Ek gıda verilmeye ne zaman başlanmalıdır? Bebeklere ek besin verilirken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Bebeğiniz için doğru ek gıdaları seçerken size yardımcı olabilecek bir yazı hazırladık.
Bebeklerde Ek Besin Verilirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bilinmesi gereken ilk nokta ek besinler anne sütünün yerini tutamaz. Ek gıdaların amacı anne sütünün yeterli gelmediği zamanlarda yada bebeğe yeni tatların alıştırılması aşamasında tüketmek gerektiğidir. Ek gıda seçerken bebeğin kaç aylık olduğu ve tüketeceği besinin içerisindeki besin maddelerinin neler olduğuna dikkat edilmelidir.
Bebeğiniz için ek besinlere ne zaman başlanılması gerektiğine doktorunuz karar vermelidir. Her bebeğin gelişimi farklı olacaktır. Anne sütünün yeterli olup olmaması da etkilidir. Bebeğin çiğneme, yutma reflekslerinin gelişimine göre karar verilir. Genellikle ek besinlere 6 ile 8 aylar arasında başlanır.
Ek besin seçerken gıdaların ek koruyucu içermeyen,taze olmasına dikkat edin. Doktorunuzun önermediği besinleri bebeğinize vermeyin. Bebeklere genellikle meyve püresi vermek ile başlayabilirsiniz. Bu meyvelerin mevsiminde olmasına ve yüksek şeker içermemesine özen gösterin. Bebeğinizin henüz öğütücü dişleri olmadığı için tamamen püre haline getirmiş olun. Yavaş yavaş yedirin.
Doktorların önerdiği ilk ek besinlerden biri de yoğurttur. Tercihen evde kendiniz hijyenik olarak üretin. Kullanacağınız sütün kalitesine dikkat edin. Keçi sütü anne sütüne en yakın değerleri barındırdığı için önerilebilir. Doktorunuza mutlaka danışın. Keçi sütü ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için, Bebeğe Keçi Sütü Verilir Mi? Tıklayın!
Bazı anne-babalar, ek gıdaya geçtikten sonra bebeklerinin besinlerine tuz ve şeker ilave ediyor. Peki gerçekten bebeklerin tuz ve şekere ihtiyacı var mı, eksiklikleri bebek vücudunu etkiler mi ve bebeğin ek gıdaları tüketmesini sağlamak için tuz veya şeker ile tatlandırılması doğru mu? HABER: TÜLAY KARABAĞ
Bebeklere şeker ve tuz ne zaman verilmeli?
Bebek beslenmesinde tuz ve şekerin yeri olmadığını belirten, bebek gıdalarına tuz ve şeker eklenmesinin de son derece sakıncalı olduğunu dile getiren Diyetisyen Ayşe Tuğba Şengel, ntv.com.tr’ye yaptığı açıklamada, bebeğin ilk 6 ayında sadece anne sütü ile beslenmesinin çok önemli olduğunu söyledi.
6 aydan önce hiçbir ek besine başlanmaması gerektiğini aktaran Şengel, anne sütünün 6 aya kadar bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşıladığına dikkat çekti, “6 aydan sonra ek gıdalara geçilebilir. Ancak bebeğin tüketmesini sağlamak için hiçbir ek gıda tuz veya şeker ile tatlandırılmamalıdır” uyarısında bulundu.
TUZ BEBEĞİN KALP VE BÖBREKLERİNİ BOZABİLİR
“Bebeklerin 1 yaşından önce tuza ihtiyaçları yoktur” diyen Şengel’in verdiği bilgiye göre, tuz tüketimi bebeğin hassas olan böbrek işlevini bozabilir, kan basıncını yükseltebilir. Fazla oranda salça ve tuz içeren besinlere özellikle dikkat edilmeli. Bisküvi, pizza ve şarküteri ürünleri fazla tuz içerdiğinden bebeğin böbrek ve kalp sağlığını tehlikeye atabilir.
BEBEĞE NE ZAMAN, NE KADAR TUZ VERİLMELİ?
