Etiket: cilt gençleştirme

  • Cilt Serumları: Genç ve Canlı Bir Cilt İçin Sihirli Dokunuşlar

    Cilt Serumları: Genç ve Canlı Bir Cilt İçin Sihirli Dokunuşlar

    Cilt Serumları ile genç ve canlı bir cilt için sihirli dokunuşları keşfedin. Hyaluronik asit, C vitamini, retinol ve peptit içerikli serumlarla cildinizi besleyin, nemlendirin ve gençleştirin.

    Güzellik ve cilt bakımı, yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu alandaki sürekli gelişen teknoloji ve yenilikler, cildimizi genç ve sağlıklı tutma konusunda bize çeşitli seçenekler sunuyor. Cilt bakım rutinimizin temel taşlarından biri olan cilt serumları, son yıllarda adeta bir güzellik sihiri olarak kabul ediliyor. Bu küçük şişelerde gizlenmiş yoğun formüller, cildimizi besleme, nemlendirme ve gençleştirme konusunda bize yardımcı oluyor.

    Bu yazıda, cilt serumlarının çeşitleri ve sunduğu etkileri detaylı bir şekilde keşfedeceğiz. Siz de genç ve canlı bir cilde sahip olmanın sırlarını merak ediyorsanız, gelin birlikte bu serüvene başlayalım.

    Cilt Serumları Çeşitleri

    Günümüzde cilt bakımının vazgeçilmez bir parçası haline gelen cilt serumları, doğru kullanıldığında gerçekten mucizeler yaratabilir. Bu küçük şişelerde bulunan yoğun formüller, cildi derinlemesine besler, nemlendirir ve gençleştirir. Bu yazımızda, cilt serumlarının çeşitleri ve sağladığı etkileri detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

    Cilt Serumları
    Cilt Serumları
    1. Hyaluronik Asit: Nemlendirme Şampiyonu

      Cildimizin doğal nem dengesini korumak, kırışıklıkları azaltmak ve esnekliği artırmak için hyaluronik asit içeren serumlar mükemmel bir tercih olabilir. Bu güçlü nemlendirici, cilde derinlemesine nüfuz eder ve su kaybını önleyerek cildi dolgunlaştırır.

      Forum: Yüze hyaluronik asit sürmek

    2. C Vitamini: Aydınlık Bir Cilt İçin

      Cilt tonunu eşitleme ve lekeleri azaltma konusunda etkili olan C vitamini serumları, antioksidan özellikleriyle de bilinir. Güneşin zararlı etkilerine karşı cildi korurken, aynı zamanda kolajen üretimini destekleyerek cildin elastikiyetini artırır.

      Oku: Ciltte kolajen üretimini arttıran gıdalar!

    3. Retinol: Gençleştiren Güç

      Kırışıklıkları azaltma ve cildin gençleşmesine yardımcı olan retinol içeren serumlar, hücre yenilenmesini hızlandırarak yaşlanma belirtilerini azaltabilir. Ancak, retinol içeren ürünleri kullanırken dikkatli olmak ve cildinizi güneşten korumak önemlidir.

    4. Peptitler: Kollajen Üretimini Artırma

      Cildin yapı taşı olan kolajen üretimini artıran peptit içeren serumlar, cildin sıkılığını ve elastikiyetini artırabilir. Bu serumlar, ince çizgileri azaltarak cildin genç ve sağlıklı görünmesine katkı sağlar.

    Cilt serumları, düzenli kullanıldığında cildinizi canlandırabilir, gençleştirebilir ve aydınlık bir görünüm kazandırabilir. Ancak, doğru serumu seçmek ve düzenli kullanmak önemlidir. Cilt tipinize uygun bir serum seçmek ve ürünleri doğru şekilde kullanmak için bir uzmana danışmak, sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, cilt bakımı sabır gerektiren bir süreçtir ve doğru ürünleri kullanmak uzun vadeli sonuçlar elde etmenize yardımcı olabilir.

    Cilt Serumları Nasıl Doğru Kullanılır: Adım Adım Rehber

    Cilt bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası haline gelen cilt serumları, doğru kullanıldığında cildinize benzersiz bir canlılık kazandırabilir. Ancak, bu sihirli şişelerden en iyi sonuçları almak için doğru uygulama yöntemini bilmek önemlidir. Bu yazıda, cilt serumlarını nasıl doğru bir şekilde kullanacağınızı adım adım öğreneceksiniz.

    cilt serumları nasıl kullanılır? adım adım rehber
    cilt serumları nasıl kullanılır?

    1. Adım: Cilt Temizliği

    Cilt serumlarını kullanmadan önce cildinizi temizlemek önemlidir. Hafif bir temizleyici ile yüzünüzü arındırarak, serumun cildinize daha etkili bir şekilde nüfuz etmesini sağlayabilirsiniz.

    2. Adım: Tonik Kullanımı

    Temizleme işleminden sonra, cildin pH dengesini düzenlemek için uygun bir tonik kullanın. Tonik, cildinizi serumun daha etkili olabilmesi için hazırlar.

    3. Adım: İhtiyaca Uygun Serum Seçimi

    Cilt tipinize ve ihtiyaçlarınıza uygun bir serum seçmek önemlidir. Örneğin, nemlendirme için hyaluronik asit, lekeler için C vitamini veya anti-aging için retinol içeren bir serum tercih edebilirsiniz.

    4. Adım: Doz Ayarı ve Uygulama

    Her serum farklı konsantrasyonlara sahip olabilir, bu nedenle ürünün etiketinde belirtilen dozajı kullanmak önemlidir. Birkaç damla serumu parmak uçlarınızla yüz, boyun ve dekolte bölgenize nazikçe uygulayın.

    5. Adım: Nazik Masaj Yapma

    Serumu uygularken nazikçe masaj yapmak, cildinizi uyararak ürünün daha iyi emilmesini sağlar. Parmaklarınızla yuvarlak hareketlerle cildinizi ovalayabilirsiniz.

    6. Adım: Nemlendirici ve Güneş Koruyucu Uygulama

    Serumu uyguladıktan sonra nemlendirici kullanmak, cildinizin daha fazla nemlenmesine yardımcı olur. Güneşe çıkmadan önce ise mutlaka güneş koruyucu kullanmalısınız.

    Cilt serumlarını doğru şekilde kullanmak, cildinizin ihtiyaçlarına uygun bir bakım sağlamak için önemlidir. Bu adımları düzenli olarak uygulayarak, cildinizdeki değişimleri zamanla gözlemleyebilir ve sağlıklı, canlı bir cilde kavuşabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Cilt için en iyi serum hangisi?

    Cilt tipinize ve ihtiyaçlarınıza bağlı olarak en iyi serum değişebilir. Genelde hyaluronik asit, C vitamini, retinol gibi içeriklere sahip serumlar geniş bir kitle tarafından tercih edilir. Ancak, cilt tipinize uygun olanı belirlemek ve uzman önerilerini almak en doğrusudur.

    Yüz için hangi serum kullanılır?

    Yüz için uygun serum seçimi, cilt tipinize, yaşınıza ve özel cilt sorunlarınıza bağlıdır. Örneğin, kuru ciltler için hyaluronik asit içeren serumlar nemlendirici etkisiyle öne çıkarken, C vitamini içeren serumlar leke ve pigmentasyon sorunlarına karşı etkili olabilir.

    Cilt serumları hangi sırayla kullanılmalı?

    Genel bir kural olarak, serumlar cilt bakım rutininizin daha önceki adımlarından sonra ve nemlendirici öncesinde uygulanmalıdır. Temizleme ve tonikleme adımlarından sonra cilde nazikçe masaj yaparak uygulayabilirsiniz.

    Cilt serumları ne sıklıkla kullanılır?

