Etiket: aşırı terleme

  • Yüz Terlemesi 5 Nedeni ve 5 Etkili Tedavi Yöntemi

    Yüz Terlemesi 5 Nedeni ve 5 Etkili Tedavi Yöntemi

    Günümüzde birçok insanın karşılaştığı rahatsızlardan biri olan yüz terlemesi (hiperhidrozis), hem fiziksel hem de sosyal açıdan önemli zorluklar yaratabilen bir durumdur. Özellikle sosyal etkileşimlerde ve günlük aktivitelerde kişinin özgüvenini zedeleme potansiyeline sahip olan bu durum, sıcak hava, stres, genetik faktörler gibi birçok nedenden kaynaklanabilir. Yüz terlemesinin nedenleri ve etkili tedavi yöntemlerini anlamak, bu sorunla başa çıkmak isteyen bireyler için oldukça önemlidir. Bu makalede, yüz terlemesinin nedenlerini ve çeşitli tedavi seçeneklerini daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.

    Yüz Terlemesi 5 Nedeni ve 5 Etkili Tedavi Yöntemi

    Yoğun yüz terlemesi (hiperhidrozis), birçok insanın günlük yaşamını olumsuz etkileyen yaygın bir sorundur. Bu durum, fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra sosyal ve psikolojik zorluklara da yol açabilir. Bu makalede, yüz terlemesinin nedenlerini ve etkili tedavi yöntemlerini ele alacağız.

    Yüz Terlemesi Nedenleri Tedavisi
    Yüz Terlemesi Nedenleri Tedavisi

    Yüz Terlemesinin Nedenleri

    1. Genetik Faktörler: Yüz terlemesinin temel nedenlerinden biri genetik yatkınlıktır. Aile geçmişi yüz terlemesini tetikleyebilir.
    2. Aşırı Sinir ve Stres: Zihinsel olarak stresli veya gergin olduğunuzda, sempatik sinir sistemi aşırı çalışabilir ve terleme artabilir. Bu da yüzde terlemeye yol açabilir.
    3. Sıcak ve Nemli Hava: Sıcak ve nemli hava koşulları, vücudu soğutmak için terlemeyi tetikleyebilir. Bu durum özellikle yaz aylarında yüz terlemesini artırabilir.
    4. Baharatlı Yiyecekler ve Kafein: Baharatlı yiyecekler ve kafein, vücudu uyararak terlemeyi artırabilir. Bu tür yiyeceklerin tüketimi yüz terlemesini şiddetlendirebilir.
    5. Hormonal Değişiklikler: Hormon seviyelerindeki değişiklikler, terleme üzerinde etkili olabilir. Özellikle ergenlik dönemi, hamilelik ve menopoz gibi zamanlarda yüz terlemesi artabilir.

    Yüz Terlemesi Tedavisi

    1. Antiperspiran Ürünler: Eczanelerde satılan antiperspiran ürünler terlemeyi azaltmaya yardımcı olabilir. Alüminyum bazlı bileşenler içeren bu ürünler ter bezlerinin aktivitesini engeller.
    2. Botoks Enjeksiyonları: Botulinum toksini enjeksiyonları, ter bezlerinin aktivitesini geçici olarak engeller. Bu tedavi, genellikle etkili sonuçlar verir ve yaklaşık altı ay sürebilir.
    3. İyontoforez: Bu tedavide, düşük seviyedeki elektrik akımı kullanılarak terleme azaltılır. Yüz gibi küçük bölgelerde uygulandığında etkili olabilir.
    4. Oral İlaçlar: Doktor gözetiminde kullanılan bazı ilaçlar terlemeyi azaltabilir. Ancak bu ilaçların yan etkileri olabilir, bu nedenle uzman kontrolü önemlidir.
    5. Cerrahi Müdahale: Cerrahi seçenekler son çare olarak düşünülmelidir. Sympathectomy adı verilen bir ameliyat, ter bezlerinin uyarılarını engellemek için sinirleri keser.
    6. Doğal Yöntemler: Stresi azaltmaya yönelik yoga, meditasyon ve derin nefes egzersizleri gibi doğal yöntemler yüz terlemesini hafifletebilir.

    Yüz Terlemesine Etkili Doğal Tedavi Yolları

    Yoğun yüz terlemesi (hiperhidrozis), hem fiziksel hem de psikolojik rahatsızlıklara yol açabilen bir durumdur. Ancak doğal yöntemlerle bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür. İşte yüz terlemesini doğal yollarla azaltmak için kullanılabilecek bazı yöntemler:

    1. Hidrasyonunuzu Sağlayın: Yeterli su içmek, vücut sıcaklığını düzenler ve terlemeyi dengeleyebilir.
    2. Yeşil Çay Kullanımı: Yeşil çay, antioksidan özellikleri sayesinde vücut ısısını dengeleyebilir ve terlemeyi azaltabilir.
    3. Buhar Banyosu: Haftada birkaç kez yüzünüzü sıcak su buharına tutmak, cildinizi temizler ve ter bezlerinin aşırı çalışmasını engelleyebilir.
    4. Limon Suyu: Limon suyu, doğal antiseptik özellikleri ile cildi ferahlatır ve terlemeyi azaltabilir.
    5. Elma Sirkesi: Yüzünüze hafif bir elma sirkesi solüsyonu uygulamak, terlemeyi dengeleyebilir.
    6. Karbonat: Suyla karıştırılarak oluşturulan karbonat pastası, yüzdeki fazla teri emebilir.
    7. Beslenme Düzeni: Baharatlı yiyecekler, kafein ve işlenmiş gıdalardan kaçının. Sebze, meyve ve taze besinlerle beslenmek terlemeyi azaltabilir.
    8. Stres Yönetimi: Yoga, meditasyon ve derin nefes almak gibi stres yönetimi teknikleri, sinir sisteminin dengelemesine yardımcı olarak terlemeyi azaltabilir.
    9. Doğal Giysiler: Pamuklu ve hava alabilen kumaşlardan yapılmış giysiler terlemeyi azaltabilir.
    10. Nane ve Adaçayı: Nane ve adaçayı, doğal olarak terlemeyi azaltıcı etkilere sahiptir. Buhar banyosu veya tonik olarak kullanabilirsiniz.

    Unutmayın ki her bireyin vücut yapısı farklıdır, bu nedenle etkili sonuçlar alabilmek için farklı doğal yöntemleri denemek ve gerektiğinde bir uzmana danışmak önemlidir.

    Sonuç:

    Yüz terlemesi, fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara yol açabilen yaygın bir sorundur. Ancak, birçok etkili tedavi yöntemi mevcuttur. Eğer yoğun yüz terlemesi yaşıyorsanız, bir sağlık uzmanına danışmanız önerilir. Tedavi seçenekleri arasında doğal yöntemlerden cerrahi müdahalelere kadar geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Her bireyin durumu farklı olduğundan, en uygun tedavi yönteminin bir uzman tarafından belirlenmesi önemlidir. Unutmayın ki yüz terlemesi tedavi edilebilir ve yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    Yüz terlemesi, birçok faktörden kaynaklanabilen yaygın bir durumdur. Genellikle stres, sıcak hava, fiziksel aktivite gibi etkenler yüz terlemesine yol açabilir. Ayrıca genetik yatkınlık da rol oynayabilir. Eğer yüzünüz aşırı terliyorsa, altında yatan nedeni anlamak için bir uzmana danışmanız önemlidir.

