Etiket: Bayer

  • Domuz Gribi ve Aspirin hakkında…

    Bayer A Tipi (H1N1) grip – domuz gribi olduğundan şüphe edilen kişilerin tedavilerinin sağlık uzmanları tarafından yapılmasının çok önemli olduğunu onaylamaktadır. Bayer domuz gribi olduğundan şüphelenen herkesin derhal bir hekime başvurmasını şiddetle tavsiye eder. Grip hastalarının tedavisini yürüten hekimlerce, baş ve vücut ağrısı, boğaz iltihabı, ateş ve enflamasyon benzeri belirtilerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olması amacıyla genellikle aspirin önerilmektedir. 110 yıllık güvenlik ve etkililik verileri ile dünyanın en kapsamlı şekilde araştırılmış ilaçlarından biri olan aspirin nesillerdir kullanılmaktadır.

    Yetişkinlerde, aspirin’in griple ilişkili semptomlar için genel olarak güvenli ve etkili bir tedavi olduğu konusunda kuşku yoktur. Aspirin özellikle de kullanım talimatında belirtildiği şekilde ağrı, ateş ve enflamasyonun azaltılması için kısa süreli kullanıldığında, klinik olarak belirgin yan etkilerle nadiren ilişkilendirilir.

    Reye Sendromu, ilk olarak 1970’lerin ortalarında tanımlanan, çocuk ve ergenlerde beyin ve karaciğeri etkileyen bir hastalıktır. Son derece nadir, fakat ciddi ve muhtemelen ölümle sonuçlanan bir sendromdur. Sebebi bilinmemekle birlikte, genellikle bir viral enfeksiyonu takiben ortaya çıkar. Oldukça nadir görülen bir hastalık olan Reye Sendromu ile ilgili çekinceler öncelikle çocuklar ve ergenlerde viral enfeksiyonlarla ilişkilidir. Bununla birlikte literatürde, erişkinlerde Reye Sendromu görülmesiyle ilgili tek hastalık olgu raporları bulunmaktadır.

    Bayer’in Asetil Salisilik Asit (ASA) içeren Aspirin® gibi ürünlerinin kullanma talimatlarında olası Reye Sendromu riskine ilişkin uyarılar bulunmaktadır. Bu uyarılar ASA kullanımı ile Reye Sendromu arasında bir ilişki bulunduğunu öne süren epidemiyolojik verilere dayandırılmaktadır. Ancak daha önceden hiçbir tedavi almadığı halde Reye Sendromu görülen vakalar da bildirilmiştir. Bugüne kadar yapılan klinik çalışmalarda ASA’yı da içeren ilaç gruplarının kullanımı ile Reye Sendromu gelişmesi arasında neden sonuç ilişkisi kurulamamıştır.

    Kalp krizi gibi kardiyovasküler vakaların önlenmesi için doktoru tarafından aspirin profilaksisi önerilen onbinlerce yetişkin için, griple ilgili semptomlarla mücadelede de etkili bir analjeziğin seçimi çok önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, mevcut kardiyovasküler hastalığa sahip kişilerin Pandemik (H1N1) 2009 kaynaklı ciddi komplikasyonlar açısından daha yüksek risk altında olduğu düşünülmektedir. Ek olarak, gözlem çalışmaları da grip enfeksiyonunun kişinin kardiyovasküler riskini geçici olarak 2–3 kat artırabildiğini ortaya koymaktadır . Önemli bir nokta da, aspirin’in -parasetamol ya da ibuprofen’in aksine- bir kalp krizi veya iskemik felci önleyerek yaşam kurtarma gücüne sahip olan tek ağrı kesici olmasıdır. Düşük doz aspirin profilaksisindeki kişiler, hekimleri tarafından aksi yönde bilgi verilmedikçe, ürünün kullanma talimatında belirtilen dozda aspirin’i güvenle alabilir.

    Doktor önerisiyle, uzun dönemli, potansiyel olarak hayat kurtarıcı ve kardiyak koruyucu amaçla aspirin tedavisini kullanan kişilerde, aspirin tedavisinin durdurulması zararlı olabileceğinden, hekimin talimatı dışında aspirin rejimlerini kesmemeleri veya değiştirmemeleri önemlidir. Koroner hastalarda aspirin profilaksisinin devamlılığının önemini gösteren birçok çalışma bulunmaktadır. Bunlardan birisi, Journal of the American College of Cardiology’de yayınlanan ve koroner hastalarda aspirin kullanımının kesilmesinin, yeni bir koroner olay oluşma riski yaratabildiğini göstermektedir. Hastalar aspirin tedavisi konusundaki olası tüm sorularını hekimleri ile tartışmalıdırlar.

    Ağrı kesicileri belirtildiği şekilde almak ve tüm sorular için bir sağlık profesyoneli ile temasa geçmek önemlidir. Aspirin® kullanım talimatı, hastaları güvenlik ve diğer potansiyel riskler konusunda bilgilendirir. Aynı zamanda Aspirin® kullanılmaması gereken durumları içerir ve bir hekime danışmayı tavsiye eder. Çocuklar ve gençlerde, çok nadir fakat öldürücü olabilecek bir hastalık olan Reye Sendromu konusundaki potansiyel çekinceler nedeniyle, aspirin’in viral enfeksiyonlarda bir hekime danışılmadan kullanılmaması gerekir. Bu uyarı aspirin kullanım talimatında da yer almaktadır.