    Cilt serumlarının sıklığı, ürünün içeriğine ve cilt toleransınıza bağlıdır. Genellikle günde bir veya iki kez kullanım önerilir. Ancak, ürün üzerindeki talimatları takip etmek ve cildinizin tepkilerini gözlemlemek önemlidir.

    Cilt serumları nasıl saklanmalı?

    Cilt serumlarını, genellikle serin ve kuru bir yerde, doğrudan güneş ışığından uzakta saklamak önemlidir. Ayrıca, ürünün üzerinde belirtilen son kullanma tarihine dikkat etmek ve kapakları sıkıca kapatmak ürünün etkisini korumasına yardımcı olacaktır.

  • 2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri

    2023 yılında, estetik dünyası birçok yenilik ve değişimle karşı karşıya kalıyor. Bu makalede, 2023 yılının son estetik trendlerini keşfedin.

    Estetik dünya her yıl birçok değişim ve yenilikle karşı karşıya kalır. 2023 yılında da estetik trendleri dünyasında yepyeni trendler ve değişiklikler bekleniyor. Bu trendler, hem kişisel bakım hem de güzellik endüstrisinde büyük bir etkiye sahip olacak. Bu makalede, 2023’te beklenen estetik trendlerini keşfedeceksiniz.

    Son yıllarda, estetik dünya ameliyatsız uygulamalara doğru kaymaya başladı. Bunun nedeni, ameliyatların riskli ve uzun bir iyileşme sürecine sahip olmasıdır. Ameliyatsız uygulamalar ise daha hızlı ve daha az risklidir. Bu nedenle, ameliyat dışı estetik uygulamaları popüler hale geldi. Bu uygulamalar, botox, dolgu, cilt gençleştirme, lazer tedavisi ve diğerleri gibi birçok çeşitlilik gösterir. Özellikle, botox ve dolgu gibi uygulamalar yüz hatlarını belirginleştirmek ve ciltteki kırışıklıkları gidermek için sıkça tercih edilir. Cilt gençleştirme ve lazer tedavisi ise ciltteki lekeleri, akne izlerini ve kızarıklıkları tedavi etmek için kullanılır. Ameliyat dışı uygulamaların popülerliği, riskleri ve yan etkileri daha az olduğu için giderek artmaktadır.

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri

    Estetik dünyası her yıl yeniliklerle dolu oluyor ve 2023 yılı da bir istisna değil. Bu yıl, ameliyat dışı uygulamaların popülerliği artacak ve doğal güzellikler yine moda olacak. Ayrıca, yüz yogası gibi yenilikçi teknikler de popülerliğini koruyacak.

    İşte 2023 yılında estetikte son trendler;

    Estetik botulinum toksin uygulamaları

    Botulinum toksin, kırışıklı

    botulinum toksin
    botulinum toksin

    kları azaltmak ve yüz hatlarını belirginleştirmek için sıklıkla kullanılan bir estetik uygulamadır. Botulinum toksin, Clostridium botulinum bakterisinin neden olduğu bir toksindir. Bu toksin, kırışıklıkları ve çizgileri azaltmak için kasları geçici olarak felç eder.

    2023 botulinum toksin uygulaması, genellikle yüzdeki çizgilerin tedavisi için kullanılır. Bunlar arasında alın çizgileri, kaz ayakları ve kaşların arasındaki dikey çizgiler yer alır. Ayrıca, botulinum toksin aşırı terleme, migren ve diğer tıbbi koşulların tedavisinde de kullanılabilir.

    Botulinum toksin uygulaması, bir doktor veya lisanslı sağlık uzmanı tarafından yapılmalıdır. Uygulama, ince bir iğne aracılığıyla kaslara enjekte edilir. Enjeksiyonun yapılacağı bölge önceden temizlenir ve bir anestezik krem uygulanabilir. İşlem genellikle 10-15 dakika sürer ve hastalar hemen sonra normal aktivitelerine dönebilirler.

    Botulinum toksin uygulamasının avantajları arasında, hızlı sonuçlar, kolaylık ve güvenlik yer alır. Ancak, uygulamanın bazı dezavantajları da vardır. Botulinum toksin uygulamaları, geçici bir çözümdür ve tekrarlanması gerekebilir. Ayrıca, bazı hastalarda yan etkiler görülebilir, bu nedenle bu işlemi yaptırmadan önce bir doktorla görüşmek önemlidir.

    Badem Göz Estetiği

    Badem göz estetiği, son yıllarda popüler hale gelen bir estetik işlemdir. Bu işlem, gözlerin daha büyük ve daha genç görünmesini sağlamak için yapılan bir tür göz estetiği işlemidir. Badem göz estetiği, özellikle göz kapağındaki fazla yağ ve derinin azaltılması ile gözlerin daha dik ve canlı görünmesini sağlar.

    badem göz estetiği
    badem göz estetiği

    Badem göz estetiği işlemi genellikle lokal anestezi altında yapılır ve birkaç saat içinde tamamlanabilir. İşlem, göz kapağındaki fazla yağ dokusunun çıkarılması ve göz kapağı cildindeki fazla derinin alınması ile gerçekleştirilir. Bu işlem sayesinde, gözler daha açık ve daha genç görünür.

    2023 Badem göz estetiği işlemi, birçok avantaja sahiptir. İlk olarak, bu işlem, gözlerin daha genç ve daha dinamik görünmesini sağlar. Ayrıca, badem göz estetiği işlemi, göz kapağı sarkması veya çökmesi nedeniyle görme sorunları yaşayan kişiler için de bir çözüm olabilir. İşlem sonrası, hastalar genellikle kısa bir iyileşme süreci geçirirler ve işlemin sonuçları kalıcı olabilir.

    Ancak, badem göz estetiği işleminin dezavantajları da vardır. İşlem sonrası, hafif şişlik, morarma ve rahatsızlık hissi yaşanabilir. Ayrıca, işlem sonrası izler bir süre görülebilir. Bu nedenle, badem göz estetiği işlemi öncesinde bir doktorla konuşmak ve işlem hakkında detaylı bilgi almak önemlidir.

    Elmacık kemiği dolgusu

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 1
    2023 estetik trendleri

    Elmacık kemiği dolgusu, son yıllarda popüler hale gelen bir estetik işlemidir. Bu işlem, elmacık kemiklerinin daha belirgin ve dolgun görünmesini sağlamak için yapılan bir tür dolgu işlemidir. Elmacık kemiği dolgusu, özellikle yaşlanma sürecinde yüzün hacim kaybı yaşaması sonucu meydana gelen yüz bölgesi deformasyonlarına yönelik olarak uygulanır.

    Elmacık kemiği dolgusu işlemi, lokal anestezi altında yapılır ve birkaç dakika içinde tamamlanabilir. İşlem, özel bir dolgu malzemesinin, özellikle hyaluronik asit veya kalsiyum hidroksiapatit gibi malzemelerin elmacık kemiği bölgesine enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir. Bu işlem sayesinde, elmacık kemikleri daha belirgin ve dolgun görünür.

    Elmacık kemiği dolgusu işlemi, birçok avantaja sahiptir. İlk olarak, bu işlem, yüzün daha canlı ve genç görünmesini sağlar. Ayrıca, işlem sonrası, hasta hemen günlük yaşantısına geri dönebilir. İşlem sonrası iyileşme süreci de oldukça hızlıdır ve işlemin sonuçları kalıcı olabilir.

    Ancak, elmacık kemiği dolgusu işleminin dezavantajları da vardır. İşlem sonrası hafif şişlik ve kızarıklık yaşanabilir. Ayrıca, işlem sonrası sonuçların kalıcılığı, kullanılan dolgu malzemesine ve kişinin yaşına, cilt tipine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir.

    Ligament dolguları

    Ligament dolgu, son yıllarda popüler hale gelen bir estetik işlemidir. Bu işlem, yüz bölgesindeki sarkma ve çökmeleri gidermek için yapılan bir tür dolgu işlemidir. Ligament dolgusu işlemi, özellikle yaşlanma sürecinde yüz bölgesinde oluşan deformasyonları düzeltmek için tercih edilmektedir.