    Aşırı Yüz Terlemesi için Hangi Doktora Gitmeli?

    Eğer aşırı yüz terlemesi sorununuz varsa, bir dermatolog veya bir iç hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Bu doktorlar, terlemenin altında yatan nedeni değerlendirebilir ve uygun tedavi seçeneklerini önerebilirler.

    Forum Konusu: Aşırı Yüz Terlemesi İçin Hangi Doktora Yada Ürüne Başvurulmalı? Tıklayın!

    Yüz Terlemesi Normal mi?

    Yüz terlemesi fizyolojik bir tepkidir ve vücudun ısısını düzenlemeye yardımcı olur. Ancak aşırı ve sürekli yüz terlemesi kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle tedavi edilebilir bir sorun olarak kabul edilir.

    Yüz Terlemesine Pudra İyi Gelir mi?

    Pudra, yüz terlemesini hafifletmek için geçici bir çözüm olabilir. Ancak bazı cilt tiplerinde pudra terlemeyi daha da artırabilir veya cildi tahriş edebilir. Doğal içerikli, cilde uyumlu pudralar tercih edilmelidir. Ancak, yüz terlemesinin altında yatan nedeni belirlemek ve uzman bir doktordan tavsiye almak daha etkili bir yaklaşım olacaktır.

    Sonuç olarak, aşırı yüz terlemesi birçok faktörden kaynaklanabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Eğer bu sorunla karşılaşıyorsanız, bir doktora danışarak altında yatan nedeni belirlemeli ve uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmelisiniz.

    Limonlu Su Terlemeyi Önler mi?

    Limonlu su, içeriğindeki C vitamini ve antioksidanlar sayesinde vücut sağlığına katkı sağlar, ancak terlemeyi doğrudan önleme yeteneğine sahip değildir. Terleme, vücudun ısısını düzenlemeye yardımcı olan doğal bir tepkidir. Limonlu su tüketmek, vücut sağlığına katkıda bulunabilir, ancak aşırı terlemeyi engellemek için başka tedavi yöntemleri araştırılmalıdır.

    Daha Az Terlemek İçin Ne Yapmalı?

    Daha az terlemek için aşağıdaki adımları deneyebilirsiniz:

    1. Hidrasyonu Sağlayın: Yeterli su içmek vücut sıcaklığını dengeler ve terlemeyi azaltabilir.
    2. Hava Akımını Artırın: Serin ve havadar ortamlarda bulunmaya özen gösterin.
    3. Stresi Yönetin: Stres, terlemeyi artırabilir. Yoga, meditasyon gibi stres yönetimi teknikleri faydalı olabilir.
    4. Baharatlı Yiyeceklerden Kaçının: Baharatlı yiyecekler terlemeyi artırabilir. Beslenmenizi dengeli tutun.
    5. Doğru Giyinin: Hava geçiren ve rahat giysiler terlemeyi azaltabilir.

    Yüz ve Boyun Terlemesi Neden Olur?

    Yüz ve boyun terlemesi, sıcak hava, fiziksel aktivite ve stres gibi faktörler nedeniyle ortaya çıkabilir. Ayrıca, genetik yatkınlık da terleme düzenini etkileyebilir. Hormonal değişiklikler, menopoz veya ergenlik dönemi gibi durumlar da yüz ve boyun terlemesini artırabilir. Eğer bu durum sıkıntıya yol açıyorsa, bir doktora danışarak altında yatan nedeni belirlemek ve uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmek önerilir.

    D vitamini eksikliği terlemeye sebep olur mu?

    Evet, D vitamini eksikliği terlemeye sebep olabilir. D vitamini vücutta birçok önemli işlevi olan bir vitamin olarak bilinir. Bunlardan biri de vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olmasıdır. D vitamini eksikliği, bu düzenlemeyi etkileyerek terleme sorununu artırabilir.

    D vitamini eksikliği aynı zamanda kas ve sinir fonksiyonlarını da etkileyebilir. Bu da vücut ısısını kontrol etme yeteneğini zayıflatabilir ve terlemeyi artırabilir. Ancak, D vitamini eksikliğinin yalnızca terlemeye değil, genel sağlık sorunlarına da neden olabileceğini unutmamanız önemlidir.

    Eğer aşırı yüz terlemesi sorununuz varsa ve D vitamini eksikliği gibi bir durumdan şüpheleniyorsanız, bir doktora danışmanız önerilir. Doktorunuz eksiklik durumunu değerlendirebilir ve gerektiğinde takviye veya beslenme değişiklikleri önererek terleme sorununu hafifletebilir.

  • Aşırı terleme sorununa kökten çözüm!

    Aşırı terleme sorununa kökten çözüm!

    Terlemek aslında sağlıklı olduğumuzun bir göstergesidir. Terleme ısı regülasyonumuzu sağlar; yani vücut ısısı arttığında terleyerek beden ısısının azaltılması sağlanır. Beden ısısının düşürülme ihtiyacı olmadan aşırı terleme durumuna ise hiperhidrozis denilir.

    Hepimiz sıcak havalarda, spor yaptığımızda veya aşırı heyecanlandığımızda terleriz. Aşırı baharatlı yemeklerden veya alkollü içeceklerden sonra da terleme meydana gelebilir.

    Aşırı terleme sorununa kökten çözüm!

    HİPERHİDROZİS–AŞIRI TERLEME

    Ateşle seyreden enfeksiyonlar, kanser, tiroid rahatsızlıkları veya menapoz kişinin aşırı terlemesine neden olabilir. Ancak hiç bir neden olmadan da aşırı terleyen bireyler mevcut. Sıklıkla 13 yaş civarında başlayan bu problem erişkin hayatta daha da belirgin hale gelir. Toplumda her yüz kişiden 5’i hiperhidroz yani aşırı terleme şikayetine sahiptir. Tüm dünyada 367 milyon kişi aşırı terleme bulgularına sahiptir. Bu durumdan etkilenen insan sayısının çokluğu nedeniyle konuyla ilgilenen dernekler oluşmuştur. Uluslararası Hiperhidroz Derneği de işte bunlardan biri (http://www.sweathelp.org)

    EN SIK HANGİ BÖLGE ETKİLENİR?

