Etiket: çalışan kadın

  • Çalışan kadınlar için makyaj önerileri

    Çalışan kadınlar için makyaj önerileri

    İş yerine tam saatinde varabilmek için neler çektiklerinizin farkındayız. Saatin sesiyle fırla, aceleyle giyin, trafiğe gir… Peki güzel ve hoş görünmek için ihtiyacınız olan o zamanı nasıl yaratabilirsiniz? Aslında bu o kadar da zor değil. Tek yapmanız gereken, vakit kazandıran yollarımızı okumak. Böylece, yarın sabah biraz daha zamanınız olabilir…

    Çalışan kadınlar için makyaj önerileri

    STICK FONDÖTEN HAYAT KURTARIR

    Stick fondötenler, kızarıklıkları ve sivilceleri kapatmak için kullanılabilecek en pratik makyaj malzemeleridir. Ten renginize tıpatıp uyan bir stick fondöten sürerseniz, aceleyle hata yapsanız bile fark edilmez.

    KUSURSUZ KAŞLAR

    Kusursuz kaşlar makyajsız bir yüzde bile büyük fark yaratır. Parmağınıza aldığınız bir parça şeffaf dudak parlatıcısıyla kaşlarınızı düzeltin. Böylece kaşlarınız gün boyunca düzgün görünecektir.

    CİLDİNİZ IŞIL IŞIL OLSUN

    Uykuda geçen vakti de güzelliğiniz için kullanabilirsiniz.Yatmadan önce retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz ışıl ışıl görünecektir. Cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü salisilik asit içeren bir temizleyiciyle yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin. Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun. Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Hem birbirlerine dolaşmazlar, hem de son derece düzgün dalgalarınız olur. Parlaklık veren bir serumla son noktayı koyun. İpek ve saten yastık kılıfları kullanırsanız fönünüz daha uzun süre dayanır. Yüzünüzde oluşan yastık izlerinden kurtulmanız da cabası.

    FAR VE EYELINER KULLANMIYORSANIZ…

    Far veya eyeliner kullanmıyorsanız, kirpiklerinize üç kat siyah ya da koyu kahverengi rimel sürmek yüzünüze anında canlılık katacaktır.

    BAHANELERE SON!

    ‘Dudaklarımı boyadığım için geç kaldım’ bahanesine son! Renkli dudak nemlendiricisi veya parlatıcı ile saniyeler içinde hazırsınız. Hiç makyaj yapmasanız bile koyu renk ruj sürerek durumu kurtarabilirsiniz. Kırmızı ve bordo tonlarında bir ruj, en yalın halinizle bile makyajlı görünmenizi sağlar.

    OJE DE SÜREBİLİRSİNİZ

    Biliyoruz, hiçbirinizin oje sürüp de kurumasını bekleyecek vakti yok. Oysa doğru dürüst bir manikür için en az 15 dakikaya (ayaklarla birlikte en az 30 dakikaya) ihtiyacınız var. Neyse ki, tırnaklarınız çok daha kısa sürede insan içine çıkacak görünüme kavuşabilir. Önce tırnaklarınızın içini temizleyin ve tırnak diplerinize bir parça krem sürün. Koyu renk oje her türlü kusuru gösterir. Vaktiniz darsa, şeffaf ve renksiz bir tırnak parlatıcısı veya açık pembe oje sürün. Hangi rengi tercih ederseniz edin tek kattan fazla sürmeyin, aksi halde ojeniz daha zor kurur. Ellerinizi yaklaşık 30 saniye boyunca buz gibi suya sokmanız da kuruma işlemini hızlandıracaktır.

    PRATİK FİKİR!

    Saç yıkamak zincirleme reaksiyona benzer; şampuan, nemlendirici, fön, parlaklık veren serum… Eh, tüm bunlar da sabahları minimum 45 dakikayı gözden çıkarmanız demektir. Bu arada unutmayın, saç yıkandıktan bir gün sonra daha güzel görünür. Görünmüyor mu? O halde işte başvurmanız gereken hileler… Saçınızı daha dün sabah yıkamıştınız, ama sigara ve yemek kokuları üzerine yapışıp kaldı. Merak etmeyin, sizi şampuanlama derdinden kurtaracak çok özel ürünler var. Bir tüyo daha; saçınızın sadece görünen kısımlarını ve kâküllerinizi yıkayıp kurutursanız, saçınızın tümü kısa yoldan temiz görünür. Haftada iki kez kuaförde fön çektirmek; çalışan kadın için tam bir kurtarıcıdır. Saçlarınızın kirlenme süresine bağlı olarak,en az iki gün boyunca “Saçım bugün nasıl görünüyor?” stresi yaşamadan evden fırlayabilirsiniz.

