Etiket: aşk nedir

  • Aşk nedir? Ve nasıl gösterilir?

    Aşk nedir? Ve nasıl gösterilir?

    Adını aşk koyduğumuz şeyin ne olduğunu şimdiye kadar kimse tam anlamıyla çözememiştir. Kişi içgüdüleri tarafından önce kendisini korumayı düşünmektedir. İşte aşk bu korumayı neredeyse eriten bir duygudur, insanı yaşama bağlayan bir etmendir. Sanki ruhsal hastalıklardakine benzer süreçler, kişi aşık olduğunda ortaya çıkar, tek farkla aşk bir hastalık değildir. İnsanlar bilinçdışı olarak sürekli ölümsüzlüğün peşinde koştukları için yenilenme arzusuyla üremek isterler. Üremek için gerekirse kahramanlık ve fedakârlık da yaparlar. Aşk fedakarlıkların en büyüklerindendir. Günümüzde psikanaliz, aşk objesine duyulan özlemin, erken çocukluk dönemine ait sevilen objelere, genellikle anne ve babalara, yeniden kavuşma isteğinden doğduğuna inanır. Yani erkek ya da kadındaki bir araya gelme isteği, çocuklukta yaşanan yaralayıcı deneyimlerin yeni bir aşk objesiyle iyileştirme isteğinin bir sonucudur. Duygusal dünyasında tamamen bencilce hareket eden küçük çocuk, gelişimi sırasında kendisine zevk veren şeyleri, kendisinin parçası haline getirir. Yani onu mutlu eden şeyi, bir başkasından gelse bile kendi parçasıymış gibi algılar ve bölünmüşlük duygusu geçici olarak ortadan kalkar. Çocuk, bir başkasının ona yönelmesiyle kendini bir bütün ve mutlu hisseder. Kişi aşık olduğunda da böyle davranır. “Ya benimsin ya kara toprağın, ben sensiz bir hiçim” nakaratları bu yoğun duyguların bir sonucudur aslında. Hatta Freud, sevgili seçerken, küçük yaşlarda elde edilen deneyimlere bağımlı hareket edildiğini ileri sürer. Kişi aşık olma süreci sırasında, önce hayatında bir şeylerin eksik olduğu duygusuna kapılır. Böylelikle yeni bir aşk objesine karşı yoğun ilgi gelişir ve kişi aramaya başlar. Kalp atışları hızlandığında, kulaklar uğuldadığında, uykusuzluk başladığında, yani kişi aşık olduğunda, kendini eksik hisseden taraf, bütünü oluşturmaya çalışıyor demektir. Aşk anlaşılması zor bir kavramdır. Aşk nedir ve nasıl gösterilir, ifade edilir ve paylaşılır? Aşk gelişen bir süreç olarak en az 3 öğeden oluşur; iki davranışsal öğe; ilgiyi alma ve gösterme; iki bilişsel öğe: iyiyi görme ve affetme; duygusal öğe: mahremiyet gibi. Alınan ilginin anlamı bir kişi ilgi görmüyorsa karşılığında imkansız olmasa bile ilgi göstermesi çok zordur. İlk ilgi göstericilerin görevleri besleme, koruma, barınak sağlama ve yol göstermedir. İlgi gösterme ise aşkın somut ve davranışsal ifadesidir; yemek pişirmekten, yatağa taşımaya ve bebek bezi değiştirmeye kadar değişir. Sevdiklerimize hizmet ederiz ve bizim yetersiz olduğumuz yerlerde de onların hizmet etmesini bekleriz. Cinsel eylemde ise ilgi bize ve eşimize zevk veren aktiviteleri sergilemek ve yapmak ile gösterilir. İyiyi görme, sevdiklerimizden önce kendimizde olumlu özellikleri görebilme becerisini gösteren bilişsel bir süreçtir. Bu özellikler fiziksel, karakteristik ya da geçici olabilir. İyi bir cinsel yaşam için gereken ön özellikler kişinin kendisini zevk veren ve alan cinsel bir varlık olarak görmesidir. Birinde cinsel iyiyi görmek o kişiyi önemli ve ehil olarak görmekle paralellik gösterir. Birinde iyiyi görmek ayrıca onu dinlemeyi ve ondan öğrenmeyi de içerir ki böylece geribildirim bir eleştiri olarak anlaşılmaz ya da yapılmaz. CİSED olarak biz bu özelliği saygı olarak tanımlıyoruz. Ne var ki gerçek saygı öz saygıdan gelişir. Cinsel etkileşimde bu saygı kişinin ve eşinin hoşuna gidenleri öğrenme ve söyleme, sonrasında ise gerçekleştirmedir. Zevk veren cinsel aktivitelerin müzakere edilmesinde geribildirim önemlidir, aynı şekilde bu geri bildirimler cinsellikle ilgili korku ve kaygıları da içerir ve bazen çatışma ve sorun da oluşturur. Affetme ise birçok bireysel, evlilik ve cinsel terapist tarafından göz ardı edilen ancak evliliğin ve bireysel mutluluğun temeli olan bilişsel bir diğer süreçtir. Yine de bu süreç iyiyi görmek için başlıca koşuldur. Eğer hatalarımızı affetmezsek karşımızdakinde ve kendimizde iyiyi nasıl görürüz? Kendimizdeki mükemmellik için taleplerimizden vazgeçebilir miyiz? Kendimiz için yapmazsak sevdiklerimiz için yapabilir miyiz? Affetme özellikle eşi aldatma sorununda çok önemlidir. Eğer affetme bilinmezse aldatılan eş evliliklerinin sonuna kadar diğerine bu hatasını ödetmeye çalışır.