    Koltuk altı bölgesi aşırı terlemenin en sık görüldüğü yerdir. Kıyafet seçiminde zorluk, koku, gün içerisinde kıyafet değiştirme zorunluluğu kişilerin sosyal ve iş hayatını belirgin olarak olumsuz etkiler. Avuç içi terlemesi ikinci en sık görülen yerdir. El sıkışmadaki utanma faktörü veya cihaz kullanımında avuç içinin sürekli ıslak olmasına bağlı zorluklar nedeniyle hayatı etkileme konusunda an az koltuk altı terlemesi kadar olumsuzdur. Ayak tabanı bir diğer yoğun terleme izlenen bölgeyi oluşturur. Ayakkabı giyiminde zorluklar, yoğun koku oluşumu, enfeksiyon gelişimine yatkınlık bu sıkıntıyı çekenlerin ana sorunlarıdır. Bu üç bölgenin dışında daha az  görülen ama baş etmesi güç alanlardan birini baş bölgesi oluşturur. Bu bireyler tüm saçlı bölge ve enselerinden yoğun terleme gösterirler. Gövde, sırt karın, kuyruk sokumu bölgesi de nadiren aşırı terleme gösterebilir…

    NASIL ENGELLERİM?

    En basit ve hepimizin günlük yaşantıda kullandığı ilk yöntem antiprespirant deodorantlardır. Ancak aşırı terleyenlerde bunlar sıklıkla yetersiz kalır. Bir diğer eski yöntem ise iontoforezdir. İontoforezde su içerisinden geçirilen düşük elektrik akımı seanslar halinde uygulanılır. Günümüzde hiperhidrozun en güvenilir ve en sık tercih edilen yöntemini botoks oluşturmaktadır. Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı için çok tercih edilen bu yöntemde uygulamayı takiben 2-3 gün içerisinde terleme azalmaya başlar. Yılda iki üç kez uygulama yapılarak bölgedeki terleme kontrol altında tutulur. Mikrodalga teknolojisi koltuk altı terlemesinde giderek yaygınlaşan bir diğer terleme giderici tedavidir. MiraDry cihazı ile bir kaç seans içinde hızlı ve çok uzun süreli sonuçlar elde edilir. Henüz sadece koltuk altı için kullanılan bu yöntem de ileriye yönelik umut vermektedir. Ter bezlerini tahrip eden bir diğer yöntem ise bölgenin lazer ile tahrip edilmesine dayalıdır.

    Botoks kadar garantili sonuç vermeyen ve olası yan etkilere sahip olan lazer tedavilerinde
    pek çok çalışma halen devam etmektedir.

    YALNIZ DEĞİLSİNİZ

    Botoks tedavisinin yüksek başarı oranları nedeniyle giderek daha az tercih edilse de cerrahi yöntemler de mevcuttur. Endoskopik torasik sempatektomi ile terleme uyarısını veren sinirlerin kesilmesi terlemeyi tamamen kesebilir. Terleme bölgesindeki ter bezlerinin alındığı cerrahi işlemlerde yine bu amaçla yapılan ameliyatlardandır. Koltukaltı dışındaki bölgelerde uygulaması çok zor olan bu yöntemler botoksa cevap vermeyen hastalarda koltukaltı terlemesi için alternatiftir. Aşırı terleme sosyal yaşantıda konforumuzu ve hijyenimizi bozan bir durum. Dünyada pek çok kişinin etkilendiği hiperhidroz da artık güvenliği kanıtlanmış başarılı tedaviler mevcut. Yalnız değilsiniz.

    PROF. DR. REHA YAVUZER / AKŞAM

  • Aşırı Terlemeye Koltuk Altı Botoksu ile Son Verin!

    Aşırı Terlemeye Koltuk Altı Botoksu ile Son Verin!

    Koltuk altlarının gereğinden fazla terlemesi hepimizi rahatsız eden bir durum. Terleme aslında vücut ısısını dengeleyen sağlıklı ve normal bir durumdur. Gereğinden fazla derken demek istediğimiz şu; bazı kişilerde “hiperhidroz” adı verilen aşırı terleme durumu görülür. Bu nedenle koltuk altı, yüz, el ve ayak gibi bazı bölgeler aşırı terleyebilir.

    Çalışılan ortamda, arkadaş toplantılarında ve aile içinde hepimizi en çok rahatsız eden yer ise koltuk altı bölgesidir! Hele ki koltuk altında oluşan ıslak görünüm! Kötü kokuyu söylemeye gerek yok sanırım.

    koltuk alti botoksu ter izi

    Bu durumun hayatınızda ciddi sorunlara yol açmasını istemiyorsanız size bir önerimiz var: Koltuk altı botoksu! Koltuk altı botoksu nedir? Nasıl yapılır? Kalıcı mıdır? Aklınıza gelen her sorunun cevabı bu yazıda…

    Kadınlar Kulübü ekibi olarak Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Güncel Öztürk’ün bilgilerini sizler için derledik!

    Koltuk altı botoksu nedir?

    Aşırı terleme sorununda kullanılan en etkin yöntemler arasında yer alan koltuk altı botoksu, bu sorunu uzun vadede çözebilir.

    koltuk alti botoksu nedir

    Koltuk altı botoksu ne kadar yıl geçerli kalır?

    Botoks enjeksiyonu ile ortalama 2 yıl boyunca koltuk altı terlemenizi güvenli bir şekilde azaltabilirsiniz.

    Koltuk altı botoksu nasıl yapılır?

    A tipi botulinum toksini enjeksiyonu hiperhidroz tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Botoks enjeksiyonu uygulamasından sonra koltuk altlarında % 90’lık bir rahatlama sağlanır.

    Koltuk altı botoksu ağrılı bir işlem mi?

    Sakın gözünüz korkutmasın. Koltuk altı botoks enjeksiyonu ağrısız bir işlemdir. İşlem öncesinde koltuk altına uyuşturucu özelliği olan bir krem sürülür. Sürülen krem etkisini gösterdikten sonra terleyen bölgeler tespit edilir. Operasyon çok ince uçlu iğneleri olan enjeksiyonlar kullanılır. Ortalama 30 noktaya A tipi botulinum toksini enjekte edilir. Böylece ter bezlerinin fonksiyonları geçici bir süreliğine azaltılmış olur.

    koltuk alti botoksu agrili bir islem mi

    Koltuk altı botoksunda enjekte edilen botulinum toksinin vücuda bir zararı var mı?

    Enjekte edilen botulinum toksinin vücuda herhangi bir yan etkisi yoktur.

    İşlem etkisini ne zaman gösterir?

    Yapılan enjeksiyon iğnelerinin etkisi ise yaklaşık 15 gün sonra tam olarak ortaya çıkar.

    Memnuniyet oranı en yüksek estetik operasyonlar arasında!

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Güncel Öztürk, koltuk altı botoks enjeksiyonunun yaptığı estetik operasyonlar arasında kişileri en fazla memnun eden uygulamalardan birisi olduğunun da altını çiziyor.

    koltuk alti botoksu memnuniyet

    Koltuk altındaki terlemenin diğer bölgelere göre 4 kat fazla olduğunu göz önünde bulundurursak, bu işlem ile terleme oranı normal yani olması gereken seviyelerine çekilir.

    Sıcak günlerde kuru koltuk altı  : ) Kulağa hoş geliyor. Değil mi?