    KİRPİK KIVIRICI KULLANIN

    Vaktiniz ne kadar kısıtlı olursa olsun kirpik kıvırıcı kullanmayı ihmal etmeyin. Saniyeler içinde gözleriniz daha büyük, kirpikleriniz daha uzun görünecektir.

  • Çalışan kadınların giymemesi gerekenler

    Çalışan kadınların giymemesi gerekenler

    Ofise giderken ne giymeli, hangi tarzlar tercih edilmeli diye hep konuştuk durduk. Şimdi sıra yapılmaması gerekenlerde.

    İşe giderken giyeceklerimiz asırlardır kafamızı meşgul eder durur. Çalışan kadının gardırobu, günlük ve ofis stili olarak ikiye ayrılır. Çünkü normalde içinde rahat ettiğimiz ama işe giderken giyemeyeceğiz birçok parça mevcuttur.

    Göbeği açıkta bırakan üstler

    Yüksek belli etekler ya da pantolonlarla muhteşem bir uyum yakalayan kısa üstler, bir iş yeri için en uygun olmayan giysilerin başında geliyor.

    Straples üstler, elbiseler

    Arkadaşlarınızla hafta sonu gezmesine çıkmışsınız izlenimi uyandıran askısız üstleri, iş ortamında giymemenizi öneririz. Sokağa çıkarken düşünmeden giymeniz gayet doğal; ama straples iş yeriniz için pek uygun bir seçim olamayacaktır.

    Derin göğüs dekoltesi

    Beğendiğiniz noktalarınızı ön plana çıkarma isteğinizi anlayışla karşılayabiliriz; ama iddialı bir göğüs dekoltesiyle işe gitmeniz pek uygun olmayacaktır.

    İncecik askılı bluzlar, elbiseler

    Sütyen askısından daha ince olan bu askılar, iş ortamı için değil ancak deniz kenarı için ideal olabilir.

    Evden pijamalarınızla çıkmışsınız ya da oradan plaja gidecekmiş gibi görünmemek için askılarınızın biraz daha kalın olmasına özen gösterin.

    Parmak arası terlikler

    Yaz aylarında ayaklarınızı ayakkabıların içine hapsetmeye gönlünüzün el vermediğini biliyoruz. Ama ne yazık ki bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok; işe giderken parmak arası terlik giyilmez.

    Şık sandaletler böyle durumlarda işinizi görecektir; böylece hem ayaklarınız terlemez hem de iş ortamına uygun bir görüntü yakalayabilirsiniz.

    Transparan bluzlar

    Son birkaç sezondur sağımız solumuz önümüz arkamız transparan; farkındayız. Üstelik oldukça da şık bluzlar var, ama işe giderken dekoltenin dozunu iyi ayarlamak gerekiyor.

    Transparan bluzunuzun içinden görünen sütyen, iş ortamına uygun olmayacaktır. Eğer yine de ısrarlıysanız, transparan bluzlarınızın ya da gömleklerinizin içine giyeceğiniz askılı bir atlet işinizi görecektir.

    Mini etek

    İş yerine giderken mini etek giymeyin demiyoruz; ama mutlaka mininizin dozunu iyi ayarlayın. Yokmuş hissi uyandıran miniler çalışma ortamında hem rahat olmanızı engelleyecek hem de fazla göze batmanıza neden olacaktır.

  • Bakımlı Tırnaklar İçin Günde 15 Dakika

    Bakımlı Tırnaklar İçin Günde 15 Dakika

    Biliyoruz, hiçbirinizin oje sürüp de kurumasını bekleyecek vakti yok. Oysa doğru dürüst bir manikür için en az 15 dakikaya ihtiyacınız var. Neyse ki, tırnaklarınız çok daha kısa sürede insan içine çıkacak görünüme kavuşabilir.

    -Önce tırnaklarınızın içini temizleyin ve tırnak diplerinize bir parça krem sürün. Koyu renk oje her türlü kusuru gösterir. Vaktiniz darsa, şeffaf ve renksiz bir tırnak parlatıcısı veya açık pembe oje sürün.

