Etiket: ateş

  • Calpol astım riskini artırıyor

    Calpol astım riskini artırıyor

    İspanyada’ki Coruna Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada, en sık kullanılan öksürük şuruplarından Calpol’ü ayda sadece 1 kere tüketen çocuklarda astım riskinin 5 kat arttığı ortaya çıktı.

    PARACETAMOL ETKİSİ
    İlk altı ayda tüm dünyada bebeklerin yüzde 84’üne verilen Calpol’ü senede bir kere kullanmanın bile astım riskini yüzde 70 artırdığı belirlendi. Araştırma için 20 bin çocuğun sağlık verileri incelendi. Ayda en az 1 kere şurup içen küçük çocuklarda astım riskinin 5.4 kat daha yüksek olduğu görüldü. 12 ay içinde şurup içen 13-14 yaş grubunda ise astım riskinin yüzde 40 daha yüksek olduğu belirlendi. Şurubu 1 yaşından önce içenlerde de astım riski yüzde 60 daha yüksekti. Araştırmacılar Calpol’ün içindeki parasetamol maddesinin akciğerler ve kanda bulunan glutathione isimli kimyasalın miktarını azaltarak akciğer dokularında hasara neden olabileceğine ve astıma yol açabileceğine inanıyor.

    Prof. Dr. Aykan Canberk (Farmakolog):
    Doktor kontrolü gerekir
    Parasetamol çocuklarda nefes darlığı, hırıltı, akciğer seslerinde anormalleşme, akciğer ödemi gibi istenmeyen yan etkiler yapabilmekte. Bu ilacın içerdiği katkı maddelerine karşı da aşırı duyarlılık sonucu alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Bu ilacın içerdiği parasetamol ve diğer maddeler olumsuz etki yaratabilir. Ailesinde astım olanlar ve alerjik zemine bağlı astımlı çocuklarda mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

    Kaynak : Sabah

  • Soğuk Algınlığından Nasıl Korunurum?

    Soğuk Algınlığından Nasıl Korunurum?

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, “Soğuk algınlığı, üst solunum yollarında virüs türü mikropların neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyondur.” dedi.

    Soğuk algınlığından burun, boğaz, kulaklar, östaki tüpü, nefes borusu, ses telleri ve akciğerlerin etkilendiğine değinen Haliloğlu, “Soğuk algınlığı en çok okul çağı çocuklarında görülür ve sıklığı yaşla azalır” dedi.

    Soğuk algınlığının ilk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırık.

    Çocuklarda ise boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir.

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, henüz soğuk algınlığına kesin etkili bir aşı bulunamadığını anlattı:

    Soğuk algınlığına yakalanmamak için, hastalık belirtileri olan kişilerle hastalığın ilk ikinci ve dördüncü günleri arasında temas edilmemesi gerekir. Ancak, çoğu zaman bu mümkün değildir. Soğuk algınlığına yakalanan kişiler, henüz hasta olduklarını anlamadan bulaştırıcı döneme girmiş olurlar.

    Soğuk algınlığına yakalanan çocuklar, özellikle burun temizliğinden sonra olmak üzere sık sık ellerini yıkamalı, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunlarını kapamalıdırlar.

    Soğuk algınlığı genellikle 7 ile 14 gün arasında iyileşir. Bazen sinüzit, orta kulak iltihabı, larenjit veya bronşit gibi komplikasyonlar nedeniyle hastalığın seyri uzayabilir.

    Haliloğlu, soğuk algınlığının düzelmesinin zamana bağlı olduğunu açıkladı:

    Bu süre içinde, hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı gıda alması (su, meyve suları gibi) gerekir. Genellikle ağrı kesici, dekonjestan ve allerji karşıtı maddeler içeren soğuk algınlığı ilaçları, hastalığı iyileştirmezler; sadece kas ağrısı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilirler.

    Boğaz ağrısının şiddetlenmesi ve uzun sürmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38 derece üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarında morarma belirtilerinden herhangi birinin görülmesi halinde doktora başvurulması gerekmektedir.

    Soğuk algınlığından korunmak için bunları yapın:

    Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.

    Dengeli beslenin. Meyve sebze ağırlıklı beslenin, fazla et tüketmeyin.

    Hastalık riski yüksekse bol bol C vitamini alın. (Örneğin her gün 2 kivi, 1 greyfurt, 1 yeşil biber veya 2 kaşık lahana turşusu yemek gibi)

    Hareket edin ve soğuğa karşı vücudunuzun dayanıklı olmasını sağlayın. (Yüzmek,saunaya gitmek, soğuk duş almak, temiz havada yürüyüş yapmak, değişik spor faaliyetleri)

    Oda havasını iyileştirin. Hava nemlendiricileri kullanın veya saksı çiçeklerini temin edin. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın.