Bebeklerin 1 yaşından önce doğal yolla besinlerin içerdiği tuzdan aldığını, ilave tuza ihtiyaç kalmadığını dile getiren Diyetisyen Şengel, “1 yaşından itibaren bebeklere en az miktarda tuz verilmelidir. Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği oranlarda iyotlu tuz tüketimi troit hormonunun oluşması için gereklidir. 1 yaşından küçük bebekler 1 gramdan az, 1-3 yaş arası çocuklar ise 1,5 gramdan az tuz tüketebilir. Sıfır tuz tüketimi yetişkinlerde ve çocuklarda troit hastalıklarına yol açacağı için önerilmez” ifadesini kullandı.
BEBEĞİNİZİ NEDEN ŞEKERDEN UZAK TUTMALISINIZ?
0-3 yaş arasının hem çocuğun beslenme tarzının hem de vücut yapısının oluşacağı en önemli dönem olduğunu kaydeden Şengel, bu yaşlarda kazanılan alışkanlıkların bebeğin ileride karşılaşacağı hastalıklar hakkında bilgi verdiğini söyledi ve şöyle devam etti:
ŞEKERİN BEBEĞİN GELİŞİMİNDE HİÇBİR ETKİSİ YOK
“Basit şeker bebeğinizin gelişimi için hiçbir etkiye sahip olmayan bir besindir. Sadece enerji içerir ve lezzetli bir tat olması nedeniyle bağımlılık yapabilir.
Şeker, diyabet başta olmak üzere birçok hastalığın oluşumunda rol oynar. Bebeğinizin böyle bir besini bilmemesi kesinlikle hiçbir soruna yol açmayacaktır ancak 1 yaşından sonra az da olsa tuz tüketimi gereklidir.”
Bebekken şekerin tadını öğrenmeyen çocuğun yapay şeker içeren bisküvi, çikolata, kek gibi besinlerden okul çağı yaşına kadar uzak tutulabileceğini aktaran Şengel, “Evde pekmez, bal ile yapılmış kek, kurabiye gibi besinler ile çocuğun karbonhidrat ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Okul çağında diğer çocuklarla bir arada olduğu için istemeden de olsa basit şeker içeren yiyeceklere maruz kalacaktır. Ama siz çocuğunuzun beslenme tarzınızı o yaşa kadar çoktan oluşturmuş olmalısınız” dedi.
“NE YAPALIM, ÇOCUK İSTİYOR” DEMEYİN
Bazı ailelerin, “Ne yapalım, çocuğun canı istiyor veya başka bir şey yemiyor” gibi gerekçeler ürettiklerini belirten Şengel, sözlerini, çocuğu şekerli gıdalardan uzak tutmak isteyen ailelere önerileriyle tamamladı:
“Çocuk ilk beslenme alışkanlıklarını aile içinde kazanır. Aile bireyleri ve çevresindekiler çocuğa şekerli besinler vermezlerse çocuk bu tadı bilmeyecektir. Yani aile rol modeldir. Çocuk evde şeker tüketme alışkanlığı kazanmazsa, hiç tüketmediği bir besini tüketme eğilimine girmez, alışkanlığı oluşan çocuk reklam veya okul çevresinden de etkilenmez.
YAPAY ŞEKERE ALIŞAN ÇOCUK MEYVEYİ BEĞENMİYOR
Şeker ihtiyacı taze veya kuru meyveden karşılanmalıdır. Evde doğal şeker içeren bal, pekmez gibi besinler ile alternatif tatlılar yapılabilir ama her gün bu tür besinler tüketmek alışkanlık haline getirilmemelidir. Son bir araştırmada yapay şeker tüketen çocukların doğal meyvenin şekerini beğenmedikleri ortaya çıkmıştır. Her gün mutlaka meyve ara öğünü yapılmalıdır.”
Bebeklere bitki çayı verilir mi ? Bebeklere bitki çayı uyarısı !! Kolik ve gazlı bebeğe rezene, uyumayana papatya, çok öksürene ıhlamur… Bunlar annelerin bebekleri ile yaşadıkları sıkıntılarda en çok tercih ettikleri alternatif yöntemler. Ancak uzmanlar uyarıyor; bitki çayı deyip geçmemek gerek, her bitki ilaç niteliğinde, hekime danışmadan kesinlikle kullanılmamalı.