    Aspirin kullanımı herkes için uygun olmayabileceği için, hastalar daima ürün kullanım talimatını okumalı ve kullanım öncesi herhangi bir soruları olması durumunda hekim veya eczacılarına danışmalıdır.

  • Asrın buluşu Aspirin !

    Basında Aspirin ile ilgili çok çeşitli haberler yer almaktadır. Bu haberlerde bahsedilen aspirin çeşitleri kullanım alanlarına göre farklılık göstermektedir. Ancak bazı mecralarda bu farklılıklara dikkat edilmeden yanlış ürün resimleri kullanılmaktadır. Genellikle karşılaşılan yanlış Ağrı ve Soğuk Algınlığı’nda kullanılan Aspirin ürünlerine ait resimlerin kalp ve damar sağlığı ile ilgili yazılan olumlu/olumsuz haberlerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu gibi yanlışlıkların kamu sağlığını tehdit etmemesi açısından ve kamuoyunu bilinçlendirmek için aşağıdaki bilgileri paylaşmakta fayda olduğunu düşünüyoruz.

    Aspirin içeren ürünlerimizi Ağrı, Soğuk Algınlığı ve Grip, Kalp ve Damar Hastalıkları olmak üzere 3 farklı grupta konumlandırıyoruz.

    BAYER ASETİLSALİSİLİK ASİT Ürün Çeşitleri

    AĞRIDA

    Aspirin 0,5:

    Her bir Aspirin® tablet 500 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) içermektedir.

    Kullanıldığı Yerler:

    • Baş ağrısı, diş ağrısı, sırt ağrısı, adet sancısı, nevralji, kas ağrısı, eklem ağrısı gibi hafif ve orta dereceli ağrılarda.
    • 15 yaşın üstünde grip ve soğuk algınlığı gibi durumlarda görülen ağrı ve ateşte.
    • 15 yaşın altında grip ve suçiçeği dışında yüksek ateşte seyreden enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateşin giderilmesinde.

    Aspirin Forte:

    Her bir Aspirin® tablet 500 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) ve 50 mg Kafein içermektedir.

    Kullanıldığı yerler :

    • Ağrılarda; özellikle baş ve diş ağrısı, bel ağrısı(lumbago), nevralji, siyatik, migren ve adet sancılarında
    • Soğuk algınlığı, grip ve hafif enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateş durumlarında
    • İltihabi durumlarda : örn. akut ve kronik romatizmal hastalıklarda

    Aspirin 0,1:

    Her bir Aspirin® tablet 100 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) içermektedir.

    Kullanıldığı yerler :

    • İltihabi durumlarda : örn. akut ve kronik romatizmal hastalıklarda
    • Ağrılarda; örn. baş ve diş ağrısı, bel ağrısı (lumbago), nevralji, siyatik, migren
    • Soğuk algınlığı, grip ve hafif enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateş durumlarında

    SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİPTE:

    Her bir Aspirin® Plus C efervesan tablet 400 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) & 240mg C Vitamini içermektedir.

    Kullanıldığı Yerler:

    • Soğuk algınlığı, grip ve hafif enfeksiyonlarda görülen ağrı ve ateş durumlarında
    • Ağrılarda; örn. Baş ve diş ağrısı, bel ağrısı, nevralji, siyatik, migren ve adet sancılarında
    • Enflamatuvar hastalıklarda: örn. Romatizmal ağrılarda

    KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA:

    Coraspin :

    Her bir Coraspin® tablet 100 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) içermektedir. Enterik kaplıdır.

    Kullanım Yerleri:

    – Non-stabil anjina pektoriste
    – Risk altındaki (hipertansif, hiperlipidemik, diyabetik) hastalarda koroner trombozun önlenmesinde
    – Miyokard reinfarktüs profilaksisinde
    – Kardiyovasküler cerrahide özellikle aortokoroner by-pass ve arteriovenöz şantlarda post-operatif tromboz ve embolizmin önlenmesinde
    – Geçici iskemik ataklarda
    – İnme profilaksisinde

    Her bir Coraspin® tablet 300 mg Asetilsalisilik Asit (ASA) içermektedir. Enterik kaplıdır.

    Kullanım Yerleri:

    – Yüzeyel venlerin enflamasyonunda
    – Non-stabil anjina pektoriste
    – Risk altındaki (hipertansif, hiperlipidemik, diyabetik) hastalarda koroner trombozun önlenmesinde
    – Miyokard reinfarktüs profilaksisinde
    – Kardiyovasküler cerrahide özellikle aortokoroner by-pass ve arteriovenöz şantlarda post-operatif tromboz ve embolizmin önlenmesinde
    – Geçici iskemik ataklarda
    – İnme profilaksisinde
    – Hafif ve orta şiddette ağrılarda (baş ağrısı, diş ağrısı, nevralji ve adet sancılarında)
    – Migrende
    – İltihabi durumlarda (romatizmal hastalıklar)
    – Ateşte (soğuk algınlığı)