    Hava cereyanının oluşmamasına dikkat edin.

    Virüslerden korunun.

    Soğuk algınlığı dönemlerinden kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmayın. Hasta insanlarla öpüşmeyin, 1.5 metreden fazla yaklaşmayın.

    Ellerinizi düzenli yıkayın.

    Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Havaya göre giyinin.

    Stres altındaki insanlar hastalanmaya daha elverişlidir. Her gün düzenli olarak dinlenin. Gevşeme egzersizleri yapın.

  • Astrolojinin Tarif Ettiği O Kadın Mısınız?

    Astrolojinin Tarif Ettiği O Kadın Mısınız?

    Astrolojinin Tarif Ettiği O Kadın Mısınız?

    Koç kadını

    Nasihatler, tavsiyeler, yol göstermeler. Hiçbiri size göre değil. Nasılsa bildiğinizi yapacaksınız. Bu inatçılık mı?

    Hayır sadece kararlılık ve doğru bildiğinden şaşmamak. Ortada belirgin bir neden yokken sinirli ve gergin mi oluyorsunuz? Bu demektir ki o gün, içinizdeki muazzam enerjiyi harcayacak bir yer bulamadınız. Hareketsiz bir yaşam sizin için bir kabus olabilir. Sürekli koşuşturmak, yorulmak nedir bilmeyen bedeninize uygulayabileceğiniz en terapidir. Mücadele etmeyi seversiniz. Çünkü sizin için her mücadele kazanılacak bir zaferdir.

    Sizi sevenlerden oluşan geniş bir hayran kitlesi vardır. Bunların çoğu yüreklendirip güvensizliklerine çareler bulduğunuz kişilerden oluşur. Bu yüzden iş hayatında iyi bir yönetici,aile yaşamında yol gösterici olursunuz.

    Anahtar sözcüğünüz: “Cesaret tüm engelleri aşar.”

    Boğa kadını

    Ani değişiklikler, son anda verilen kararlar, düzensizlikler sizi
    çıldırtmaya yeter. Sakin, huzurlu, doğal güzelliklerle dolu bir yaşam, burcunuz kadınlarının en büyük özlemidir. Bu yüzden pekçoğunuz durmaksızın büyük bir sabır ile çalışır, para kazanır. Paranın günümüzde güzelliklere ulaşmanın bir aracı olduğunu bilir. Yaşamın gerçekleri ile yüzleşmek canınızı kolay kolay sıkmaz. Çünkü Boğa kadınları, iyisi ve kötüsü ile bu dünyanın insanıdır. Nasıl yemyeşil ağaçlar, rengarenk kuşlar, çiçekler varsa; çorak topraklar, lavlar saçan yanar dağlar, bataklıklar da vardır. Hepsi de doğaldır.

    Güzelliklere olan düşkünlüğünüz sizi bir sanat dalı ile uğraşmaya itebilir. Olmasa bile iyi giyinmek, güzel yemekler yemek veya yapmak, evinizin dekoru ile uğraşmak gibi konular her zaman sizi çeker.

    Anahtar sözcüğünüz: “İşleyen demir ışıldar.”

    İkizler kadını

    Tekdüze bir yaşamın neşenizi kaçırması mümkün değildir ama siz bu durumdan kaçmak için herşeyi yapar ve başarırsınız da. İlginizi tek bir konu değil yüzlerce değişik konuya verebilirsiniz. Bu sizin için hem eğlenceli hem de aktif zekanızı kullanmanıza yardımcı olacak bir egzersiz gibidir.

    Detaylar asla gözünüzden kaçmaz. Kimsenin dikkat etmediği detayları görmek çoğu zaman işinize yarasa da bazen “görmez olsaydım” dediğiniz olur.Çünkü bu ufacık detaylar uykunuzun kaçmasına neden olabilir.

    Konuşmaktan, tartışmaktan, okumaktan ve yazmaktan büyük zevk alırsınız. Sizin için öğrenmenin yaşı yoktur. 50 yaşında bile ilginizi çeken bir konu için eğitim hayatına dönebilirsiniz. Duygusal yaşamınızda eğlendiğiniz süre hiç bir problem olmaz, aksi halde biraz maymun iştahlı davranabilirsiniz.

    Anahtar sözcüğünüz: “Öğrenmenin ve eğlenmenin yaşı yoktur.”