Bebeklere bitki çayı uyarısı
Bebeklerde bitki çayı kullanımı giderek yaygınlaşıyor.
Gaz giderici olarak rezene ve anason, uykusuzluğa karşı papatya, öksürük ve soğuk algınlığı içinse adaçayı ve ıhlamur en çok tercih edilenlerden.
Ancak uzmanlar, bir hekime danışmadan bitki çayı kullanımının hayati sonuçlar doğurabileceği yönünde uyarıyor.
Doğal içerikli bitki çaylarını dahi kullanırken çocuğa bir ilaç verildiğinin unutulmaması gerektiğini belirten Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. İncilay Üstündağ, “Bu bitkilerin içinde alerjik reaksiyon yaratanlar var, toksik etkisi olanlar var, zehirli etkisi olanlar var. Adaçayı çok kullanıyoruz ama biz bunu 2 yaş altı çocuklarda ve gebelerde hiç önermiyoruz çünkü adaçayı östrojen içerir. Bazı papatya türlerinin de çok zehirli olduğunu hatırlamamız gerekir” dedi.
BİTKİ ÇAYLARI DOĞRU KULLANILIRSA YARARLI OLUR
Bitki çaylarının hekim danışmanlığında ve doğru formülle kullanıldığında ise önemli bir yardımcı olduğunu belirten Dr. Üstündağ, “İlk 6 ayda lütfen anne sütü dışında hiçbir şey vermeyin. 6 aydan sonraki bebeklerde nezle, öksürük, soğuk algınlığında ıhlamur çayı kullanılabilir. Burada dikkat etmemiz gereken şey; açıkta satılan bitkileri değil biraz daha formüle edilmiş, çay haline getirilmiş şeylerden demleyerek kullanalım, kaynatmayalım ve aşırıya kaçmayalım” diye konuştu.
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nden Dyt. Ece Günay Akkuş, emzirme döneminde annelerin hem kendileri hem de bebekleri için nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlattı.
Bebeği için en iyisini isteyen anneler dikkat!
Takvim’de yer alan habere göre özellikle süt verirken demir eksikliği yaşandığını söyleyen Akkuş, “Demir eksikliği anemisini engelemek için kırmızı et ve yeşil yapraklı sebze tüketimi artırılmalıdır” dedi.
Ece Günay Akkuş, demir zengini gıdaları ise şöyle sıraladı: “Et, tavuk, balık, yumurta, sakatatlar, kuruyemişler (ceviz, badem gibi), kurutulmuş meyveler (üzüm, kayısı, erik, pestil gibi) kuru baklagiller, pekmez ve yeşil yapraklı sebzeler.”
“Bebeğin bir eksiği olmasın” düşüncesi aileleri gereksiz ve yanlış vitamin kullanımına itebiliyor. Bilhassa anne sütüyle beslenen ve tüm vitamin ve mineral ihtiyacını anne sütünden karşılayan bebeklerde gereksiz vitamin takviyeleri, çeşitli sıkıntıların yaşanmasına neden olabiliyor.
Bebeklerde vitamin takviyesi kullanımına dikkat!
Erişkinlerin ve bebeklerin alacağı vitamin ve mineraller arasında herhangi bir fark bulunmadığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Ünüvar, bebeklerin bazı mineralleri mutlaka alması gerektiğini söyledi.
Bunların başında kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum geldiğini belirten Dr. Ünüvar, “Bu mineraller anne sütü veya biberon maması alan bebekler tarafından otomatik olarak kazanılır. Bu nedenle normal beslenen bebeklerde mineral eksikliği söz konusu değildir. Fakat şiddetli ishal gibi durumlarda böyle eksiklikler ortaya çıkabilir ve bu eksikliklerin giderilmesi gerekir. İshal gibi problemlerin dışında normal beslenme koşullarına sahip bebeklerde bu minerallerin eksikliğine sık rastlanmaz. Ancak yalnızca anne sütü alan bebeklere, anne sütünün demir bakımından fakir olması nedeniyle mutlaka dışarıdan demir takviyesi yapılmalıdır. Bu genellikle biberon mamalarına demir eklenerek yapılır. Anne sütü alan bebeklere ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından da idame dozunda demir verilir” dedi.
Bebeklerde vitamin takviyesi kullanımına dikkat!
