Etiket: çevresel faktörler

  • Cilt kırışıklıkları için maske tarifi

    Cilt kırışıklıkları için maske tarifi

    Cilt kırışıklıkları için uygulayabileceğiniz bu maske ile yüzdeki çöküntüleri ortadan kaldırabilirsiniz.

    Gerekli Malzemeler
    Civan perçemi çiçeği, Saf su Yarım fincan limon suyu Bir çorba kaşığı zeytinyağı Bir tatlı kaşığı süzülmüş bal Çırpılmış yumurta sarısı.

    Hazırlanışı
    Civan perçemi çiçeği, saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı kaşığı süzülmüs bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile birlikte iyice karıştırılır.

    Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir.

    Faydaları
    Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağlayan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra yıkanır ve cilt gül suyu ile temizlenir.

  • Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için

    Cilt kırışıkları, herhangi bir hastalık belirtisi değil, bir yaşlanma belirtisidir. Ancak kırışıklığın oluşum süreci yavaşlatılabilir.

    Ciltte oluşan kırışıklıkların başlıca nedeni, derinin giderek kuruması ve yaşlanma süreci içinde deride albümin birikimleri oluşmasıdır.

    Yanlış cilt bakımı, fazla güneş ışını, yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, nikotin ve alkol de kırışıklıkların oluşmasını destekleyen faktörlerdir. Ayrıca, radikal diyet kürleri de cilt kırışıklıklarına yol açabilir.

    Özellikle bilmemiz gereken konulardan biri, güneş ışınlarına uzun sure maruz kalmayın.

    Ciltte Oluşacak Çizgi ve Kırışıklıkları Engellemek için;

    * Günde en az 8-10 bardak su için.

    * Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun.

    * Alkol ve kafein tüketmekten kaçının.

    * Aşırı makyaj ve kozmetik kullanımını en aza indirgeyin.

    * Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin.

    * Düzenli spor yapın.

    * Florlu sulardan içmeyin.

    * Sauna cildinizdeki toksinleri atmanız için etkilidir.

    * C ve E vitamini içeren kremler kullanın.

    * Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın.

    * Demir yönünden zengin gıdalar tüketin. Kabak, susam çekirdeği, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üzüm, yulaf ve mercimek temel beslenmenizde bulunsun.

    * C vitamini içeren gıdalar tüketin. Guava, kırmızı biber, portakal, greyfurt, limon, narenciyeler, kavun ve domates gibi.

    * İçeriğinde mineraller içeren mantar, ciğer, somon balığı, arpa ve muz gibi besinleri tüketin.

    * Magnezyum içeriği zengin, badem, soya lesitin, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde E vitamini zengin, fıstık, ayçiçek çekirdeği, brokoli, ıspanak tüketin.

    * A vitamini açısından zengin, yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tuna, tavuk eti vs. tüketin.

    * Bol sebze ve meyve tüketmeli, mümkün olduğu kadar aşırı stresten uzak kalmalı, spor yapmayı ihmal etmemeli ve yaşamayı çok sevmeliyiz.

    * Düzenli olarak süngerle cildimizi fırçalamak ya da keselemek, üstteki ölü deriyi atıp kan dolaşımınızı hızlandırmamıza yardımcı olur.

    * Sağlığınıza özen gösterin.

  • Genç ve sağlıklı kalmada beslenmenin rolü

    Yaşlanma sürecinde kalıtım, çevresel faktörler ve yaşam şekli önemli rol oynuyor. Çevresel faktörler ve yaşam şekli bu sürecin neredeyse yüzde 70’ini etkiliyor.

    Bunun oldukça yüksek bir oran olduğunu söyleyen Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu, “kalıtımsal özellikleri henüz kontrol edemediğimize göre çevresel faktörleri ve yaşam tarzını kontrol ederek genç kalmayı veya sağlıklı yaşlanmayı sağlamak mümkün olabilir” diyor.

