Etiket: aşırı kilo

  • Aşırı kilo ve ayak sağlığı

    Aşırı kilo ve ayak sağlığı

    Liv Hospital’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanı Prof. Dr. Tahir Öğüt, aşırı kilo ve ayak sağlığı arasındaki ilişkiyi anlattı: “Aşırı kilo, tüm vücudu etkiliyor, bundan iskelet sistemi de nasibini alıyor. Ayak bileği kıkırdak lezyonları, 30’lu yaşlardan sonra gelişen düztabanlık, 40’lı yaşlardan itibaren ayak eklemlerindeki uyum bozukluğu, tendinit denilen ayak ve ayak bileği çevresindeki tendonların iltihaplanmaları, topuk ağrıları, eklem kireçlenmeleri ve buna bağlı ağrılar kilolu kişilerde daha sık görülüyor.

    Topuklu ayakkabı neler yapıyor?

    Topuklu ayakkabılar, insan doğasına aykırı. Omurga etrafındaki kasların aşırı çalışıp sertleşmesine ve bel, boyun ağrılarına yol açabiliyor. Bu etkiler, genellikle 45-50’li yaşlardan sonra ortaya çıkıyor. Uzun süre giyilen topuklu ayakkabı, seneler sonra aşil tendonunda kısalmaya neden olarak ağrı ve yürüme bozukluklarına sebep oluyor. Özellikle 4-5 cm.’den fazla topuklu ayakkabılar riskli.

    -Uzun süre topuklu ayakkabı giyenlerde vücut yükü parmaklara doğru kayıyor ve ileride erken kireçlenme, şekil bozukluğu gibi istenmeyen durumlar ortaya çıkıyor.

    -Bu ayakkabıların burun kısımları genellikle dar. Bu durum, parmak kemikleri arasından geçen sinir uçlarının sıkışarak iltihaplanmasına ve kronik ağrıya yol açıyor.

    – Burkulma, bağ kopmaları ve kıkırdak yaralanmaları görülüyor.

    Kozmetik ayak cerrahisi

    Kozmetik ayak cerrahisi, Avrupa ve Amerika’da sık uygulanıyor. Ayağı inceltmek için parmak ve tarak kemiklerini çıkartmaya varan, bence çılgınlık olan işlemler bunlar. Her türlü deformasyonu düzeltmek mümkün. Başparmak kemik çıkıntıları bunların başında geliyor. Bizim amacımız, ağrıyı gidermek ve fonksiyonel bozukluğu düzeltmek. Bu şekilde zaten ayağın şekli de düzeliyor. Eğer kişide ağrı ve fonksiyon bozukluğu yoksa estetik amaçlı ameliyat yapılmasını tavsiye etmiyorum. Çünkü bu ameliyatlar kemikler kesilerek yapılıyor ve ayakta ağrı ortaya çıkma riski var.”

    İdeal ayakkabı

    – Taban şokunu emebilen özellikte olmalı,

    -Ayak kavisini desteklemeli,

    -İnce ve düztabanlı olmamalı,

    -Topuğu, çamaşır sıkar gibi çevirdiğinizde ayakkabı orta kısmında aşırı dönme olmamalı,

    -Ezilmemeli, sert olmalı,

    -Ortasından değil burun kısmından bükülmeli,

    -Burnu dar ve topuklu olmamalı,

    -İlk giyildiği andan itibaren ayağı sıkmamalı, zamanla açılması beklenmemeli,

    -Ayakkabı ayak şişken, akşam saatlerinde alınmalı,

    -Tabanı kaymamalı.

    Halluks Valgus: Başparmak kemik çıkıntısı olarak biliniyor. Ayakkabı seçimi önemli rol oynuyor. Ucu sivri, yüksek topuklu ayakkabılar, kovboy çizmeleri başlıca sorumlular. Genetik geçişi var. Zamanında önlem alınmaz veya tedavi edilmezse başparmak ikinci parmağın altına kayıyor, ciddi nasırlar oluşuyor. Başlangıç döneminde uygulanan ayakkabı modifikasyonu en etkin koruma yöntemi. Geniş taraklı, yumuşak derili, 3-4 cm.’yi aşmayan topuklu ayakkabılarla deformitenin ilerlemesi büyük ölçüde engellenebiliyor.