“SADECE D VİTAMİNİ TAKVİYESİ YAPILMALI”
0-1 yaş gurubu olarak adlandırılan bebekler için vitamin ihtiyacına karşılık olarak doktor onayı ile yalnızca D vitamini verilmesinin yeterli olduğunu söyleyen Ünüvar, çünkü bebeklerin, diğer tüm vitaminleri yine beslenmesi sırasında doğal olarak aldıktalırın aktardı, “Diğer vitaminlerin hepsi, hasta takibi sırasında bir eksikliğinin olduğu düşünüldüğünde ve saptandığında verilir. Örneğin; B vitamini komplekslerinin eksikliğinde bebeğin ihtiyacı belirlenir ve bu eksikliği düzeltecek kadar vitamin takviyesine başlanır” ifadesini kullandı.
HER VİTAMİNİN BİR GÖREVİ VAR
Vitaminlerin hepsi kendi başlarına önemli işlevlere sahip. D vitamini, kemik yapılarının tam ve normal olarak gelişmesi için gerekli. B grubundaki vitaminler, vücudun, sinir sisteminin, hematolojik sistemin gelişmesi için elzem. C vitamini, vücutta birçok işlev için gerekli olduğu gibi, eksikliğinde skorbüt hastalığı oluşabilir. K vitamini, kanama sürecinde kan pıhtılaşmasına karşın gerekli. A vitamini, göz ve cilt sağlığı için olmazsa olmazlardan. E vitamini ise vücutta birçok kimyasal olayın yanı sıra üreme işlevi için önemli.
AŞIRI DOZ VİTAMİN TOKSİK ETKİ YAPABİLİR
Vücut, gereğinden fazla kullanılan vitamini idrar ve dışkı ile vücuttan dışarı atar. Bu nedenle vitaminler vücutta herhangi bir birikime yol açmaz. Fakat yağda eriyen A, E, D, K gibi vitaminler fazla veya aşırı dozda alındığında vücutta birikerek toksik etkiler gösterebilir.
Bu nedenle vitaminlerin yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve vücutta eksiklikler tespit edildiğinde kullanılması gerektiğine vurgu yapan Dr. Ünüvar, “Gerekenden daha fazla verilen vitamin çocukları daha iyi duruma getirmez, aksine çocukların çeşitli sıkıntılar yaşamasına neden olur” uyarısında bulundu.
VİTAMİN VE MİNERALLER HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?
Uzm. Dr. Süha Ünüvar’ın verdiği bilgiye göre, D vitamini için en büyük kaynak güneş. Bu nedenle çocuklar, D vitamininden faydalanabilmeleri için güneşin zararsız olduğu saatlerde dışarı çıkarılmalı. D vitamini ayrıca, yağda eriyen bir vitamin olmakla birlikte balık, süt ve yumurtada da bulunuyor. B vitamin grubunu, tahıllar, yağsız et, böbrek, yürek, beyin, karaciğer, yer fıstığı, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmeği ve yağlı tohumlar içeriyor. C vitamini bilhassa meyve ve sebzelerde, K vitamini, koyu yeşil yapraklı sebzelerde bolca yer alıyor. E vitamini ise kuru yemişlerin sahip olduğu yağlarda mevcut.
Annelerin en büyük kaygısı, bebeğini sağlıklı bir şekilde büyütmek. Ancak bu süreçte yapılan çok önemli hatalar, bebeğe büyük hasar veriyor. Türkiye’de ilk 6 ayda doğru beslenen bebeklerin sayısı sadece yüzde 10. Bu tabloya göre Türk anneleri dünya ortalamasının çok gerisinde yer alıyor. İşte araştırma sonuçlarına göre anne sütünün önemi ve en sık yapılan hatalar…
Posta.com.tr dan Senim TANAY KARAKUŞ ‘un haberine göre…
Anne sütü, hiç şüphesiz bebeğin beslenmesinde oldukça önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle pek çok sağlık otoritesi, bebeğe ilk 6 ayda sadece anne sütü verilmesini, 6. aydan itibaren ek gıdalara geçilmekle birlikte 2 yaşa kadar anne sütüne devam edilmesi gerektiğini tavsiye ediyor. Ancak buna rağmen birçok anne, bebeklerini “daha sağlıklı” büyütmek için hatalı yöntemlere başvurmayı tercih ediyor. Bunlar arasında anne sütünü erken kesmek, ek gıdaya çok erken başlamak gibi bebeğin metobolizmasında olumsuz etkiler yaratacak tutumlar da yer alıyor. Öyle ki bebeğine kilo alsın diye ciğer, çiğ köfte yedirenler bile var.
