Etiket: boyun düzleşmesi

  • Manuel Fizyoterapi

    Manuel Fizyoterapi

    Manuel Fizyoterapi Nedir ? Manipulatif tedavilerden bir yada birkaç tanesini bilen ve uygulayabilen fizyoterapisttir. Ülkemizde bu yöntemleri uygularken fizyoterapistin yanında ilgili uzman hekim bulunmalıdır.

    Yurtdışında birçok farklı uygulama ve kanunlar mevcuttur.
    Tedavi programı çizilen hastaya fizyoterapiyi uygulayabilen fizik tedavi hekimi yada fizyoterapist olamalidır. Bu konuda eğitim almamış olan kırık çıkıkçılardan, fizyoterapi teknikerlerinden ve hemşire arkadaşlardan hzimet almayın.
    Elektirikli aletlerle yapılan uygulamalara elektroterapi denir ve fizyoterapinin çok ufak bir bölümüdür. Tedavinin aslını oluşturmaz, parçasıdır. O yüzden sadece sıcak ajanları ve elektriksel cihazlarla alınan tedaviler sonuç vermemektedir.Fizik tedavi adı üzerine anlaşıldığı gibi , fiziğe uygulanan fiziksel müdahalelerle yapılan tedavi yöntemi olmalıdır.


    Manuel Terapi (MANUEL FİZİK TEDAVİ)  MUCİZE BİR TEDAVİ MİDİR?

    Elle yapılan tedavi anlamına gelir. Eklemlerde, omurgada, konnektif dokuda ve kaslardaki kısıtlılıkları, ağrıyı ve fonksiyon kaybını tedavi etmek için el ile vücuda uygulanan mobilizasyon/ manüplasyon(eklemler), yumuşak doku vb. tekniklerinin tamamıdır.

    Mobilizasyon: Eklemlerdeki fizyolojik veya yardımcı hareketleri kullanarak, kontrollü, osilatör veya sabitlenmiş bir kuvvetle mobiliteyi arttırarak ağrı azaltmak için kullanılan bir yöntemdir. Hasta hareketi durdurabilir.Ör: Mulligan Konsepti

    Manüplasyon: Anestezi altında yapılabildirği gibi bir ekleme yüksek hızda kısa amplütütlü uygulanan ve de eklemin anatomik hareket sınırının ötesine geçmeyen yöntemdir. Hasta harekete engel olamaz. Genellikle ‘’klik ‘’ sesi alınır.

    Yumuşak doku teknikleri: Yumuşak dokuya elle uygulanan değişik masaj teknikleridir. Derin Stroking Masajı, Friksiyon Masajı, Skar Doku Mobilizasyonu Vb.

    “Manus” el, “terapi” tedavi demektir. Manuel Terapi, kişide var olan problemlerin sebeplerini bulmak ve ortadan kaldırmak için uygulanan ilaçsız, sadece elle yapılan bazı özel manevra ve tekniklerin tamamıdır.

    Manuel tedavi sıklıkla omurga rahatsızlıklarında kullanılmakla beraber, diğer eklemlerde de uygun endikasyonlarda kullanılmaktadır.

    Manuel Terapi hareket kısıtlılıkları, eklem donmaları (kontraktürler vb.) gibi daha çok kemik ve eklemlerden kaynaklanan sorunlarda olduğu kadar, kas kısalmaları ve kasılmalarından kaynaklanan hareket yetersizliği ve hipomobilite durumlarında da hareketleri normale döndürmek için alternatifi olmayan bir tedavi yöntemidir.

    Dünyada özellikle manuel terapi alanında birçok akademi ve  enstitü kurulmuştur. Ancak ülkemizde manuel ve hala fizik tedavide elektroterapi ( hotpack, ultrason, tens, bazen enterferansiyel akım, cihazla traksiyon…) uygulanmaktadır

    Hipokrat döneminden başlayarak, günümüze kadar gelişerek varlığını sürdüren bu terapi yöntemleri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bilimsel bir tedavi olarak kabul edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde insan vücudundaki ağrı ve fonksiyon bozukluklarının tedavisinde yüzyıldan fazla bir süredir uygulanan manuel fizyoterapi,  ülkemizde son yıllarda çok az uzman tarafından uygulanmaktadır.

    Manuel Fizyoterapi hangi durumlarda faydalı olur?

    Manuel terapinin klasik fizik tedaviden farkı; semptomlara yönelik değil, iyileşme ve doku tamirine yönelik, geri dönüşümsüz, mükemmel ya da çok iyi sonuçlara ulaşılmasıdır.

    Manuel terapi omurgada lomber ve servikal disk hernileri, mekanik bel ağrıları, faset sendromlarında uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    Omurga problemleri dışında; yumuşak doku yaralanmaları, ortopedik sorunlar, cerrahi öncesi ve sonrası rehabilitasyon, spor sakatlıkları, romatizmal hastalıklar, kireçlenme ve eklem ağrılarının tedavisinde de oldukça etkili bir tedavidir.

    Cerrahi müdahaleyi gerektiren bazı disk kayması durumlarında da vakanın ağırlığına bağlı olarak alternatif bir tedavi olarak iyileşmeyi sağlayabilmektedir.

    Manuel terapide, kas ve/veya eklemlerin sıkıştırdığı sinirlerin serbest kalmaları sağlanabildiğinden, segmentlere bağlı olarak, migren, baş ağrısı, astım, hazımsızlık, artrit ve bazı duygusal bozukluklar dahi tedavi edilebilmektedir

    Manuel Terapi Kimler Tarafından Uygulanmalıdır?

