Etiket: aşırı sevgi

  • Aşırı seven kadınlar

    Aşırı seven kadınlar

    İlişkilerin çökmesinin genel nedenlerinden biri ise, kadının erkeğe aşırı bağlanması, ona nefes alabileceği bir alan tanımaması, bu nedenle de birbirlerine karşı hissettikleri aşkın ve sevginin zaman içinde tükenmesidir. Bu türden ilişkilerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

    Peki bu kadınları tanımak ister misiniz? Belki siz de onlardan birisiniz. Ve durum buysa, hatalarınızı ve nasıl davranmanız gerektiğini öğrenmek ister misiniz?

    Aileden alınan özellikler
    En basit şekilde ortaya koyacak olursak, aşırı seven kadınlar, genellikle ailelerinden gördükleri davranış şekillerini içselleştirerek kendi ilişkilerine aktarmaktadır. Günümüzde bilinen gerçeklerden biri, genellikle annemize ya da babamıza benzeyen eşler seçtiğimizdir. Kadınların, çocukluk yıllarından beri taşıdıkları eski, çözülmemiş meseleleri kurdukları ilişkilere taşımalarının nedeni de budur.

    Birlikte olduğunuz erkeği aşırı derecede sevdiğinizi nasıl anlarsınız?
    Taşıdığınız belirtileri saptamak için, öncelikle kendinize karşı dürüst olmalısınız. İlişkinize objektif olabileceğiniz bir noktadan bakmalı ve hatalarınızı kabul edebilmelisiniz. Ama bu bir anda olacak bir şey değildir, elbette. Bu türden köklü davranış şekillerini çözümlemek zaman ve çaba gerektirir. Konunun detaylarına inen kitaplar okumanız işinize yarayabilir.
    Bastırılmış sorunlarınızı ve davranış şekillerinizi tanımlayıp çözümlemek kolay değildir. Hatta genellikle aşırı ölçüde acı verici, zor ve bazı durumlarda şok edici olabilir. Ancak ilişkinizin ve dolayısıyla hayatınızın kalitesini yükseltmenin tek yolu da budur. İyileşmenin bedeli yüksek olsa da, buna değer!

    Aşırı seven kadınlara örnekler
    Bir kadın aşkını acı verici olarak görüyorsa, erkeği aşırı sevdiği kesin bir gerçektir.
    Arkadaşlarınızla yaptığınız konuşmalar genellikle sevgiliniz (onun ihtiyaçları ve sorunları) üzerineyse, aşırı seviyorsunuz demektir.
    Sevgilinizle ilişkiniz fiziksel sağlığınızı ve duygusal durumunuzu tehdit ediyorsa, aşırı seviyorsunuz demektir.
    Sevgiliniz size karşı umursamaz olduğu, hatta zaman zaman sizi reddettiği halde, bu davranışları için bahaneler buluyorsanız (örneğin, mutsuz çocukluğu yüzünden sevgisini göstermekte zorlandığını düşünüyorsanız), aşırı seviyorsunuz demektir.
    Sevgilinizin karakteristik özelliklerinden, bakış açısından ve davranışlarından memnun olmadığınız halde, umutsuz bir şekilde onun değişeceğini düşünüyorsanız, aşırı seviyorsunuz demektir.
    Bir kitap okurken, size sevgilinizi hatırlatan ya da (size göre) onun için iyi olacağını düşündüğünüz kısımların altını çiziyorsanız, aşırı seviyorsunuz demektir.

    Acı veren aşk
    Aşırı sevgi ve aşk gerçekten acı verici olabileceği gibi, bir kadının tatmin olmasını da asla sağlayamaz. Buna rağmen, bu fenomen kadınlar arasında oldukça yaygındır. Bu aşırı sevginin (ya da kendilerine göre sevgi tanımının) çemberinde sıkışıp kalırlar ve bu nedenle de çok mutsuz olurlar. Çünkü ne kadar çok severlerse sevsinler, sorunlar çözülmemektedir. Hatta bazı kadınlar sevgililerine öylesine bağlanır ki, hayatın gündelik, basit gerekliliklerini bile yerine getiremeyecek duruma gelebilirler.

    Aşkın yerine korku
    Ancak sevgiliye bu şekilde aşırı bağlılığın nedeninin aşk değil, korku olduğunu anlamanız gerekiyor. Saplantılı bir şekilde sevgililerine bağlanan kadınlar aslında çok fazla korkmuş durumdadır. Terk edilmekten, yalnız kalmaktan, aşkı haketmediklerinden korkan kadınlar, sevgililerine daha da bağlanma yoluna giderler. Sorunlar da devam eder.