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 2
    estetik trendleri 2023

    Ligament dolgu işlemi, lokal anestezi altında yapılmaktadır. İşlem, özel bir dolgu malzemesinin, özellikle kalsiyum hidroksiapatit gibi malzemelerin, yüz bölgesindeki ligament bölgelerine enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir. Ligament dolgusu, yüzdeki ligamentlerin yeniden yapılanmasını sağlar ve yüzdeki sarkmaların giderilmesine yardımcı olur.

    Ligament dolgu işlemi, birçok avantaja sahiptir. İlk olarak, bu işlem, yüzdeki deformasyonları düzeltmek için hızlı bir çözüm sunar. Ayrıca, işlem sonrası, hasta hemen günlük yaşantısına geri dönebilir. İşlem sonrası iyileşme süreci de oldukça hızlıdır ve işlemin sonuçları kalıcı olabilir.

    Ancak, ligament dolgu işleminin dezavantajları da vardır. İşlem sonrası hafif şişlik, kızarıklık ve morarma yaşanabilir. Ayrıca, işlem sonrası sonuçların kalıcılığı, kullanılan dolgu malzemesine ve kişinin yaşına, cilt tipine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir.

    Ligament dolgu işlemi, yüz bölgesindeki sarkmaları gidermek isteyen birçok insan tarafından tercih edilir. Ancak, herhangi bir estetik işlem öncesinde, bir doktor veya sağlık uzmanıyla konuşmak önemlidir. Ayrıca, ligament dolgu işlemi, herhangi bir sağlık sorunu olan kişiler için uygun olmayabilir. Bu nedenle, bu işlemi yaptırmadan önce bir doktorla görüşmek önemlidir.

    Jawline dolgular

    Jawline dolguları son yıllarda popüler hale gelen bir estetik işlemdir. Bu işlem, çene hattını belirginleştirmek ve yüz hatlarını daha keskin hale getirmek için kullanılır. Jawline dolguları, özellikle erkeklerde daha belirgin çene hatları yaratmak için tercih edilir.

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 3
    estetik trendleri 2023

    Jawline dolguları, hijalüronik asit gibi dolgu maddelerinin çene bölgesine enjekte edilmesi ile gerçekleştirilir. Bu işlem, genellikle lokal anestezi altında yapılır ve yaklaşık 30 dakika sürer. İşlem sırasında, dolgu maddesi, özel bir iğne veya kanül kullanılarak cildin altına enjekte edilir. Bu, çene hattının daha keskin ve belirgin hale gelmesini sağlar.

    Jawline dolguları, birçok avantaja sahiptir. İlk olarak, bu işlem, yüz hatlarını belirginleştirmek için hızlı ve etkili bir çözüm sunar. Ayrıca, işlem sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır ve hasta hemen günlük yaşantısına geri dönebilir. Jawline dolguları, kişinin yüz hatlarını tamamen değiştirmez ancak daha belirgin hale getirir.

    Ancak, jawline dolguları işleminin dezavantajları da vardır. İşlem sonrası hafif ağrı, şişlik ve morarma yaşanabilir. Ayrıca, işlem sonrası sonuçlar kalıcı değildir ve genellikle 6-12 ay içinde etkisini kaybeder.

    Jawline dolguları, özellikle çene hattını belirginleştirmek isteyen kişiler tarafından tercih edilir. Ancak, herhangi bir estetik işlem öncesinde, bir doktor veya sağlık uzmanıyla konuşmak önemlidir

    French Kiss Dudak Dolgusu

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 4
    dudak estetiği 2023

    French-kiss dudak dolgu estetiği son yıllarda popüler hale gelen bir estetik işlemdir. Bu işlem, dudakları daha dolgun ve çekici hale getirmek için kullanılır. French-kiss dudak dolgusu, diğer dolgu işlemlerinden farklı olarak dudakların tamamına uygulanır ve dudakların orantısını koruyarak daha doğal bir görünüm sağlar.

    French kiss dudak dolgusu, hyaluronik asit gibi dolgu maddelerinin dudaklara enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. İşlem genellikle lokal anestezi altında yapılır ve yaklaşık 30 dakika sürer. İşlem sırasında, dolgu maddesi, özel bir iğne veya kanül kullanılarak dudakların tamamına eşit bir şekilde enjekte edilir.

    French kiss dudak dolgusu, dudakların hacmini ve şeklini belirginleştirir. Dudakların doğal orantısını korurken, daha dolgun ve çekici bir görünüm sağlar. İşlem sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır ve hasta hemen günlük yaşantısına geri dönebilir. Ancak, işlem sonrası hafif ağrı, şişlik ve morarma yaşanabilir.

    French-kiss dudak dolgusu, özellikle ince dudaklara sahip olan kişiler tarafından tercih edilir. Ancak, herhangi bir estetik işlem öncesinde, bir doktor veya sağlık uzmanıyla konuşmak önemlidir. Ayrıca, bu işlemi yaptırmadan önce, kişinin genel sağlık durumuna ve dolgu işlemine uygun olup olmadığına bakılmalıdır.

    Mezoterapi

    Mezoterapi, son yıllarda giderek popüler hale gelen bir cilt bakımı uygulamasıdır. Bu uygulama, cilt problemlerini tedavi etmek ve cildin genel görünümünü iyileştirmek için kullanılır. Mezoterapi, özel bir enjektör kullanılarak, cilt altına özel bir karışım enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir.

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 5
    estetik modası

    Mezoterapinin en yaygın kullanım alanı, ciltteki yaşlanma belirtilerini tedavi etmektir. Mezoterapi uygulaması, cildin elastikiyetini artırır, cilt tonunu düzeltir ve ince çizgi ve kırışıklıkların görünümünü azaltır. Ayrıca, ciltteki lekeleri ve akne izlerini tedavi etmek için de kullanılabilir.

    Mezoterapi uygulaması, özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgesi gibi ince ciltli bölgelerde etkilidir. İşlem sırasında kullanılan karışım, genellikle hyaluronik asit, amino asitler, vitaminler ve mineraller gibi besleyici maddeler içerir. Bu maddeler, cildin ihtiyaç duyduğu besinleri sağlar ve cildin genel görünümünü iyileştirir.

    Mezoterapi uygulaması, birkaç seans halinde gerçekleştirilir. İlk seanstan sonra bile ciltteki fark belirgindir ve genellikle her seans sonrası cilt daha da iyileşir. Mezoterapi işlemi, lokal anestezi ile yapıldığından, genellikle ağrısızdır ve işlem sonrası hafif bir kızarıklık, şişlik veya hassasiyet oluşabilir.

    Mezoterapi uygulaması, cilt bakımı rutininize ekleyebileceğiniz etkili bir seçenektir. Ancak, bu uygulama öncesinde, bir uzman ile konuşarak, uygulamanın sizin için uygun olup olmadığını ve hangi karışımın kullanılması gerektiğini belirlemek önemlidir.

    Mezoterapi, cilt problemlerini tedavi etmek ve cildin genel görünümünü iyileştirmek için etkili bir seçenektir. Mezoterapi uygulaması, doğru şekilde yapıldığında, ciltteki yaşlanma belirtilerini azaltabilir ve cildin daha genç ve sağlıklı görünmesini sağlayabilir.

    Soğuk Radyofrekans

    Soğuk radyofrekans, cildin gençleştirilmesi ve sıkılaştırılması için son yıllarda popüler hale gelen bir estetik yöntemdir. Diğer radyofrekans yöntemlerine göre farklı bir uygulama şekli olan soğuk radyofrekans, işlem sırasında cildin yüzeyini soğutarak ağrısız bir şekilde etki gösterir.

    estetik trendleri
    estetik trendleri

    Soğuk radyofrekans, cildin alt tabakalarında derinlemesine ısıtma işlemi yaparak, cildin daha sıkı ve genç görünmesini sağlar. Bu işlem sırasında cildin yüzeyi soğutulduğu için ağrı hissi minimum seviyededir. Ayrıca, soğuk radyofrekans işlemi sırasında cildin üst tabakasına zarar vermeden cildin alt katmanlarını etkiler.