    -Hangi rengi tercih ederseniz edin tek kattan fazla sürmeyin, aksi halde ojeniz daha zor kurur. Ellerinizi yaklaşık 30 saniye boyunca buz gibi suya sokmanız da kuruma işlemini hızlandıracaktır.

    -Çalışan kadının her an her şeye hazır olması lazım. Mesela manikür sırasında sürdükleri o nefis bordo ojenin sabah uyandığınızda korkunç göründüğünü fark ettiniz. Bazı yerleri çıkmış, çatlamış, Üstelik evde aseton da kalmamış! Panik yok, herhangi bir ojeyi tek kat halinde sürüp hemen silerseniz, altta kalan bordo oje de çıkacaktır.

    -Ojesiz tırnaklar da çekici görünebilir. Yumuşak bir tırnak törpüsüyle tırnaklarınızın üstünü törpülerseniz, birkaç gün boyunca üzerlerinde şeffaf oje varmış gibi görüneceklerdir. Ama dikkat, bu işlemi haftada birden fazla yapmak tırnaklarınıza zarar verir.

  • Evlilikle İlgili Bu Araştırma Şaşırttı

    Evlilikle İlgili Bu Araştırma Şaşırttı

    Artık eşinizden ev işlerini sizinle paylaşması konusunda yardım istemeden önce durup bir kez daha düşünmeniz gerekebilir. Zira, Norveç’te gerçekleştirilen bir araştırmaya göre ev işlerini karı-kocanın birlikte üstlendikleri evliliklerin boşanma ile sonuçlanma ihtimali, ev işlerini sadece/çoğunlukla kadının üstlendiği evliliklere göre tam %50 daha fazla!

    Şaşırtıcı sonuçları olan bu ilginç araştırmayı yürüten uzmanlara göre bu oran, günümüzdeki evlilik müessesesine bakış açısının değişmesi, evliliğin eski zamanlara göre daha az kutsal sayılmasından kaynaklanıyor olabilir…

    Ev işlerinin eşler arasında paylaşıldığı modern evliliklerde kadınlar çoğunlukla bir işe,kariyere sahip ve ekonomik özgürlükleri kendi başlarına yaşayabilmeye de müsait. Maddi açıdan eşine bağımlı olmadıklarından, boşanmaları halinde yola tek başlarına da rahatlıkla devam edebilirler.

    İşleri bölüşmeyen, sorumlulukların net çizgilerle belirli olduğu ve birinin diğerine göre daha baskın hareket ettiği evliliklerde ise boşanma oranları daha düşük. Yani, kadın maddi açıdan eşine bağlı ve boşanma fikrini aklına en son getirmekte…

    Erkek de ev işlerine yardımcı olmadığında evlilikleri açısından çok da değişen bir şey olmayacağını düşündüğünden ve kendi başına yaşıyor olduğunda kadının bu toparlayıcı özelliğinden faydalanamayacağına kanaat getirdiğinden boşanmayı pek düşünmüyor… Ayrıca, benzer bir düşünce yapısı da çalışan kadın ve evde oturan erkek arasındaki evlilik ilişkilerinde de daha fazla gelişmeye başladı desek, bu araştırmanın verileri ışığında pek de yanılmış sayılmayız…

  • Sağlıklı bir evlilik yaşantısı için neler yapılmalı?

    Sağlıklı bir evlilik yaşantısı için neler yapılmalı?

    Türkiye’de son yıllarda artan boşanmalar korkutuyor. Peki uzun süren evlilikler için neler yapmalı?

    Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzman Nörolog Mehmet Yavuz’a göre; 4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evlilik; kimilerinin rüyasıyken kimilerinin de kâbusu olabiliyor. Çoğunluk için gereklilik olan bu kurum, bazı çiftleri zamanla yoruyor ve evlilik hüsranla sonuçlanabiliyor. Günümüzde çiftlerin ilk bahanesi ‘şiddetli geçimsizlik’ olsa da, bireyleri mutsuzluğa sürükleyen faktörlerin başında; kendileriyle barışık olmamaları ve kendi kapasitelerinin çok üstünde beklentileri olmasından kaynaklanıyor.

    İyi tanıyın!