    Yengeç kadını
    Evinden, ailesinden ve çocuklardan uzak bir Yengeç kadını olabilir mi?

    Bütün günü, haftayı hatta 1 ayı evinizden uzakta geçirebilirsiniz ama sıcak yuvanız, konforlu koltuğunuz bir an bile aklınızdan çıkmaz.

    Çocuklarla çocuk olmak, oyuncak bebeklerle oynamak sizi mutlu eder. Gerek aile, gerek iş yaşamında barışçıl ilişkiler temel ilkenizdir.

    İş hayatınızda başarıdan başarıya koşsanız bile katı ve mesafeli ilişkiler istifa nedeniniz olabilir. Yine de çok iyi yönetici olursunuz. Yanınızda çalışanlara ailenizin fertleri gibi davranırsınız. Onları korur, dertleri ile ilgilenirsiniz.

    Duygusal yaşamınız yoğun sevgi ihtiyacınız karşılandığı müddetçe sorunsuz geçer. Aksi halde koltuğunuza gömülüp geçmişi düşleyerek yaşayabilirsiniz.

    Aslan kadını

    Boyun eğmek, kabullenmek ve başarısızlık. İşte sözlüğünüzde bulunmayan kelimeler.

    Siz Aslan kadınları, dünyaya başarmak için geldiğinizi bilirsiniz. Bu başarı maddi veya manevi olabilir. Boyun eğmekten kendiniz ve başkaları adına nefret edersiniz. Haksızlığa tahammülünüz yoktur. Kendinizi seversiniz. Çünkü başkalarını sevmenin yolunun kendinizi sevmekten geçtiğini bilirsiniz.

    Girdiğiniz her ortamda fark edilirsiniz. Bu biraz da bilinçli veya bilinçsizce sizin çabanızla oluşur. Aslan kadınları kenarda köşede kalmaktan hoşlanmazlar.

    Yaratıcılığınızın sınırları yoktur.

    Anahtar sözcüğünüz: “Başarıyorum öyleyse varım.”

    Başak kadını

    Üstünkörü yapılmış bir yemek, saçma sapan bir kitap… Fark etmemiş gibi görünebilirsiniz ama bir çift sözünüz de mutlaka olur.
    Yaşam sizin için çözülmesi gereken bir matematik problemidir. Bölüm bölüm çözersiniz. Çözdükçe rahatlarsınız. Bu yüzden genç Başak kadınları biraz hırçın olabilirler. Yeni insanlar, mekanlar, şehirler sizin için çözülecek yeni bilmecelerdir. Çözene kadar herşey yolundadır ama bir kere çözünce yenilerine ihtiyacınız olur.

    Çevreniz bir türlü işin içinden çıkamayan insanlarla doludur. Çünkü siz onların problemlerini kolayca çözümleyebilirsiniz.

    Aile ve duygusal yaşamınıza gelince; her ikisi de sizin için sonu gelmez bir bilmecedir. Bu yüzden çoğu Başak kadını kendilerini yoğun aile ve duygusal ilişkilerin içinde çözüm ararken veya her iki konudan da uzak bambaşka diyarlarda bulurlar.

    Anahtar sözcüğünüz: “Her sorunun bir çözümü vardır.”

    Terazi kadını

    Karmaşa, şiddet, kavga, gürültü… Hayır! Yaşamınızda asla bunlar olmamalı. Siz barış, uyum ve huzur kadınısınız. Tartışmaları yatıştıran, ayrılanları barıştıran mutlaka siz olursunuz. Girdiğiniz her mekana uygun bir kıyafet, size eşlik eden uygun bir partner olur. Aile ve iş yaşamınıza eşit zaman ayırabilmeyi başaran nadir burçlardansınız. Ayrımcılığa tahammül edemezsiniz. Arkadaşlarınıza, aile fertlerine eşit ilgi ve sevgi gösterirsiniz.

    Sanatın pek çok dalına ilgi gösterir aynı zamanda uygulayabilirsiniz. Gelişmiş adalet duyguları kimi zaman politikaya yönelmenize neden olur. Her zaman şık ve zarif olmayı bilirsiniz. Nezaket kurallarını her zaman uygularsınız.

    Anahtar sözcüğünüz: “Savaşma, barış.”

    Akrep kadını

    “Dikkat tehlikelidir”! Tüm Akrep kadınları gibi burcunuzla ilgili söylenen bu cümleyi siz de duymuşsunuzdur. Yine tüm Akrep kadınları gibi gülümseyip “nerem tehlikeli acaba?” diye düşünmüşsünüzdür. Bir Akrep kadının kendinden başka kimseye zarar veremeyeceğini sadece Akrep kadınları bilir ve kimseye söylemezler.