    Uzm. Psk. Dan. Cem KEÇE

  • “Aşk”ın Hiç Düşünülmeyen Yönleri

    “Aşk”ın Hiç Düşünülmeyen Yönleri

    İnsanlığın varoluşundan buyana süregelen aşk, yüce ve yoğun duygunun dinamik gücüyle hareket eder. Öyle ki âşık her türlü çılgınlığı göze alır. Geç ya da dur işaretleri onun için bir anlam taşımaz. Trafik lambası yoktur aşkta. En kritik halleri kişi aşkta yaşar. Onu ne frenleyecek ne de harekete geçirecek bir işareti yoktur, kaza riski ise her zaman vardır. Aşkın metafiziğini anlatan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, aşkın hiç düşünülmeyen yönüne dikkat çekiyor…

    Bilim, sanat ve felsefe nasıl özgür toplumlarda gelişir ise aşkın da insanın olduğu her ortam ve durumda ortaya çıkacağını ifade eden Ömerustaoğlu, belli bir bilinç formu olarak inşa edilmenin ötesinde bir duygu durumu, insani halin yaşanması olarak belirtiyor aşkı.

    Aşkın; yaşama, obje ve nesneye olabileceği gibi üstün nesneye ve platonik de olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, aşığı yüce ve yoğun duygunun dinamik gücünün hareket ettirdiğini vurguluyor. Ömerustaoğlu bir aşığın her türlü çılgınlığı da göze alabileceğini hatırlatıyor.

    Aşkta Kaza Riski Her Zaman Vardır!

    “Geç ya da dur işareti, trafik lambası yoktur aşkta. En kritik halleri kişi aşkta yaşar. Bizi frenleyecek ya da harekete geçirecek işaretler yoktur ve kaza riski her zaman vardır. Aşkta karşılık beklenmez yaşanır yaşatılır. Aşkın metafiziğinden söz etmek aşkın nesnesini aşan boyutu mu yoksa yaşanan duygunun aşkınlığını mı düşündürüyor. Ne onunla ne de onsuz olur.”

    Sevilmekten ziyade sevmenin güzel olduğunu ifade eden Ömerustaoğlu seven kişinin hiçbir fedakârlıktan da kaçmayacağını vurguluyor.

    Aşk İnsana Şekil Veren Sanatçı Gibidir!

    “Sevenlerden kurulan ordu dünyaya meydan okur. Fedakârlık vardır. Aşk insanı yeniden yoğuran ona şekil veren sanatçıya benzer. Âşık aşkın yoğurduğu eser durumuna gelir sanatçının yapıtı gibi o olgunlaşır keşfeder yaşar olur onu o yapar. Aşkın büyüsü insanı yarım yapar mı onu çılgın saldırgan ya da mağlup çökmüş yapar mı? Bu yolda mağlup yoktur bu mağlup olan da bu yolda galip sayılır şairin dediği gibi.”