Geçen günlerde, 40 yıldan bu yana anne sütünün özelliklerini araştıran Nutricia Anne Sütü Araştırma Merkezi’nin Hollanda’da bulunan merkezinde anne sütü ve emzirme üzerine oldukça önemli bilgiler paylaşıldı. Biz de toplantısı sonrası Danone Türkiye Entegrasyonu Genel Sekreteri Dr. Yalım Üner ile buluşup araştırmanın detaylarıyla ilgili konuştuk.
İLK 100 GÜN ÇOK ÖNEMLİ
Anne sütü bebekler için neden bir mucize?
Her bir damla anne sütü içerisindeki binlerce farklı molekül, bir orkestranın müzisyenleri gibi uyum içinde birlikte hareket ederek bebeğin gelişimi için en uygun beslenmeyi sağlar. Anne sütündeki temel bileşenler; laktoz, yağ, protein, prebiyotikler, LCP’ler, nükleotidler, vitamin ve minerallerdir. Bu bileşenler de özellikle bebek dünyaya geldikten sonra gelişmeye devam eden bağışıklık sistemi ve beyin gelişimi için çok önemlidir. Doğum esnasında bu sistemler henüz olgunlaşmamıştır. Beyin ilk 3 yıl içinde olması gereken yapının yüzdew 80’ine ulaşacaktır. Bununla beraner bağışıklık sistemi de ancak yıllar içinde savunma işlevini yerine getirebilecek yapıya kavuşacaktır. İlk 1000 gündeki gelişim düzeyleri, hayatın devamında birey için çok çok önemli olacaktır. Bu dönemdeki bir sorun da daha sonra telafi edilemeyebilir.
Anne sütü bebeğin özellikle bağışıklığına ne gibi katkılar sunuyor?
Anne sütü bağışıklık sistemi güçlendiriyor, daha az hasta olmasını sağlıyor, fiziksel ve beyinsel gelişimine katkı sunuyor, bebeğin ilerleyen dönemlerde daha az kronik hastalıklara yakalanmasını sağlıyor, solunum yolu, mide-bağırsak, alerji gibi hastalıklar daha az görülüyor. Dış faktörlere duyarlı olan bebekler, anne sütünden aldıkları koruyucu antikorlar sayesinde hastalıklarla daha kolay mücadele edebiliyorlar. Anne sütünün prebiyotik içeriği bağışıklık sistemini geliştiren temel içeriklerdendir. Doğru prebiyotiklerin bağışıklık sistemin gelişiminde büyük payları olur. Dolayısıyla anne sütü formül mama ile desteklenmek istenildiğinde mamada da benzer prebiyotiklerin olduğu kontrol edilmelidir.
TÜRK ANNELERİ DÜNYANIN GERİSİNDE
Türkiye’de anne sütüne gerekli önem veriliyor mu? Araştırmalar ne diyor?
Anne sütünün sayısız faydalarına karşın ülkemizde ilk 6 ayda yalnızca anne sütü ile beslenen bebeklerin sayısının giderek azalıyor. İlk 6 ayda, çoğu annemiz sadece anne sütü vermek yerine bebeklerin midelerinin yüzde 23’ünü katı gıda ile doldurmayı tercih ediyor. 6. aydan sonra da öğünlerinin çoğunluğunun katı gıda değil, anne sütü olması gerekirken maalesef durumun tam tersi olduğunu görüyoruz. Oysa anne sütü eşsiz bir besin ve tüm bebeklerin 2 yaşına kadar yeterli miktarda alması önerilmektedir. İlk 6 ayda doğru beslenen bebeklerin sayısı sadece yüzde 10. Dünya ortalaması ise yüzde 38. Çok gerilerdeyiz. Biz, bebeğe anne sütünü az veriyoruz. Yerine ise doğru sütü değil, katı besini koyuyoruz. 6-12 aylık bebeklerin midesinin yüzde 70’ini katı besinle dolduruyoruz. Bu çok yanlış! Ek besin miktarı 6.-9.aylar arasında 200 ml’i geçmemelidir. Yoksa yeterli süte yer kalmaz ki, Türkiye’deki durum da budur.