    İlk 1 yıl, daha sonraki 6 yıl ve evliliğin 20. yılı… Ani evliliklerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanma riskinin daha fazla olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, aniden evlenenlerin birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanıdığını ve uyumlu olmamaları halinde ilk 1 yıl içinde boşandıklarını vurguladı. Ayrıca, görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp evlenenlerin ilişkileri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabiliyor. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabuluculuk yapmasının önemli bir faktör olduğunu belirten Dr. Mehmet Yavuz, 20. yıldan sonra boşanmalarda görücü usulü evlilik ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir farkın olmadığını da bizlere hatırlatıyor.

    Mutlu evlilikler için bazı ipuçları

    Bilimsel bir araştırmada, her 100 kişiye hiç kıpırdamadan karşı cinsten birisine bakmaları isteniyor, sonuç ise şaşırtıcı… Birbirlerinin yüzlerine bakan çiftlerden bazıları aşık olup evlenmeye karar veriyor. Dr. Mehmet Yavuz’a göre; tıpkı bu araştırmalarda olduğu gibi çiftlere her gün en az 5 dakika birbirlerinin yüzlerine bakmalarını öneriyor.

    Boşanmayı önleyen davranışlar

    Karşılıklı empati de evliliğin yürütülmesinde önemli bir faktördür. Psikolojide ‘kendini gerçekleştiren ön kabul’ yasasına değinen Dr. Mehmet Yavuz, bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasanın kendini geliştirmeye başladığını söylüyor. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanıyor. Boşanmayı önleyen bilimsel formüller için tıklayın…

    Sağlıklı bir evlilik yaşantısı için neler yapılmalı?

    -Elinizdekilerin değerini bilin
    -Sağlığınızın, ailenizin, çocuklarınızın, dostlarınızın değerini bilin. Eşinizle ortak arkadaşlıklar kurun.
    -Mutluluğunuz için araya hedefler koymayın
    -Kendinize ev, araba alınca, çocuk olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız gibi hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil, uzun bir yolculuktur.
    -Her eleştiriye kulak vermeyin
    -Çevrenizdeki insanların eleştirilerine ve önerilerine göre yaşarsanız, kendiniz için yaşayamazsınız. Hatalara duyarlı olmayın: Hatalar, tekrarlanmadıkça görmezden gelinmelidir. Gördüğünüz şeyi söylemezseniz hafızanızdan uçup gider, söylerseniz hafızanızda yer eder. Her olumsuzluğu söze dökmeyin.
    -Evliliğinize zaman ayırın
    -Çiftler, akşam yemeklerini birlikte yemeye gayret göstermeli, pazar sabahları hep beraber uzun kahvaltı keyifleri yapmalıdır. Ayda birkaç kez konsere, sinemaya, tiyatroya bu da olmazsa pikniğe gidilmeli, seyahatlerden eşlere hediyelerle dönülmelidir.
    -Başkalarına yardım edin
    -Yardıma muhtaç insanlara birlikte destek olmaya çalışmak, birliktelik duygusunu pekiştirir. Bu da beraberliğe takım ruhu kazandırarak ilişkinin doğru çizgide ilerlemesini sağlar.
    -Yalnızlık bir tercih olmasın

    Dünya’da yalnız yaşayanların sayısı, 1996’da 153 milyon iken, 2011 yılında ise; 277 milyona yükselmiştir. Yapılan araştırmalara göre, Dünya’da son 15 yılda yalnız yaşayanların sayısı % 55 arttı ve insanlar evlenmekten şu an olduğumuz zaman itibariyle eskisinden daha fazla korkuyorlar.

    Çalışan kadın boşanıyor

    Uzman Dr. Mehmet Yavuz’a göre; eşlerden her ikisinin de çalışıyor olması, evliliği boşanmaya götüren nedenlerden biri. Çalışan kadına, ev işlerinde erkeğin yardımcı olmamasının yozlaşmayı artırdığı ve çalışan kadınların profesyonel alanda, evlerinde iki farklı role sahip olmasının yorucu olduğunu hatırlattı. Çalışan kadın evine vakit ayırdığı zaman kariyeri tehlikeye giriyor, kariyerine yöneldiğinde evini ihmal ediyor. İşine daha çok vakit ayırdığında, eşler bunu anlayışla karşılamayabiliyor. Tüm bu nedenler doğrultusunda çalışan kadınlarda çalışmayanlara göre 6 kat daha fazla boşanma vakası görüldüğünü belirten Dr. Mehmet Yavuz, bunda ekonomik özgürlüğün de payının büyük olduğunu dile getirdi.

