Etiket: bebek sahibi olmak

  • Meryem Ana Otu Hamile Kalmak İçin Nasıl Kullanılır?

    Meryem Ana Otu Hamile Kalmak İçin Nasıl Kullanılır?

    Meryem ana otu kullanmak; kadınlarda kan dolaşımını hızlandır, erkeklerde ise sperm hücre miktarını arttırır. Halk arasında Fatma ana eli otu olarak bilinen ota bu ismin verilmesin sebebi görünümünden kaynaklanmaktadır. Rahim açılmasında etkili olan Meryem ana otunu doğum sancısı başlayınca kullananların rahim ağızları daha çabuk açılır ve böylece daha kolay doğum yaparlar.

    Meryem Ana Otu Nasıl Kullanılır?

    Bebek sahibi olmak isteyen fakat hamile kalamayan kadınların kolaylıkla tüketebildiği otlar arasında bulunur. Tadının tarçını andıran güzellikte olması nedeni ile kolay tüketilebilmektedir. Meryem ana otu kullananlar kullanma zamanını ayarlarken yumurtlama öncesi ya da sonrasına denk gelen zamanda kullanmalıdırlar. Meryem ana otunu bebek sahibi olmak isteyen anne ve baba adayları birlikte içmelidirler. Otun hazırlanışı şu şekildedir:

    • Meryem ana otu güzelce yıkanmalıdır.
    • Su dolu sürahi içerisine konulan Meryem ana otu 1 gün bekletilmelidir.
    • Su dolu bir sürahinin içerisine konularak 1 gün boyunca bekleyen otlu suyu anne ve baba adayları birlikte sabah ve akşam içerek tüketmelidir.

    Meryem Ana Otu Hamile Kalmak İçin Nasıl Kullanılır? | 1

    Meryem Ana Otunun Faydaları Nelerdir?

    Meryem ana otu faydaları şu şekilde sıralanmaktadır;

    • Döllenmeyi kolaylaştırarak hamile kalınmasında yardımcı olur.
    • Rahim ağzını açarak doğumların kolaylaşmasında etkili olur.
    • Doğum öncesi tüketilen Meryem ana otu doğum esnasında olan rahim kanamalarını azaltmaya yardımcı olur.
    • İdrar kaçırma problemi yaşayanların düzenli olarak Meryem ana otu tüketmeleri faydalı olur.
    • Cilt problemlerinde etkili olan Meryem ana otu mikrop karşıtı antioksidan ve hipoglisemik özellikleri ile ciltteki yaraların iyileşmesinde etkili olan çözümler arasında bulunur.

    Toplumda yaşanan inanışa göre hamile kalmak isteyen kadınların Meryem ana otunu üzerinde taşınması faydalı olmaktadır.

    Meryem Ana Otu kullanıp hamile kalanlar Tıklayın !

    Soğan kürü kullanıp hamile kalmak için Tıklayın !

    Gebe kalmak için neler yapılmalı? Tıklayın !

    Gebe kalmak için önemli bitkisel kürler Tıklayın !

  • Bilinçaltınız anneliği reddediyor olabilir

    Bilinçaltınız anneliği reddediyor olabilir

    HelpA Akademi kurucusu Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan:“Psikolojik bilinçaltı faktörleri kişileri bebek sahibi olmaktan mahrum bırakabilir”