    Soğuk radyofrekans uygulaması, özellikle yüz, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıkları azaltmak, cilt sarkmasını önlemek ve cildin daha sıkı görünmesini sağlamak için tercih edilir. İşlem sonrası kişi, hemen günlük hayatına geri dönebilir ve herhangi bir iyileşme sürecine ihtiyaç duymaz.

    Soğuk radyofrekans işlemi, genellikle 30 ila 60 dakika sürer ve seans sayısı kişinin cilt durumuna bağlı olarak değişebilir. Ortalama olarak 4 ila 6 seans önerilmektedir ve etkisi kalıcıdır. İşlem sonrası kişi, daha genç, daha sıkı ve daha canlı bir cilde sahip olur.

    İğneli radyofrekans

    İğneli radyofrekans, son yıllarda popüler hale gelen bir cilt gençleştirme ve sıkılaştırma yöntemidir. İğneli radyofrekans, radyofrekans enerjisi kullanarak cilt altındaki kolajen ve elastin üretimini artırmayı hedefler. Bu işlem, özellikle yüz ve boyun bölgelerindeki sarkmaları azaltmak için kullanılır.

    İğneli radyofrekans
    İğneli radyofrekans

    İğneli radyofrekans, birçok farklı adı olan bir işlemdir. Bunlar arasında mikro iğnelleme radyofrekans, radyofrekans mikro iğneleme ve radyofrekanslu mikro iğneli terapi yer alır. Her ne adlandırılırsa adlandırılsın, temelde aynı işlemi yapar: Cilt altındaki ısıyı artırır ve kolajen üretimini uyarır.

    İşlem, steril iğnelerin kullanıldığı bir cilt prosedürüdür. İşlem öncesi cilt temizlenir ve uyuşturucu bir krem ​​kullanılır. Daha sonra, cilt altına ince bir iğne kullanarak radyofrekans enerjisi gönderilir. Bu enerji, cilt altındaki dokuları ısıtarak kolajen üretimini tetikler. İşlem sırasında, cilt yüzeyi soğutulur ve bu, acıyı azaltmaya ve iyileşmeyi hızlandırmaya yardımcı olur.

    İğneli radyofrekansın diğer bir avantajı da işlemin hedeflenmiş olmasıdır. İğneler, cildin belirli bir bölgesine doğru yönlendirilir ve bu da işlemin etkisinin artmasına ve yan etkilerin en aza indirilmesine yardımcı olur.

    İşlem sonrası, ciltte hafif bir kızarıklık ve şişlik oluşabilir. Ancak bu belirtiler genellikle birkaç saat içinde kaybolur. İşlem sonrası birkaç gün boyunca güneş ışığından korunmak önerilir ve cilt bakımı yönergelerine uyulması gerekmektedir.

    İğneli radyofrekans, kolajen üretimini artırarak cildin daha genç ve sıkı görünmesini sağlar. İşlem, diğer cilt gençleştirme yöntemlerine kıyasla daha az invazivdir ve kısa sürede sonuçlar görülebilir. Ancak, herhangi bir işlem öncesinde olduğu gibi, iğneli radyofrekans da belirli riskler taşır. Bu nedenle, işlem öncesi her zaman bir uzmanla danışılması önerilir.

    Kolajen takviyeleri

    Kolajen, vücudumuzun en önemli yapı taşlarından biridir ve cildimizin, kemiklerimizin, kıkırdaklarımızın ve tendonlarımızın sağlıklı kalması için gereklidir. Ancak, yaşlandıkça vücudumuz kolajen üretimind

    2023 Yılında Tercih Edilen Estetik Trendleri | 6
    kolajen takviyeleri 2023

    e azalma yaşar ve bu da ciltte sarkmaya, kırışıklıklara ve hatta kemik yoğunluğunun azalmasına neden olabilir. Bu nedenle, son yıllarda kolajen takviyeleri estetik dünyasında popüler hale gelmiştir.

    Kolajen takviyeleri, genellikle toz veya kapsül formunda satılır ve günlük olarak alınabilir. İçerdikleri amino asitler, cilt, saç, tırnaklar, kemikler ve eklemler için faydalıdır. Bazı kolajen takviyeleri, cildin sıkılığını ve esnekliğini artırmak için özel olarak formüle edilmiştir. İçerdikleri kolajen proteinleri, vücuttaki doğal kolajen üretimini artırarak ciltteki kırışıklıkları azaltabilir ve cildin genel görünümünü iyileştirebilir.

    Ancak, kolajen takviyelerinin etkileri konusunda yapılan çalışmaların sonuçları farklılık göstermektedir. Bazı araştırmalar, kolajen takviyelerinin cilt sağlığı ve görünümü üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Ancak, diğer çalışmalar bu etkilerin daha az belirgin olduğunu veya hiç olmadığını göstermektedir. Ayrıca, kolajen takviyelerinin yan etkileri hakkında da yeterli bilgi bulunmamaktadır.

    Kolajen takviyeleri estetik uygulamalarla birlikte kullanıldığında ise daha belirgin sonuçlar elde edilebilir. Örneğin, dolgu ve botoks gibi işlemler ciltteki kırışıklıkları azaltırken, kolajen takviyeleri de cildin esnekliğini artırarak etkinin daha uzun süreli olmasını sağlayabilir.

  • Gençleştiren Doğal Cilt Maskelerini Denediniz mi?

    Gençleştiren Doğal Cilt Maskelerini Denediniz mi?

    Gençleştiren doğal cilt maskeleriyle yaşlanmak bir kenara cildiniz hiç olmadığı kadar genç ve pürüzsüz görünecek hanımlar!

    Günümüzde birçok cilt bakım seçenekleri olsa da en faydalısı doğal olan. Cildinize zarar vermeyecek doğal besinlerle cildinizdeki gençlik etkisini çok yukarılara taşıyabilirsiniz. Nasıl mı? O halde gençleştiren doğal cilt maskelerine bir göz atın!

    Gençleştiren Doğal Cilt Maskeleri

    Gençleşmek için birtakım işlemlere girişmeye gerek yok hanımlar, doğal yöntemlerle de kusursuz bir cilde sahip olabilirsiniz!

    Papaya Maskesi

    Gençleştiren doğal cilt maskelerinden en favori olanı diyebiliriz. Cildinizi ölü hücrelerden arındırarak yenilenmesini sağlar.

    Uygulanışı: 2-3 papaya yaprağını doğrayın ve macun kıvamına getirin. Hazırladığınız bu karışımı 10 dakika yüzünüzde bekletin ve güzelce yıkayın.

    Gençleştiren Doğal Cilt Maskelerini Denediniz mi? | 7

    Patates Suyu Maskesi

    Cilt kırışıklıklarından yana dertliyseniz patates suyu maskesi tam size göre diyebiliriz.

    Uygulanışı: 1 adet patatesi meyve sıkacağında güzelce suyunu çıkarın ve yüzünüze uygulayın. 15 dakika yüzünüzde kaldıktan sonra yüzünüzü durulayın.

    Gül Suyu Maskesi

    Gençleştiren doğal cilt maskelerinden biri olan gül suyu maskesi cildinizdeki lekeleri temizler, cildinizi yeniler ve göz altı şişliklerinizi giderir.

    Uygulanışı: 2 tatlı kaşığı gül suyunun içine yarım tatlı kaşığı limon suyu ve 2-3 damla gliserini ekleyin ve karıştırın. Bir pamuk yardımıyla yüzünüze uygulayın ve yüzünüzde emilmesini bekleyin.