    Manuel terapinin etkin ve güvenli uygulanması için,  hastanın lokomotor sisteminin anatomik, biyomekanik ve nörofizyolojik  olarak detaylı değerlendirilmesi gerekir.

    Bu sebeple manuel terapi tedavi sırasında kullanılan teknikleri, endikasyonları ve kontrendikasyonları belirleyebilen ve uygun tekniği seçebilen özel eğitimli  fizyoterapistler veya hekimler tarafından uygulanmalıdır,  aksi halde ciddi komplikasyonlar görülebilir.

  • Geceleyin Elinizdeki Uyuşma İle Mi Uyanıyorsunuz?

    Geceleyin Elinizdeki Uyuşma İle Mi Uyanıyorsunuz?

    Gece elinizde uyuşma ve sızıyla mı uyanıyorsunuz? Elinizin ağrısı sık sık uykularınızı mı bölüyor?

    El bileğinde sinir sıkışması olabilir. Sinir sıkışması genelde elini çok kullananlarda görülüyor.

    Sinir sıkışması, vücudumuzdaki sinirlerin anatomik seyirleri boyunca bası altında kalmaları sonucu gelişir. Sıkışma genellikle sinirin kemik veya yumuşak dokudan oluşan bir kanaldan geçtiği bölgelerde oluşur.

    El bileğinde görülen sinir sıkışması (karpal tünel sendromu), vücutta en sık görülen sinir sıkışmasıdır. Burada sinir, el bileğinin iç kısmında sıkışmaktadır ve buna bağlı olarak hastalar el parmaklarında uyuşma, karıncalanma, iğne batması, uyuşukluk ve bazen de ağrıdan yakınır. Bu şikayetler daha çok baş parmak, işaret parmağı, orta parmakta ve yüzük parmağının da yarısında hissedilmektedir. Ağrı künt ya da sızlayıcı karakterde olup, dirsek ön yüzüne ve hatta omuzun dış tarafına doğru yansıyabilir.

    UYUŞMA VE KARINCALANMA MI VAR?

    Hastaların en tipik yakınması, gece uykudan uyandıran elde ve parmaklarda uyuşmadır. Buna bağlı uyku bozukluğu sıktır. Hasta gece elinde uyuşma ile uyanır, genellikle elini hareket ettirir, silkeler. Bu hareketle uyuşma, karıncalanmada azalma olur. örgü örme, elişi yapma gibi tekrar tekrar ve uzun süre el bileği çevrilen hareketlerde sinirin sıkışması artacağı için uyuşma da, karıncalanma da artar. Bazı hastalar cisimleri ellerinden düşürdüğünden yakınırlar ve bunu eldeki kuvvetsizliğe bağlı zannederler. Oysa yapılan kuvvet muayenelerinde sıklıkla kuvvetsizlik saptanmaz; bu olay çoğunlukla parmak uçlarındaki duyu bozukluğundan kaynaklanmaktadır.

    El bileğinde sinir sıkışmasının teşhisi, hastanın anlattıkları ve doktorun yaptığı muayene ile rahatlıkla konulabilir. Kesin teşhisi koyduran tetkik EMG denilen elektromiyografidir. O bölgedeki muhtemel kemik ve yumuşak doku problemlerini görmek açısından el bileğinin filmini çekmekte fayda vardır.

    TEDAVİ İçİN NE YAPMALI?

    Tedavide altta yatan şeker hastalığı, guatr hastalığı vb. bir hastalık varsa, onun iyi kontrole alınması gerekir. Tedavinin ilk aşaması hastanın el bileğine takacağı bir atel vermektir. Bu atel el bileğini olması gereken pozisyonda tutacak, böylece sıkışma önlenmiş olacaktır. Şikayetleri yeni başlamış ve çok şiddetli olmayan hastalarda tek başına atel yeterli olabilir. İlaç olarak ağrı kesici ilaçlar, sinir uçlarını koruduğu varsayılan B vitaminleri, çok şiddetli şikayetlerde ise nöropatik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçlar hastaya başlanabilir. Fizik tedavide bu bölgeye ağrı kesici akımlar, derin ısıtıcı ultrason tedavisi, yüzeysel ısıtıcı parafin tedavisi, iyontoforez, fonoforez gibi ajanlar kullanılır. Kas kuvveti kaybı olan hastalara kuvvetlendirme egzersizleri verilir. Diğer tedavilerden fayda görmeyen, şikayetleri çok şiddetle devam eden, muayenede baş parmak kasında giderek artan kas kuvvetsizliği olan veya kasta erime saptanan hastalarda cerrahi tedavi uygundur. Ameliyatla el bileğindeki yumuşak dokular serbestleştirilir ve sinirin sıkışması önlenir.

    En çok kimlerde görülür?

    * El bileğinde sinir sıkışması bazı nedenlere bağlı olabileceği gibi, bazı hastalarda altta yatan bir sebep yoktur.

    * Genellikle sağ elde olması, daha çok sağ elimizi kullandığımız içindir.

    * Günlük yaşamlarında el bileklerini çok kullananlar, bilgisayar, daktilo kullananlar, terziler, çok elişi yapanlar, müzisyenler, kasaplarda daha fazla görülür.

    * Şeker hastalığı, bazı tip guatr hastalığı, gut hastalığı, iltihaplı romatizma hastalığı olanlarda, el bileğinde kırık geçirenlerde, diyaliz tedavisine girenlerde risk artabilir.

    * Gebelerde bu sıkışma görülebilir, doğumdan sonra şikayetler geçer.

    geceleyin el uyuşması
    geceleyin el uyuşması