    “Kadınların yıllardır bastırdıkları fikirler bebek sahibi olmakta yollarını ciddi şekilde etkilerken hipnoterapi ile kişinin bilinçaltındaki kodları temizleyerek yeni duygular ve fikirler empoze ediyoruz”
    -Son zamanlarda çoğu çiftin sorunu olan çocuk sahibi olamamanın, bilinçaltından kaynaklanabileceği bildirildi.
    Bir seneyi geçtiği halde hamilelik elde edilemeyen çiftlerde infertilite yani kısırlık araştırmaları yapılmaya başlandığını ifade eden HelpA Akademi kurucusu Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, bu araştırmalar sonucunda bazı durumlarda fiziksel sorunlar ortaya çıkarken, çoğu çiftte de “açıklanamayan infertilite” vakaları gözlendiğini kaydetti.
    Orhan, “İki kadın düşünelim; ikisinde de jinekolojik bir problem olan ‘çikolata kisti var’. Ancak biri anne olabilirken diğerinin bebeği olamıyor. Bu durumda psikolojik bilinçaltı faktörleri öne çıkıyor. Bu faktörler kişileri bebek sahibi olmaktan mahrum bırakabilir. ABD’de yapılan pek çok araştırmada, anneliğe dair bilinçaltı kodlarının bebek sahibi olmalarını engelledikleri görüldü. Bununla ilgili artık Türkiye’de de çalışmalar yapmaktayız” dedi.

    Bilinçaltı kodları nasıl gelişir?
    Orhan, çok sayıda kadının bebek sahibi olamadığı için hastalığı olduğuna inanarak suçluluk duygusuyla eşlerine karşı mahcubiyet hissettiğini belirterek, bilinçaltında anneliği reddeden kodlar bulunabildiğini, hipnoterapiler sayesinde ise bu kodların temizlendiğini vurguladı.
    Bu bilinçaltı kodlarının kadınların çoğu zaman farkında olmadığı, terapiler esnasında farkettikleri ve oldukça şaşırdıkları problemleri olabildiğinin altını çizen Orhan, şunları söyledi:
    “Yıllardır bastırdıkları fikirler kadınların bebek sahibi olmakta yollarını ciddi şekilde tıkamakta. Bu bilinçaltı kodları arasında en sık rastladıklarımız ise; taciz, tecavüz travmaları, erkeklere karşı sebepsiz ve fark edilmeyen nefret, gelecek kaygısı, doğumla ilgili fobiler, sevilen bir yakının kaybedilmesi, çocukluk çağında edinilmiş zihne kazınan herhangi bir film, kitap ya da duyum öyküsü, beğenilmeme korkusu, yetersizlik ve hak etmeme bilinci… Hamilelik elde edip sürekli düşük yapan kadınlarda ise birilerini taşımaktan bıkmışlık duygusu bilinçaltı kodları arasında olabiliyor. Söz konusu kodlardan kurtulmanın yolu ise hipnoterapiden geçiyor. Biz merkezimizde danışanlarımızla konunun en ince detayına kadar konuşuyoruz. Çeşitli psikometrik test uygulamalarından sonra hipnoterapi kısmına geçiyoruz. Bu yolla tespit ettiğimiz kodları kişinin bilinçaltından birlikte temizleyerek yeni duygular ve fikirler empoze ediyoruz.”

    Sorunları çözülen çiftlerden örnekler
    HelpA Akademi’de uyguladığı seanslardan örnekler veren Orhan, “Bize danışan 8 yıllık evli çiftimiz 5 defa tüp bebek denemelerine karşın bebek sahibi olamamıştı. Kısırlık sebebi olarak kadındaki ‘polikistik over’ gösteriliyordu. Ancak doktorun ‘tek sebep bu değildir’ ifadesiyle kadın danışana hipnoterapi uygulamaya karar verdik. 4 seans sonrasında kadının bilinçaltında esas sorununun hak etmeme bilinci olduğunu tespit ettik. Anne babasının kendisi 2,5 yaşındayken ayrılmış olmasından sonra; çocuklu ortamlarda diğer çocukların babalarıyla olan muhabbetlerinden aşırı derecede etkilendiğini, kendinin hiçbir şeyi hak etmeyen bir insan olduğunu, babasının babalık vasfını hak etmeyen bir insan olduğunu hıçkırıklara boğularak anlattı. Bu olayın etkisiyle bilinçaltında oluşan kod ise ‘Erkekler babalığı hak etmiyor’ koduydu. Bu kodu terapilerle bilinçaltından temizledikten sonra kadının eşiyle olan ilişkileri ilk etapta düzeldi. Yaklaşık 12 seans sonrası ise hamilelik elde edildi. 5 yıllık evli bir başka danışanım ise ‘açıklanamayan infertilite’ problemine sahipti. Bebek sahibi olamayan çifte herhangi bir neden söylenemiyordu. Yaptığımız hipnoterapiler sonucunda, esas sorunun kendisine bile itiraf edemediği bir tacizden kaynaklandığını tespit ettik. 4 yaşındayken alkol alan öz babasından gördüğü taciz sebebiyle erkeklere karşı nefret geliştiren kadının bilinçaltı, kız çocuk doğurmayı dolayısıyla anne olmayı kesinlikle reddediyordu. Problem çözüldükten yaklaşık 2 ay sonra hamilelik elde edildi. Çift bir kız çocuğuna sahip oldu” ifadelerini kullandı.
    Orhan, şöyle devam etti:
    “Her problemin fizyolojik sebeplerinin yanı sıra; çözüm aşamasında psikolojik sebeplerinin de araştırılması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün de sağlık tanımında belirttiği gibi; ruh, beden ve zihin bir bütündür. Ruh ve zihnin kendini hazır hissetmediği olaylar bedende gerçekleşemez. Dolayısıyla çocuk sahibi olma konusunda da eğer tıbbi ciddi bir problem yoksa ve aynı probleme sahip bebek sahibi insanlar varsa mutlaka bir danışman yardımı almak şart.”

