Etiket: biorezonans

  • Sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler

    Sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler

    Cildinizdeki sivilceler için nelerden korunmalısınız biliyor musunuz? İşte sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler…

    Sivilceler sanılanın aksine daha çok erkeklerde görülür. Cilt gözeneklerinde ve çoğunlukla ergenlik döneminde oluşurlar. Testesteron gibi hormonların foliküler kanaldaki hücreleri keratin üretmeleri için uyarması sonucu, keratin fazla üretildiğinde, cilt gözeneklerini kapayabilir.

    Sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler

    Kızlarda da ergenlik döneminde yine testeron hormonu düzeylerinin artması onları bu duruma yatkın hale getirir. Tamamen doğal bir tedavi yöntemi olan biorezonans ile sivilce tedavisinde başarılı sonuçlar alınabiliyor…

    Sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler | 1

    Sivilcenin başlangıcı testesteron düzeyindeki artışı gösterirken, şiddeti ve ilerleyişi hormonal etkenler, keratin üreten hücreler sebun ve bakteriler arasındaki karmaşık etkileşimler tarafından belirleniyor. Bu sebun kanalı (folikül kanalının) kapanmasıyla bu kanalın arkasında enfeksiyon oluşuyor. Bunu ‘Coryno Bacterium Acnes’ denen bir bakteri yapar. Sivilcelerin kırmızılığı bu bakteri yüzündendir.

    Antibiyotik kullanımı fazla olursa, bu bakteri yok edilse bile bu sefer ‘Candida Albinans’ oluşumu artıyor.  Sivilce tedavisinde beslenmede anahtar olarak şeker, trans yağ asitleri, süt, kızartmalar ve iyottan korunmayı öneriyorum. Beslenmeye eklenecek anahtar besinler ise; krom, A vitamini, E vitamini, selenyum ve çinko.

    Çay ağacı yağı ya da azelaik asit ile lokal tedavi, benzoil peroksit ile benzerlik gösterir ve yan etkisi yoktur. Akneye doğal yöntemlerle yaklaşım, öncelikli olarak hormonal ve lokal işlemlerdir.  Ayrıca şunlar da dikkate alınabilir:

    1.Akneye sebep olacak anabolik steroidler,  kortiko steroidler, doğum kontrol hapları, progesteron, iyodid ve bravid içeren ilaçlar gibi tıbbi tedavilerden korunun.
    2.Mekanik yağlara maruz kalmayın.
    3.Yağlı kremler ya da kozmetik ürünleri kullanmayın.
    4.Yastık kılıflarını renk ve koku içermeyen deterjanlarda yıkayın.
    5.Yüzünüzü günde en az iki defa yıkayarak fazla yağı temizleyin.
    6.Besin destekleri olarak günde 200-400 mg krom, günlük 2500 iu kadar A vitamini (hamilelerde 5000 iu),  günlük 400 iu E vitamini, günlük 200 mg selenyum, günlük 45-60 mg çinko, günde 3 defa 25 mg B6 vitamini alınabilir.

    Mevcut sivilceleri ortadan kaldırmak için yapılabilecekler:
    *1 yemek kaşığı bal,  1 yemek kaşığı çavdar (yulaf veya buğday) unu, 1 çay kaşığı papatya tozu iyice karıştırılır. İçine yumurta sarısı ilave edilir. Karışım yüz papatya çayı yıkandıktan sonra yüze sürülür. Yaklaşık 1 saat kaldıktan sonra yüz yine sıcak papatya çayı ile temizlenir. Günde iki defa yapılır. İyileştikten sonra 10 gün daha küre devam edilmelidir.

    *25 gram kuru meyve kabuğu elma, 25 gr Gül suyu, 5-6 gram kıyılmış kuru elma kabuğuna 150 ml kaynar su eklenir. 10-12 dakika demlenir ve süzülür. Çay ılıdıktan sonra içine 15 ml gül suyu konur. Günde 1-3 fincan içilir.

