Etiket: bellek

  • Hafızayı Güçlendiren Bitkiler

    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler

    Beyine yetersiz kan gitmesi ve sağlıksız beslenme zayıf hafızaya neden olan şeylerdendir. Hafızayı güçlendiren bitkiler ile güçlü bir hafızaya kavuşabilirsiniz.
    Herkes her an her şeyi unutabiliyor. Geçmişe ait şeyler ise hafızada daha çok yer alıyor.
    Bir iş görüşmesi için randevunuzu, doktor randevunuzu, eşinizin veya çocuğunuzun doğum günü unutuyorsanız bunlar hafızaya yönelik kötü sinyallerdir.
    Beyin her şeyi hafızaya almak üzere programlanmamıştır. Normal bir beyinin kullanılabilirlik alanı kısıtlıdır. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, yüksek kan basıncı, şiddetli anemi, kafa travması, viral veya bakteriyel hastalıklar, depresyon, stres ve aşırı kaygı gibi durumlar hafızayı zayıflatan nedenlerdendir.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler

    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler
    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler

    Bacopa (brahmi) Bitkisi
    Bu bitki beyin ve işlevleri için geçmişten günümüze kullanılan bir devadır.
    Brahmi nöroprotektif özelliklere sahip güçlü bir gıdadır.
    Sinirleri yatıştırır, kasları rahatlatır, oksidatif stresi azaltarak beynin tüm fonksiyonlarını geliştirir.
    Beyni uyararak, konsantrasyonu artırır. 8 bacopa yaprağını doğrayın.
    2 bal kaşığı ile bunu karıştırın ve hafızayı güçlendirmek için her sabah bu karışımı tüketin.

    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler
    Hafızayı Güçlendiren Bitkiler

    Ginkgo Biloba
    Ginkgo Biloba bitkisi flavonoidler ve terpenoidlerin yönünde zengin içeriği ile güçlü bir antioksidandır.
    Bu kimyasallar sinir hasarına neden olan tüm zararlı serbest radikalleri yok ederek beynin düzenli işleyişini sağlar.
    Odaklanma ve konsantre gücünü artırır ve hafızayı geliştirir. Ayrıca, kan damarlarını genişletir, beyine kan akışını artırır.
    Günde 80 mg üç kez ginkgo biloba tableti alın. Düzenli kullanımda kısa sürede olumlu sonuçlar gösterecektir.
    Düzenli kullanımla kısa sürede etkisini göreceksiniz.

    hafıza nasıl kuvvetlenir
    hafıza nasıl kuvvetlenir

    Biberiye
    Biberiye hafıza güçlendiren yiyeceklerdendir.
    Bu bitki hafıza geliştirmek için oldukça iyidir.
    Ayrıca sinir vericisinin işlevini sağlayarak optimum konsantrasyon
    seviyelerini artıran antioksidanlar ve diğer bazı bileşikler bakımından da zengindir.
    Sinir hücrelerinin hasar görmesini önler ve rejenerasyonuna yardımcı olur.
    Zararlı serbest radikalleri ortadan kaldırır ve nörolojik sorun riskini azaltır.
    Bir su bardağı suyu cezvede kaynatın, ve içine bir tepeleme tatlı kaşığı kuru biberiyeyi içine atın.
    Süzün, 15 dakika sonra bu çayı için. Günde 3 defa biberiye çayı içerek, güçlü bir hafızaya kavuşabilirsiniz.

    hafıza nasıl kuvvetlenir
    hafıza nasıl kuvvetlenir

    Tulsi (Hint Fesleğeni)
    Tulsi zihni ve bedeni iyileştiren süper bir bitkidir.
    Anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleriyle serbest radikallerin yol açtığı iltihap ve
    zararı azaltır, sinir sağlığını korur.
    Beyni berraklaştırarak hafızayı güçlendirir. 15 tulsi yaprağını güzelce yıkayın.
    Yutmadan yavaşça çiğneyin.
    Bunu her sabah düzenli olarak yapın.

    hafızayı güçlendiren yiyecekler
    hafızayı güçlendiren yiyecekler

    Buğday Çimi
    Bu bitki hafızayı artıran bitkilerdendir.
    Buğday çimi beyindeki hücrelerin kimyasal dengesini geri kazandırır ve iyi işlemesini sağlar.
    Her sabah aç karnınıza bir bardak buğday çimi suyu için.

  • Bir testle unutkanlığın nedenini öğrenin

    Bir testle unutkanlığın nedenini öğrenin

    Günlük yaşamın koşuşturması içinde önemsenmeyip, tedavisi geciktirilen unutkanlık, bunama hastalığına ya da depresyona işaret ediyor olabilir.