  • Tüp bebekte robotik kapsüller

    Tüp bebekte robotik kapsüller

    İnsan vücudu içerisinde dolaşabilen mikro robotik kapsüllerin dışarıdan yönlendirilmesiyle birçok hastalığın tedavisinin mümkün hale geldiğini söyledi…

    İstanbul’a gelen Carnegie Mellon Üniversitesi Nano Robotik Laboratuvarı’nın Direktörü Prof. Dr. Metin Sitti, insan vücudu içerisinde dolaşabilen robotik kapsüller sayesinde, erken teşhis ve hastalıklı bölgelere ilaç uygulama işlemlerinin daha kolay hale geleceğini açıkladı. Türkiye’ye gelen Carnegie Mellon Üniversitesi Nano Robotik Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Metin Sitti’nin geliştirdiği teknolojiler yankı uyandırdı.

    “Nanoteknoloji ve Doku Mühendisliği Güncel Sorunlar ve Gelecek Öngörüleri” isimli toplantıda konuşan Prof. Dr. Metin Sitti, insan vücudu içerisinde dolaşabilen mikro robotik kapsüllerin dışarıdan yönlendirilmesiyle birçok hastalığın tedavisinin mümkün hale geldiğini söyledi. Sitti, “Amacımız, küçük robotların insan vücudu içinde rahatça dolaşıp tıbbi müdahaleler yapabilmesiydi. İnsan vücudunun içinde kullanılan şu anki tıbbi cihazlar acı veriyor. Bizim yaptığımız kapsüller yutulabileceği gibi acı vermeden hastalıklı bölgeye ya da vücudun herhangi bir bölgesine gönderiliyor. Bu kapsüller hem biyopsi yapabilecek, hem ilaç verebilecek hem de kamerayla görüntü sağlayabilecek şekilde tasarlanıyor. Kanser ilaçlarının yan etkilerinden kurtulmak için ilacı sadece hastalıklı bölgeye uygulamak da bu cihazlarla mümkün olabilecek. Bazen hastalara aşırı doz uygulaması gerekebiliyor ancak yan etkileri nedeniyle yeteri kadar doz verilemiyor. Bu robotlar sayesinde sadece hastalığın var olduğu bölgeye çok miktarda ilaç verilmesi mümkün hale gelecek. Kanserin erken teşhisi ve tedavisinde de sıklıkla kullanılacak bir teknoloji olacak. Çalışmalarına başladık ve önümüzdeki yıllarda hayvan testleri yapılacak” dedi.