    *50 gram çiçek papatya, 25 gram kuru çiçek yaprağı gül, 50 ml gül suyu, 10 ml çekirdek özü Altıntop, 15 gram papatya çiçeği ile 10 gram kuru gül karıştırılıp 500 ml kaynar su ilave edilir.
    10 dakika demlenip, süzülür, 2-3 kez yapılır.
    Yumuşayan deri döküntüleri temizlendikten sonra gül suyu ile silinir.
    Sonrasında altıntop özü sürülerek tedavi tamamlanır. (Bu tedavi 2 no.lu tedavi ile yapılırsa daha iyi olur)

    *50 gram toz yoğurt otu çıban temizlendikten sonra günde 2 defa çıbana sürülür veya bağlanır.

    *50 ml su yoğurt otu, su egzama veya sivilcenin üzerine sürülür ve kurumaya bırakılır. Günde bir kaç kez tekrarlanır.

  • Biorezonans yöntemi ile sigara bırakma nasıl olur?

    Biorezonans yöntemi ile sigara bırakma nasıl olur?

    Sigara bırakmak isteyenlerin tereddüt ettiği konu sigara isteği ile baş etmekte yaşayacağı zorluklar olmaktadır. Daha önce bırakmayı deneyenler dayanamayıp yeniden başladıklarını, eksikliğinde yaşanan yoksunluk açısından cesaret edemediklerini ifade ederler.

    Biorezonans yöntemi ile sigara bırakma terapisinde hastanın son sigarasını içip 1 saatlik seans uygulandığı andan itibaren hastaların tamamı sigara isteğinin bittiğini, içmek için istek duymadıklarını belirtmektedirler. Baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik gibi nikotin yoksunluğu belirtileri ortaya çıkmamaktadır.

    Bu yöntemle hastanın son içtiği sigaranın mevcut frekansları üzerinden vücutta tüm bu frekansların etkilerinin yok edilmesi hedeflenmekte, aynı zamanda toksin atılımı başlatılmaktadır. Bu terapi sonrası vücut sigarayı yabancı madde gibi algılamaya başlamakta ve sanki daha önce içilmemiş ilk kez içiliyormuş gibi davranmaktadır. Seans sonrası sigaraya ilgisizlik ve hatta dumanından rahatsız olma durumu gerçekleşmektedir.

    Nikotinin ve sigara içindeki 4.000 kadar zehirli maddenin frekanslarının ters çevrilmiş şekilde elektrotlar yardımı ile vücuda geri verilmesi prensibine dayanır. Terapi sonunda nikotinin ve diğer toksinlerin vücuttaki elektromanyetik karşılığının yok edilmesi nedeni ile sigaraya olan tolerans ortadan kalkmış, İçilmediğinde hissedilen yoksunluk ve içme isteğinin önüne geçilmiş olur. vücuda zararlı bu kimyasalların detoksifikasyonu ve vücuttan atılımı hızlandırılır. Toksinlerin hızla uzaklaştırılması açısından hastaya 2-3 lt su içmesi önerilir.

    Uzm. Dr. Sibel ÜNLÜ

  • Fazla kilom var, Depresyondayım !

    Fazla kilom var, Depresyondayım !

    Kilo fazlalığı ve obezite sorunu, toplumsal çalışmalara, uyarılara, önlemlere rağmen giderek büyüyor. Fazla kilolar konusunda yanlış beslenme, insülin direnci, hareketsizlik birincil sebepler olarak ortaya çıkarken basit psikolojik travmaların dahi beslenme alışkanlıklarını değiştirebildiği de biliniyor. Depresyon ile fazla kilo arasındaki ilişki pek çok çalışma var. Özellikle 65 yaş altı, eğitimli ve yüksek gelirli insan grubunda daha fazla öne çıkan depresyon-fazla kilo ilişkisine ergenlik döneminde de sıklıkla rastlanıyor. Hamilelik döneminde fazla kilo almış annelerin depresif belirtiler geliştirdiği de gözlemlenen bir durum. Fazla kilo mu depresyona yol açıyor yoksa depresyon mu beslenme alışkanlıklarını değiştirerek fazla kilo almaya yol açıyor? Yönü tam tam olarak belirlenememiş olsa da her iki sorun arasındaki ilişkinin varlığı ve birbirlerine etkileri kabul edilen bir gerçek.