    Psikoloji Uzmanı Psikolog Sevda Sevimli Yurtseven, unutkanlık nedenleri, tedavi yöntemleri ve nöropsikolojik testler hakkında bilgi verdi.

    DEPRESYONLA BİRLİKTE UNUTKANLIK ORTAYA ÇIKABİLİR

    Depresyon, derin bir üzüntü hali içinde olup, sıkıntı, ağlamalar, uyku bozukluğu, fiziksel durgunluk, hiçbir şeyden zevk alamama, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerden oluşan bir tablodur. Depresyondaki kişi; kendi hayatı, gelecek, diğer kişiler ve olaylar ile ilgili olumsuz kavramları zihninde geliştirmeye yatkındır. Bir olaydan genelleme yaparak her şeyin olumsuz ve kötü gittiğine dair çıkarımlarda bulunabilir.

    Depresyonla beraber; iş performansında düşme, algılama sorunları, eşyaların yerini unutma, yeni bilgileri daha önceki performansından düşük şekilde öğrenebilme ve odaklanamama gibi sorunlar sıklıkla görülmektedir.

    BUNAMA İLERİ YAŞLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

    Yaşlı bir kişinin unutkanlıkla ilgili şikayetleri varsa, çevre tarafından oldukça normal karşılanabilir. Normal yaşlılık unutkanlığında kişi, günlük yaşamında tümüyle bağımsızdır. Kendi işlerini halledip, planlama yapabilmektedir. Ancak çağımızın hastalığı olan bunama(demans), yaşam süresinin uzamasıyla beraber insanı tehdit eder duruma gelmiştir.

    Özellikle “Alzehimer Tipi Demans” yaşlılık öncesi ve yaşlılıkta en çok görülen bunama nedenidir. Bu hastalığın başlangıç döneminde tanı koymak oldukça güç olduğundan, gerçek sıklığı saptamak çok mümkün görünmemektedir.

    Alzheimer’a karşı Havuç kürü için tıklayın !

    Genel olarak 65 yaşın üstündeki nüfusta yüzde 2-4 arasında görülür ve 75 yaş üstü sıklık artmaktadır. Hafif demanslı kişilerde işte ve ev dışında bağımsızlık bozulmaya başlamaktadır.

    Orta demanslılarda bağımlılık artar, kişi yaşamı ve kendi bakımında sorunlar yaşar. Ağır demanslı hastalarda ise sürekli bakım gerekir ve kişi tümüyle çevresine bağımlı hale gelmiştir.

    HASTANIN GÜNLÜK YAŞANTISINI OLUMSUZ ETKİLİYOR

    Hafif evredeki demanslı hasta çalışıyorsa işinde verimliliğini yitirir. Yakın geçmişe ait olayların hatırlanmasında güçlük çekme, aynı soruların tekrarlanması ve kelime bulma güçlükleri hastanın yakınlarının dikkatini çeken başlıca özellikler arasında yer almaktadır. Hasta kendi bildiği mekanları dolaşabilse de, yabancı mekanlarda kaybolabilir. Yeni telefon numaralarını öğrenememe, yemek yaparken malzemeleri unutma ve uyku kalitesinde bozulma görülmektedir. Bu bozukluklarla beraber depresyon da tabloya eşlik edebilir.

    UNUTKANLIĞINIZIN NEDENİ DEPRESYON MU? BUNAMA MI?

    Unutkanlıkla ilgili durumlarda nöropsikolojik değerlendirme, nörolojide yardımcı muayene yöntemlerinden biridir. Bu muayene beyin-davranış ilişkisi temeline oturan nöropsikolojik testlerle gerçekleştirilmektedir. Alzheimer hastalığının erken dönemlerinde beynin hareket ve duyu sistemleri dışında kalan bölgeler de etkilenmektedir. Beyin bölgelerinin aracılık ettiği mental işlevleri değerlendiren ve bunlardaki bozulmaları gösteren nöropsikolojik testlerdir.

    Klinik olarak özellikle ayırt edilmesi zor olan depresyon ve bunamanın ayırt edici tanısında nöropsikoloji yardımcı olmaktadır. Bu tip testlerle; hastanın basit dikkat, dikkati sürdürme, bellek, soyutlama, planlama, görsel mekansal algı ve yapılandırma özelliklerine bakılıp unutkanlığın neye bağlı olduğuna dair fikir oluşturulabilmektedir.

  • Güçlü bir bellek için ne kadar uyku ?


    Uykusuz kalındığında bozulan ilk işlevlerden biri de bellek, dil becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlardır. Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek sorunlarının oluşmasına yol açar.