Çoğu anne, bebeği kilo almadığı için “Sütüm yaramıyor” endişesine yapılıyor. Gerçekten böyle bir durum söz konusu mu?
Annenin sütünün yaramaması söz konusu olamaz. Miktarı az olabilir ama burada da anne asla kendisini kötü hissetmemeli ve süt vermeye devam etmelidir.
ANNE SÜTÜNÜN YERİNİ HİÇBİR ŞEY TUTMUYOR
Ek gıdaya erken başlama bebekte ne gibi sorunlara yol açar?
Anne sütü ve verilebilecek ek besinlerle alınan besin bileşenleri birbirinden farklıdır. Anne sütü sadece besin bileşeni de değildir. Bu nedenle ülkemizde yaygın olarak yapılan yanlış, anne sütünün yerini ek besinin tutacağını düşünmek oluyor. Bu mümkün değildir. Basitçe düşünüldüğünde sütü ıspanakla telafi edemeyeceğini herkes bilir ama bebek beslerken bunu genellikle unutuyoruz.
Emzirmenin bebeğe olan faydasının yanı sıra anneye sağladığı yararlar ne?
Emziren anne emzirirken sütünün içeriğinde, günlük diyeti ile aldıkları dışında vücudundaki stoğundan da bebeğine besin aktarır. Dolayısıyla daha hızlı kilo verir. Kilo verebilmek için sert diyetlerin yapılmaması gereken bu dönemde, sağlıklı beslenmek ve emzirmek annenin doğum öncesi ölçülerine dönmesi için kolaylaştırıcıdır. Ayrıca emziren annenin bazı kanser türlerine daha az yakalandığı ile ilgili çalışmalar var.
HER ANNENİN SÜTÜ BEBEĞİNE ÖZEL
Emzirme-süt- bebek arasındaki ilişki nasıl işliyor? Her annenin sütü sadece kendi bebeğine mi özel?
Anne sütü bebeğin gelişimi için en uygun beslenmeyi sağlar. Örneğin prematüre bebeği olan annenin sütü, zamanında doğan bir bebeği olan anneye göre farklıdır. Buna bakılıp erken ve zamanında doğan bebekler için üretilen mamalar da farklılaştırılmıştır. Her annenin sütünde kendi bebeğine özel canlı hücreler olduğu da bilinmektedir. Eğer mümkünse bu nedenle her annenin kendi bebeğini emzirebilmesi istenir. Ancak bu olamıyorsa annelerin suçluluk duymasına gerek yoktur. Hekiminden alternatif besleme yollarını öğrenebilir.
GEREĞİNDEN FAZLA VERİLEN KATI GIDA ANNE SÜTÜNÜ KESEBİLİR
Ülkemizde özellikle 3. aydan sonra,bir nedenle anne sütü azaldığında, annelerin bir suçluluk duygusuna kapılarak olduğu kadar anne sütünü vermeye devam ettiklerini ve kalan besin ihtiyacını katı besini artırarak karşıladıklarını görüyoruz. Ülkemizde yaygın olarak görülen bu uygulama, hem Sağlık Bakanlığımız hem de Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre yanlıştır. Süt eksikliği varsa bu sadece bebeğe uygun bir sütle tamamlanmalı, yerine sebze çorbası, mevye püresi verilmeye çalışılmamalıdır. Gereğinden çok verilmeye başlanan katı gıda anne sütünün daha da azalmasına neden olur ve kısır bir döngü sonucunda sütün bir süre sonra tamamen kesilmesine yol açar.
Evde mama hazırlama nasıl yapılır ve mama tariflerini… Bebeğiniz artık katı gıdalara hazır, ona ticari olarak üretilmiş yiyecekler yerine evde hazırladığınız yiyecekleri vermek istiyor olabilirsiniz. Evde hazırlanan bebek yiyecekleri, dükkanlardan alacaklarınız kadar lezzetli olabileceği gibi, kesinlikle daha sağlıklıdır.