    Bazı aşklar vardır nesnesini hatta duygusunu da aşar diyen Ömerustaoğlu, sevginin emek istediğini de hatırlattı.

    Bencilce Yaşanan Sevgi Çabuk Tükenir!

    “Sevgi emek ister emek verilmeyen sevginin sürdürülebilir olması mümkün değil. Seviyorsan emek vermelisin değer bilmelisin. Sevgi yalnızca belirli bir yandan bir duygunun yaşanması gibi sınırlı zamana ait olmaktan zaman üstüne taşınmasını sağlayacak olan emektir. Sevgi bencilce yaşanırsa bu onu tüketir. Öyleyse sevgiye değer vermek onun için emek harcanmalıdır. Emek hayatı zamanı birlikteliği daha kaliteli hale getirir. Kıymeti bilme önemli sevginiz emeğiniz kadardır. Sevgi emekle ölçülür. Sevgiyi ölçecek alet olsaydı herhalde o emek olurdu. Onu ancak emekle ölçebilirsiniz.”

  • Aşka İnanır Mısınız?

    Aşka İnanır Mısınız?

    Aşkın en büyük silahı, kozu ve düşmanı zamandır belki de. İlk çağlardan beri, zamana direnen aşklar değerlidir. Bu çağda ise aşkımızın büyüklüğünü ölçecek kadar geniş zamanımız bile olmuyor.

    Yaşadığınız ilişkinin “gerçek aşk” olup olmadığını eninde sonunda anlayacaksınız ancak bu, en iyi ihtimalle ayrıldıktan bir süre sonra olabilir. Elbette aşk kişiden kişiye değişen ve göreceli bir şeydir ve genellenebilecek doğruları yoktur. Yine de aşağıdaki soruları yanıtlayarak bu konuda bulanmış zihninizi netleştirebilir ve iş işten geçmeden önce duygularınız hakkında bir karara varabilirsiniz. Bu yazı Cosmopolitan Dergisi kaynak alınarak oluşturulmuştur.

    1. Sadece Onu mu Düşünüyorum?

    Bazen iki kişi asla yalnız değildir. Eski sevgiliniz, hoşlandığınız yeni biri ya da platonik aşkınız hep yanınızdadır. Sebebi her ne olursa olsun, gerçek aşk, onunlayken dünyayı sildirir, başkası aklınıza gelse bile bu, çabucak sönecek bir düşüncedir. Eğer birlikteyken tamamen onunla oluyor ama yalnızken başkasını düşünüyorsanız, yine de dikkat etmenizi öneririz. Beyninizin içinde dolananları bastırmaya devam ederseniz, gerçek aşktan giderek uzaklaşabilirsiniz.

    2. Seks Dışında Harika Olan Ne?

    Aşk, çarşaflar arasına sıkışmış bile olsa oradadır. Harika bir seks hayatınız olabilir. Bazı ilişkilerin itici gücü cinselliktir, böyle olmasında da bir sakınca yoktur. Ancak eğer cinsellik, yan oyunlarla, duygularla, bağlılıklarla beslenmezse, çabucak kuruyabilir. Seks sizi birbirinize bağlıyor olabilir ancak gerçek aşk sizin için bundan mı ibaret?

    3. Yalnızlıktan mı Korkuyorum?

    Kendinize yetmeyecek kadar sıkılgan ve huzursuzsanız yanınızda sürekli olarak birini istersiniz, yaşam enerjinizi ondan almaya çalışırsınız. Eğer sadece yalnız kalmamak için onunla ilişkide değilseniz, gerçek aşk çevrenizde dolanıyor demektir. Aksi durumda bu yanılgınız beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkar. Ya da en kötü ihtimalle yalnızlık korkunuz alışkanlığa dönüşür. Herkesin aşkı kendine göre özeldir. Önemli olan tercihlerinizin farkında olmanız ve kendinize bile bile yalan söylememenizdir.