    Sizin uyguladığınız doğal cilt maskesi önerileri neler?

  • Cilt gençleştirme nedir?

    Cilt gençleştirme nedir?

    Gençleşmenin en hızlı yolu olan botox uygulamasından sonra, birkaç günde değişiklik başlar ve aniden 3-5 yaş gençleşme sağlanır. Kırışıkları bu kadar hızlı düzelten veya yok eden diğer yöntem de dolgudur. Birlikte olduklarında mükemmel sonuç ortaya çıkar.

    Çok ileri yaşları beklenmeden botox yaptırılmaya başlanırsa kırışıklar tamamen düzelebilir. Etkinliği 3-6 ay kadar sürebilen bu uygulamada önemli detay hastanın ihtiyacı kadar uygulama yapmaktan geçer.Her uygulamada olduğu gibi hastanın beklentisi doğru tespit edilirse hasta memnuniyeti oldukça yüksektir.

    Hiç zararı olmadığı gibi bazı hastalıklarda tedavi amacı ile kullanılabilmektedir.

    DOLGU VE IŞIK DOLGUSU

    Yıllar içinde dolguların çok çeşitleri ve herbirinin değişik kullanım alanları ortaya çıkmıştır. Çok genç bir kişide bile kuruluğun giderilmesinde, cildin canlanmasında ve ışıldamasında kullanılabileceği gibi yaşı ilerlemiş, kırışmış birinde düzeltme amaçlı kullanılabilir.

    Bir heykeltraş özeni ile yüz istenilen şekle getirilebilir. Uygun hastada uygun ürün ile mükemmel sonuçlar alınabilir ve hasta memnuniyeti oldukça yüksek bir uygulamadır.

    PRP

    PRP yöntemi ileKandaki ayrışma sonrasında trombosit sayısından zenginleşen kısımda normal kana göre 3-7 kat fazla trombosit konsantrasyonu elde edilmektedir. Bu bölüm daha sonra hastanın istenilen dokularına tekrar enjekte edilmekte, roller ile yada maske şeklinde uygulanmaktadır. Bu hücreler deriye uygulandığında dokularda aktif hale geçerek hücre büyüme faktörleri salgılamakta ve dokuda yenilenme meydana gelmektedir. Bu yöntemin en önemli avantajı hastanın kendi kanından elde edilmiş olması ve alerji riski taşımamasıdır.

    PRP yöntemi , kırışıklık, cilt yenileme ve gençleştirme, deri volümünü arttırma, yara iyileşmesi, sivilce izleri, saç dökülmeleri, deri çatlakları, lekelerde(TGF-β1 içeriği ile), saç ekimi sonrası (VEGF8 saçlı deride yeni kan damarları yapmakta buda saçlı deride ve ekilen saçlarda kan dolaşımını desteklemektedir.) ve lazer uygulamaları sonrasında kullanılmaktadır. Tek başına kullanıldığı gibi botox, lazer ve estetik cerrahi uygulamaları ile birlikte kullanılabilmektedir.

    LAZER UYGULAMALARI

    Lazerle cilt yenileme diğer cilt yenileme yöntemlerine göre daha etkindir. Belirgin izleri, yanık izini, derin çizgileri bile bu yöntemle düzeltmek mümkündür.

    Lazer uygulamalarında sonrasında kızarıklık olması, iyileşme süresinin uzunluğu, güneşten iyi korunma gerektirmesi ve leke riski taşıması açısından çok dikkat gerektirir.

    Kullanılan lazere ve uygulanan dozlara göre değişik sonuçlar elde edilebilmektedir. Hastanın ihtiyacı ve beklentisi doğrultusunda gereken cihaz ve doz seçimi yapılabilir. Hastanın sosyal hayatına beklentilerine göre şekillenebilme şansı tanıyan bu uygulama kış aylarında yapılmalı ve güneşten iyi korunmalıdır.

     

    Uzm. Dr. Sibel ÜNLÜ

  • Cildinize muhteşem bir karışım tarifi

    Cildinize muhteşem bir karışım tarifi

    Bayat ekmeğin aslında doğru şekilde kullanılırsa bir gençlik iksiri olduğunu biliyor musunuz? Güzellik uzmanları ve deneyenlere göre bu aynen böyle.

    Malzemeler ve hazırlanışı

    Bir dilim bayat ekmek içi ile 1 tatlı kaşığı yer fıstığı ezmesi, 1 tatlı kaşığı süzme bal, 1 yumurta akı, 2 yemek kaşığı nar suyu, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 yemek kaşığı yoğurdu blender ile karıştırın. Temizlediğiniz cilde bu karışımı uygulayın ve yaklaşık 20 dakika bekletin.

    Ekmek olarak her türlü bayat ekmeği kullanabiliyorsunuz. Kepek, çavdar ya da tam buğday olup olmaması fark etmiyor…

  • Cildi yenileyen gıdalar

    Cildi yenileyen gıdalar

    Güneşli günlerin sona ermek üzere olduğu bugünlerde, yaz boyunca güneşten, denizden, klorlu havuz sularından yıpranan cildimiz, bakıma ihtiyaç duyuyor.

    A,C,E vitaminleri açısından zengin olan taze havuç, kayısı ve domateste bolca bulunan beta karoteni tüketmek çok önemli. İçerdikleri vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir ve bunlar güneşin cilde verdiği zararlarla savaşabilir gıdalardır.

    Yaz mevsiminde güneş ve deniz sonrası cildiniz su kaybeder. Sonbaharda ise cildiniz bu nemi geri istediğini size gösterdiği reaksiyonlarla anlatır. Cildinize mineral içeriği yüksek tonikler ve yüksek su içeriği olan nemlendiriciler kullanmalısınız. Ciltteki nem oranı özellikle mevsim geçişlerinde çok önemlidir. Çünkü yazın cildimiz UV ışınlardan etkilenir ve sonbahar gelince kararmış, bronzlaşmış, kurumuş ve kırışmış olur. Havaların giderek soğumasıyla birlikte cildin içerdiği su miktarı aniden düşer.

    Cildi yenileyen gıdalar
    Sonbahar ve kış aylarında da güneş koruyucu ürünleri kullanmaya devam etmelisiniz. Gün ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildin UV ışınlarına maruz kaldığını ve yaşlandığını unutmayın.

    Cildi yenilemek, yaşlanmayı yavaşlatmak için gerekli vitaminler hangi yiyeceklerde bulunur?

    Beta karoten: Ispanak, marul, lahana, brokoli, kavun, şeftali, havuç, kayısı.

    Lutein: Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, hayvani yağlar.

    Likopen: Domates, karpuz, kırmızı greyfurt.

    Kuersetin: Elma, üzüm, limon, domates, soğan, marul, brokoli, karalâhana, pamuk tohumu, çay, kırmız şarap gibi içecekler, ginko biloba, zeytinyağı, propolis.

    A vitamini: Karaciğer, yağ, süt, peynir, yumurta sarısı.

    E Vitamini: Bitkisel yağlar.

    C Vitamini: Maydanoz, çilek, limon, domates, semizotu.

    Omega-3-Çoklu doymamış yağ asidi: Balık yağı.

    Resveratrol: Üzüm kabuğu, yer fıstığı, kırmızı şarap, dut.

    Çay polifenolleri: Yeşil çay.

  • Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Cilt kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir. Ancak kırışıklığın oluşum süreci yavaşlatılabilir.

    Ciltte oluşan kırışıklıkların başlıca nedeni, derinin giderek kuruması ve yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır.

    Yanlış cilt bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol de kırışıklıkların oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de cilt kırışıklıklarına yol açabilir.

    Özellikle bilmemiz gereken konulardan biri, güneş ışınlarına uzun sure maruz kalmayın.

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için;

    * Günde en az 8-10 bardak su için.

    * Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun.

    * Alkol ve kafein tüketmekten kaçının.