Bebeğin sağlıklı gelişimi için ilk 6 ay anne sütünden vazgeçilmemesi üzerinde ısrarcı olan uzmanlar, 6. aydan sonra bebeğin çorba ve mamalara alıştırılması gerektiğini vurguluyor. Bebeğinizin hem fiziksel ve hem de zihinsel gelişimi sağlıklı ve düzenli beslenmesi çok önemlidir. Piyasada satılan hazır bebek mamalarının içeriğinde bulunan yüksek miktardaki demir, bebeğin zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir.
Bebeğinize hem sevdiği meyve ve sebzeyi yedirebilir hem de içiniz rahat olur. Bebekler genelde havuç, kabak, muz, elma gibi besinleri severek tüketirler. Bebeğinizin verdiği tepkiyi gözlemleyerek hazırladığınız mamayı sevip sevmediğini anlayabilirsiniz.
Evde mama hazırlama
Ev yapımı mama tarifleri Kahvaltı tarifi
Elma, kayısı, armut, şeftali, muz gibi mevsim meyvelerinden birini seçip 2’şer dilim soyup yumuşaması için buharda pişirin. Ezip püre haline getirdikten sonra içine pekmez, ceviz ve fındık ezmesini ekleyerek bebeğinize yedirebilirsiniz. Sebzeli çorba tarifi
1 orta boy haşlanmış patates, 1 orta boy haşlanmış kabağın yarısı, 1 küçük haşlanmış havuç, 3 adet haşlanmış taze fasülyeyi haşladığınız sebze suları ile birlikte blenderdan geçirdikten sonra bebeğinize yedirebilirsiniz. Tahıllı bebek maması tarifi
Birer fincan kadar yeşil ya da kırmızı mercimek, pirinç, bulgur ve buğdayı haşladıktan sonra ve 1 orta boy haşlanmış papates ve bir fincan süt ile birlikte blenderdan geçirin. Besleyici değeri yüksek olan bu mama bebeğiniz için gerekli olan tüm vitaminleri içerdiğinden sağlıklıdır. Meyve salatalı muhallebi tarifi
Elma, şeftali, muz, kayısı, çilek, üzüm, kivi, kavun, trabzon hurması, erik, üzüm, portakal, mandalina gibi tercih ettiğiniz mevsim meyvelerinden birer dilim ezip püre haline getirin. 1 tatlı kaşığı pirinç ununu 100 ml süt ile karıştırarak pişirin. Muhallebi kıvamına geldiğinde içine meyve karışımını ilave edin.
Bebeklerin sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmeleri için doğru beslenmeleri gerekir. Altı aylık bebek beslenmesi tablosu nasıl olmalı? makalemizde, 6 aylık bir bebeğin 1 günlük örnek beslenme menüsüne yer verdik. Sabah Kahvaltısı
120 ml anne sütü veya devam sütünün içine yarım yumurta sarısı veya yarım kibrit kutusu büyüklüğünde, tuzsuz beyaz peynir ekleyin.
Tatlandırmak için 1 çay kaşığı pekmez katabilirsiniz.
Biraz tam tahıllı ekmek içi ile kahvaltı karışımının kıvamını artırın.
Notlar
Yumurta sarısı ve peyniri bebeğinize dönüşümlü olarak verin, mesela 1 gün peynir veriyorsanız, ertesi gün yumurta sarısı verebilirsiniz.
Bebeğinizin kahvaltı öğününü gereğinden fazla doyurucu yaparsanız, diğer öğünlerde canı yemek yemek istemeyebilir.
Yağlı gıdalar uzun süre tok tutar, diğer öğünleri yemek istemez, bu nedenle kahvaltısına tereyağ eklemenizi önermeyiz.
Öğleden önce Ara öğün
Yarım çay bardağı meyve püresi
Notlar
Yalnızca mevsim meyvesi kullanın.
Meyve suları kalorisi yüksek, besin değeri düşük gıdalardır, bebeğinize meyve suyu yerine meyve püresi yedirin.
