmak için bonenin üzerini ılık bir havlu ile sar. Sonra ılık su ile saçını iyice durula ve şampuanla.

    Sivilcesavar

    Malzemeler
    – Bir çay kaşığı tuz
    – Yarım çay kaşığı bal
    – 4 çorba kaşığı su

    Yapılışı
    Bir pamuk topunu tuzlu suya batır. Sivilcenin üzerine 3 dakika bastır. Tuz, sivilcenin kurumasına yardım eder. Her bir sivilce için ayrı pamuk kullan. Sonra balı sivilcenin üzerine dokundur, 15 dakika beklet. Bal, o bölgeyi yumuşatacak ve gözeneklerin açılmasına yardımcı olacak. Sonra ılık su ile balı yıka. Sivilcelerini sakın sıkma.

    Elmalı Peeling

    Malzemeler
    – Bir orta boy elma
    – 5 çorba kaşığı bal

    Yapılışı
    Elmayı soyup iyice rendele. Balı katıp güzelce karıştır. Cildine sür ve
    10 dakika beklet. Sonra soğuk su ile yıka. Günde bir elma yemek de cildin için çok yararlı.

    Şeker Ayaklar

    Malzemeler
    – Yarım fincan tozşeker
    – Bir çorba kaşığı zeytinyağı ya da badem yağı
    – Yarım limon suyu
    – Arındırıcı sprey

    Yapılışı
    Bir kabın içinde tüm malzemeleri karıştır. Ayaklarını hafifçe ıslat ve karışımı ayağının tümüne ve bileğinin üzerine kadar ovalayarak, hızlı masaj hareketleriyle sür. Bu işlemi yaparken etrafı kirletmemek için havlu üzerinde ya da küvette uygulama yap. Ilık su ile durula ve iyice kurula.

    Mis Saçlar

    Malzemeler
    – Bir çorba kaşığı karbonat
    – Bir fincan ılık su
    – Sprey şişe

    Yapılışı
    Karbonat ve suyu evde çiçek sulamak için kullanılan sprey şişesine koyup yavaşça çalkala. Saçını her zamanki gibi şampuanla ve kremle. Karbonatlı karışımı sık. Geniş dişli tarakla saçını iyice tara. Ilık su ile durula. Saçların jöle, köpük gibi artıklardan tamamen kurtulacak.

  • Güzellikle ilgili bilinen yanlışlar

    Güzellikle ilgili bilinen yanlışlar

    Bu güzellik kuralları herkes için geçerli değil !

    Kadınlar her şeyden ödün verir ama güzelliğinden ödün vermez. Bir bayan için güzellik çok önemlidir. Bu yüzden kimi duyduğu güzellik bilgilerini uygulamaya çalışır ama sonuç bir felaket olabilir. Unutulmamalı ki güzellik konusu bir uzmanlık alanıdır. Güzellik uzmanları himayesinde güzel olmayı deneyin.

    Saçınızı her gün yıkayın

    Bu genel öneriye uyduğunuz halde saçlarınız parlak ve sağlıklı görünmüyor mu? Uzmanlar uyarıyor: “Sadece saçları çok olan veya sık yağlanan kişilere her gün yıkaması öneriliyor. Kuru ve zayıf saçları olanlar bir kaç günde bir saçlarını yıkamalılar. Saçın doğal nemi ve yağlanması bu saçlar için faydalıdır.

    Yüzünüzü fondötenle kaplayın

    Yüzünüzdeki izleri veya akneleri kapatmak için yüzünüzün tamamına fondöten sürmeyin. Sadece sorunlu olduğunu düşündüğünüz bölgelere dairesel hareketlerle fondöten sürün ve kapatın. Yüzünüzün diğer alanları doğal haliyle kalsın.