    Buradaki en önemli kontrol basamaklarından birinin beslenme davranışı olduğunu vurgulayan Aytulu şöyle devam ediyor:

    VİTAMİN VE MİNERALLERİN ROLÜ ÖNEMLİ

    Beslenmenin çeşitlendirilmesi, tek gıdaya yönelmemek gibi beslenme davranışları vitamin ve minerallerin yeterli alınabilmesi için önemlidir. Eğer bazı gıda grupları uzun süreli olarak tüketilmiyorsa, bu gıdaların içerdiği bazı vitamin ve mineraller yeterli alınmıyor demektir. Örneğin; süt ve süt ürünleri içinde yer alan peynir, yoğurt, ayran, dondurma, sütlü tatlılar gibi gıdaların hiçbiri uzun süredir tüketilmiyorsa kalsiyum minerali yönünden eksik besleniliyor demektir. Bu durumda kalsiyum yerine getirmesi gereken görevlerini yapamayacak ve metabolizmada bazı eksiklikler oluşacaktır.

    Araştırmalar bazı vitaminlerin yaşlanma sürecini yavaşlattığını ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor. Antioksidan olarak adlandırdığımız bu öğeler hücrelere serbest radikallerin zarar vermesine engel olurlar. Her insanın vücudu ve her hücre serbest radikallerle karşı karşıya kalabilir ve bu maddeler hücrenin zarar görmesine neden olur. Bu durum hastalıklara yakalanma riskini arttıracak ve erken yaşlanmaya sebep olacaktır.

    Bu nedenle gıdalarla yeterince antioksidan almak veya gıdalarla karşılanamadığı durumlarda destek ürünlerle eksiklikleri karşılamak yaşlanmaya ve hastalıklara karşı koruyucu olacaktır. Ancak bu ürünlerin gereksiz yere veya fazla kullanımının da ters etkilerinin olabileceğini hatırlatmak gerekir. Antioksidan etki gösteren vitaminlerin içinde A, C ve E vitaminleri yer alır.

    A vitamininin en iyi kaynakları süt, koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, ıspanak sayılabilir. C vitamini ise en çok turunçgiller, çilek, brokoli, lahana, maydonoz ve birçok meyve ve sebzede bulunur. E vitamini kaynakları ise bitkisel yağlar, ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişlerdir.

    Antioksidan ihtiyacını karşılamak için pratik olarak her gün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Ancak bu sebze ve meyvelerin toplanmasından itibaren kısa süre içinde ve çiğ olarak tüketilmesi antioksidanların etkisinin azalmaması için gereklidir. Beslenmeyle birlikte bu gıdaları alırken aynı zamanda yaşam tarzı değişiklikleri de yapmak gerekiyor. Eğer sigara ve alkol kullanmaya devam ediyor, egzersizi hala hayatınızda bulundurmuyorsanız daha sağlıklı yaşlanmak için yeterince çaba göstermiyorsunuz demektir.

    HASTALIKLARDA ETKİLİ BİLEŞENLERİ İÇEREN GIDALAR

    Fitoöstrojenler: Soya ürünleri, kurubaklagiller, çekirdekli üzüm
    Beta karoten, Likopen: Domates, havuç, ıspanak
    Kateşinler: Siyah ve yeşil çay

    GENÇ VE SAĞLIKLI KALMAK İÇİN…

    Hergün 5 porsiyon meyve ve sebze yiyin. Bunun bir kısmını taze ve çiğ olarak tüketin,Günlük beslenmenizde daha az yağ kullanmak koşuluyla az miktarda badem, ceviz, fındık tüketin. Ancak aşırıya kaçmanız halinde kilo alabileceğinizi unutmayın,Kızartılmış ve kavrulmuş gıdalardan uzak durun,Günde 2-2,5 litre su tüketin,Haftada 2 kez balık tüketmeye çalışın,Rafine edilmiş gıdalar yerine tam tahıl ürünlerini tercih edin. Yani kurubaklagil, tam tahıllı ekmekler, kabuğu soyulmamış pirinç gibi.

    NtvmsnbcLogoSmall