Öğle Yemeği
1 çay bardağı kadar sebze çorbası
Notlar
Sebze çorbalarına 7. aydan sonra haftada 3 gün kadar yağsız kırmızı et katın.
Sebze çorbalarına 8. aydan itibaren tavuk veya balık katabilirsiniz.
Öğlen öğünleri için sebze çorbaları idealdir, böylece bebeğinizin uykusu daha rahat geçer.
İkindi
Yarım çay bardağı yoğurt
Notlar
Bebeğinizin yoğurdu daha besleyici olsun diye içine 1 çay bardağı buğday ruşeymi katabilirsiniz.
Akşam Yemeği
1 çay bardağı tahıl bazlı kaşık maması veya öğlen hazırladığınız çorbanın içerisine, tam tahıllı ekmek içi ekleyebilirsiniz. Not:
Tahıllar bebek beslenmesinde çok önemlidir. Lif, vitamin ve mineral kaynağı olan tahıllar her gün bebek beslenmesinde kullanılmalıdır.
Tahıllar tok tuttuğu için bebeğiniz gece boyu mışıl mışıl uyuyacaktır.
Gece deliksiz uyku bebeğinizin bağışıklık sistemi için gereklidir.
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Her anne bebeğinin sağlıklı bir şekilde büyümesini ister. Bebeğinizin gelişmekte olan bağışıklık ve sindirim sistemi için beslenme çok önemlidir. Bebek yoğurdu tarifi makalemizde aşama aşama bu yoğurdun yapılışını anlattık. İlk 6 ay bebeğin yalnız anne sütü ile beslenmesi yeterlidir. 6 ydan sonra bebeklerde ek gıdaya geçiş başlar, yoğurt ise ek gıdaya geçmek için en ideal ve uygun olan yiyeceklerdendir.
Yoğurt, protein, probiyotik ve kalsiyum açısından zengin içeriği ile bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklardan korur ve kemik oluşumuna katkıda bulunur.
Yoğurt A, C, D, B12, piridoksin, magnezyum, kalsiyum, demir gibi çeşitli besin öğelerinden oluşur. Yoğurdun tüm özelliklerinden yararlanmak için ise marketlede satılan katkı maddeli yoğurtları değil, ev yapımı yoğurt tüketmeli, bebeğinize de bu yoğurdu yedirmelisiniz.
Malzemeler
1 çay bardağı süt
1 çay kaşığı yoğurt
Yapılışı
Sütü, cezvede kaynama noktasına yakın olacak derece ısıtın.
Cam kavanoza alıp süt sıcakken serçe parmağını sütün içine sokup, 7 ye kadar sayın, parmağınız yanmayacak, yani kızgın olmayacak, süt bu kıvama geldiğinde, ayrı küçük bir kasede veya tabakta yoğurdu ılık sütle iyice karıştırarak kavanozdaki süte katılarak yavaşça karıştırılır, yani soğuk yogurdu sıcak sütün içine direk katmıyoruz, önce sütle ılıtıyoruz, ve kapağı kapatılıp bir örtüye sarılarak hareket ettirmeden sıcak bir ortamda 4-5 saat bekletilir. Sonra da 2-3 saat buzdolabında dinlendirilir.
not:Bebeğiniz 1 yaşından küçük ise inek sütü önerilmediğinden, normal süt yerine 100 ml devam sütü kullanınız.
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bebeklerde katı gıdaya geçiş genelde 6. aydan sonra gerçekleşir ve pirinç kolay sindirilebilir özelliği ile ideal ek gıda yiyeceklerindendir. Bebekler için pirinç maması tarifi makalemizde adım adım resimlerle bu yemeğin yapımını anlattık.
Malzemeler
1 su bardağı pirinç
4 yemek kaşığı mercimek
Patates veya havuç gibi herhangi bir sebze
Su
Tereyağı
Yapılışı
Robotta veya blenderda pirinçle mercimeği karıştırıp toz haline getirin, daha sonra kavanoza koyup kapağını kapatın.
Mamayı yapmak istediğinizde kavanozdan 1-2 yemek kaşığı alıp tencereye koyun, içine doğradığınız patates ve havuçları katın ve gerektiği kadar su ekleyin.
Mama kaynadıktan sonra biraz tuzla tereyağ katın.