Etiket: anne sağlığı

  • Emzirme İle Önlenen Hastalıklar

    Emzirme İle Önlenen Hastalıklar

    Anne ve bebek sağlığı için ilk 6 ay yalnızca anne sütü gereklidir. Dünyanın en değerli ve özel besinlerinden olan anne sütü, özel elementler, değerli bileşenler, yüksek seviyede antikorlar ve kolostrom salgısının sağlık donanımı niteliğindeki özelliklerini taşıyor.

    Anne Sütüyle Hastalıklara Karşı Tam Koruma

    Emzirme İle Önlenen Hastalıklar | 1

    Anne sütü ile pek çok hastalık riski ortadan kaldırılıyor. Bunlar arasında;

    • Orta kulak enfeksiyonlarını önlemede etkili olan anne sütü, ilk 6 ayda anne sütüyle beslenen çocuklarda iltihap riskini %50 oranında azaltıyor.
    • Solunum yollarının sağlıklı gelişimi için ideal besin olan anne sütü, solunum enfeksiyonları riskini %73 oranında önlüyor.
    • SIDS adı verilen ani bebek ölümleri riskini önlüyor
    • Astım, egzama ve deri hastalıklarında, alerjik hastalıklarda %25 ile %50 oranında önleme sağlıyor.
    • Anne sütünün faydaları arasında, enfeksiyon risklerinin azaltılması ve soğuk algınlıklarının önlenmesi yer alıyor.
    • %52’nin üzerinde çölyak hastalığı riskini önlüyor.
    • Tip 1 ve tip 2 diyabet hastalıklarında minimum üç ay emen bebeklerde %40’a kadar lösemi riski önleniyor.

    İlgili Konular;

    Süt verirken demir eksikliği yaşayan anneler Dikkat! Tıklayın !

    Emzirmeyen annede meme kanseri riski 4 kat fazla Tıklayın !

    Gripli anne emzirme yapabilir mi? Tıklayın !

    Denenmiş Anne Sütünü Artıran Bitkiler Tıklayın !

  • Bebeğiniz doğmadan yaşlanmasın!

    Bebeğiniz doğmadan yaşlanmasın!

    Cambridge Üniversitesi bilim insanlarından Dr. Beth Allison, özellikle hamilelikte antioksidan ile desteklenmeyen, obez ve sigara içen annelerin bebeklerinin daha doğmadan yaşlanmaya başladıklarını iddia ediyor.

    Kromozomlarda telomer ismini verdiğimiz bölge (heterokromatin yapılar) yaşlandıkça kısalmaktadır.

    Bu bilgiden yola çıkarak deney hayvanlarında yapılan araştırmalarda hamileliklerinde sigara dumanı soluyan, obez ve besini belli antioksidanlarla desteklenmeyen annelerin bebeklerinin telomerez yapılarının sağlıklı annelerin bebeklerine göre çok daha farklı olduğu gözlenmiş.

    Neredeyse daha doğmadan yaşlanan bu bebeklerin biraz büyüdüklerinde kalp rahatsızlıkları geliştirdikleri de gözlemler arasında.

    Detayları FASEB Journal adlı bilimsel dergide yayımlanan bu araştırma, annelere hamilelik öncesi kendilerine, yaşam tarzlarına ve yeme alışkanlıklarına bir göz atmaları gerektiğini hatırlatarak “Aksi takdirde bebeğiniz karnınızda yeterince oksijen alamadığından doğduğunda sağlıklı görünseler bile ileri yaşlarda kalp ve diğer kronik hastalıklarla yüz yüze kalacaklardır” diyor.

    ÖMRÜNÜZÜN UZUNLUĞU GÜNLÜK OTURMA SÜRESİNE BAĞLI

    Sao Paulo Üniversitesi Tıp Fakültesi hekimleri, 54 değişik ülkeden veriler toplayarak istatistiki bir araştırma gerçekleştirmiş. Günlük uzun oturma süresinin ömrü kısalttığı her ne kadar önceden bilinse de bu araştırmayla tıp dünyasında ilk defa ömrü uzatmak için ne yapılması gerektiği rakamlarla verilmiş.

    Elde edilen en çarpıcı sonuç, “Ne kadar spor yapılırsa yapılsın, oturma süresi yine de ömrü kısaltmada etkili oluyor”. Yani “Oturuyorum ama sıkı da spor yapıyorum” yaklaşımı işe yaramıyor.

    American Journal of Preventive Medicine adlı bilimsel dergide detayları açıklanan bu araştırmaya göre, günde 3 saatten fazla süreyle oturuyorsanız ömrünüzü % 3.8 kadar kısaltıyorsunuz.

    Bu süreyi 3 saatin altına düşürürseniz de 0.2 yıl kadar ömrünüzü uzatıyorsunuz. “İş gereği (modern hayat gereği) oturmak zorundayız” diyorsanız da o zaman sık sık ayağa kalkıp biraz yürüyüp tekrar masanızın başına dönmeniz öneriliyor.

    Neva Çiftçioğlu BANES/ GAZETE HABERTÜRK

  • Kök hücre ile çocuk yapabilme 2013

    Kök hücre ile çocuk yapabilme 2013

    Kök hücre ile sperm üretme sayesinde kanser tedavisi gören veya zayıf sperme sahip olan erkekleri baba olma hayallerine kavuşturacak

    Testislerden alınan doku örneklerini laboratuvar ortamında geliştiren uzmanlar, döllenmeye imkan veren sperm üretmeyi başardı.