    Siz güçlü duyguların ve tutkuların kadınısınız. Yaşadığınız mutlulukları ve acıları ömür boyu unutamazsınız. Çoğu katı ve acımasızlıkla suçlanırsınız. Bu içinizdeki fırtınaları gizli bahçenizde sakladığınız içindir.

    Rekabeti seversiniz ama gizlice. Bunu kimse fark etmez. Bu yüzden başarılarınız hayretle karşılanır. Sevdiklerinize size bağlı kaldıkları sürece tutkuyla bağlanırsınız. İhaneti ise asla bağışlamazsınız.

    Karşılaştığınız kişilerin sözlerinden çok gözlerine dikkat edersiniz. Size yalan söylemek güçtür.

    Anahtar sözcüğünüz: “Gözler yalan söylemez.”

    Yay kadını

    Sürekli aynı yerde, aynı işte, aynı kişilerle olmak… Bu sizi çıldırtıyor değil mi? Çıldırmak kelimesi hiçbir Yay kadınına yabancı değildir.

    Özgürlüğünüzün uzun süre kısıtlanması hiç de gözler önünde, gürültülü bir şekilde tepki vermenizi engellemez.

    Size yabancı olan herşeye ilgi duyarsınız. Yabancı ülkeler, insanlar, başka dilde şarkılar sizi heyecanlandırmaya yeter. Bu yüzden çoğu Yay kadını bir gün kendini yabancı bir ülkede yaşarken buluverir. Dürüstlüğünüz patavatsızlık raddelerine gelebilir.

    Sonra da çevrenizdekilerin neden size kırıldıklarını anlamakta zorluk çekersiniz. Kimi zaman aktif, neşeli, sportmen olup kimi zaman da felsefe, din gibi konulara dalıp bir münzevi gibi yaşayabilirsiniz.

    Birlikte uzak ülkelere gidip maceralara atılabileceğiniz kişileri seversiniz. Bunun dışında pek duygusal olduğunuz söylenemez.

    Anahtar sözcüğünüz: “Uzaklara, daha uzaklara.”

    Oğlak kadını

    Yarın ne olacağını bilememek, hata yapmak, idealsiz bir yaşam. Hiçbiri size göre değil. Geleceğini emin eller altına almak, güven duyacağınız ortamlarda yaşamak her Oğlak kadını gibi sizin de en büyük emelinizdir. Sizi mesafeli ve biraz soğuk bulabilirler.

    Bu, kimseden yardım beklemeden her işinizi kendi başınıza yapmanızın sonucudur. Neticede insanların hepsinin bu dünyada yalnız olduklarına ve kendi sorunlarını kendilerinin çözmeleri gerektiğine inanırsınız.

    Sabırlı ve azimli oluşunuz sizi pekçok konuda başarıya ulaştırır. Dostlarınız sağlam ve ömür boyu beraber olacağınız kişilerden oluşur.

    Erken yaşta olgunlaşıp sorumluluk alırsınız. Duygusal yaşamınızda güven duymak temel ihtiyacınızdır. Güven duyduğunuz kişi ile ömür boyu birlikte olursunuz.

    Anahtar sözcüğünüz: “Kendi işini kendin gör.”

    Kova kadını

    Kısıtlanmak, disiplin, otorite. İşte sizi yerinizden hoplatacak 3 kelime. Yaşamınızın sürekli bir başkaldırı ile geçmemesinin tek şartı bağımsız olmanızdan geçer.

    Modası geçmiş, eski olan herşey ruhunuzu karartır. Her tür yenilik ise sizi heyecanlandırır, yaşama bağlar. “İşte çağdaş bir kadın” denildiğinde bir Kova kadınını karşınızda bulursunuz. Bulunduğunuz her ortamda açık fikirliliğiniz, toleransınız, insan sevginizle odak noktası olursunuz.

    Sizin için hiçbir şey acayip değildir. Aksine acayip denilen herşey size normal görünür. Duygusal yaşamınızda bağlanmaktan korkarsınız. Yine de sizinle iyi arkadaş olan biri ile uzun süre beraber olabilirsiniz. Yaratıcılık gerektiren her tür meslekte başarılı olursunuz yeter ki başınızda bir otorite olmasın.

    Anahtar sözcüğünüz: “Benim için çok normal.”

