Etiket: biberon

  • Doğru Biberon Seçimi Nasıl Olmalı?

    Doğru Biberon Seçimi Nasıl Olmalı?

    Bir bebeğin sağlıklı gelişimi için en ideal beslenme yöntemi elbette ki emzirmedir. Ancak bazı zorunlu durumlarda ve ek beslenmeye geçiş döneminde biberonun sağladığı kolaylıkları da yadsımamak gerekir. Camdan slikona, 150 ml’den 330 ml’ye kadar piyasada çok farklı biberon çeşidi bulunuyor. Peki, doğru biberon seçimi için en çok nelere dikkat etmek gerekiyor? İşte detaylar…

    Doğru Biberon Seçimi Nasıl Olmalı?

    2244906

    Önceliğiniz konfordan yana olsun

    Biberona alışma süreci, her bebek için kolay olmayabilir. Bu süreci kolaylaştırmak için doğal emme hareketini taklit edecek şekilde tasarlanmış bir biberon tercih etmek gerekir. Böylelikle bebek, anne göğsünden biberona kolayca geçerek mükemmel bir beslenme deneyimi yaşayabilir. Öte yandan; bu tipte bir biberon sayesinde, babanın da bu özel paylaşıma dahil olması sağlanabilir. Babasının kucağında biberonuyla beslenen bebek, böylelikle babasının sevgisini de daha derinden hissedebilir.

    Doğru biberon seçimi

    Emzik kalitesine özellikle dikkat!

    Biberonun şekli kadar, emzik dokusu da önemlidir. Bebeğin ağız ve diş yapısının doğru gelişebilmesi için; biberon emziğinde kullanılan malzemenin, bebeğin içgüdüsel beslenme şeklini taklit edecek yumuşaklıkta olmasına özen gösterilmelidir.

    Doğru biberon seçimi

    Bebeğin gelişimine uygunluk göstermeli

    Bebeğin fiziki gelişimi, biberon seçiminde en önemli belirleyicilerden biridir. Çünkü bebeğin fiziksel gelişimi ve anne sütüne olan bağlılığına göre; seçilecek biberonun özellikleri de değişkenlik gösterir. Özellikle ilk 6 ayda öncelik emzirmeden yana olacağı için 1 veya 2 delikli normal akışı olan bir biberon seçimi daha doğru olur. İlerleyen dönemlerde ise bebeğin ağız ve yeme kapasitesi gelişimine göre 3 delikli orta ya da hızlı akışlı bir biberona geçiş yapmak gerekir.

    Doğru biberon seçimi

    Kolik oluşumunu önleyici çözümler sunmalı

    Hava yutma sonucu oluşan kolik sancıları, bebeklerin özellikle ilk aylar sıklıkla yaşadıkları sorunların başında geliyor ve yanlış biberon seçimleri, maalesef bu sıkıntıları tetikleyebiliyor. Böyle bir sorun yaşamamak için; biberonun çift anti-kolik valfi özelliğine sahip olup olmadığına ve bebeğin beslenirken hava yutmasını önleyici bir şekle sahip olmasına mutlaka bakılması gerekiyor. Özel şekilli eğimli biberonlar, emzikleri her zaman süt ile dolu olduğu için bebeğin hava yutmasını ve kolik oluşmasını engelleyerek mükemmel besleme pozisyonu sağlıyor.

    2244902

    Chicco NaturalFeeling biberon serisi ile bebeğiniz, beslenme saatlerini doya doya yaşasın!

    Doğru biberon seçimi

    Her şeyden önce “bebeklerin mutluluğunu” esas alan dünyaca ünlü bebek markası Chicco, bebeklerin gelişimine uyum gösteren NaturalFeeling biberon serisi ile beslenme saatlerini keyifli ve kolay hale getiriyor.

     

  • Bebekleri ilk 6 hafta biberonla tanıştırmayın!

    Bebekleri ilk 6 hafta biberonla tanıştırmayın!