    Tırnaklarınızın etrafını çevreleyen ölü deriyi kesin

    Bu herkes için geçerli değildir. Tırnaklarınızın etrafını çevreleyen ölü deri tırnaklarınızı zararlı bakterilerden korur. Çok keserseniz tırnaklarınızda enfeksiyon olabilir. Eğer bunlar dışarı çıkmışsa ya da batıyorsa bu kısımlarını nazikçe kesebilirsiniz.

    Saçlarınızı her 6 veya 8 haftada bir uçlarından kısaltın

    Bu kural sadece kısa saç seven veya saçları kısa olan kadınlar için geçerli. Kısa saçlar 6 ila 8 hafta arasında modelini kaybeder. Bu nedenle yeniden şekil verilmesi uygun olur. Uçlarından sıkça kestirmek saçlarınızın daha çok uzamasını sağlamaz.

    Ölü deriler pul pul olup dökülür

    Kuru pul pul olan derileri temizlemek için kadınlar cilt üzerinden ölü deri hücrelerini döken kozmetik madde kullanırlar. Cilt değişimi doğal ve kendiliğinden olan bir olaydır. Cildin kendini yenilebildiğini gösterir. Ölü derileri temizlemeyi sağlayan kozmetikler cildinize zarar verebilir ve dengesini bozabilir.

    Alt göz kapaklarınıza eyeliner sürmeyin

    Bu tavsiyeyi gözleri küçük veya çekik olanlar uygular. Geri kalanımız alt ve üst kirpiklere eyeliner sürebilir. Bu gözlerinizin şeklini ortaya çıkarır bakışlarınıza romantizm katar.

    Önce şampuanlayın sonra nemlendirin

    Kuru veya kalın telli saçları olanlar saçlarını önce şampuanlayı sonra nemlendirici uygulayabilirler. Yağlı saçları olanlar nemlendirici ve canlandırıcı bakım kremini şampuanlamadan önce uygulayabilir. Bu saçlarını nemlendirir ve temizler. Bu saç tiplerinde sonradan nemlendirmek saçların temizlenmemiş yağlı gibi görünmesine neden olabilir.

    40 yaş üzeri pırıltılı far kullanmaz

    Bu doğru değil. Pırıltılı farlar sadece gençler için değildir. Gözlerinizi daha çekici gösterek dikkati çizgilerden ve kusurları gizler.

  • İstenmeyen Lekelere Domates Maskesi?

    İstenmeyen Lekelere Domates Maskesi?

    Kolay ve pratik malzemelerle hazırlayacağımız maskemizi hazırlamaya başlayalım.

    İhtiyacımız olan sadece bir adet doğranmış domates, bir çay kaşığı limon suyu ve bir yemek kaşığı yulaf ezmesi…

    Malzemelerimiz hazırsa, maskemize başlıyoruz!

    Tüm malzemeleri karıştırıp, blendır’dan geçirin. Sonra yüzünüzdeki lekelerin üzerine, ince bir tabaka halinde sürün. 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayarak temizleyin.

    İstediğiniz sonucu almak için haftada bir kez bu maskeyi uygulayın.

  • Güneş ışınları ve cilt

    Güneş ışınları ve cilt

    Güneşten korunma; spor, havuz, deniz aktiviteleri veya gezmekten vazgeçmek anlamına gelmemeli,tam aksine gerekli önlemleri alarak; bu aktiviteleri, sağlıklı bir şekilde ve doya doya yaşayabilmeye yardımcı olmalıdır.

    GÜNEŞ IŞINLARI
    “Cildiniz, güneş ışınlarının hassas terazisi olmasın!”
    20. yüzyılın özellikle ikinci yarısında güneş ile ilgili bilgi ve gözlemlerimizin artması, güneş ışınları hakkındaki yarar-zarar dengesini hassas bir noktaya getirdi. Bir yandan bronz bir ten, sağlık ve güzellik belirtisi olarak kabul edilirken; diğer yandan güneşin insan sağlığına olumsuz etkilerine işaret eden kanıtlar, gün geçtikçe artmaya başladı. Bu gelişmeler karşısında ise günlük yaşamda nasıl davranmamız gerektiği konusunda bazı soru işaretleri doğdu…