    4. Kendime Vereceğim Değeri Ondan mı Bekliyorum?

    Bazen birini elde etmeyi takıntı haline getirirsiniz ve onun size aynı şekilde tutkuyla aşık olmasını beklerken yıllar geçer. Karşınızdakinin kim olduğu sizin için çok da önemli değildir. Önemli olan, onun sizi sevdiğini bilmenizdir. Böylece kendinizi değerli hissedersiniz. Bazen, kendimizi değerli bir noktada görmek isteriz ve bunun için bir başkasının bakışına ihtiyaç duyarız. Kendinizi sevseniz; karşınızdakiyle iktidar, kazanan, kaybeden oyununa girmeseniz ve ona bunlar olmadan aşık olsanız? İşte o zaman yaşadıklarınız biraz daha gerçeğe yakın ve masum olabilir sanki.

    5. Çevresi ve parası olmazsa yine de sever miyim?

    Diyelim ki erkek arkadaşınızın çevresi çok geniş. Onun sayesinde bayağı geniş bir grubunuz oldu, eğlence gırla gidiyor. Siz ona pek bir şey sunmadan, hayat enerjisinden beslenip gidiyorsunuz… Ya da maddi gücü yerinde ve sizi pahalı yerlere götürmesi, arabasıyla gezdirmesi çok hoşunuza gidiyor. Bir an düşünün, bir talihsizlik oldu ve erkeğiniz birden bu özelliklerini yitirdi. Eğer aşkınız gerçek ise bu noktada sevgiye doğru evrilip, engeller, aşabilir. Ancak eğer aşk değilse parıltısını çabuk yitirecektir. Neye sahip olduğu, kimi tanıdığı, size ne sunabildiği ile değil, sırf o olduğu için onu severseniz durum değişebilir.

    6. Hayalimde Yarattığım Erkeğe mi Benziyor?

    Aşkta hayalinizde bir erkek yaratır ya da beğendiğiniz bir erkek tipi belirlersiniz. Belirlediğiniz özelliklerden birkaçına sahip olan birini bulunca, onu aklınızdaki resme oturtursunuz. Bazen hayal kurma işini abartırsınız ve aşık olduğunuza o kadar çok inanmak istersiniz ki, ciddi bir yanılgıya düşersiniz. Karşınızdaki kişiye gerçekçi olarak bakın. Sonra da ona mı yoksa onunla hiç ilgisi olmayan kurgusal birine mi aşık olduğunuzu anlamaya çalışın.

    7. Araya Zaman Girince Unutuyor muyum?

    Zamanın kalbinizin kimin için attığını söyleyen fısıltılarına kulak verin. Önemli olan zamanın aşkınız üzerinde nasıl bir rol oynadığı ve sizin buna ne kadar teslim olduğunuzdur.

    8. Onun Bana Aşık Olmasını mı Seviyorum?

    Bazen başkasının kırdığı bir kalp, kendisini çok seven birinin yanında rahatlamaya, yaralarını iyileştirmeye çalışır. Bazen de egolar okşanmak ister ve birisinin size aşık olması ilaç gibi gelir. Tüm bunlar normaldir ancak aşık olmadığınızı bile bile kendinizi yüksek sesle bu aşka inandırmaya çalışmayın.

    9. Onun İçin Zorlukları Göze Alır mıyım?

    Gerçek aşklar büyük ve çok sayıda engelle bile cesaretle savaşır. Ailelerin istememesine direnir, arkadaşların sevgiliden hoşlanmamasına karşı çıkar, para problemlerini atlatır, ayrı düşüldüğünde sabırla bekler. Önemli olan ilişki süresince elinizden geleni yapmış olmanızdır. Böylece ilişkiniz bitse bile acısı tatlısı ile gerçek bir aşk yaşamış olduğunuz için kendinizi daha tam, doygun ve mutlu hissedersiniz.

    10. Onu Affedebiliyor muyum?

    Gururunuz ağır bastığında bile, ondan ayrı kalmanın acısı sizi harap ediyorsa sırılsıklam aşık olmuşsunuz demektir. Değişime teslim olmak aşkınızın sapına kadar gerçek olduğunun bir başka ispatıdır.