    Düz tabanlık: İki çeşidi var, çocukluktan gelen ve erişkin tip. Her ikisinde de ayak zamanla deforme oluyor. İlerlemiş deformitelerde kişi ayağı üzerinde parmak ucuna kalkamıyor. Ağrı ilk başlarda ayağın orta-iç tarafındayken zamanla dış tarafına kayıyor. Tedavi, düztabanlığın derecesine göre yapılıyor.

    CMT: Ayakta kas dengesizliğine yol açan nörolojik ve genetik bir hastalık. Çok sık görülüyor ama geç teşhis konuyor. Çocuklukta şekil bozukluğu yavaş yavaş gelişmeye başlıyor, yıllar içinde deformite artıyor. Ayak iç kavsi derinleşiyor ve topuk içe doğru kayıyor.

    Romatoid artrit: Ayak tutulumu ve buna bağlı şekil bozuklukları sık görülüyor. Deformasyonlar, kemik ameliyatlarıyla düzeltilebiliyor.

    Eski kırıklara bağlı deformasyonlar: Genellikle tedavi edilmesi gereken kırıkların ihmal edilmesiyle ortaya çıkıyor.

  • Diyete Ara Vermek Daha Fazla Kilo Aldırıyor!

    Diyete Ara Vermek Daha Fazla Kilo Aldırıyor!

    Fazla kilolarından kurtulmak için diyet yapan birçok kişi bazen bu durumun diyete etkisinin olmayacağı düşüncesiyle diyetini bozuyor. Oysa uzmanlar bu durumun kilo vermekten çok kilo alma nedeni olduğu uyarısında bulunuyor…

    Özel Konya Farabi Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Hilal Acar, diyete ara verip tekrar başlamanın zayıflamak yerine daha çok kilo alınmasına sebep olacağını vurguluyor.

    Acar’a göre, zayıflamak için yapılan yanlışların telafisi zahmetli bir süreci kapsadığı gibi psikolojik olarak da kişileri yıpratıyor. Diyete ara vererek hızla verilen kiloları aynı hızla geri almak yerine kilo vermeyi uzun bir sürece yaymak daha sağlıklı ve kalıcı bir yöntem.

    Kısa sürede kilo kaybı sağlayan sağlıksız zayıflama yöntemlerine aldanmamak gerektiğini belirten Hilal Acar “Uygulanan zayıflama diyetleriyle vücudumuzda yağ kaybının yanında kas kayıpları da gerçekleşir.

    Bu da metabolizma hızımızın yavaşlamasına neden olur. Yavaşlayan metabolizma hızıyla birlikte diyeti bıraktığımızda vücut hızlı bir şekilde yağ depolamaya başlar ve ani kilo artışları olur.

    Vücudumuzdaki kilo alıp verme döngüsü hem metabolizmamızı hem de psikolojimizi olumsuz etkileyecektir.” diyor. Fazla kilolardan kurtulmak için ne şok diyetlere, ne zayıflama haplarına ne de aşırı egzersizlere ihtiyaç olduğunu ifade eden Hilal Acar şunları tavsiye ediyor:

    Diyete başlarken kararlı olun. Amacınız sadece kilo vermek olmamalı. Hızlı verilen kiloların hızla geri alındığını aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden haftada 1 kilodan daha fazla kilo kaybetmeye çalışmayın.

    Sağlıklı kiloyu korumak, kilo vermekten daha önemlidir. Anlık yeme isteklerine “dur” diyerek yaşam tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yavaş ve kalıcı değişiklikler yapmak, sağlıklı kilonun korunması için gereklidir.”