    Balık kadını

    “Sürekli gerçeklerden kaçıyorsun.” Hemen hemen yaşamınızın her döneminde bu sözcüğü duymuşsunuzdur. Yanlış da sayılmaz. Yaşamın gerçekleri sizi pek ilgilendirmez. Yine de çalışıp didinmek, hayatın dikenli yollarında ilerlemek konularında çok zorlandığınız söylenemez.

    Bunun sırrı bu dünyada kendiniz dahil hiçbir şeyi ciddiye almamanızdadır. Siz soyut olan herşeye ilgi duyarsınız. Bulunduğunuz ortamlarda sempatikliğiniz ve sevecenliğiniz ile pek çok arkadaş edinirsiniz. Can sıkıcı ortamlarda ise şayet uyuyakalmazsanız saatlerce kalabilirsiniz.

    Kimsenin üzülmesine tahammül edemezsiniz. Kendinizi tam olarak veremeseniz de yardıma ihtiyacı olanların hemen yanında olursunuz.

    Hayal dünyanız o kadar geniştir ki karşınızdakiler sizi ancak bir sanat dalı ile uğraştığınız zaman anlayabilirler. Aksi takdirde onlar için tam bir muammasınızdır. Sanatın tüm dallarında mutlaka başarılı Balık kadınları bulunur.

    Duygusal yaşamınızda sevecenliğiniz, cana yakınlığınızla kolayca sever, sevilirsiniz. Tabii platonik aşkların peşinden gitmeyi bırakırsanız.

    Anahtar sözcüğünüz: “İnsan büyük ve küçük sonsuzluk arasına sıkışmış bir toz parçasıdır.”

  • Zona – Gece Yanığı Hastalığı Neden Olur?

    Zona – Gece Yanığı Hastalığı Neden Olur?

    ZONA GECE YANIĞI HASTALIĞI

    Halk arasında gece yanığı olarak bilinen Zona sinir ucu iltihabıdır.

    Zonaya neden olan suçiçeği hastalığı virüsüdür. Su çiçeği çoğunlukla çocukluk döneminde geçirilen ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Su çiçeği iyileştikten sonra hastalığa neden olan virüs vücuttan tamamen yok olmaz ve bazı sinirlerin içine yerleşerek uyur vaziyette kalır.

    Vücut direnci zayıflayınca ortaya çıkar
    Uzun yıllar boyunca hiçbir sorun yaratmaz. Ancak bazı kişilerde Vücudun direncinin azaldığı durumlarda uyuyan bu virüs uyanır. Yerleştiği sinirin içinde çoğalır ve sinirin uçlarına, sinirin dağıldığı deri bölgesine gelerek ağrı ve cilt döküntüsüyle seyreden Zona hastalığını oluşturur.

    Vücudun zayıf düşmesine yol açan nedenler:
    Bazı enfeksiyonlar, yorgunluk, uykusuzluk, dengesiz beslenme, aşırı kilo kaybı, stres,alınan bazı ilaçlar, kanser gibi hastalıklar sıralanabilir. Zona çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülür.

    Zona Nerelerde Görülür:
    Sadece sinirin bulunduğu alanda görülür.
    50 yaşın üzerinde, yaşlılarda, başka hastalığı olanlarda daha ağır seyreder. Zona ağrı ve deri döküntüsüyle seyreden bir hastalıktır. Bu iki belirti de tüm vücutta değil sadece sinirin bulunduğu alanda görülür. Zona da yüz, saçlı deri, gövde, kol ve bacaklar gibi vücudun herhangi bir bölgesinde sinirler tutulabilir.

    Bununla beraber en sık tutulan bölge göğüs bölgesidir. Ağrı ve döküntü vücudun sağ ya da sol olmak üzere bir yarısında bir kuşak tarzında yerleşir. Ağrı, deri döküntüsünden önce ortaya çıkabilir. Hastalar ağrıyı yanma, zonklama, batma, bıçak saplanması, karıncalanma, uyuşma şeklinde hisseder.

    Ağrı döküntünün iyileşmesi ile kaybolur
    Ağrının ardından deride bir kızarıklık ve üzerinde yerleşmiş su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. 3-4 hafta içinde bunlar kurur ve kabuklanarak iyileşir. Ağrı bu dönemde devam eder ve döküntünün iyileşmesiyle kaybolur.

    Ancak bazen, özellikle de yaşlı kişilerde ağrı döküntünün iyileşmesinden sonra da devam eder.

    Zona Tedavisi:
    Zona tedavisinde istirahat önemlidir.

    Deri döküntüsü için ıslak pansumanlar ve kurutucu merhemler yararlıdır. Vitaminler, ağrı kesiciler ve virüsün çoğalmasının durduran bazı ilaçlar da tedavide kullanılmaktadır. Ağrının inatçı olduğu vakalarda antidepresanlar, sinir blokajı gibi yöntemlerden yararlanabilir.