    Eğer sizin de normalden fazla bir terlemeniz varsa, gün içinde birkaç kez kıyafet değiştirmek zorunda kalıyorsanız bu işlemi deneyebilirsiniz! Ter kokusu ile baş etmekten bıktıysanız, botoks enjeksiyonu yaptırarak tüm bunlardan kurtulabilirsiniz : )

    koltuk alti botoksu deneyin

    En sıcak günlerde bile kupkuru koltuk altlarınızla ile kıyafetleriniz ıslanıp lekelenmeden hayatınıza devam etmek sizin elinizde…

  • Aşırı terlemenin hastalıklarla ilişkisi

    Aşırı terlemenin hastalıklarla ilişkisi

    Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem, “Aşırı terlemenin hastalıklarla ilişkisi” hakkında önemli bilgiler verdi. Terlemenin insan vücudunun ısısını sabit tutmaya yarayan fizyolojik bir olay olduğunu belirten Dr. Mehmet Emin Erdem, “Terin buharlaşması ile ısı kaybedilir ve vücut ısısının sabit kalması sağlanır. Bir günde salgılanan ter ortalama 100 cc’dir, aşırı efor ve sıcakta bu rakam saatte 1,5 litreye çıkabilir. Vücudumuzdaki ter bezi sayısı 2-3 milyon kadardır ve en fazla ter bezi avuç içinde bulunur. Terin içeriği; su, sodyum, klor, potasyum, üre gibi maddelerden oluşur; içindeki organik madde miktarının artması terin kötü kokmasına neden olur.
    Terlemeyi artıran normal durumları şöyle sıralayabiliriz:
    Ortam sıcaklığının artması, efor yapılması, aşırı heyecanlanma, nemli ortama girmek. Aşırı terleme, kalp hastalıklarından sinirsel hastalıklara kadar pek çok rahatsızlığın belirtisi olabilir. Böbrek üstü bezlerinin ani bir stres ile uyarılmasına neden olan durumlar: Ani tansiyon düşmesi, ani şeker düşmesi, aşırı kanamalar, kalp krizi ve erken dönem sıcak çarpması gibi rahatsızlıkların belirtileri arasında aşırı terleme görülebilmektedir” diye konuştu.
    Terlemeyi oluşturan sistemik hastalıklar 
    Uzm. Dr. Mehmet Emin Erdem sözlerine şöyle devam etti: “Bazı sistemik hastalıklarda da terleme ile ilgili bozukluklar oluşur. Bunlar: Enfeksiyon hastalıkları: Ateşli hastalıklarda ateş, ani ve çok miktarda terleme ile düşebilir, özellikle zatüre, sıtma, tifo ve bademcik iltihaplanmalarında bu olay görülür.
    Hipertiroidi denilen tiroit bezinin aşırı çalışması da aşırı terlemenin bir nedenidir. Artmış metabolizma hızı ve vücut ısısı nedeniyle sürekli terleme oluşur. Menopoz ve menopoz öncesi durum da kadınlarda ani gelen aşırı terleme nedenlerinden biridir. Kanser rahatsızlığı özellikle de omurga çevresinde bulunan ya da ‘mediasten bölgesi’ denen alanda bulunan tümörler sempatik sistemi sürekli uyararak aşırı terlemeye neden olurlar. Ağır kalp yetersizlikleri nefes darlığına neden olarak terlemeye neden olurlar. Akciğer rahatsızlıklarına bağlı nefes darlığı bir terleme nedenidir. ‘Raşitizm’ denilen çocukluk çağı D vitamini eksikliği çocuklarda özellikle de kafa arkasında terlemeye neden olur, çocuklarda C vitamini eksikliği de terleme yapar. Sürekli kaygı oluşturan ruhsal sıkıntı durumları da sempatik sistem uyarısı ile terlemeyi artırır. Çocuklarda ‘pembe hastalık’ da denen ‘akrodini’ rahatsızlığı terlemeyi artırır, bu hastalıkta aşırı terleme ile birlikte el ve ayak parmaklarında ağrı, şişme ve pembeleşme olur. ‘Fenilketonüri’ dediğimiz ve doğuştan gelen fenil alanın hidroksilaz enzimi eksikliğinde hastada gelişim ve zeka geriliği ile birlikte aşırı terleme gözlenir.”
    Ani gelişen aşırı terleme
    Uzm. Dr. Mehmet Emin Erdem son olarak, “Böbrek üstü bezinin ani olarak uyarılması ile sempatik sistemin aktive olması, bunun sonucunda bol miktarda soğuk terleme ile karakterizedir. Nedenleri başlıca; şiddetli ağrılar (böbrek taşı, doğum gibi), ani şeker ve tansiyon düşmesi, mide ve bağırsak kanamaları, iç kanamalar, böbrek üstü bezi tümörleri ve bazı psikiyatrik ilaçların kullanılması olarak sayılabilir. Aşırı terlemenin bir hastalık belirtisi olup olmadığını anlamak için bazı tetkiklerin yapılması gerekmektedir, bu nedenle mutlaka bir dahiliye uzmanına başvurulmalıdır” şeklinde konuştu. (trthaber.com)
  • Menopozda diş yapısı

    Menopozda diş yapısı

    Menopoz dönemi kadınlar için oldukça zorlu bir dönemdir. Bu dönemde birçok kadın gerek biyolojik gerekse fiziksel olarak değişim yaşar. Özellikle (menopoz, hamilelik ve bebek emzirme gibi) dönemlerde ağız ve diş sağlığı dafa fazla etkilendiği için ömür boyu etkili ve yeterli bakım şart.

    Menopozda yaşanan psikolojik sorunlar nedeniyle uzunca bir süre profesyonel ağız bakımına ara verilmesi, ağız sağlığı sorunlarının büyümesine neden olabiliyor. Menopozun fizyolojik etkileri arasında ağız ve diş sağlığının da önemli bir yeri bulunuyor. Yaşa bağlı ve cerrahi işlem sonrası gelişen menopozla kadın organizmasında pek çok değişiklik (aşırı terleme, ciltte gerginlik, sıkıntı, saç dökülmesi, hastalıkları riskinde artış vs.) meydana geliyor.

    Tat değişikliği

    Ancak bu süreçte çoğu kere atlanan bir sorun da ağız bölgesindeki sorunlar. Kadınların hayatlarının bu döneminde ağız bölgesinde de çeşitli farklılaşmalar meydana gelebilir. Tat değişiklikleri, ağızda yanma hissi, tükürük akışında azalmaya bağlı ağız kuruluğu, sıcak veya soğuk yiyeceklere karşı aşırı hassasiyet ve en önemlisi çene kemiğinde ve dişi çevreleyen kemikte erime en belirgin değişiklikler. Dişlerin g ünde iki kez mutlaka fırçalanması gerekir ve aylık periyodlar halinde rutin diş hekimi kontrollerine gidilmeli. Bu dönemde süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi diş sağlığı açısından etkili olurken, şekerli ürünlerin tüketilmemesi gerekir.

    Diş Hekimi Protez Uzmanı Dr. Çağdaş Kışlaoğlu

    Menopoz döneminde diş bakımı nasıl olmalı? tıklayın !

  • Ter kokusu nasıl önlenir ?