    Kilo Kontrolü İçin Öneriler

    Az ve sık beslenin. Günde en az 5 öğün yemek tüketin. Düzenli egzersiz yapın. Tek çeşit beslenme düzeni yerine gün içerisinde 4 besin grubundan (tahıl, sebze-meyve, et, süt) almaya özen gösterin

    Bol su içmek metabolizma hızını arttırır. Bu nedenle günde 10-12 bardak su için. Sebze-meyveler ve kuru baklagiller gibi posalı besinler metabolizma hızını arttırır, aynı zamanda tokluk hissi verir. Açlık duygusunu yenmek için gün içerisinde mutlaka tüketilmeli.

    Bir öğünde fazla miktarda kaçırdıysanız diğer öğün hafif şeyler yiyerek telafi edin. Yemekleri sağlıklı yöntemlerle (haşlama, ızgara, fırında pişirme vb.) pişirin. Kızartma ve kavurmalardan uzak durun.

    Kadınlar Alışverişte Ortalama 385 Kalori Yakıyor

    İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, kadınlar alışveriş yaparken 385 kalori yakıyor ve haftada ortalama 2,5 saatlerini bu iş için harcıyor. Debenhams mağazaları tarafından yaptırılan ve 2 bin deneğin katıldığı araştırmaya göre, alışverişte yılda toplam 250 kilometreye yakın yol kat eden kadınların çoğu alışveriş gününün sonunda kendilerini spor salonunda egzersiz yapmaktan daha yorgun hissettiklerini belirtiyor.

    Kadınların alışveriş sırasında ortalama 4,7 km yol kat etmelerine ve mağazaları taramak için haftada 2,5 saat harcamalarına karşın, erkekler ortalama 2,4 km yol kat ediyor ve haftada 50 dakika sarf ediyor.

    Kadınlar alışveriş sırasında doktorların tavsiye ettiği günlük 10 bin adımın 7 bin 305 adımlık kısmını yürümüş oluyor. Haftada iki kez alışveriş yapan kadınların, ayda 2 kiloya yakın kilo kaybetmelerini sağlayacak kadar egzersiz yapmış gibi olacakları hesaplanıyor.

    Araştırmacılar, 3 saatlik bir alışverişin 495 kalorilik bir hamburgeri, iki saatlik alışverişin de 283 kalorilik kremalı bir kahveyi yakabileceğini hesaplıyor.

  • Kalbin Düşmanı Göbek Hastalığı

    Kalbin Düşmanı Göbek Hastalığı

    Kalp hastalığında en büyük risklerden biri sağlıksız ve fazla beslenme. İşte beslenmede dikkat edilmesi gerekenler…

    Pek çok hastalık, göbek yağlanması ve obezite sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle obeziteye yol açan beslenme yanlışlarının da değiştirilmesi gerekiyor. Gıda çeşitliliğinin sağlıklı beslenme için önemli olduğu düşüncesiyle her besinden bol miktarda yemek, kişiye yarar yerine zarar getirebiliyor. Bunun için kişiye uygun beslenme tarzının benimsenmesi, altın kural olarak gösteriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Kani Gemici, ideal kiloyu korumak ve kalp hastası olmamak için kişiye özel sağlıklı beslenme kuralları hakkında bilgi verdi.

    Sağlık sorunlarının kaynağı göbekteki yağlanmadır

    Hipertansiyon, kalp hastalıkları, metabolik hastalıklar, insülin direnci, diyabet, ortopedik problemler, diz ve eklem hastalıkları, bel fıtıkları ile kanser gibi hastalıklar, aşırı kilolar sonucu ortaya çıkan başlıca sağlık sorunlarıdır. Kişiyi obeziteye götüren ve göbekte başlayan yağlanma, vücuttaki bütün hastalıkların başlangıç noktası gibidir. Bu hastalıkların yanı sıra; kalp hastalıkları oluşma riski, kilolu olan kişilerde kilolu olmayan kişilere göre 3-4 kat daha yüksektir.