    Erkekler de aşırı sevebilir
    Erkeklerin de ilişkilerinde aşırı seven taraf olduğu görülmektedir. Erkeklerde de aşırı duygusal bağlılıklar ve korkular, kadınlarla aynı nedenlerden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, erkeklerde bu aşırı sevginin saplantılı bir aşka dönüştüğü, kadınlara kıyasla daha ender görülmektedir. Erkekler bu saplantıdan kurtulmak için kendilerini bir hobiye, işlerine ya da spor gibi bir uğraşa vermekte daha başarılıdır.

    Bir erkek, kadının aşkına karşılık vermediğinde
    Aşırı seven bir kadın, aşkının karşılığını alamadığında, bu durum çocukluklarında yaşadıkları sıkışmışlığa (tam anlamıyla sevilmedikleri ya da sevginin açık bir şekilde ifade edilmediği aile ortamlarına) geri dönmelerine neden olur. Ve genellikle bu türden ilişkilerde, kadın kız çocuğuna, erkek ise baba figürüne döner. Çünkü baba duygusal açıdan soğuk, sevgisini göstermeyen tarafken, kız ise sürekli sevginin peşindedir. Ve bu kız çocuklarının büyüdüklerinde kendilerine bu türden (babaları gibi davranan) erkekler bulmaları hiç şaşırtıcı olmaz.

    Aşk ve bağlılık yerine seks
    Seks, kadınların kendilerine aşık olmaları, bağlanmaları ya da onları ellerinde tutmak için erkeklere karşı kullandıkları silahların başında gelir. Cinsel hayatlarında, esas olarak erkeğin ihtiyaçlarına yöneldiklerinden, zaman içinde bu yeteneklerini iyice geliştirerek bir erkeği nasıl tatmin edeceklerini çok iyi öğrenirler. Ama bu durum, ilişkilerinde aşkın yerini seksin almasına neden olur. Aralarındaki tutku söndüğünde, erkek kadını terk eder, kendi dünyasına döner. Ve bu ilişki bir şekilde bittiğinde, bu tür kadınlar kendilerine yeni bir erkek bulup aynı davranışları tekrar ederler.

    Hastalık
    Bu türden bir sevginin ve aşkın aslında bir hastalık olduğunu anlamanız gerekiyor. Buna bağımlılığın bir türü de diyebilirsiniz. Ve bu türden bir bağımlılığın, uyuşturucu, alkol gibi bağımlılıklardan geri kalır yanı da yoktur. Tedavi ise kendi iç dünyanıza odaklanmaktır. Ve yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu hiç de kolay bir prosedür değildir. Köklü kişilik sorunlarının üzerine gitmek cesaret gerektirir.
    Bu türden bir durumda olduğunuzu fark ettiyseniz, Robin Norwood’un Aşırı Seven Kadınlar kitabını okumanızı tavsiye ederiz. Bu durum hepimizin başına gelebilir. Ve bu türden bir bağlılığın risklerini bilir ve kendimizi nasıl iyileştirebileceğimizi öğrenebilirsek, kendimizi kurtarabilir ve gerçekten düzgün bir ilişki yaşayabiliriz.

  • Fazla Sevgi İnsanı Zehirliyor mu?

    Fazla Sevgi İnsanı Zehirliyor mu?

    Duyguların aşırı yaşandığı, bu duyguların kişinin davranışlarını kontrol edemez hale getirdiği durumlarda kendini gösteren sevgi zehirlenmesi, sevgi duygusunu yoğun yaşayan kişilerde aşırı odaklanma, kontrol duygusu, kaygı hali şeklinde belirtiler gösteriyor.