    Ter kokusu nasıl önlenir ?

    Terleme nedir?

    Terleme, vücut sıcaklığını düzenleyen, vücudu toksinlerden arındıran ve tuz dengesini koruyan bir vücut olayıdır. Sağlıklı bir vücut terleyerek günde yaklaşık yarım veya bir litre suyu dışarı atar.

    Terleme tümüyle istemimiz dışında gelişen, metabolizmamızın doğal bir fonksiyonudur. Üstelik vücudumuz için iki önemli işlevi vardır; cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler ve vücudun boşaltım sistemine katkıda bulunur.

    Ter aslında salgılandığında renksiz ve kokusuzdur. Fakat, bakteriler koltukaltı gibi sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalarak bu salgının kötü kokmasına neden olur.

    NEDEN TERLİYORUZ?

    – Kişilerin terlemesine neden olan faktörler şunlardır:
    – Egzersiz, özellikle zorlu olursa
    – Sıcak hava
    – Sinirlilik, endişe hali veya stres
    – Bazı hastalıklar
    – Duygusal nedenlerin tetiklediği terleme çoğunlukla yüzde, koltuk altlarında, el ayalarında ve ayak tabanlarında olur.

    Genellikle ortam sıcaklığının yükseldiği, dans, spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında terleriz. Bu şekilde vücut ısımızı sabit tutmuş oluruz. Zatenin bunun için vücuda yayılmış en az 2 milyon ter bezi görev yapmaktadır. Fiziksel aktiviteler dışında da heyecan, korku, utanma ve sıkılma gibi pek çok olay, fizyolojik bir neden olmadığı halde bizi terletir.

    Vücut ısısı dış sıcaklıklar veya gerilim yüzünden artış gösterdiğinde kan dolaşımı hızlanır. Böylece, ter bezlerinin aktif hale geldiği vücudun üst kısmına doğru bir sıcaklık akımı başlar. Deri üzerinde oluşan ter bu durumda hemen buharlaşıp, deriyi soğutur. Bu sayede insan bir gün içinde kendini fazla yormadan iki litreye kadar su kaybeder. Terlemenin ikinci önemli fonksiyonu ise vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasıdır. Bu nedenle saunalara sık sık gidilmesi önerilir.

    Aynı koşullarda terleme oranı kişiden kişiye göre de değişebilir. Ortalama olarak bir insan günde 0.5 ile 1 litre arası terler.

    Aşağıda yazılı yöntemleri kullanarak deodorant ve antiperspirant (terleme önleyici) kullanmadan doğal yollardan ter kokusunu nasıl azaltacağınız hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

    Rahat ve hava alan kıyafetler giyin. Özellikle pamuklu kıyafetleri tercih edin.

    Vücut temizliğine özen gösterin. Özellikle koltuk altında oluşan istenmeyen tüyleri alarak kötü kokuyu büyük ölçüde önleyebilirsiniz.

    Kahve, alkol ve yakıcı gıdalardan uzak durun.

    Bol su için. Bu vücudunuzun içerisini serin tutar ve metabolizma hızınızı yavaşlatır, dolayısıyla terleme oranınız da düşer.

    Çay ve kahve gibi kafeinli içecekleri tüketmemeye çalışın. Bunlargüçlü kokular üreten ter bezlerinin aktivitesini artırarak vücut kokusunun artmasına neden olur.

    Maydonoz, ıspanak, pazı ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri daha fazla tüketin. Bu sebzeler klorofil yönünden zengindir ve vücudun koku giderici etkisini artırır.

    Acı baharatlar, soğan, sarmısak ve turşu türü yiyecekler ter kokusunu artırır.

    Limon, portakal ve karpuz gibi meyveler vücudunuzu serin tutmanızı sağlar.

    Geniş ve rahat, pamuklu ve doğal elyaf giysiler giyin. Dar ve sıkı kıyafetlerden kaçının.

    Ayağınızda oluşan ter, çorap ve ayakkabının içinde kapalı kalarak kokuya neden olur. Ayaklarınızı kuru tutmak için pamuklu çorap ve ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar giyin. Talk pudrası, mısır nişastası veya sandalağacı tozu ile ayaklarınızı pudralayın. Ilık suyun içine beyaz sirke veya magnezyum sülfat (ingiliz tuzu) ekleyin ve günlük olarak ayağınızı bu suyla yıkayın.

    Banyo veya duş sonrası talk pudrası terlemeyi azaltır. Karbonat ve suyu karıştırarak bir macun yapın. Vücut kokusu olan yere bu karışımı uygulayın. 10 dakika orada bıraktıktan sonra yıkayın. Koltuk altınızı alkol veya beyaz sirke ile ovalayarak yıkayın.

    Duş alırken antiseptik sabun kullanırsanız zararlı bakterilerden kurtulmuş olursunuz. Duşu bitirirken bir kaç damla sandalağacı veya lavanta yağını durulamada kullanın. Bu temiz kokmanızı sağlar.

    Magnezyum ve çinko eksikliği ter kokusuna meydan verebilir. Magnezyum ve çinko tabletleri almayı deneyebilirsiniz.

    TER KOKUSUNU AZALTMAK İÇİN NE KULLANMALIYIZ?
    Ter kokusunu azaltmanın iki yolu var; Deodorant ve antiperspirantlarla gün boyu hoş kokmak çok zor değil. Ancak deodorant ve antiperspirant birbirinden ayrı şeylerdir. Bu iki ürün en çok terlemeye karşı verdikleri savaş konusunda birbirlerinden ayrılırlar;

    DEODORANTLAR
    Deodorantlar antibakteriyel bazı maddeler ve alkol içerirler. Bu sayede de bakteri üremesini denetim altına alarak, ter kokusunun oluşmasını önlerler. Terin ayrışması için bakteriler belirli enzimlere gerek duyar. Bu nedenle bazı deodorantlar bahsedilen bu tür enzimlerden içerir. Diğer yandan ise daha çok parfüm yağları içerdiklerinden dolayı da güzel koku yayarlar. Örneğin Fa dedodorantları hijyenik tazelik sunarlar ve bu sayede de bakteri artışını durdururlar. Bu sayede deri hem korunmuş hem de bakım görmüş olur.

    Deodorant kullanırken dikkkat etmeniz gereken en önemli nokta deodorantı temiz ve kuru koltuk altına uygulamanızdır. Terli bir koltuk altına deodorantı sıkmak, oluşmuş ter kokusu ile deodorantın karışımından oluşan daha ağır ve kötü bir kokuya neden olur. Ayrıca giysinin üzerine sıkmak da kokuyu engellemez. Bu arada sprey deodorantları, koltuk altına 15 cm’lik mesafeden kutuyu dik tutarak püskürtmeniz gerektiğini de sakın unutmayın.