    Son yıllarda dünyada pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de fazla kilo sorununun çözümünde bir tamamlayıcı tıp yöntemi olarak Mora Terapi tercih ediliyor. Sonuçları bilimsel olarak araştırılan, yan etkisi son derece az, elektromanyetik rezonans tıbbı olarak da bilinen Sağlık Bakanlığı onaylı Mora Terapi, zararlı bağımlılıklardan kurtulmada geleneksel tedavi yöntemlerine göre daha kısa sürede ve kalıcı sonuçlar ortaya koyması sebebiyle en çok başvurulan tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biridir. Dr. Sema Karadağ Mora Terapi ile fazla kilolardan kurtulmak konusundaki görüşlerini ve süreci şöyle açıklıyor: “Kişiye Mora Terapi ile karbonhidrat bağımlılığının giderildiğini anlatmak gerekiyor. Terapi alanlar %91 oranında memnuniyetlerini ve karbonhidrat düşkünlüklerinin azaldığını belirtiyorlar. Memnuniyet açısından baktığımızda erkek ve kadın ayrımı olmamakla birlikte erkeklerin kas oranının fazla olması dolayısıyla daha kolay kilo verdiklerini gözlemliyoruz. İlk seans sonrasında bağırsaklar boşalıyor, ödem çözülüyor, bu durumun etkisiyle daha fazla kilo kaybı görülebiliyor. Özellikle genç yaşta olanlar ya da metabolizma yaşı genç olanların daha kolay kilo verdiği görüyoruz. Zor kilo veren kişilerdeki en büyük eksiklik su içmemek ve az hareket etmek. Mora Terapi ile kilo verirken dikkat edilmesi gereken hususlar, su içmek, haftada 3 gün hareket, ara öğünleri atlamamak, gece geç saatlerde yemek yememek ve en önemlisi düzenli kontrole gelmek.

    Mora Terapi

    Depresyonun belirtileri olan iştah artışı, azalan fiziksel aktivite, depresyon için geliştirilmiş pek çok ilacın yan etkileri fazla kilo alımına sebep olurken diğer yandan fazla kilolu biri olmak da başlı başına bir depresyon sebebi olarak karşımıza çıkmakta. Fazla kilolar olumsuz, acı verici yorumların gelmesine, kendini değersiz hissetmeye, sosyal ilişkilerin bozulmasına, sıkılganlık, yalnızlık ve daha sayabileceğimiz pek çok duruma yol açan sosyal bir damgaya dönüştüğünde bu durumla ve olumsuz duygularla baş edebilmek için daha çok yemek yemeğe yönelmek bir seçim olarak kişinin karşısına çıkıyor. Hayata karşı derin iç motivasyon kaybı, duygusal açlık tıkınırcasına yemek refleksi geliştirebildiği gibi tedavi aşamasını da engelleyici faktörler arasında ilk sırada.

    Mora Terapi ile kilolarından kurtulmak isteyen kişilere aynı zamanda duygu durumlarını güçlendirecek tedaviler de uygulanabiliyor. Özellikle Bach Çiçekleri Terapisi ve Süper Tunning tedavileriyle kişilerin psikolojilerinin dengelenmesine özen gösteriliyor. Kilolarından kurtulmak için Mora Terapi’yi tercih edenlerinde dikkat etmesi gereken önemli noktalar var. Kişilerin Mora terapistleriyle işbirliği içinde hareket etmesi, önerilere uyması, yaşam şeklinde ve beslenme alışkanlıklarında değişiklik yapmaya istekli olması, kontrolleri aksatmaması tedavinin başarıya ulaşması açısından önem taşıyor. Motivasyon kaybı yaşan kişilere özellikle duygu durumlarını dengelemek için kendilerine zaman ayırmaları tavsiye ediliyor. Mora Terapi ile zayıflamak için başvuran kişiler arasında ek hastalıkları olanlara, menopoz dönemindeki kadınlara, yaşlılara da daha detaylı değerlendirmeler yapılarak ek tedaviler tavsiye edilebiliyor.

    Bugüne kadar Türkiye’de binlerce hastanın Mora Terapi gördüğü ve başarı oranlarının yüzde 80’ler civarında olduğu Mora tedavi uzmanları tarafından belirtilmektedir. Amerika ve Avrupa’da yaygın bir şekilde kullanılan Mora Terapi, Türkiye genelinde 20 farklı ilde ve KKTC Lefkoşa’da bulunan 50 Mora Terapi Merkezi üzerinden hizmet vermektedir.