    Tüm çiftler çeşitli zorlukları aşarak evlenme kararı alırken ilerleyen dönemlerde boşanacaklarını düşünmezler. İlerde boşanmamak için, her iki tarafında onarıcı ve bağışlayıcı olması evliliklerini saygı ve sevgi eşliğinde uzun bir süreçte yürütebileceklerine işaret ediyor. Dr. Yavuz, sorunlarıyla baş edemeyen çiftlerin bir uzman yardımına başvurmalarını öneriyor.

  • Ofis Makyajı Nasıl Yapılır?

    Ofis Makyajı Nasıl Yapılır?

    Makyaj artistleri ne kullandığınızdan çok nasıl uyguladığınızın önemli olduğunu belirtiyor. Günümüzde kadınların makyajı iş yerlerinde de oldukça önemli.. Palyaço gibi değil profesyonel anlamda makyaj yapmak en dikkat edilmesi gereken nokta.. Ofiste hangi ürünleri nasıl uygulamalısınız?

    Pürüzsüz görünün

    Fondöten, primer, kapatıcı ve pudra ofis makyajının vazgeçilmezleri..

    Eğer gözenekleri cildiniz varsa fondöten uygulamadan önce bir primer ya da kapatıcı ile gözenekleri kapatmalısınız. Kapatma işlemi fondötenin cildinizde daha uzun süre kalmasını sağlar.

    Yağlı bir cilde sahipseniz yağsız fondöten kullanın. Diğer ürünlerinde yağsız olmasına özen gösterin.

    Yağlı ciltler daha çok özen ister. İçerisinde su yosunu gibi içerikler yağ dengeleyiciler bulunan temizleyiciyle cildinizi silin ve ardından matlaştırıcı bir ürün kullandığınızda cildiniz makyaja hazır olur.

    Kuru cildiniz varsa cildinizin nemlenmesi için aşırı yağlı ürünleri seçmeyin. Bunun yerine içinde pırıltı bulunan primer kullanarak cildinizin ışıldamasını sağlayabilirsiniz. Nemlendiriciniz ise yağsız olmalı.

    Unutmayın, fondöten kapatıcı değildir.. Önce kapatıcı sonra fondöten uygulamalısınız. Kuru ciltler için parıltılı fondöten, gözenekli cildiniz varsa likit fondöten kullanmalısınız. Uygularken fırsa, sünger ya da parmaklarınızı kullanabilirsiniz. Sonrasında rahatlıkla pudra ponponuyla, şeffaf pudra uygulayabilirsiniz. Yanaklar, alın ve burun bölgesine ağırlıklı olarak uygulanabilir.

    Rahatlatıcı bakın

    Gri ve boz kahverengi gibi göz farları ideal.. Göz kapaklarınızı alkolsüz tonik ile temizleyin, kuruduktan sonra farı uygulayın. Farın gün boyu aynı etkiyi göstermesi için şeffaf pudra uygulayın. Siyah veya kahverengi maskara ile de kirpiklerinizi daha belirginleştirebilirsiniz.

    Yumuşak dudaklar

    Dudak makyajı öncesinde dudaklarınızı nemlendirin. İnce fırça ile ruju uygulayın. Doğal dudaklar için açık renkleri tercih edebilirsiniz. Rujdan sonra iki dudağınızın arasına peçete koyarak fazlalıkları alın. Sonrasında şeffaf pudrayı dudaklarınıza uygulayın

  • Ofiste güzel görünün

    Ofiste güzel görünün

    Günlük koşuşturmaca arasında zamanı değerli olan iş kadınlarına özel hızlı, zekice ve pratik güzellik önerileri.

    Dağılmış bir makyaj ve parlayan cilt en kolay toniğe batırılmış bir pamukla hafifçe silindiğinde kaybolur. Ardından makyajınızın üzerine transparan bir pudra sürün. Yol için pratik bir alternatif de cilt yüzeyindeki fazla yağı alan kurutma kağıtları. Kızarıklıklar ya da yorgunluğun oluşturduğu göz altı morlukları da kalem formundaki kapatıcılarla kolaylıkla yok edilebilir. Sivilcelerde ise antiseptik kapatıcılar kullanılması öneriliyor. Ve yorgun görünen cildi yeniden canlandırmanın en pratik yöntemi pembe tonlarındaki allıklar…

    Su geçirmeyen makyaj

    Yağmura yakalandınız ve maskaranız mı aktı? Siz hálá sudan, terden ve diğer dış etkenlerden göz makyajnızı koruyan maskaralardan kullanmıyor musunuz? Bu arada, makyaj çantanızda bir-iki kulak çubuğunu bulundurmayı ihmal etmeyin. Her türlü acil durumda kurtarıcınız olabilir.