    ANTİ-PERSPİRANTLAR
    Antiperspirantlar, terlemeyi deodorantlara oranla daha fazla önlerler. Ter oranını ayarlayıp, çok fazla ter üretilmesine engel olurlar. Ter üretimini aliminyum tuzları sayesinde engelleyip, ter bezlerini sıkıştırırlar. İçerdikleri alüminyum kloride ve benzeri aktif maddeler ile vücuttaki terlemeyi engeller, nemi azaltır ve kokuları sayesinde de tazelik verirler. İçindeki maddelere göre etki süresi ve gücü değişim gösterir.

    Ancak antiperspirant ürünler daha çok pudralı formül içerdikleri için, genellikle koltuk altına uygulanmalıdır. Kıyafet üzerine sıkılan antiperspirant ürünlerin hiçbir etkisi yoktur. Koltuk altına sürülen antiperspirant ürün, ter bakterilerinin pudra tabakası dışına çıkmasını engeller ve böylece bakteriler kuruyup gider. Alkol içermediklerinden dolayı vücut için son derece hafiftirler. Ayrıca ferahlatıcı bir etki sağlarlar

    DİĞER ÇÖZÜMLER
    Terlemeyi ve ter kokusunu engellemek için birçok yöntem mevcut. Fakat işin aslı sizin temiz olmanıza dayanıyor. Temiz olduktan sonra bahsedeceğimiz yöntemler sayesinde rahatsızlık veren bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. İlk olarak pamuklu ve hava alabilen kumaşlardan üretilmiş olan giysileri tercih etmekle işe başlayın. Koltuk altında oluşan tüyler de koku sorunu yaratan etkenler arasında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında tüylerinizi sık sık almaya özen gösterin. Kahve ve alkolden ise uzak durmaya çalışın. Ter kokusunu engellemek için bir çorba kaşığı dolusu zeytin yaprağını bir çay bardağı suda demleyip içmeyi de deneyebilirsiniz. Tüm bunların dışında koltuk altlarını banyo sonrasında gülsuyu ya da mersin suyuyla silmeyi de ihmal etmeyin.

    Ter kokusunu önlemenin yolları
    Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler terlemeyi önlemeye, ter ve ayak kokusunu gidermeye yardımcı olacaktır:

    1) Her gün duş alın. Düzenli banyo cildinizdeki bakterilerin sayısını kontrol altında tutacaktır.

    2) Banyo aldıktan sonra ayaklarınızı iyice kurulayın. Mikroorganizmalar ayak parmaklarının arası gibi nemli yerleri severler. Ayak pudraları veya ayak bakımı için kullanılan kremler nemin emilmesine yardımcı olur.

    3) Koltuk altı ve genital bölge kıllarının düzenli olarak tıraş edilmesi terlemeyi ve kokuyu azaltacaktır.

    4) Doğal deriden yapılanlar gibi ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar seçin. Yaz aylarında sandalet tipi ayakkabılar giyebilirsiniz.

    5) Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Ayakkabılar bir gece içinde yeterince kurumayabilir. Onun için aynı ayakkabıyı iki gün arayla giyecek şekilde dönüşümlü olarak kullanın. Giymediğiniz zamanlarda ayakkabıları havadar ve kuru bir yerde tutun.

    6) Çoraplarınızı her gün değiştirin. Merserize çorap giyin çünkü bunlar nemi emerek ayağınızı kuru tutar.

    7) Ayaklarınızı havalandırın. Zemin elverişli ise çıplak ayakla dolaşın veya ara sıra ayakkabılarınızı çıkarın.

    8) Doğal kumaşlardan üretilen giysileri tercih edin. Keten, yün, ipek cildinizin hava almasına izin veren malzemelerdir.

    9) Egzersiz yaparken derinizdeki nemi hemen uzaklaştıran yüksek teknoloji ürünü giysileri tercih edin.

    10) Her gün iç çamaşırı değiştirin.

    11) Gevşeme tekniklerini öğrenin. Yoga, meditasyon veya biofeedback terlemeyi tetikleyen stresi denetlemenize yardımcı olacaktır.

    12) Diyetinizde değişiklik yapın. Yiyecekler de ter kokusuna yol açabilir Soğan, sarımsak, pastırma, balık, bazı yeşil bitkiler gibi gıdalar koku yapabilir. Bunlar faydalı da olsa, uygun zamanlarda tüketin.

    13) Deodoran ve ayak kokusu önleyen pudra veya spreyler kullanın. Cildiniz hassas ise bunların özel hassas cilt için üretilmişlerini deneyin.

    14) İnsan çoğunlukla kendi ter kokusunu fark etmez, bu nedenle kendisini sık sık kontrol etmelidir.

  • Terlemenin faydaları ve zararları

    Terlemenin faydaları ve zararları

    Uzmanlar terlemenin bir çok hastalığın habercisi olduğunu söylüyor.

    Sağlık açısından terleme ne demektir?

    Terleme, vücut ısısının sabitlenmesi için ter bezlerinin sıvı üretmesidir. Aşırı çalışması normalden fazla derecede sıvı kaybına neden olan durumdur ve bir hastalık değil belirtidir. O nedenle terlemeyi basite almamak gerekir.

    Terlemenin türleri var mıdır?

    Terleme genel ve lokal olmak üzere ikiye ayrılır. Genel olanlar vücudun tamamında görülürken lokal terleme el ve ayaklarda kendini gösterir. Lokal terleme problemi genellikle 18–30 yaş arası kişilerde sıktır ve bu genç hastalar elleri çok terlediği için strese girer, strese girdikçe de elleri daha çok terler. Bu durum kişinin sosyal ortamlarda huzursuz olmasına hatta iş ve kariyer seçiminde olumsuz etkilere neden olabilir. 30 yaş üstü hastalar çoğunlukla genel terleme ile gelir ve terleme çoğunlukla sistemik bir hastalık belirtisidir.

    Terleme hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

    Özellikle genel bir terleme artışı varsa sistemik bir hastalık düşünülüp araştırılarak tetkikler yapılmalıdır. Aşırı terlemeye çoğunlukla hormonal hastalıklar neden olur. Terleme metabolizmanın bir sonucu olarak ortaya çıktığından özellikle vücut metabolizmasını hızlandıran hastalıklar öncelikle araştırılmalıdır. Tiroid bezinin aşırı çalışması yani hipertiroidi en sık aşırı terlemeye neden olan sistemik hastalıktır. Bu nedenle bu hastalığın diğer belirtileri olan çarpıntı, kilo kaybı, ellerde titreme, aşırı sinirlilik, saç dökülmesinin var olup olmadığına bakılır.

    Hipertiroidi gibi büyüme hormonu fazlalığı ve adrenalin hormonundaki normal dışı çalışma da aşırı terlemeye neden olan diğer hormonal hastalıklardır. Menopoz sonrasında da kadınlarda aşırı terleme görülebilir. Bu durum kendini ataklarla gösterdiğinden menopoz da kadın hastalarda terleme nedenleri arasında düşünülmesi gereken durumlardandır. Bunun yanında aşırı kilo durumu da terlemenin diğer bir nedeni olarak sayılabilir. Hastalarda genellikle hareketle ortaya çıkan bazen de geceleri aşırı terleme yakınması olur. Özellikle baş ve boyun bölgesinde terleme dikkat çekicidir.