    Dünyamıza elektromanyetik ışın demetleri şeklinde ulaşan güneş enerjisi, görülebilen (gün ışığı) ve görülemeyen (ultraviyole – UV) olmak üzere ikiye ayrılıyor. UV ışınları ise, dalga boylarına göre ultraviyole – A (UVA), ultraviyole – B (UVB) ve ultraviyole – C (UVC) olarak üçe ayrılırken; UVC ışınları, atmosferi geçemedikleri için yeryüzüne ulaşamıyor ve bizler günlük hayatımızda sadece UVA ve UVB ışınlarına maruz kalıyoruz.

    GÜNEŞ IŞINLARININ ZARARLI ETKİLERİ
    “Güneş; cildin erken yaşlanmasına, kırışıklıklara ve lekelenmelere yol açıyor!”

    Erken dönemi kapsayan etkiler

    Güneş yanıkları
    Güneş yanığı; özellikle açık tenli kişilerin uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmasını takip eden 12-48 saat içinde ortaya çıkan ağrı, sızı ciltte kızarıklık ve su toplaması ile kendini belli eden geçici bir hastalıktır. Hastalık şiddetli olduğunda; baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, ateş, bulantı-kusma gibi genel belirtiler (güneş çarpması olarak bilinir) ortaya çıkabilir ve bu durum acil müdahale gerektirebilir.

    Güneş ışınlarına bağlı gelişen alerjiler
    Bazı kişiler güneş ışınlarına maruz kaldıklarında, çok kısa süre içinde (bu bazen 5-10 dakika bile olabilir) ya da birkaç gün sonra ciltlerinde; kızartı, kabartı, kaşıntı ve lekeler ile karşılaşabilir. Cilt yüzeyine sürülen kozmetik veya tıbbi ürünler ya da bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları, bazı psikiyatrik ilaçlar, tansiyon ve romatizma ilaçları) da bu durumun ortaya çıkmasını artırabilir.

    Geç dönemi kapsayan etkiler
    Güneş ışınlarının geç dönem zararlı etkileri ise günümüzde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve tıp otoritelerince daha önemli bir toplum sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir. Güneş ışınlarının geç dönem etkilerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:

    Cildin erken yaşlanması
    Kırışıklıklar ve güneş lekeleri ile cildin kuru, sert ve kaba bir görünüm alması, özellikle yüz ve el sırtında sert ince kabuklu cilt lekelerinin gelişmesi; cildin erken yaşlanmasının habercileridir. Bu leke ve kabuklu gelişimlerin, aktinik keratoz olarak adlandırılan ve kansere dönüşme riski taşıyan belirtiler olabileceği unutulmamalıdır.

    Cilt kanserleri
    Güneş ışınlarının özellikle açık tenli, açık renkli gözlü, sarışın / kızıl saçlı kişilerde cilt kanseri oluşma riskini çok artırdığı bilinmektedir. Cilt kanserlerinin büyük bir kısmı, vücudun güneş ışınlarına fazla maruz kalan kısımlarında oluşmaktadır.

    GÜNEŞTEN KORUNMAK
    “Güneşten korunma konusunda; davranışlar, alışkanlıklara dönüştürülmelidir!”

    Güneşten korunma kavramı, son 20-30 yılda hayatımıza girmiş bir kavram olup; sınırları henüz netlik kazanmamıştır. Güneşten korunma konusunda bugün için bilinen ve uygulamada fayda sağladığı tespit edilen bazı önemli noktalar bulunmaktadır.

    • Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşma şekli ve şiddeti coğrafi bölgelere, mevsimlere ve günün saatlerine göre farklılık göstermektedir. Coğrafi olarak; ekvatora yaklaştıkça, ilkbahar-yaz aylarında ve öğlen saatlerinde güneş ışınlarının şiddeti artmaktadır. Ayrıca yüksek rakımlarda güneş ışınlarının size ulaşmak için kat edeceği mesafe azalacağından şiddeti de daha fazla olmaktadır.