    Bebeklerin ilk 6 ay ve 2 yaşına kadar da ek gıdalarla birlikte anne sütü alımına devam etmesi çok önemli. Bir bebeği beslemenin en iyi yolunun emzirme olduğunu belirten uzmanlar, özellikle ilk 6 hafta bebeklerin doğal emme hareketini öğrenebilmesi için biberonla tanıştırılmaması gerektiğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve T.C. Sağlık Bakanlığı, bebeklerin ilk 6 ay ve 2 yaşına kadar ek gıdalarla birlikte anne sütü alımına devam etmesini öneriyor.

    ANNELER BİBERONA MECBUR KALIRSA…

    Annenin işe dönmesi, sağlık ya da sosyal yaşamın gereklilikleri nedeniyle anne bebeğinden ayrı kalabilir. Böyle durumlarda sağılmış anne sütü bebeklerin dalgaya benzer doğal emme hareketini uygulayabilecekleri bir biberonla bebeğe verilirse, anne eve döndüğünde bebeğini emzirmeye devam edebilir.” ifadelerini kullandı.

    BEBEKLER NEDEN EMZİRMEYE GERİ DÖNMEZ?

    Bebekler anne memesini emerken meme ucunu dilleri ve damakları arasına sıkıştırarak dalgaya benzer peristaltik bir hareket uygulayarak sütü çıkarırlar. Fakat standart biberonlarda bebekler bu hareketi uygulayamadıkları için biberonu kabul etmez ya da kabul ederse annesini tekrar emmek istemeyebilir. Bu duruma meme başı şaşkınlığı denir.

    Emzirmeye devam edebilmeniz için bebeğinizin dalgaya benzer peristaltik dil hareketini uygulayabileceği bir biberon seçmelisiniz. Doğru biberon seçimi ile bebekler hem anne memesinden hem de biberondan beslenebilir. Bebeklerin anne memesinde uygulamış olduğu dalgaya benzer peristaltik emme hareketini uygulamalarına olanak tanıyan biberon kullanımı annelere daha uzun süre emzirmeye devam etmeleri için destek olmaktadır. Cihan

  • Biberon Temizliği Nasıl Yapılır?

    Biberon Temizliği Nasıl Yapılır?

    Biberon temizliği çocuğunuz sağlığı açısından çok mühimdir, çünkü biberonlar bakterilerin kolayca üreyebildiği eşyalardır. Biberonlar nasıl temizlenir? nasıl steril edilir makalemizde
    bebek biberon temizliği konusunu el aldık.

    biberonlari_nasil_temizliyorsunuz (1)
    1. Yöntem
    Biberonları kaynatmak en önemli biberon temizliği yöntemlerindendir.
    Bir tencerede suyu kaynatın.
    Şişeleri parçalarından ayırın.
    Biberonları sıcak su ve organik deterjanla yıkayın, durulayın. Ardından sıcak suda en az 10 dakika bekletin.
    Böylece biberonları bakterilerden iyice arındırmış olacaksınız.

    Bebek Beslenmesi Hakkında Herşey İçin Tıklayınız

     

    biberonlari_nasil_temizliyorsunuz (2)
    2. Yöntem
    Biberonları bulaşık makinesinde de yıkayabilirsiniz, fakat şişeleri kaynar suyun içinde bırakmak kadar steril hale getirmez.

    3. Yöntem
    Biberonları sterileze etmek için mikrodalgan yararlanabilirsiniz.
    Su ve organik bulaşık deterjanı yahut sabunuyla biberonu güzelce yıkayın.
    Durulayın. Ardından parçalar halinde ayırıp mikrodalgada 1,5 dakika bekletin ve soğumaya bırakın.

    biberonlari_nasil_temizliyorsunuz (3)
    4. Yöntem
    Soğuk su sterilizasyonu
    Bebek tabaklarını, bardaklarını vs temizlemek için satılan sterilizasyon tabletlerden alın ve soğuk suda bunu çözdürün. Biberonunuzu bu suda yarım saat bekletin.
    Ardından yıkayıp, durulayın.

     

  • Emzirmenin Yararları Nelerdir ?

    Emzirmenin Yararları Nelerdir ?

    Emzirme tek başına bebeğin değil, annenin de yararına. Çeşitli hastalıkların riskini düşürmekten doğum sonrası iyileşme sürecini hızlandırmaya kadar anneye sağladığı birçok yarar var.