    Terleme sorununda nasıl bir tedavi uygulanıyor?

    Muayene ve tetkiklerle yapılan araştırmada ortaya çıkan hastalığa yönelik tedavi uygulandığında terleme de ortadan kalkıyor. Yapılan araştırmada terlemenin lokal olduğu ortaya çıkarsa 3–6 ay süreli botox enjeksiyonu yapılıyor. Ama bu yöntemle sonuç alınamazsa sempatik blokaj denen koltuk altlarında ter bezlerini uyaran sinirlerin yok edilmesi işlemi yapılabiliyor.

  • İşte aşırı terlemenin çözümü!

    İşte aşırı terlemenin çözümü!

    Terlemenin vücudun bir savunma mekanizması olduğunu ve bu şekilde vücut sıcaklığının ayarlandığıdır. Aşırı terlemenin (hiperhidrozis) ise özellikle eller, koltuk altı, ayaklar, alın, yüzde ve vücudun geri kalan bölgesinde normal fizyolojik ve duygusal durumların ötesinde terleme olması durumu olduğunu , “Bu durum normal ter bezlerinin uyaranlara abartılı cevap vermesinden kaynaklanmaktadır. Ellerde terlemenin fazla olması, koltuk altlarının sık sık ıslanması kişilerin yaşam kalitesini etkiler. Genellikle bu kişiler çekingen, sıkılgan ve utangaçtırlar. İş ilişkileri ve sosyal hayatları etkilenir. Kişi yaşam şeklini bilinçli veya bilinçsiz şekilde değiştirir, sosyal ortamlardan uzak durur. El ve koltuk altında aşırı terleme olması tedavi gerektiren bir durumdur ve kesin tedavisi endoskopik torakal sempatikotomidir. Hasta ertesi gün taburcu edilir ve bir hafta içinde çalışma hayatına dönebilir. El terlemesi için başarı yüzde 99, koltuk altı için bu oran yüzde 90′dır. Ameliyatın hemen sonrası eller, koltuk altı ve çoğu zaman da ayaklar kurumuş olur” dedi.

    TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Tedavi yöntemleri, “Alüminyum klorit ve etil alkol karışımlı kremler, sistemik antikolinerjik ilaçlar, beta blokör ilaçlar, iontoforez (el ve ayaklara elektrik akımı uygulamasıdır), botox uygulaması, liposakşın (yağ aldırma). Bu yöntemlerin çoğu günümüzde uygulanmaktadır ancak hiç biri kesin çözüm değildir. Bazılarının tedaviye bağlı yan etkileri fazla iken bazıları kısa süreli ve pahallı tedavi yöntemleridir” diye konuştu.

    Ameliyatın özellikle el, koltuk altı ve yüz terlemelerinde kesin ve mükemmel sonuç verdiğini , “Genel anestezi altında, kamera yardımıyla kapalı olarak yapılan ameliyat ile sempatik sinir fonksiyonu bölgesel olarak ortadan kaldırılır (klips, sinirin kesilmesi veya yakılması, kesilip çıkarılması). Açık yöntemle yapılan ameliyatlar günümüzde bu hastalarda artık terk edilmiştir” şeklinde konuştu.

    AMELİYAT YÖNTEMLERİ

    Kamera yardımı ile yapılan kapalı ameliyatlar: “Endoskopik torakal sempatektomi: Göğüs boşluğu içinde ilerleyen ve el, koltuk altı ve yüzü etkileyen sempatik sinirin kısmi olarak çıkarılmasıdır. Bu ameliyat yöntemi yan etkileri nedeniyle günümüzde artık uygulanmamaktadır.

    Endoskopik torakal sempatikotomi: Göğüs boşluğu içindeki sempatik sinirin makas veya koter (kesici ve yakıcı özelikte elektirikli cihaz) ile sadece bir bölgeden kesilmesidir. Günümüzde en sık uygulanan yöntemdir.

    Klips ile sempatik blokaj: Göğüs boşluğu içindeki sempatik sinire titanyum veya polimer klipslerle blokaj uygulanmasıdır. Yan etkileri daha az olmasından dolayı tercih edilmekte ve uygulanmaktadır.

    Hastanın klips ile ameliyat sonrası kompensatuvar (dengeleyici) terlemeden veya diğer yan etkilerden rahatsız olması durumunda klipsin çıkartılarak hastanın tekrar eski durumuna döneceği bildirilmektedir ancak bu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Klipsin sinire yaptığı baskı sonucu sinir dokusunda hasar meydana gelmektedir. Hastaya klips çıkarıldıktan sonra 1-3 ay içinde sinir kendini yenileyip eski fonksiyonlarını kazanabilir ancak bu düşük bir ihtimal olup kesin değildir. Klipsin çıkarılması sonrası şikayetlerin geriye döneceği garanti edilmemelidir.”

    AMELİYAT RİSKLERİ VE YAN ETKİLERİ

    Ameliyatın genel anestezi altında yapıldığını ve herhangi bir ameliyatta ortaya çıkabilecek problemlerin endoskopik torakal sempatikotomi için de geçerli olduğunu , “Bu ameliyattan sonra hastaların yüzde 1-5′inde bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunlar pnömotoraks (göğüs boşluğunda hava kalması), interkostal nöralji (ameliyat bölgesinde ağrı), horner sendromu (göz kapağında hafif aşağı inme), kanama gibi durumlardır. Yan etki olarak kompenzatuvar terleme (yüzde 10-70) görülebilir.

    En çok sırt, karın, kalça, bacaklar gibi bölgelerde görülür. Bu durum ameliyat sonrasında en sık rastlanan problemdir ancak hastalar genellikle günlük hayatlarını fazla etkilemeyen bu durumdan şikayetçi olmazlar. Endoskopik torakal sempatikotomi tecrübeli bir cerrah tarafından uygulanırsa son derece güvenli bir yöntemdir. Bu ameliyat yaklaşık 3 yıldır Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı’nda uygulanmaktadır. Ameliyat video yardımıyla kapalı olarak yapılmakta ve hastalar ertesi gün taburcu edilmektedir. Kliniğimizde aksiler ve palmar hiperhidrozis nedeniyle ameliyat edilen hastalarda başarı oranı yüzde 95′in üzerinde, hasta memnuniyeti yüzde 90′ın üzerindedir.”

    Aşırı Terleme Sorununuza Bitkisel Çözümler

    Aşırı terleme normalde sağlığa zarar vermez. Terlemeyi önleyici pomad ve losyonlar mevcuttur. Terlemeye bitkisel tedavi olarak şu kürleri önerebiliriz.

    – 1 bardak kaynar suya 2-10 gr Adaçayı konur ve 10 dk. bekletilir. Günde 2-3 bardak içilir.
    – Nane suyundan günde 20 gr içilir.
    – Meşe mazısı toz haline getirilir 5 gr. kitre ile içilir.
    – 1 bardak suya 6-10 gr. meşe kabuğı ufalanarak konur. 5 dk. kaynatılır bu su ilayaklar yıkanır.
    – Günde 3-4 damla elma yağı 1 fincan su il içilir
    – 1 bardak kaynar suya 2-10 gr. at kuytuğu konur 10 dk. bekletilir günde 2-3- bardak içilir.
    – Erik hoşafı yapılıp içilir.