  • Loğusa Humması ve Korunma Yolları

    Loğusa Humması ve Korunma Yolları

    Halk arasında albastı olarak da bilinen loğusa humması, bazı loğusalarda görülen ciddi bir hastalıktır. Üreme organı yollarında iltihaplanma, doğum esnasında temizliğe yeteri kadar önem verilmemesi veya idrar yollarının iltihaplanma gibi hijyenik nedenlerle ortaya çıkar.

    Doğumdan 3 veya 7 gün sonra ateş yükselir. Karnın alt bölümünde yumuşaklık hissedilir. Akıntı fazlalaşır ve loğusa genel bitkinlikten şikayet eder. Hemen doktora başvurmak gerekir. Doğumdan sonra gerekli temizliğe dikkat edilmezse, vücuda giren mikroplar cinsiyet organları üzerinde bir hastalık meydana getirirler. Bu hastalığa loğusa humması adı verilir. Loğusa hummasının sebebi çeşitli bakterilerdir ve artık bu hastalığın tedavisi de mümkündür.

    Kadın cinsiyet organı, karın zarı (periton) boşluğuna kadar uzanan bir kanal biçimindedir. Bu organın çeşitli bölümlerinde mikroplara karşı, hormonlarla veya biyolojik özelliklerle savunma setleri bulunmaktadır. Ancak bu setler çeşitli sebeplerle ve özelliklerle savunma setleri bulunmaktadır. Ancak bu setler çeşitli sebeplerle ve özellikle doğum sırasındaki yaralanmalarla yıkılırsa mikroplar kolaylıkla buralara yerleşir ve hastalık ortaya çıkar. Doğumdan sonra görülen akıntı birçok mikrobu dışarıya sürükler. Bu setlerin sağlam kalması halinde hastalığın meydana gelmesi için herhangi bir sebep kalmaz.

    Loğusa Hummasının Başlıca Sebepleri

    Loğusa hummasının meydana gelmesine yani korunma secilerinin yıkılmasına yol açan başlıca sebepler şöyle sıralanabilir:

    – Doğum ya da loğusalık sırasında geçirilen zatürree, anjin ve grip gibi ağır hastalıklar
    – Loğusanın ellerinin kirli ve dolayısı ile mikroplu olması
    – Doğuma yardım edenlerin dikkatsizlikleri ve bu arada kirli ellerle bebeğin doğumunun yapılması
    – Loğusalık sırasında tam banyo almak
    – Altı hafta geçmesini beklemeden cinsi münasebette bulunmak
    – Loğusa humması çeşitli özellikler gösterebileceği gibi, hastaya verdiği zararlar da farklıdır. Bu hastalığın tedavisinde de değişik usuller kullanılır. Loğusa hummasını meydana getiren mikroplar kan ve lenf yolu ile bütün vücuda yayılabilirler. Buna tıp dilinde sepsis adı verilir.

    Bir ya da iki gün süren bir devreden sonra hastada baş ağrısı ve kırıklık görülür. Ateş yavaş yavaş ya da birden bire yükselir. Hastalık sırasında ateş yüksek derecede devam edebileceği gibi sabahlan düşüp akşamlan yeniden yükselebilir. Bu sırada hastada titremeler de görülür. Titremeler geldiği zaman hastanın rengi solar, parmak uçlan ve tırnaklar morarır, nabız hızlı atmaya başlar. Şiddetli baş ağrısının yanı sıra uykusuzluk ve huysuzluk belirir. Loğusa humması tedavisinde, antibiyotiklerin rastgele kullanılması mikropta direnç yaratır. Bu bakımdan mikrobun hangi antibiyotiğe karşı dayanıksız olduğunun tespit edilmesi ve ona göre ilacın kullanılması şarttır.

    Loğusa Hummasına Karşı Alınabilecek Tedbirler

    Hastalığın önlenmesi için alınacak tedbirlerin başında doğum sırasında çok temiz çalışılmak gerek. Bu arada doğumdan önce de rastgele kişilerin hastayı muayene etmeleri sakıncalıdır. Dış cinsiyet organları ile döl yatağında yara meydana gelirse, bunların vakit geçirilmeden tedavi edilmesi gereklidir. Özellikle son aylarda tam banyodan ve cinsi münasebetten kesinlikle kaçınılmalıdır. Doğum sırasında ateşi yükselenlere ve bebeği koruyan su kesesi erken patlayanlara antibiyotik yapılmalıdır. Doğuma yardım eden kişilerin herhangi bir hastalıktan rahatsız olmamalarına dikkat edilmelidir.