    * Aşırı makyaj ve kozmetik kullanımını en aza indirgeyin.

    * Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin.

    * Düzenli spor yapın.

    * Florlu sulardan içmeyin.

    * Sauna cildinizdeki toksinleri atmanız için etkilidir.

    * C ve E vitamini içeren kremler kullanın.

    * Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın.

    * Demir yönünden zengin gıdalar tüketin. Kabak, susam çekirdeği, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üzüm, yulaf ve mercimek temel beslenmenizde bulunsun.

    * C vitamini içeren gıdalar tüketin. Guava, kırmızı biber, portakal, greyfurt, limon, narenciyeler, kavun ve domates gibi.

    * İçeriğinde mineraller içeren mantar, ciğer, somon balığı, arpa ve muz gibi besinleri tüketin.

    * Magnezyum içeriği zengin, badem, soya lesitin, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde E vitamini zengin, fıstık, ayçiçek çekirdeği, brokoli, ıspanak tüketin.

    * A vitamini açısından zengin, yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tuna, tavuk eti vs. tüketin.

    * Bol sebze ve meyve tüketmeli, mümkün olduğu kadar aşırı stresten uzak kalmalı, spor yapmayı ihmal etmemeli ve yaşamayı çok sevmeliyiz.

    * Düzenli olarak süngerle cildimizi fırçalamak ya da keselemek, üstteki ölü deriyi atıp kan dolaşımınızı hızlandırmamıza yardımcı olur.

    * Sağlığınıza özen gösterin.

  • Daha genç bir cilt için karbon peeling

    Daha genç bir cilt için karbon peeling

    Aknesiz, lekesiz, parlak ve canlı bir cilde mi sahip olmak istiyorsunuz? Yeni yöntem kısa sürede kalıcı çözüm sunuyor.

    Tıp dünyasında hızla kendine önemli bir yer edinen son teknoloji “karbon peeling” kısa sürede kalıcı çözüm imkanı sunuyor. Yaş, cinsiyet gözetmeksizin ailesinde cilt kanseri hikayesi bulunmayan herkes için uygulanabilen yöntem, ortalama yarım saat sürüyor ve hemen günlük yaşama dönmenizi olanaklı kılıyor.

    Ağrı ve sızıya yol açmayan, enjeksiyonsuz yapılan yöntemin uygulama sayısı, ciltteki soruna göre en az bir en fazla 10 seans şeklinde oluyor.

    Mayasante Polikliniği hekimlerinden Dr. Serkan Öztürk, karbon peeling yönteminin klasik cilt soyma ve alttan taze yeni cilt getirme, kolejen tabakasını canlandırma işlemleriyle benzerlik gösterdiğini, ancak çok daha kolay, ağrısız ve kalıcı sonuçlar sağladığını söyledi.

    Uygulamanın, güneşin bıraktığı lekeler, ciltteki akneler, sivilce izleri, eskiyen kolejen tabakası, çevresel ve genetik pek çok faktörün olumsuz etkisini çok kısa sürede ortadan kaldırabildiğini ve tek uygulama sonrasında dahi cilde parlaklık kazandırdığını belirten Öztürk, karbon peelingin her yaşta ve her cilt tipine yapılabileceğini ifade etti.

    Öztürk, yoğun sorunu olmayan ciltlerde tedavi sonrasında hemen pürüzsüzlük, parlaklık, birçok lekenin anında açılması, porların hemen sıkılaştığının göze çarptığını ifade ederek, “Leke probleminin çok olduğu kişilerde ise sonuçlar biraz zaman alabiliyor. Zamanla lekeler açılıyor ve cilt sıkılaşıyor. Çok koyu tenli kişilerde dozajlama ayarlanıyor” dedi.

    Ailesinde ya da kendisinde cilt kanseri öyküsü bulunmayan herkese uygulamanın yapılabildiğini vurgulayan Öztürk, karbon peelingin benlerin üzerine doğrudan uygulanmadığına dikkati çekti.

    Uygulama nasıl yapılıyor?

    Dr. Öztürk’ün verdiği bilgiye göre karbon peeling uygulamasında ilk adım, hastanın cildi iyice temizlendikten sonra ince bir tabaka karbon kremi sürülmesiyle başlıyor. İşlem sonrasında 10 dakika bekleniyor. Ardından, tıbbın bu alandaki üstün teknolojik cihazı olan “Q Switch Nd Yag. Lazer” cihazı sayesinde karbon partüküller, ccilttekigözeneklerin içine atışlar yapılarak gönderiliyor. Gözeneklerin içine yerleştirilen karbon partükülleri, lazer cihazının ikinci modu çalıştırılarak patlatılıyor.

    Hasta uygulama esnasın sadece hafif bir sıcaklık artışı oluyor. Tüm cilt yüzeyi tamamlanıncaya kadar işleme devam ediliyor. Uygulama toplam yarım saat sürüyor. Hasta, uygulama sonrasında hemen günlük yaşanıma dönebiliyor. Uygulama sonrasında kişinin özel bir bakım uygulaması gerekmiyor, ancak güneş korumasına özen gösterilmesi isteniyor ve ciltte, yanık, kızarıklık ya da kabuklanma görülmüyor.

    Cilde uygulanan karbon peelingde, ısı artışı dolayısıyla derideki kolejen yapılar uyarılıyor ve kolejen yapılar uyarıldığında da ciltte toparlanma oluyor. Ciltteki sarkmalar, toparlanıyor.

    Ani patlama sırasında gözenekler içerisinde refleks olarak kapanma oluşuyor. Uygulama sonrasında hastanın cildindeki geniş gözenekler kapanıyor. Bunların dışında cildin üst kısmındaki tabaka da bir miktar soyuluyor. Kimyasal peelinglere benzer bir etki oluşturulduğu için cilt yenileniyor. Uygulama ile özellikle akne ve benzeri problemi olan ciltlerde yağ dengesini oturtularak, akne sorunu ortadan kaldırılıyor.

    1.5 yıl uygulamaya gerek duyulmuyor

    Yöntemin uygulama sayısı, hastanın cildindeki soruna göre değişiklik gösteriyor. İlk uygulama sonrasında dahi ciltte belirgin sıkılaşma ve gözeneklerin kaybolduğu belli olurken, uygulama en fazla 10’ar gün arayla 10 seans yapılabiliyor. Bu kürden sonra, ortalama 1-1.5 yıl bir kez daha bir uygulamaya ihtiyaç duyulmuyor.

    Uygulamanın, ciltte yağ dengesinin oturtulması, aknelerin ortadan kaldırılabilmesi için 10’ar gün arayla 5 seans, melazma denilen lekelerin giderilebilmesi için 10 gün arayla 10 seans ve cilt canlandırılması için peelin olarak ise tek seans yapılması yeterli oluyor.

    Uygulamanın hiçbir aşamasında enjeksiyon olmamasından dolayı hasta, ne uygulama öncesi ne uygulama sonrasında kesinlikle ağrı ya da sızı hissetmiyor. Uygulama, toplamda yarım saat sürüyor. Bu yöntem sadece akne sorunun ortadan kaldırılmasında ve cilt yenilenmesinde kullanılmıyor. Bunun dışında kalıcı dövmelerinden kurtulmak isteyenler için de bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

    Q Switch Nd Yag. Lazer cihazı, dövmede kullanılan tüm 7 rengi de görebiliyor ve kalıcı bir sonuç elde edilmesini sağlıyor. Uygulama başarısında dövmenin yapılış tarzı önem taşıyor. Profesyonel dövmelerin giderilmesinde uygulama seans sayısı artıyor. Daha amatör yapılmış dövmelerde tek seansta bile sonuç alınabiliyor.

  • PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ?

    PRP nedir ? PRP nasıl uygulanır ? | 8Op. Dr. Naci Çelik PRP hakkında bilinmesi gereken her şeyi bizlerle paylaştı.