    Üsküdar Üniversitesi Feneryolu Polikliniği Uzman Klinik Psikoloğu Zehra Erol sevgi zehirlenmesine karşı çiftleri uyarıyor. Çok fazla sevmenin olumsuz bir durum olmadığını vurgulayan Erol duygular aşırı olduğunda davranışların kontrol edilemez hale geleceğini ve kişiye zarar verici olabileceğini belirtiyor. Öyle ki yaşanan bu yoğun duygular kişinin algılarını daraltıp bazı şeyleri görmesini de engelliyor. Uzm. Psk. Erol bir örnekle durumu açıklıyor;

    “Yoğun sevgi yaşayan kişi karşısındakinden gördüğü ilgiye odaklanırken aynı kişinin aşağılayıcı, hakaret eden tutumlarını göremeyebilir. Karşımızdakini ve ilişkiyi gerçekçi bir şekilde görmemizi engeller. Davranışlarımız üzerinde de belirgin etkilerde bulunur. Sevilen kişinin merkezde olmasını ve mutluluğun o kişiye bağımlı olmasına neden olur. Sevgi duygusunu yoğun yaşayan kişilerde ilişki üzerinde aşırı odaklanma, kontrol duygusu, kaygı içi içedir. Bu kişilerde yoğun sevgi heyecan ve kaygı birbirine karışmıştır. Bu nedenle de bu yoğun duygular bir yandan kişiyi yorsa da yoğunluğun verdiği heyecan duygusu da tatmin edicidir.”

    Erol, aşırı sevgi yaşayan kişinin karşısındaki için ise durumun aynı olmadığını söylüyor; 

    “Başta heyecan veren bu durum sonrasında zorlayıcı olabilir. İlişkide sevgisini göstermek için aşırı verici davranan, bunu karşısındakine hissettiren kişinin beklentileri karşısındakinin özelliklerini de dikkate alarak değil tamamen kendi ihtiyaçlarına odaklı şekillenecektir. Aşırı sevgi yaşayan kişi beklentileri gerçekleşmeyince bunu bazen direkt, bazen de dolaylı yoldan ifade eder. İstediği oluncaya kadar da karşı tarafı zorlar.”

    Karşı taraf için durum boğucu hale geldiyse ilişki alarm verir diyen Psk. Zehra Erol, sevmek ile karşı tarafı boğmak arasındaki farka dikkat çekiyor.

    “Günde 3-4 kez aranmayı sevginin ifadesi olarak gören kişi 1 kez arandığında bunu yetersiz görecek ve karşı taraf onu 3-4 kez arayana kadar zorlayacaktır. Bu olmadığında da somurtarak, inciterek, bunun doğru olduğunu vurgulayarak istediğini yaptırmaya çalışacaktır. Bu durum da karşı tarafın sıkıntı yaşamasına neden olur. Karşınızdaki için durum boğucu hale geldiyse ilişkiniz alarm veriyordur. Sevginizi göstermek ile karşınızdakini boğmak arasında fark vardır. Yüzme öğrenen birine fazla müdahale ettiğinizde yüzme öğrenen kişi bocalayıp, boğulmak için zemin oluşuyorsa ilişkide de fazla müdahale boğucu hale gelmesine neden olur. Yoğun sevgi yaşayan kişiler bunu kontrol davranışlarıyla şekillendirirler.”

    Bu 3 tutuma dikkat 

    ·Karşısındaki kişinin ilgisini, dikkatini çekmek için aşırı çabalayarak
    ·Karşısındaki kişinin sorunlarını üstlenip çözmeyi kendine görev edinerek
    ·Aşırı koruyarak

    Bu üç tutumda başta cazip gelebilir. Oysaki temelde aşırı sevgi talep etme içerdiğinden bencillik de içerir. Bu şekilde aşırı tepkileri olan sevgisini bu şekilde gösteren kişiler karşısındakinden de benzer tepkiler bekleyeceklerdir. Bu olmadığında da sevilmediğini düşünüp sevgiyi alabilmek için çabalayacaktır. Bu tutumlar karşı tarafın özel alanlarını da daraltacağından kişi adeta sevgi zehirlenmesi yaşar. Çünkü ilişki her tarafını adeta kuşatır. İlişkide nefes alacak boşluklar olmaz.

    Yukardaki tutumlarda olduğu gibi görünüşte iyi niyetli olduğu için sevgi- öfke çatışması da yaşatır sevilen kişiye. Bir yandan korunmak, sorunların çözülmesi kişiyi mutlu ederken diğer yandan da fazla müdahale kişinin kendini kıstırılmış hissetmesine neden olur öfke uyandırır. İlişki sürecinde aşırı sevgi içinde kaygı, kontrol duygusu ve kızgınlık gibi farklı duyguları da barındırır. Duyguların şiddeti ve yoğunluğu davranışlarımızı belirler. Bu nedenle duygularımızı tanımlama ve uygun şekilde gösterme ilişkinin sürekliliği açısından oldukça önemlidir.