    Gerekli tedbirler alınmazsa, ortaya çıkan hastalığın önlenmesi ve annenin hayatının kurtarılması eldeki ilaçlar yardımı ile mümkün olabilir. Ancak, hastalığın anne vücudunda bıraktığı etkiler sonucu üretim ile sağlık durumunun düzelmesi imkansızlaşacağı gibi, kısırlık ve müzmin iltihaplar da görülebilir.

  • Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ?

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyerinin cildi olduğunu biliyor muydunuz ? | 1 Bebek cildinin hayati rolü

    Cilt bariyerinin temel rollerinden biri, vücudu zehirli-zararlı, tahriş edici, alerjen maddeler gibi çevresel tehditlerden korumaya yardımcı olmaktır.

    Sağlıklı bir cilt, bebeğin bu çevresel tehditlere karşı ilk savunma hattıdır. Cildin en üst tabakası, vücudu korumaya yardımcı olur1,2; su, kimyasallar, mikroplar, aşırı sıcaklıklar, elektrik dalgaları ve ultraviyole ışınlar (UV) gibi çevresel tehditlere karşı kalkan görevi görür. Bu sayede sağlıklı bir cilt, vücudu ciltten girebilecek enfeksiyonlardan korumaya destek olur.

    Bebek cildi neden özel ilgiye ihtiyaç duyar ?

    Bebek cildi yetişkin cildinden farklıdır ve yaşamının ilk yılı boyunca gelişmeye/değişmeye devam eder.3 Bebek cildi yetişkin cildine göre daha ince, daha geçirgen ve daha hassastır.3,4 Bu nedenle çevresel tehditlere karşı daha korunmasızdır. Genetik özelliklerin yanı sıra, bebek cilt bakımında uygun ürünlerin kullanılmaması ve gerekli cilt bakım uygulamalarının yapılmaması cildin bariyer bütünlüğünün bozulmasına/hasar görmesine neden olabilir.

    Hasar görmüş cilt bariyeri alerjenlerin cildin alt tabakalarına geçmesine izin verir, böylece alerjik olmayan bir bebeği alerjiye yatkın hale getirebilir. Bu da bebeklerde atopik dermatit oluşumuna kadar ilerleyebilir.

    Bebeğin bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan hassas cilt bariyerini korumak için özel ürünler kullanmak gerekir

    Bebek cildine doğru şekilde bakım yapılması cilt bariyerinin hasara uğramasını engeller. Bu da ancak doğru bebek şampuanı ve bebek bakım ürünlerinin kullanımıyla gerçekleştirilebilir.

    Uzmanlar bebek şampuanı ve cilt bakım ürünlerinin sağlıklı cilt bariyerinin bütünlüğünü koruması konusunda hemfikirdirler. Doğumdan itibaren bebek cildine uygun ürünlerin doğru şekilde kullanılması bebeğin cilt bariyerini koruyarak atopik dermatit gelişme riskini azaltır.

    Benzil alkol, SLS, sabun, alkol ve alerjen içerikli ürünlerin bebek saç ve cilt bakımında kullanımından kaçınmak ve cildi düzenli olarak nemlendirmek bu uygulamaların arasında sayılabilir. Bebek cildi için özel olarak formüle edilmiş şampuan ve diğer ürünlerin güvenliği ve etkinliği klinik olarak kanıtlanmış olmalıdır.

    Pediatrik Dermatoloji Derneği Johnson’s® baby ürünlerini tavsiye eder.

    Johnson’s® baby ürünleri, bağışıklık sisteminin ilk bariyeri olan cildine özen gösterecek ve cilt bariyerini koruyacak şekilde formüle edilmiştir. Pediatrik Dermatoloji Derneği bebek saç ve cilt bakımında Johnson’s® baby ürünlerinin* kullanılmasını tavsiye ediyor.

    *Johnson’s® baby Şampuan, Yenidoğan Saç ve Vücut Şampuanı, Yağ, Parfümsüz Islak Mendil

    Referanslar:
    1.Hoath S, et al. Neonatal Skin Structure and Function. 2003
    2.Chiou Y, Blume-Peytavi U. Skin Pharmacology and Physiology. 2004
    3.Nikolovski J, et al. Journal of Investigative Dermatology. 2008
    4.Stamatas G, et al. Pediatric Dermatology. 2009
    5.Stamatas G, et al. Cosmetics & Toiletries. 2009

    Johnson’s Baby şampuan:

    Gerçek Göz Yakmayan® formülü gözler için saf su yumuşaklığındadır. Johnson’s baby şampuan yeni ve yumuşak formülü sayesinde saçın doğal nem dengesini korur ve saçta hiçbir kalıntı bırakmaz. Saçların ipeksi yumuşaklığını korur ve mis gibi kokmalarını sağlar. Bebeğinizin saçını temizlemek ve nemlendirmek için idealdir.