    • Güneş ışınlarının önemli zararları, direkt olarak gökyüzünden gelen ışınlarla olmakla birlikte; bu ışınların kar, kum ve su yüzeyinden yansıyabileceği ve bunun da zararlı etkilere yol açabileceği unutulmamalıdır.

    • Güneşte kalma süresi, alınan ışının dozunu da belirlemektedir.

    • Giysiler, güneş gözlükleri, şemsiye veya tente güneş ışınlarının önemli kısmını engelleyebilmektedir.

    • Açık tenli, açık renk gözlü, kızıl / sarı saçlı kişiler koyu tenli kişilere göre; bebek ve çocuklar ise erişkinlere göre güneş ışınlarına daha az dayanıklıdır.

    • Güneşten koruyucu ürünler, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerini önemli ölçüde engelleyebilmektedir.

    Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunma, çocukluk çağından başlayan ve hayat boyunca devam eden bir uygulama olmalıdır.

    Alışkanlığa dönüşmesi istenilen davranışlar

    • Açık alanda kalmanız gerekiyorsa (spor aktiviteleri, plaj – havuz aktiviteleri, iş nedeniyle veya gezinti – piknik vb. sırasında), daima gölge bir yer arayın ve gölgede kalmaya çalışın.

    • Geniş kenarlıklı şapka ve ultraviyole ışınlarını yansıtan gözlük kullanın.

    • Sıkı dokunmuş kumaşlardan üretilmiş giysileri tercih edin.

    • Dış ortamda geçireceğiniz zamanın mümkünse, sabah saat: 10.00 ile 16.00 arasına denk gelmemesine özen gösterin.

    • Güneşte kalacağınız zaman cildinizin açıkta kalan tüm alanlarına güneşten koruyucu krem veya losyon sürün.

    • Çocukları ve bebekleri mutlaka yüksek koruma faktörlü (en az SPF 30) ürünlerle koruyun ve öğlen saatlerinde başka aktiviteler yaratarak, güneşte kalmalarını engelleyin.

    Koruyucu ürünler hakkında…
    “Doğru kişiye, doğru zamanda, doğru ürün!”

    Güneşten koruyucu ürünler, içerdikleri kimyasal maddeler yolu ile cildimize ulaşan ultraviyole ışınlarını emerek ya da yansıtarak derinin alt tabakalarına geçişlerini engellemektedir. Bu ürünlerin üzerindeki numaralar, güneşten korunma faktörü (SPF) olarak bilinmekte ve ultraviyole-B ışınlarını engelleme kapasitelerini belirtmektedir. Günlük aktivitelerde 15-20 faktör yeterli olabilmekte ancak deniz kenarında geçirilen bir gün için en az 30 faktörlü bir ürün kullanılmalıdır.

    Açık tenli kişiler, koyu tenli kişilere göre çocuk ve bebekler ise büyüklere göre daha yüksek koruma faktörüne ihtiyaç duymaktadır. Bu ürünlerin etkileri, sürüldükten en az 15-30 dakika sonra başladığı için güneşe çıkmadan en az yarım saat önce sürülmeleri gerekmektedir. Terleme, su ile temas (yüzme – yıkanma) ve havlu ile kurulanma sonucu koruyucu ürünlerin etkileri kaybolabileceğinden; koruyucu ürünlerin gün içerisinde ihtiyaç duyuldukça-birkaç saatte bir- tekrar sürülmeleri gerekmektedir.

    Son yıllarda koruyucu ürünlere, cildi ultraviyole–A ışınlarından da koruyan yeni bileşenler eklenmiştir ancak bu ürünlerin kalıcılık süreleri daha kısa olduğundan, bu ürünlerin, daha sık sürülmeleri gerekmektedir.