    Verimli bir iş yaşamı için kişinin ortalama 8 saat uyuması gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz, uyku eksikliğinin yol açtığı sonuçları anlattı.

    Tıbbın uyku ile henüz bilmediği çok şey olmakla birlikte artık biliyoruz ki bedenin onarımı, çeşitli madde ve hormonların sentezi, hafızanın yapılandırılması, psikolojik dinlememiz uykunun belli dönemlerinde gerçekleşiyor.

    42-20732506Uyku tekdüze bir süreç değil. Uykuya dalış, yüzeyel uyku, derin uyku ve rüya ile ilişkili -REM- (rapid eye movement = hızlı göz hareketleri) olmak üzere dört dönemi bulunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz yetişkin bir kişinin ihtiyaç duyduğu uyku süreleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

    Uyku süremiz yaşla birlikte değişmekle birlikte, herkesin uyku süresi kendine hastır. Bunu değiştirebilmek pek mümkün değildir. Bazı kişiler günde 12 saat, bazı kişiler ise 4 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Ancak toplumda bir çok erişkinin ortalama uyku süresi 6- 8 saattir. Yaşla birlikte hem uyku süresinde hem de uyku mimarisinde değişiklikler olur. İnsanlar yaşlandıkça, toplam uyku süresinde ve rüyayla alakalı uyku evresinde geçen sürede bir düşüş başlar. Yeni doğmuş bir bebek günde 16 saat uyur, rüya ile ilişkili REM dönemi oldukça yoğundur. Buna karşın bebeğin 30 yaşındaki annesi günde altı saat uyur (eğer şanslıysa) ve bu sürenin sadece dörtte birlik bölümünü REM’de geçirir.

    Orta yaşlardan itibaren, uyku süresinin azalmaya başlamasının yanı sıra, uykunun karakteri de değişir. Bu yaşlardaki insanlar rüyayla ilişkili evrede daha az uyurken, yüzeyel uyku dönemleri daha uzun sürer. İnsanlar yaşlandıkça daha erken uyuyup daha erken kalkarlar. Gençlerde ise tam tersidir. Gençler, gece daha geç saatlere kadar kalırlar ve günün çoğunu uyuyarak geçirirler. Seksenli yaşlarda bu değişiklik daha belirgindir. Gün içindeki uyuklamalarla birlikte günlük toplam uyku süreleri 6- 7 saat olabilir. Bu kişiler gün içinde birçok kez uyuklasalar da bunların toplamı nadiren bir saati geçer. Yaşlıların günde 8- 10 saat uyumaları gerektiği söylemi doğru değildir.


    Kişinin gerek duyduğu uyku süresi şu şekilde hesaplanabiliyor. Kişi, uyanık olduğu her iki saat için bir saatlik uykuya ihtiyaç duyuyor. Yaş ilerledikçe bu değişiyor, uyanık kalınan her iki saat için 45 dakikalık uyku gerekiyor. Başka bir deyişle, gün boyunca uyanık kalınan her saat için “uyku borcu” biriktiriliyor. On altı saatlik bir günün sonunda, genç bir insanın “uyku bankasına” borcu sekiz saate ulaşıyor. Buna karşılık yaşlı bir kişinin uyku borcu sadece yaklaşık altı saat düzeyinde bulunuyor.

    Uykusuzluk kişiyi nasıl etkiler ?

    Eğer uyku için yeterli zaman ayrılmazsa kişi uykudan yoksun kalıyor. Bu durumda gün içerisinde uykulu olmanın yanı sıra, kişide düşünmeyle ilgili sorunlar da ortaya çıkıyor. Yeni şeyleri öğrenme daha yavaş gerçekleşiyor, bellek ile ilgili ve karar verme süreçlerinde sorunlar yaşanabiliyor. Uyku yoksunluğu dışında bir takım uyku rahatsızlıklarında da özellikle uykuda solunum bozukluklarında uyku mimarisindeki ve kan oksijen düzeyindeki değişikliklerin tetiklediği olaylar, ciddi bilişsel ve bedensel bozulmalara neden oluyor. Bunlar arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar yer alıyor.

    Yaşlı kişiler, uykusuzluk durumunda, kendilerini gençler kadar çok çabuk toparlayamayabilir. Kişilerin 24 saat boyunca uyanık bırakıldığı bir araştırmada, 70’li yaşlardaki kişilerin kendilerine gelmelerinin, genç kişilere göre en az bir gün daha uzun sürdüğü ortaya çıktı. Öte yandan cinsiyet de, uykusuzluğun etkisinde farklılık yaratabiliyor. Örneğin kadınlar, erkeklere göre daha hızlı kendilerine geliyorlar.

    Kaynak : ntvmsnbc.com