  • Koltuk Altı Terleme Tedavisi Nedir ?

    Koltuk Altı Terleme Tedavisi Nedir ?

    Terleme bozuklukları kişide önemli davranış problemlerine ve dolayısıyla da toplum içinde sosyal sorunlara yol açabilmektedir. Islak elbiselerin oluşturduğu anormal görüntü ve bazen hissedilen kötü koku, ter kuruduğunda oluşan beyaz lekeler kişiyi bazı davranışlara sevkeder. Kişi bol giysiler giyer, ceketini çıkaramaz, genellikle belirli renkler (siyah, beyaz) ve belirli cinsler (pamuk, keten) dışında giysi kullanamaz. Giysisini günde bir kaç defa değiştirmesi gerekebilir. Çabuk eskidiğinden sık sık yeni gömlekler, kıyafetler almak zorunda kalabilir. Alışkanlık olarak koltuk altlarına kağıt havlular, pedler, emici malzemeler yerleştirerek dolaşır. Kişi kalabalık yerlerde, örneğin toplu taşıma araçlarında sıkıntıya girer. Dans etmekten, fitness salonlarında spor yapmaktan çekinir. Sosyal ortamlardan, eğlenceden, aktif hayattan kaçınır. Utanma ve sosyal ilişki zorlukları kişinin bütün hayatını olumsuz şekilde etkileyebilir.

    Koltukaltı Ter Bezleri

    Koltukaltlarında ekrin ve apokrin ter bezleri bulunur. Sempatik sinirler bu ekrin ve apokrin ter bezlerini çalıştırır. Ekrin ter bezleri kolinerjik sinir lifleri vasıtasıyla, apokrin ter bezleri adrenerjik sinir lifleri vasıtasıyla çalışır.

    Apokrin ter bezlerinin kanalı genellikle bir pilosebase üniteye açılır (bir kıl kökü ve dibindeki terbezinin dahil olduğu kompleks) ve bu bezler ergenlik sonrasında daha aktiftir. Bu bezlerin termoregulatuar (ısı düzenleyici) görevi yoktur. Bazı apokrin bezlerin kokusu feromon (erojen bölgeler ve koltukaltlarından salgılanan ve direkt olarak hipotalamusu etkileyerek cinsel dürtüleri uyandıran madde) etkisi yapabilir.

    Bu şekilde birbiriyle bağlantılı psikolojik ve sosyal sorunlara neden olabilen terleme bozuklukları aslında hiç de seyrek değildir. Özellikle yaz aylarında toplumda hafif veya ileri seviyede oldukça sık rastlanmaktadır.

    Lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntem olup, esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk altındaki ter bezlerinin alınmasına dayandığını aktarıyor. Operasyon lokal anestezi ile yapıldığı için hastanın aynı gün işine dönmesi mümkün oluyor.

    Daha önceleri koltuk altı ve vücudun diğer yerlerindeki terlemeleri gidermek için uygulanan yöntemler 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyordu. Yöntem, ehliyetsiz kişilerce yapılması halinde damar ve sinirlerin hasar görmesine yol açabiliyor.

    Merak Edilenler:

    – Koltuk altındaki ter bezlerini nasıl emiyorsunuz?
    İşlem hem emen, hem de kazıyan özel bir liposuction aleti ile yapılıyor.

    – İşlem anestezi altında mı yapılıyor?
    Bu yeni teknik lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntemdir. Hasta dilerse genel anestezi ile de uygulanabilir.

    – Bütün ter bezleri alınıyor mu?
    Amaç aşırı terlemeyi engellemek olduğu için tamamını almıyor bir miktar bırakıyoruz.

    – Operasyondan sonra kişi koltuk altından hiç mi terlemiyor?
    Çok az terler, aşırı terleme ortadan kalkar.

    – Kalıcı bir işlem mi? Tekrarlanması gerekiyor mu?
    Kalıcı bir işlemdir. Tekrarı gerekmez, fakat bazı durumlarda ilk operasyon yeterli gelmezse ikinci uygulanır.

    – Ter bezlerinin alınması ileride soruna yol açmaz mı?
    Hiçbir soruna yol açmaz, çünkü tamamı alınmıyor yalnızca aşırı terleme engelleniyor.

    – Kaç yaşın üstündekilere yapıyorsunuz?
    16 yaşından itibaren herkese uygulanabilir.

    – Kimlere yapılamaz?
    Herkese uygulanabilir.

  • Rahim Ağzı Kanseri iki dakikada tespit edilebilecek


    Rahim ağzı kanseri olup olmadığınızı iki dakikada öğrenebilir misiniz ? Evet

    Artık Türkiye; büyük bir teknoloji rahatlığı ve yeniliği ile buluşuyor.

    29 Nisan – 3 Mayıs tarihlerinde 8. TAJEV (Türk – Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı) Kongresi bünyesinde rahim ağzı kanserini iki dakikada tespit edebilen tarama cihazı “TruScreen” tanıtıldı.

    Türkiye’de bir ilk olan cihaz rahim ağzı kanser ve öncüllerini anında tesbit edebiliyor. Rahim ağzı (serviks) bölgesine değdirilen kalem şeklindeki prob, servikse ışık ve elektrik sinyalleri yolluyor. Prob bir iletişim kablosu ile serviksin ışık ve elektrik sinyallerine olan tepkisini küçük bir konsola sıkıştırılmış mini bilgisayara aktarıyor. Bilgisayardaki özel bir program da bu tepkileri analiz edip kişinin kanser olup olmadığını saptayabiliyor. Cihazın rahim ağzı kanser öncüllerini klasik yöntemlerden yüzde 22 daha doğru tespit ettiğinin klinik çalışmalarla ispatlandığının açıklandığı kongrede, katılımcılar cihazın büyük bir adım olduğu konusunda birleşiyor.

    İngiltere’de kadınların yüzde 82’si TruScreen’i seçti

    truscreen-standi

    Whittington Hospital’da yapılan klinik çalışmada kadınların yüzde 82’sinin bu cihazla yapılan yöntemi tercih ettiklerini açıklayan doktorlar yeni cihaz sayesinde kliniğe başvuran kadınların yaşadıkları bekleme stresinin ortadan kalkacağını belirtiyor. Türkiye’de klasik yöntemlerle yapılan testin laboratuvar sonuçlarının çıkması ise bazen haftalarca sürebiliyor. Ayrıca yetersiz örnek alımı ya da sonucun anormal çıkması durumunda tekrar randevu alarak doktora gidilmesi de ciddi bir zaman ve maddi kayba yol açıyor. Dünyada rahim ağzı kanseri sebebiyle her yıl yüz binlerce kadının öldüğüne dikkat çeken bilim adamları, yeni tarama cihazı ile hastalığın erken evrede tespit edilerek bu ölümlerin azalabileceğini de kaydediyor.