    Parlak dudaklar

    Pembe tonlarında bir dudak parlatıcısı her zaman yanınızda olsun. Eğer güçlü tonları seviyorsanız, kırmızı sezonda da moda olduğu için tam size göre. Bu renk tüm meraklı gözleri de üzerinize çekecektir. Üstelik diğer detaylarıda ustalıkla gizlemenize yardımcı olur. Dudakların ön planda olduğu bir makyajda yüzün diğer bölümlerinde fazla renk kullanmamanız yerinde olacaktır. Ayrıca kırmızı dişlerinizi de daha beyaz gösterir.

    Mükemmel bakışlar

    Gözlerinize far sürmek için mutlaka bir far fırçası kullanın. Krem ya da köpük formundaki göz farları ise parmakla uygulanabilir. Yüzünüzü acilen renklendirmeniz gerekiyorsa ayna olmadan da makyajınızı yapabilecek kadar pratik olmalısınız.

    Pastel tonlar hem küçük hataları kapatır hem de renklerin fazla dağılmasını engelleyerek işinizi kolaylaştırır. Çok mu yorgunsunuz? O zaman yapmanız gereken ilk iş gözlerinizin içine beyaz göz kalemi çekmek olmalı. Eğer bilgisayardan gözleriniz kızarmışsa doğal içerikli dinlendirici göz damlaları gözlerinizi yeniden canlandırmak için ideal.

    Cilde enerji dokunuşu

    Sabahları günlük bakım kreminizin altına bir bakım serumu uygulamayı asla unutmayın. Bu uygulama cildinizin akşama kadar tazeliğini korumasına yardımcı olur. Ayrıca ürünlerin içeriğindeki küçük pırıltılı partiküller yüze enerji verir.

    Yolculuklarda güzellik

    Saatler süren uçak ya da otomobil yolculuklarında cildin ihtiyacı bakım kremlerinden çok nemlendiricilerdir. Böylelikle cildiniz kurumamış olur, rengini korur. Uzun, fönlü saçlar uçak yolculuğu sırasında yumuşak bir saç bandıyla hafifçe toplandığında formunu korur.

    Gergin bir şekilde yapılmış atkuyruğu saçlarda lastik izi bırakabilir. Ayrıca kuru kabin havası saçları hassaslaştırabilir. Ellerinizi kremledikten sonra saçlarınız da hafifçe gezdirin böylelikle elektriklenmiş saçlarınız yeniden yumuşak formuna geri dönecektir.

    İlgili konular ;

    1.İşyerinde nasıl bir makyaj kullanılmalı?
    2.Serbest cumada nasıl bir makyaj yapılabilir?
    3.İş yemekleri için nasıl makyaj yapılır?
    4.İşkadınları makyajlarının doğal görünmesini nasıl sağlayabilir?
    5.Kadınlar işyerinde kıyafetlerine uygun makyajı nasıl seçmeli?
    6.İşkadınları kısa zamanda makyajlarını nasıl tazeleyebilir?

  • Yeni mezun sendromu

    Yeni mezun sendromu

    Yeni mezun birinin her şeyden önce hayalleri vardır tutunduğu. Kampüs içindeki hayatla dışarıdaki hayatı benzer sayar, sanır ki gerçek “iş yaşamı”nı o zamana kadar okulda okutulan kitaplarda yeterince özümsemiş ve her şeyin bilincindedir. Fütursuzca bir özgüven içindedir, kolay değil sonuçta o koskoca bir “üniversite mezunu”dur artık ve hak ettiği firmada hak ettiği ücretle iş yaşamına ilk adımını atmalıdır. İşe önce kariyer sitelerinde cv’ sini hazırlamakla başlar. Bu dönemde hedefler çıtayı zorlayacak derecede yüksektir, beklentilerini kendi donanımının yeterliliğine ya da çeşitli zorlu virajlara sahip bu yeni ummanın gerekliliklerine bakmadan çoktan oluşturmuştur bile kafasında, yeni mezun… “Talep ettiğiniz ücret” kısmına gelince rakamlar önce 4 hanelilerden başlar, tabi ki de böyle olmalıdır dediğimiz gibi o koskoca bir “üniversite mezunu”dur.… Herkesin başvuru yapacağı, herkesin çalışabileceği kendince “vasat pozisyon” diye nitelendirdiği pozisyonlara asla başvurmaz. Kendisine göre o ya “yönetici adayı” ya da “…… sorumlusu”, “uzman yardımcısı” olmaya aday bir bireydir.