    1. PRP nedir, PRP nasıl uygulanır?

    PRP yani Platelet Rich Plazma (Platelet/Trombosit Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemi ilk olarak 15 yıl önce stomatolojistlerin (Diş cerrahları) yaşlılara yerleştirdikleri titanyum implantların diş etleri zayıfladığı için kısa sürede düşmesini önlemeye yönelik bir çözüm aramaları sonrası geliştirildi. Öyle bir madde üretilmeliydi ki bu madde diş etine yerleştirildiğinde yumuşak olan bölge güçlenmeli ve ve implantı tutabilmeliydi. Bu güçlendirici maddenin vücut tarafından kabul edilmesi ve zaman içinde vücuttan atılmaması da gerekiyordu. Kanı santrifüje ettikten sonra pıhtılaştırdılar ve sert bir jel haline dönüşmesini sağladılar. Santrifüje edilmiş kanın ilk kullanımı uzun yıllar önce Japonya’da, sonraları İspanya ve Amerika’da başladı.

    PRP medikal bir uygulamadır. Sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır. Doktor hastasını muayene ettikten sonra içinde özel bir jel bulunan küçük tüplerin içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi uygular. Bu işlemin sonunda tüplerdeki kan bileşenlerine ayrılır: yani her mililitresinde yaklaşık 200.000 trombosit bulunan bu kanın kırmızı hücrelerden oluşan kısmı ayrılır, böylece mililitrede 1,5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir jel elde edilir. İşte buna PRP adı verilir. Trombositlerin kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevleri var, fakat aynı zamanda bir doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılıyorlar. Dolayısıyla santrifüj işlemi uygulanan kandan elde edilen PRP, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle ya da maske haline getirilerek yüz, boyun, saç, vs istenen bölgeye uygulanıyor. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye verilmiş oluyor.

    Aslında önerilen yöntemle elde edilen iki farklı kan ürünü var; biri PRP diğeri de trombin serum. Bunlar iki farklı tüple elde ediliyor. PRP tüpünde kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde bulunuyor. Diğer tüpte ise aksine kanın pıhtılaşmasını sağlayarak bu trombositlerin dolgu maddesi gibi kullanılmasını sağlayan trombin var. Bu ikisi bir arada kullanıldığında deride yenileyici etki daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.
    Yani kendi kanınızdan dolgu maddesi yapılıyor ve, yüzdeki temel kıvrımlara ve ince çizgilere uygulanıyor.

    Hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri 6-8 ay kadar dayanır. Dolgulu PRP hem kendi kanınızdan üretilir hem de doldurulan bölgedeki deri yaşlanmasına karşı geri sayım başlatan biyolojik bir süreci tetikler! Yani sadece doldurmaz aynı zamanda savunması zayıflamış, zamanın veya çevrenin yıpratıcı etkilerine karşı savaşmada yenik düşmüş bölgeye destek göndermiş olur.

    2. PRP bir tür kök hücre tedavisi midir?

    PRP bir kök hücre tedavisi değildir. Ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositlerin içindeki büyüme faktörleri deri hücrelerine fibroblast üretme mesajını ileten birer uyarandır. Fibroblastlar da kolajen ve elastin üretmek için anahtar niteliğindeki yapılardır. Dolayısıyla Regenkit PRP bütün bu süreci başlatan trombosit sayısını çoğaltarak dolaylı olarak kök hücreler ile çalışır, çünkü dolgu uygulaması sonrasında deride oluşan fibrin ağları ortamdaki kök hücreleri de kendi yapısında toplar. Ayrıca son yıllarda plastik cerrahlar yağ enjeksiyonu ameliyatları sırasında hastadan alınan kanla elde edilen PRP’ yı hastadan alınan yağ içine karıştırarak yağ enjeksiyonu uygulamasına başlamışlardır. Bu verilen yağın tutma olasılığını arttırmaktadır. Yine karın germe, yüz germe, meme dikleştirme ve küçültme gibi ameliyatlarda operasyon alanına ve insizyon hattına PRP uygulaması yapılması kanama, kötü yara iyileşmesi vb problemleri azaltmaktadır.

    3.PRP’nin herhangi bir yan etkisi ya da enfeksiyon riski var mı?

    Şayet doğru kit kullanılırsa (Regenkit) hiçbir riski ve yan etkisi yoktur. Çünkü Regenkit her seans için tek kullanımlık enjeksiyon ve tüp içeren bir kittir. Son derece güvenlidir. Yan etkisi de olamaz çünkü sizden alınan size, sadece size fazlasıyla geri verilmektedir.

    4.PRP’nin gözle görülen sonuçları nelerdir?

    Cilt daha parlak ve canlı görünür. Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar, göz altı bölgesi torbalanmalar ve mor renk değişikliklerinde düzelme olur. İnce çizgiler yumuşar. İnsanlar “Çok genç görünüyorsun. Estetik ameliyat mı yaptırdın?” diye sorabilirler. Oysaki son derece doğal bir yöntem olan PRP sadece zaten sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri verir. Bu da cildinizin savunma mekanizmasıdır. Bir güzel tarafı da PRP’nin etkileri uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülür. Yüze yaptırdığınızda saçlarınız da canlanır örneğin.

    5. PRP uygulamalarında nasıl bir protokol izleniyor? Sonuç almak için kaç seans yaptırmak gerekir ?

    Mezoterapi ile uygulanan uygulamalı PRP 15’er günlük aralarla 3-4 seans yapılır. 8-10 ay sonra 3-4 seanslık bir kür daha yapılır. Dolgu ve mezoterapinin bir arada uygulandığı bir başka protokol de var, burada da PRP 21-28 gün arayla 3 seans uygulanır. Altı ay sonra doktor hastasını kontrol eder. Şayet hasta menopoz dönemindeyse ya da sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkları varsa doktor 1 kür daha yapmaya gerek duyabilir. Kişi kendine iyi bakıyorsa, sağlığına dikkat ediyor, cildini UV ışınlarından koruyor ise 2.kür için 1 hatta duruma göre 2 yıl beklenir.

    Aslına bakarsanız sadece PRP değil genel olarak neşterli ve neştersiz estetik uygulamalarına Kore ve Çin’de büyük ilgi var. Çünkü bu ülkelerdeki kadınlarda genç görünme ve genç kalma konusu takıntı haline gelmiş durumda. Japonya, Kore ve Filipin’de de kadınlar bu tür uygulamalara çok ilgi gösteriyorlar.

    Kadınlar Külübü Özel Röportaj

  • PRP – Platelet Rich Plasma

    PRP - Platelet Rich Plasma | 9PRP nedir?

    PRP, “Platelet Rich Plasma- platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma”nın (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

    Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?
    PRP uygulamalarının birçoğu RegenLab adıyla bilinen biyoteknoloji
    firması tarafından üretilmiş uygulama kitleri aracılığıyla hekimler tarafından yapılmaktadır. Uygulamalarda PRP ile hazırlanan maskeler kullanılabildiği gibi mezoterapi ve volüm artırıcı tedavilerde de PRP kullanılabilmektedir.

    En genel tanımla estetik tıpta PRP yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde;

    1. Lazer / peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak,
    2. Deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazandırılmasını
    sağlamak,
    3. İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak,
    4. Saç dökülmesinde tek başına kullanmak veya diğer tedavi seçeneklerinin etkisini güçlendirmek gibi amaçlarla ve yukarıda belirtilen alanlar dışında pek çok alanda başarıyla uygulanmaktadır.

    PRP uygulamasında amaç nedir?

    Plateletler – veya diğer adıyla trombositler—vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan “büyüme faktörlerini” yapısında barındıran kan bileşenleridir.

    Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir, böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

    Derinin gençleşmesi ile yara iyileşmesi arasındaki ilişki

    Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimize limitleri belli, hafif bir hasar verir ve bu hasarı derimizi hızla iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanırız, bu hasar sonrasında büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlar. Dermokozmetik ürünler de benzer şekilde derimizi yeniden yapılandıran maddelerin veya sentetik olarak elde edilmiş büyüme faktörlerinin bir iyileşme süreci başlatmasını sağlarlar.

    Derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır, bu nedenle plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

    Hangi alanlarda uygulanmaktadır?

    PRP uygulaması hücresel tedavinin uygulama alanlarından yalnızca biridir.

    Yeni bir yöntem değildir; dental (diş) implantlarla başlayan uygulama alanları; Estetik tıp,
    ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda hızla yayılmaktadır.

    Yakın bir gelecekte kronik ağrı tedavisinde, tendon hasarlarında,
    romatizmal yakınmalarda PRP kullanımına ait çok sayıda bilimsel çalışmanın yayınlanması beklenmektedir.

    Sık Sorulan Sorular

    PRP denilen uygulama kök hücre tedavisi midir?

    Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelmektedir. PRP uygulamasında ise hasar gören bir yapının onarımı için onarım uyarıcı süreçlerin hızlı biçimde devreye sokulması söz konusudur. İki uygulama bu anlamda birbirinden farklıdır.

    Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?

    PRP uygulaması “otolog” dur, yani hastanın kendi kanı yine kendisine verilmektedir, dolayısıyla HIV, hepatit gibi herhangi bir bulaşıcı hastalığın bir başka kişiye bulaşması söz konusu değildir, kullanılan materyale hastanın kendi kanının dışında bir şey eklenmediği için bu uygulama güvenilir olarak değerlendirilebilir.

    PRP elde etmek için alınan kana herhangi bir şey karışamaz mı?

    Karışamaz.Kan tamamen kapalı ve steril tüplerin içine alınmaktadır, herhangi bir bulaşma riski yoktur.

    Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?

    Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp ( 16-23 ml) kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri (trombositler) ayrıştırılır. Böylece plateletler kitteki tüpün içersinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deri altına uygulanır ve deriyi gençleştirici özelliği uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

    Regenkit ile dolgu uygulaması

    Bu tedavinin uygulanması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerekiyor mu?

    Toplamda yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır.

    Plateletler bizim kanımızda serbest halde dolaştığına göre neden yaşlanan dokuya kendiliklerinden gidip bu süreci başlatmıyorlar?

    Aslında bunu belirli ölçüde yaparlar ancak genel olarak yaşlanmakta olan bir bedende tetikleme yeterince etkili olmaz. Bu nedenle plateletler özellikle yoğunlaştırılıp hedeflenen dokulara; yüze, boyuna, ellere ve diğer alanlara uygulanır.

    Plateletleri yoğunlaştırmak için tek bir yöntem mi var?

    Plateletlerin yoğunlaştırılarak yüksek yoğunluklu bir jel (PRP) elde etmek teknik olanaklarla ilgili bir konudur. Ancak plateletlerin bu zenginleştirme—yoğunlaştırma sırasında herhangi bir biçimde hasar görmemesi gerekir. Ayrıca bu zenginleştirme—yoğunlaştırmanın belli ölçülerde olması gerekir. Örneğin aşırı zenginleştirilmiş bir platelet jeli işe yaramayacaktır. Bir hastadan elde edilen kan ürününü aynı hastaya geri vermek için etkinlik ve güvenilirliği onaylanmış ürün ve yöntemler kullanılmalıdır. RegenLab ürünleri bu alanda etkinlik ve güvenilirlik testleri yapılmış, tüm dünyada kullanılmakta olan ürünlerdir.

    Bu plateletlerin mutlaka enjekte edilmesi mi gerekir?

    PRP mezoterapi veya dolgu yöntemiyle deri altına verilebildiği gibi bir maske yardımıyla da uygulanabilir, ayrıca, PRP’yi özel bir kremin içine karıştırıp uygulamak da mümkündür.

    Maske de mezoterapi yöntemi kadar gençleştirici bir etki sağlıyor mu?

    Sağlar. Uygulanan materyal (PRP) tamamen doğal, derinin zaten tanıdığı, etkilendiği, risk taşımayan bir materyaldir. Deriye ne yolla verilirse verilsin etkisini gösterecektir. Ayrıca PRP sadece gençleştirmede değil iyileşmeyen yaralarda, açık yaralarda, çene implantlarında ve benzer birçok alanda da kullanılabilir.

    Uygulanacak plateletin belli bir dozu var mıdır? Ne kadar platelete ihtiyaç duyulur? Ne kadarı uygulanır?
    Önceden hazırlanmış
    kağıt maskelerin RegenLab PRP
    ile hazırlandıktan sonra uygulanması

    Burada doz aşımı gibi bir problem yoktur. Elde edilen plateletlerin stamamı kullanılabilir. Genelde bir mezoterapi kiti ile toplam
    8 mililitre PRP elde edilebilir. Bu da yüz, boyun, dekolte bölgesi, kolların dışı, bacakların iç kısmı gibi alanların tamamında tedavi uygulamak için yeterlidir.

    Platelet uygulamasının etkisi ne zaman görülür?

    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur, ancak bir kürden, yani 3 veya 4 uygulamadan sonra kalıcı bir gençlik etkisi daha belirgin bir hale gelir.

    Etkinin tam olarak sağlanması için bir kürü tamamlamak mı gerekir?

    Evet.. Bir kür (3 uygulama) tamamlandıktan sonra kalıcı bir ışıltı, bir toparlanma ortaya çıkar.

    Bir kür ile elde edilen olumlu sonuçlarda tamamen kaybolur mu?

    Kaybolmaz, ancak her 10-12 ayda bir tekrarlanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Bu yüzden bu kürler gerek duyuldukça tekrarlanmalıdır.

    Platelet tedavisinin en önemli avantajı nedir?

    Elde edilen gençleştirici etkinin dolgu ve benzer uygulamalarda elde edilen etkiler gibi sadece belirli alanlara yoğunlaşmış olmaması, derinin daha büyük bir bölümüne yayılması ve daha kalıcı olmasıdır. Diğer yöntemlerle sağlanan olumlu sonuçlar belli bir süre devam eder, ancak PRP ile elde edilen olumlu sonuçlar tamamen kullanana aittir. Kaybolup gitmez.

    Bu uygulamada istenmeyen etkiler söz konusu mudur?

    Hastaya kendi kanından yani “otolog” bir materyal verilmektedir. Yapılan işlem basitçe yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktır. İstenmeyen bir etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür.

    PRP uygulaması acı verici midir?

    PRP uygulaması enjeksiyonla yapılır. Kan alınması esnasında duyulan rahatsızlıktan daha büyük boyutta bir acı hissi beklenmez. PRP ile mezoterapi uygulaması çoğunlukla derinin 1,5 mm altına yapılır, deriye hacim kazandırmak içinse daha derin uygulama yapmak gerekir, ancak bu uygulamalarda dışarıdan sürülen anestezik kremler acı hissini engeller.

    PRP uygulamasının yapılmasında sakınca olan kişiler var mı?

    Evet. Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, kanser hastalarında bu uygulama yapılamamaktadır.

    PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?

    Uygulama birçok beklentiyi karşılayacak üstün özelliklere sahiptir. Çünkü

    * Uzun etkilidir,
    * Yeniden canlandırıcı / yapılandırıcıdır,
    * Kolay ve güvenli biçimde uygulanır,
    * Yalnızca yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler.
    * Kırışıklıkların ve çizgillerin giderilmesini deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek sağlar.
    * İlk uygulamadan sonra ortaya çıkan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafif bir gerileme gösterebilir, bunun için ardışık birkaç uygulama yapmak ve genleştirici etkinin yığılmasını sağlamak gerekir.
    * Ortalama olarak 3 uygulamadan oluşan kürler her 10-12 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.

    -alıntıdır-