    Çocuklarda Cilt Problemleri
    – Çocuklarda egzama hangi nedenlerle ortaya çıkabilir?
    – Çocuklarda hangi cilt problemlerine daha sık rastlanır?
    – Çocuklarda mantar hangi nedenlerle olur?
    – Çocuğumda sürekli kaşıntı var, neden olabilir?
    – Çocuğumun cildi sürekli kızarıyor, sebep ne olabilir?
    – Çocuğumun cildinde döküntü var, neden olabilir?
    – Atopik egzama nedenleri nelerdir?
    – Çocuğumun cilt probleminin hangi hastalığa bağlı olduğunu nasıl anlarım?
    – Çocuklardaki hangi deri hastalıkları bulaşıcıdır?

  • Çocuklarda Seröz ve Orta Kulak İltihabı

    Çocuklarda Seröz ve Orta Kulak İltihabı

    Çocuklarda burun ile kulak arasında bulunan ve kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüpü tam gelişmemiştir.Ayrıca konum olarak da daha yatay olduğu için çocuklar yetişkinlere göre daha sık orta kulak enfeksyonu geçirirler. Östaki tüpünün çalışmadığı durumlarda ve östaki tüpünün burun arkasına açılan ağzını tıkayan geniz eti (Adenoid dokusu) gibi bir durum varsa orta kulak basıncı negatife döner. Negatif orta kulak basıncı sonunda orta kulaktaki kılcal damarlardan orta kulak içine serum çekilir. Böylece çocuğun kulağının içinde sıvı oluşur.

    Bu durum çocukların çok büyük bir çoğunluğunda gözlenir. Çocuğunuz seslendiğinizde sizi duymuyor , televizyonu yakından izliyorsa, bunu farkedip bir KBB uzmanına başvurmalısınız. Ayrıca okul çağındaki çocuklarda çocuğun öğretmeni sizleri uyaracaktır. Doktor size çocuğunuzun kulağında sıvı var derse korkmayın bu sıvı kulağa dışarıdan girmiş değildir.

    Bu durumdaki bir çocuk gerekli ilaç tedavisini almazsa kalıcı bir takım kulak problemleri gelişmesi kaçınılmazdır. Orta kulaktaki sıvı ilaç tedavisine rağmen geçmezse ki bu durumu tekrarlayan timpanogram testleri ile kolayca anlıyoruz.

    Çocuğun her iki kulağına sıvıyı oradan almak ve orta kulak basıncını normale döndürmek için kulak zarını çizerek buradan içeriye tüp uyguluyoruz. Bu müdahale için genel anestezi tercih edilir. Çocuğun eşlik eden bademcik ve veya geniz eti mevcut ise bunlarda aynı seansda çocuk uyumuşken alınabilir.

    Çocuğumun kulağına tüp takıldı ama bu tüpler ne kadar kalacak ?

    Bu tüpleri genellikle durumuna göre 6 ay ila 1 sene arasında takip ederek kulak zarında tutuyoruz. Bu süre dolmadan da çocuğun kulağındaki bu tüpler kendiliğinden de düşebilir. Ameliyat sonrası ayda bir kontrol gerekmektedir. Nispeten kolay olan bu uygulama bir çok önemli orta kulak hastalığını ve işitme kayıplarını önleme açısından çok önemlidir.

    Çocuklarda Orta Kulak İltihabı
    1. Orta kulak iltihabında kullanılan tüp tedavisi nedir?
    2. Tedavi edilmeyen orta kulak iltihabı işitme kaybına neden olur mu?
    3. Çocuklarda orta kulak iltihabı nasıl tedavi edilir?
    4. Orta kulak iltihabı sonucu işitme kaybı nasıl oluşur?
    5. Çocuklarda orta kulak iltihabının ne tür belirtileri vardır?
    6. Çocuklarda orta kulak iltihabının nedenleri nelerdir?
    7. Çocuklarda orta kulak iltihabı nedir?
    8. Çocuklarda orta kulak iltihabı için nasıl bir cerrahi yöntem uygulanır?
    9. Çocuklarda hangi orta kulak iltihabı türlerine rastlanır?