    Türkiye’deki bir özel üniversitenin Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ile Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute of Technology (MIT) Sağlık Bilimleri ve Teknoloji Bölümü, Boston, Carnegie Mellon ve Ortadoğu Teknik Üniversiteleri ile Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları ortaklığında “Nanoteknoloji ve Doku Mühendisliği: Güncel Sorunlar ve Gelecek Öngörüleri” adlı bir toplantı düzenlendi.İki gün süren toplantının açılış konuşmasını İKÜ Rektörü Prof. Dr. S. Semahat Demir yaptı. Prof. Dr. Demir, toplantının uluslararası bilgi paylaşımı bakımından önemli olduğuna dikkat çekerek, katılımcıların alanlarında uzman ve ilgi çekici tıbbi konularda aydınlatıcı bilgiler vereceğini söyledi. Prof. Dr.Semahat Demir, toplantının katılımcılarına birer plaket sunarak tek tek teşekkür etti.

    TÜRK DOKTOR, EN İYİ SPERMİ SEÇEBİLECEK TÜP BEBEK TEKNOLOJİSİNİ GELİŞTİRDİ
    Dünyayı değiştirecek 35 bilim insanından biri olarak kabul edilen Türk Doktor Utkan Demirci, geliştirdikleri tüp bebek sistemini konferansta anlattı. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute of Technology (MIT) Sağlık Bilimleri ve Teknoloji Bölümü’nde araştırmalarını sürdüren Demirci, “Milyonlarca ölü spermin içerisinden en canlı olanını seçebilirseniz tüp bebek konusunda bir adım önde oluyorsunuz tam olarak yaptığımız şey bu. En iyi spermi ayrıştırabilecek bir cihaz yaptık. Bu daha doğrusu bir çip. Bu cihaz sayesinde bebeği olmayanların şansını bir kademe daha arttırıyoruz” diye konuştu.

    Dr. Utkan Demirci ile birlikte cihazı geliştiren Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Op. Dr. Selçuk Kılınç ise tüp bebek çipinin nasıl çalıştığı hakkında bilgiler verdi. Kılınç, “Geliştirdiğimiz çip spermlerin gideceği yolları inceliyor. Spermlerin doğasında bulunan yarışma güdüsünü kullanmak için bir ortam oluşturuyoruz. Dolayısıyla en iyi ya da en canlı spermin doğru kanaldan gitmesi sağlanabiliyor” diye konuştu.Toplantıda, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Mehmet Dökmeci, çok fonksiyonlu nanosensörlerin tıpta kullanılmasından bahsetti. Dökmeci, Karbon nanotüpler olarak tasarlanan bu yapıların mekanik sağlamlık ve sıcaklığa dayanıklılık gibi özellikleri sayesinde değişen ortam şartları ile ilişkili biyomoleküllerin saptanabildiğini gösterdi.

    Boston Üniversitesi Mekanik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Kamil Ekinci ise nanosistemler aracılığı ile bakterilerde antibiyotik direncinin gözlemlenebildiğini açıkladı. Ekinci, benzer sistemlerin hastalarda yeniden organ yapımına yönelik olarak kullanılabileceğini anlattı.

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) Prof. Dr. Nesrin Hasırcı polimerik materyallerin mikro ve nano düzeyde değişimlerinin tıpta kullanımlarına değinerek, özellikle kemik dokusunun nakli sonrası kullanılan materyallerden kaynaklı adhezyon ve enfeksiyon problemlerin altını çizerek antibakteriyel özellikte ve çabuk yara iyileşmesi sağlayan biyoaktif moleküller hakkında bilgiler aktardı.

    Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute ofTechnology (MIT) Sağlık Bilimleri ve Teknoloji Bölümü’nden Dr. Ali Khademhosseini mikro ve nano ölçekli 3 boyutlu akışkan biyomateryaller ile kök hücrelerden mühendislik temelleri ile yeni organ veya doku yapılması teknikleri konusunda toplantıya katılanları bilgilendirdi.

    Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Biyomalzeme ve Doku Mühendisliği Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Vasıf Hasırcı doku mühendisliğindeki potansiyel yaklaşımlar ve sınırlamalar ile biyomalzemelerin kullanımlarını anlattı.Toplantıda sonrasında düzenlenen oturumda ise konuşmalar hakkında genel bir değerlendirme gerçekleştirildi. İstanbul Kültür, MIT, Harvard, Carnegie Mellon, ODTÜ, Boston üniversitelerinden uzmanlar gelecekte potansiyel işbirlikleri, uygulama alanları, çok disiplinli projeler ve alan ile ilgili uygulama yapacak uzmanların yetiştirilmesi ile ilgili temalar hakkında fikir paylaşımında bulundu.

    Tüp bebek özel bölüm için tıklayın !

  • Bebek sahibi olmak için; embriyo dondurma ikinci şans

    Dondurulmuş embriyodan gebelik şansı yüzde 66!

    Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için “ikinci şans!” olarak tanımlanan dondurulmuş embriyodan tüp bebek tedavisi yüksek gebelik oranları ile yüz güldürüyor. Tüp bebek denemesi başarısız olduğunda ya da çiftler, başarılı bir embriyo transferinden sonra tekrar çocuk istediklerinde, bu yöntem yeni bir şans verdiğini söyleyen Umut Tüp Bebek Merkezi Başhekimi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr.Süleyman TOSUNDondurulmuş embriyodan elde ettiğimiz gebelik oranı yüzde 66! Bu çok yüksek bir oran. Sperm ve embriyodan sonra, şimdi yumurtaları da geliştirilmiş teknolojilerle dondurup, sonra da biyolojik potansiyellerine zarar vermeden çözmek, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere gelecek vaat etmektedir” diyor.

    Embriyo dondurma işlemi hangi durumlarda yapılır?

    Embriyoların dondurulması, Tüp Bebek programlarında güvenliği ve verimliliği arttırdığı için bugün standart bir uygulamadır. Tüp Bebek tedavilerinde daha fazla sayıda yumurta üretmek ve toplamak için, hastanın yumurtalıkları hormonal olarak uyarılır. İşte bazen, toplanan ve başarıyla döllenen yumurtalar, rahime transfer edilecek embriyo sayısından fazla olur. Bu durumda, ihtiyaç halinde kullanılmak üzere fazla embriyolar dondurulur. Çift için bu yeni bir şans demektir.

    Embriyo saklamanın avantajları nedir?

    Embriyo dondurulması,en azından birçok embriyonun hemen transferi için hazır durumda bulunmasını garantiler ve hastayı sonraki Tüp Bebek denemelerindeki fiziksel sıkıntı, yumurtalık uyarılmasının masrafı ve yumurta toplanması işlemlerinden kurtarmış olur.

    Embriyo, hangi şartlarda dondurulmalıdır?

    Üremeye yardımcı teknikler, kısırlık problemi olan ve bebek sahibi olmak isteyen çiftler için çok önemli teşhis ve tedavi yöntemleridir. Buna rağmen, her embriyo transferi, sınırlı başarı olasılığına sahiptir. Sonuç olarak, tüp bebek tedavisinin önemli stratejilerinden biri, doğal siklustaki gebe kalma denemelerine benzer olarak, tekrar tekrar denemektir. Eğer fazladan dondurulmuş embriyo varsa tüp bebek denemesi, dondurulmuş embriyoların çözülerek transfer edilmesi şeklinde olur.

    Embriyosu dondurulan hastanın yaşı önemli mi?

    Embriyolar dondurulduğunda hastanın yaşı önemli bir faktördür; yumurtanın ve embriyonun kalitesi açısından. Transfer edildiğindeki hasta yaşı çok fazla önem taşımamaktadır.

    Dondurulmuş embriyo bebekleri sağlıklı ve normal midir?

    Donmuş embriyo kullanma şansına sahip olan çiftler bu konuda hiçbir endişe duymamalıdır. Şimdiye kadar dünyaya gelen çocukların hepsi sağlıklı ve normaldir. Bir çok çalışma, donmuş embriyolardan doğmuş çocukları incelemiştir. Sonuç, doğum defektlerinde ya da gelişim bozukluklarında hiç artış olmadığı yönündedir.