    Bel çevrenizle göğüs çevreniz eşitse kilo sorununuz başlamıştır

    Aşırı kiloların en önemli göstergesi, göbek ve bel çevresinin genişlemesidir. Bel çevresinin; kadınlarda 83, erkeklerde ise 92 santimetreyi geçmesi, obezitenin işaretidir. Ancak obezite sınırına ulaşmamak için yalnızca rakamları takip etmek yeterli değildir. çünkü aşırı kilo tehlikesi ile karşı karşıya kalmadan, kişinin vücut ağırlığının artışını gözlemlemesi çok önemlidir. Bunun için alınması gereken önlemlerin başında, kişinin belirli aralıklarla kendini boy aynasında izlemesidir. Ayna karşısındaki görüntüde, bel çevresi ile göğüs genişliği eşitlenmişse, kilo sorunu başlamış demektir.

    Sağlıklı bir kalp için beslenme alışkanlıkları değiştirilmeli

    Yanlış beslenme alışkanlıkları yüzünden sağlıksız gıdalar tüketen çocuklar, ileri yaşta bilgisayar başında sürekli yemek yiyen insanlar haline gelmektedir. özellikle atıştırmalık olarak yenilen içerisindeki katkı maddesi ve yağ oranı yüksek yiyecekler, çocukların erişkin çağına geldiklerinde ciddi kilo sorunları yaşamalarına ve metabolizmanın yıllar içerisinde bozulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sorunlara erken yaşta müdahale edilmelidir.

    Tıka basa değil tadımlık yiyin

    Acıkmadan yemek, 5-6 çeşit yemekle tabağı doldurmak, her sebzeden ve meyveden bol miktarda yemek sağlık açısından zararlıdır. çünkü her gıda her insanın yapısına uygun değildir. Sebze ve meyvelerin her çeşidi tadımlık olarak tüketilebilir; ancak hepsinden bol miktarda yenilecek diye bir kural yoktur.

    Vücudunuza rahatsızlık veren besinleri tüketmeyi bırakın

    Coğrafi durumlar, yaş grupları, genetik yapılar, kan grupları beslenme şekillerinin oluşturulmasında önemli kriterlerdir. örneğin; çölde yaşayan bir kişi için belki de en uygun olan et deve etidir, balık da deniz kenarında oturanlar için en sağlıklı besindir. çok sağlıklı bir besin olan domates, birçok kişi için yenildiğinde rahatsızlık vericidir ya da yoğurt bazılarında sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir. Kişi, aldığı bir gıdaya vücudunun verdiği tepkiyi rahatlıkla ölçebilir; yaptırdığı testlerle birlikte iyi bir gözlemle, kendisi için en sağlıklı olan beslenme şeklini belirleyebilir.

    Tüm meyvelerin suyunu bir bardakta toplamayın

    “Karışık meyve suyu” adı altında, birkaç çeşit meyveyi bir araya getirerek suyunu sıkıp içmek de vücuda yarar yerine zarar getirir. çünkü çeşitli meyvelerden oluşan karışım, mide ve bağırsak sistemi açısından olumsuz etki yapabilir. Meyve suyu tüketiminin dışında, birkaç çeşit meyvenin bir arada yenilmesi de doğru değildir. Kişi, hangi meyveyi yediğinde ya da hangi meyvenin suyunu içtiğinde kendini iyi hissediyor, ferahlıyor ve herhangi bir sorun yaşamıyorsa onu tüketmelidir.

    Sahanda yumurtayı sade yiyin

    Beslenme alışkanlıklarınız içinde etin yeri mutlaka olmalıdır. Ancak et tüketirken sağlıklı olmasının yanında, kişi için uygun olan et türünün tercih edilmesi de önemlidir. Yararlı Izgara tabağı adı altında karışık et tüketimi de, sağlık açısından kabul edilemez bir beslenme şeklidir. Vücut bir süre sonra bu yanlış beslenmeye teslim olsa da bunun getirdiği sağlık sorunları hayatın bir döneminde ortaya çıkacaktır. Bunun için; özellikle etle ekmek bir arada yenmemeli, peynirli ve sucuklu yumurta gibi menüler sofrada asla bulunmamalıdır. Eğer sahanda yumurta yenilecekse, haftada 1- 2 kez kaliteli bir tereyağında sade olarak tüketilebilir.
    Milliyet