    Anne sütü bebek için en önemli yaşam kaynağıdır. Bebek, anne sütü sayesinde beslenir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Ancak bebeğin desteğe en fazla ihtiyacı olduğu bu aylar, anne için de çok önemlidir. Çünkü bu dönemde onun da vücudunda pek çok değişiklik yaşanır. Büyüyen göğüsleri, artan kiloları ya da değişen psikolojisi anneye zaman zaman zor anlar yaşatır.  Fakat bu dönemi en rahat atlatmanın yolu da yine emzirmekten geçer.
    1- Emzirmek, annenin psikolojik olarak rahatlamasını sağlar

    Yeni doğan bebeklerin sağlıklı gelişmeleri için ilk 6 ay sadece anne sütü önerilir. Emzirmenin doğumdan hemen sonra başlaması ve sık emzirmek süt yapımını kolaylaştırır. Annenin bebeği emzirmesi ile anne bebek arasındaki ilişki güçlenir.  Ayrıca annenin bebeği benimsemesi, bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır.

    2- Emzirmek, meme, yumurtalık kanseri ve osteoporoz riskini düşürür

    Emzirmek, kadının meme kanserine yakalanma riskini büyük ölçüde düşürür. Emzirme sürecindeki düşük östrojen seviyesi ve meme hücrelerinde süt üretimi sırasında meydana gelen bir takım moleküler değişiklikler, bu hücreleri kanser gelişimine karşı daha dirençli hale getirir. Ayrıca emzirmek, yumurtalık kanseri oluşumunu da büyük ölçüde engeller. Yapılan araştırmalar 30 yaşından önce önce doğum yapan ve bir yıl ya da daha fazla süreyle bebeğini emziren kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskinde belirgin bir azalma olduğunu ortaya koymuştur. Kanser oluşumunu önlemesinin yanı sıra emziren annelerde osteoporoz (kemik erimesi) görülme sıklığı çok daha azdır.

    3- Emzirmek, doğum sonrasındaki iyileşme sürecini hızlandırır

    Emzirmenin en belirgin faydalarından bir diğeri de rahim kasılmalarını düzenlemesidir. Emzirmeyle birlikte vücut oksitosin hormonu salgılar. Oksitosin salgısı kan dolaşımı ile birlikte rahme ulaşarak kasılmaya neden olur. Bu sayede de doğum yapan annenin kanaması azalır. Kasılma sırasında adet sancısına benzer ağrılar hissedilir. Emziren annelerde kanama daha az olduğundan uzun dönemde kansızlığa bağlı halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi yakınmalar daha az görülür.

    4- Anne,  emzirerek gebelikte aldığı kiloları yakar

    Emziren annelerin salgıladığı sütteki enerjinin büyük bir kısmı yediklerinden karşılanır. Sağlıklı bir anne, günde ortalama 700-800 ml süt salgılar. Bunun için günlük kalori ihtiyacına ek olarak ortalama 750 kalori almaları gerekir. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden karşılanırken, 250 kalorisi gebelikte depolanan yağlardan karşılanır. Bu da emziren annelerin gebelik sırasında aldıkları fazla kiloların kaybına yol açar.

    5- Düzenli emziren bir kadın hamilelikten 10 hafta korunur

    Doğumdan sonra ilk cinsel ilişki annenin fiziksel ve psikolojik durumuna bağlıdır. Genellikle doğumdan 6 hafta sonra cinsel ilişkide bulunulabilir. Cinsel ilişki ile birlikte çiftlerde hamile kalma korkusu da başlar. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde emzirmenin gebelikten korunmada önemi büyüktür. Ancak bu etki, annenin beslenme durumuna, emzirme sıklığına ve bebeğe ek besin verilmesi gibi etkenlere bağlıdır. Doğumdan 6 aydan sonra veya annenin adet görmesi gibi durumlarda gebelik şansı artar. Tam korunma sürekli emziren kadınlarda 10 hafta için geçerlidir. Hiç emzirmeyen veya aralıklı emziren kadınlar ise doğum sonrası 3. haftada korunma yöntemlerini uygulamaya başlamalıdırlar.