    Başvurular teker teker yapılır ve bekleme süreci böylece başlar. Aradan uzunca bir süre geçer ve hala başvurulardan her hangi bir ses çıkmamıştır. Günler, aylar ilerler; beraberinde umut da azalmıştır artık, egosunda yaralanmalar baş gösterir yeni mezunun. Bir şeyleri yanlış yapmıştır ama nedir ? Düşünür, düşünür ve daha ilk başta, yüksek tuttuğu çıtada değişikliklere gider, bu değişiklik ilk olarak talep ettiği ücrette olur, daha makul rakamlar yazar cv ye kendince ve yeni başvuru serüveni başlamıştır artık. Aradan aylar geçmesine ve cv de yapmış olduğu değişikliğe rağmen hala hiç ses seda yoktur. İşte bu, yeni mezunun egosunun çatırdamaya başladığı andır. Kendi içinde muhasebeye gider, ben kimim, artılarım neler eksilerim neler, şayet bir işveren olsaydım ve “a” pozisyonunda bir alım gerçekleştirecek olsaydım çalışacağım elemanda ne gibi özellikler, donanımlar arardım vs… artık vakit, bu zamana kadar kendisine okutulan kitaplardan ve beslenmiş egosundan sıyrılarak gerçek “iş yaşamı” ile yüzleşme vaktidir.

  • Bu meslekleri sakın seçmeyin

    Bu meslekleri sakın seçmeyin

    Bazı meslekler vardır insanı önce depresif yapar sonra da bunalıma sokar… İstisnalar için birşey diyemeyiz ama bu mesleklere dikkat!

    Bazı meslekler diğerlerinden daha depresif sonuçlar doğuruyor. Health dergisinin yayınladığı ABD’de yapılan araştırmalar özellikle 10 mesleğin depresyona daha açık olduğunu gösterdi.

    BANKACILIK

    Listenin başında bankacılık var. ABD’de bu mesleği yapanların yüzde 11′inde ağır depresyon görülüyor.

    MUHASEBECİLİK

    Çoğu insan kendi kişisel finansmanını yönetirken strese girerken muhasebecinin de yükü artıyor. Şirketler özellikle kriz sonrası muhasebecilerden daha fazla çalışma saati talep ediyor, stres dolu işler yüklüyor.

    SATIŞ

    Zorlu ve tatminsiz müşterilerle uğraşmak her zaman zordur. Satış tezgahtarları da bu yüzden depresyona açık. Ayrıca satışa paralel komisyonla gelir elde etmek de gelecek kaygısı yaratıyor.

    ÖĞRETMENLİK

    Öğretmenlerin sorumluluğu günden güne artarken depresyona meyilleri de artıyor. ABD’de çalışma saatleri de artan öğretmenler ekonomik kriz sonrası depresyona en açık mesleklerden biri haline geldi.

    SOSYAL HİZMETLER

    Sosyal hizmetler ABD’de sorunlu insanlarla uğraşmayı gerektirdiğinden depresyon oranı artıyor. Sağık çalışanları da depresyona açık çalışanlardan. Her gün ölüm, ağır yaralı gören doktorların depresyona girme ihtimali de artıyorb

    SAHA ELEMANLARI

    Saha elemanları da stresli çalışma ortamıyla depresyona en açık çalışanlar arasında. Yüksek hedeflerin her zaman önlerine konulduğu saha çalışanları hedeflerini tutturamadıklarında depresyona giriyor.

    RESSAMLIK

    Ressamlar da depresifler arasında. Düzensiz gelir elde etmeleri ressam ve heykeltraşları depresyona itiyor. ABD’de ressamların yüzde 9′unda ciddi depresyon var.

    TESİSATÇILIK

    Tesisatçılar özellikle esnek çalışma saatleri ile depresyona açık durumdalar. 7/24 gerçekleştirilen tüm mesleklerde depresyon ihtimali çok yüksek. Temizlik ve bakım çalışanları arasındaki depresyon oranı da artıyor.

  • Çalışan kadın açısından hamilelik

    Çalışan kadın açısından hamilelik

    İşim gebelikle birlikte nasıl devam edecek? Bu süreçte hamilelik kariyerimi, kariyerim hamileliğimi nasıl etkiler?

    Hamilelikte çalışmaya devam etmek sağlıklı ve normal midir?

    Eğer sağlıklı bir kadınsanız ve normal bir gebelik geçiriyorsanız doğuma çok kısa bir süre kalana kadar çalışmanızda hiçbir sakınca yoktur. Bazı durumlarda sözgelimi iş yerinde ağır kaldıran, uzun süre ayakta duran, iş saatleri çok düzensiz veya uzun ise işinizle ilgili bazı değişiklikler veya uyarlamalar yapmanız gerekebilir. Çünkü bu denli yoğun fiziki aktivitenin erken doğum yapma, gebelikte yüksek tansiyon gelişimi ve düşük gibi riskleri mevcuttur. Eğer böyle bir işiniz varsa mümkünse çalışma koşullarını hafifletmeye çalışın bu da mümkün değilse bütün izinlerinizi doğum sonrasına saklamak yerine aralıklarla izin kullanıp yeterince dinlenmeye çalışmalısınız.

    İş yerinde (kimyasallar) maddeler söz konusu ise ne yapmalı?

    Bu tür bir iş ortamından uzak durulmalıdır.(ağır metaller, kurşun, civa, organik çözücüler, bazı biyolojik maddeler ve radyasyon). Bu maddeler tıp dilinde teratojen olarak bilinen düşüğe,erken doğuma, bebekte yapısal anomalilere yol açar. İş yerinizde olası zararlı maddelerle temas riskini mutlaka doktorunuzla da paylaşın.

    Hamilelikte hangi durumlarda çalışmayı bırakmalıyım?

    En önemlisi erken doğum için risk taşıyorsanız işinizi bırakmalısınız. Özellikle ikiz,üçüz gibi çoğul bebek bekleyen kadınlarda bu durum daha sık görülür. Ayrıca gebelik hipertansiyonu(pre-eklampsi),geç bir haftada düşük yapma öyküsü veya rahim ağzı yetersizliği öykünüz varsa ve bebeğinizin gelişimi olması gereken gibi değilse(çok büyük veya çok küçük) çalışma konusunu doktorunuzla değerlendirmeniz gerekir.

    Bulantı problemiyle iş yerinde nasıl başa çıkabilirim?

    Bu durumla ilgili doktorunuzla görüşüp onun tıbbi önerilerini alın. Bazı durumlarda doktorlar bulantı için çeşitli ilaçlar vermeyi tercih edebilir. Ayrıca ofisinizde veya işyerinizde, aracınızda yanınızda tuzlu kraker ve leblebi gibi midenizi bastırabilicek besinler bulundurun. Bu dönemde genellikle su içmekten de uzaklaşılır ancak siz azar azar su tüketmeye çalışın. Vücudunuzun susuz kalması iyice halsizleşmenize neden olacaktır. İş yerinizdeki amirinize veya işverenenize mutlaka hamileliğinizden bahsedin ve sizin için gerekli olan anlayışı, iş bölümünü ve gerekirse izinleri ayarlamasını rica edin. En kötü bulantılar bile genellikle gebeliğin 3. ayında sona ermektedir.

    İş yerinde nasıl daha rahat çalışabilirim?

    Çalışırken mola verin. Eğer uzun süre hareketsiz ayakta durduysanız oturup bacaklarınızı kaldırın veya yürüyüş yapın. Bu iki aktivite bacaklarda ve ayaklardaki kan sıvısının tekrar dolaşıma katılmasını sağlayıp kalbe geri yollayacaktır. Devamlı oturuyorsanız da her iki saatte bir kalkıp yürüyüşler yapın ve özellikle ayaklarda ve ayak bileklerinde ödem oluşmasını engelleyin. Hamilelikle uyumlu rahat elbiseler ve ayakkabılar tercih edin. Sık ve bol su için ve tuvaleti yeterince ziyaret etmekten çekinmeyin. Düzenli beslenmeye çalışın ve ara öğün yapmak için yanınızda meyve, kuru meyve, kraker vb. gibi yiyecekler bulundurun. Düzenli yeme kan şekeri oynamalarını ve bulantıyı engeller. İş yerinde stresi azaltmaya çalışın ve dinlenebileceğiniz her anı iyi değerlendirin. Yardım isteyin ve size gelen yardım önerilerini geri çevirmeyin.