    Dünya ‘kök hücre’ araştırmalarını büyük bir heyecanla takip ediyor. Henüz deney aşamasındaki çalışmaları yürüten araştırma merkezleri, tedavi amaçlı uygulamalara da imza atıyor. Bunların bazılarında elde edilen başarılı sonuçlar, bilim adamlarını daha da umutlandırıyor. Ancak bu münferit sonuçlara bakarak kök hücre ile kanser, alzheimer, parkinson, felç ve benzeri çaresiz hastalıklar yenilmek üzere” demek için henüz çok erken.

    Erkek kısırlığını yakın gelecekte bitirecek gelişme

    Kök hücre araştırmaları Türkiye’de de yapılıyor. Yağ dokusu kaynaklı yetişkin kök hücre çalışmaları yapılmakta, “Kök hücre çalışmalarının en önemli amacı günümüzde tedavi imkanı olmayan kronik hastalıkları, kanseri, yaşam kalitesini düşüren alzheimer ve parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkları tedavi etmek ve organ yetmezliğinden kaynaklanan problemleri gidermektir. Hedeflenen amaç bugün tam anlamıyla gerçekleşmemiş olmasına karşın elde edilen gelişmeler bu ölümcül hastalıkların yakın gelecekte kök hücreler kullanılarak tedavi edilebileceğini göstermektedir

    Kök hücre çalışmalarının tek amacı uygun şartlarda uygun kişilere hücre nakli yaparak hastalıkların tedavi edilmesi değil. Tedavi edici ilaçların geliştirilmesi ve hastalıkların daha iyi tanınması da hedefler arasında.

    -Kök hücre çalışmalarında neler hedefleniyor ?

    Kök hücreyi yapabilmeyi yardımcı üreme teknikleri sağlıyor. Kaynak embriyo ya da embriyo dışı dokular. Embriyodan elde edilen kök hücrelere inanarak bu işe başladık. Bilimde ileriyi hayal edebilmek ve görebilmek önemlidir. Ama hayal bilgiler doğrultusunda oluşmalıdır.

    Hedef, bugün için tedavisi imkansız hastalıkların tedavisini sağlamak. En önemlisi, kısırlıktan önce, hayatı tehdit eden ve bugün için net bir tedavisi olmayan hastalıkları tedavi etmek. Çevremizde çok fazla kanserli var. Önemli bir kısmı yemek borusu kanseri. Tedavisi yok. Acaba kanser tedavisinde kullanılabilecek bir yöntem olabilir mi ?

    Ayrıca ilerleyici romatizmal hastalıklar, alzheimer ve parkinson gibi ilerleyici beyin hastalıkları var. Bunlar kanserden daha ağır. Kanserde en azından, kişi belli süre acı çekip sonra kaybediliyor. Ama ilerleyici beyin hastalıkları, bütün yaşam boyunca devam ediyor. Stefan Hawkinks, inanılmaz bir beyin ama ALS hastası. Suna Kıraç da öyle. ALS’li çok hasta var Türkiye’de. Bunların yanında çocuklarda sık görülen lösemi gibi kanser tipleri. Acaba hücre ve doku nakli kanser tedevisi için bir alternatif olabilir mi ?

    Bugün için şeker hastalığı çok önemli. İnsanı kısa sürede öldürmüyor, ama yaşam kalitesini çok azaltıyor. Yaşam kalitesini azaltan başka hastalıklarda da aynı şekilde kullanılabilecek mi diye düşünerek yola çıktık.

    Bugünkü ileri teknolojiye rağmen tedavi edilemeyen iki grup hasta var. Biri hiç sperm üretimi olmayan erkekler. Testislerden biyopsi alınsa dahi, hiç sperm gelişimi olmayan erkekler var. Bunlarda büyük ihtimalle genetik faktörler, spermi oluşurken belli bir noktada durduruyor. Bloke ediyor. Bu blokajın ötesine geçirebilir miyiz? Daha ileri hücreler elde edebilir miyiz ? Bugün için cevap hayır. Bir sürü şey denendi ama hiçbiri bu tür erkeklerin tedavisine imkan vermiyor.

    Sperm üretimi olmayan erkeklerde, kök hücreden sperm hücrelerini elde edebilmeyi hedefleniyor. Bu birden hareket eden sperm hücrelerini elde etmek anlamında değil. Dölleyebilecek özellikte olan, daha ilkel de olsa sperme giden o ara hücreleri elde edebilmek ve bunları kullanarak döllenmeyi sağlamak.

    Kadınlarda da, yaşlanmış, yumurta sayısı azalmış ya da bitmiş olanları tedavi edilememektedir. Acaba bu kadınlarda da olgun bir yumurtayı değil ama, olgun yumurtanın önceki hücrelerini kök hücreden elde edip sonra bunları olgunlaştırarak kullanabilir miyiz diye düşünülmektedir. Fakat bu uzak bir hedeftir.

    -Hükümetin bu çalışmalara bakışı ?

    Çok gelişmiş olduğunu iddia eden birçok ülkede uygulanmayan ama insanlığın faydası için olan uygulamalar bugün Türkiye’de uygulanabiliyor. Türkiye’de başkasına ait sperm ve yumurta kullanılmıyor. Bu, birçok yönüyle tartışılabilir. Ama Türkiye’de embriyoda genetik tanı yapmaya müsade ediliyor. Bu çok önemli. Bu tıbba aydın bir bakış açısıyla yaklaşıldığını gösteriyor. Şu anda Sağlık Bakanlığı’nın insan klonlamasına karşı tamamen negatif baktığı kesin. Cinsiyet tayinini yasakladığı kesin. Ama bunun dışında şarlatanca olmayan ama insanlığın hayrına olabilecek çalışmaları kesinlikle destekleyeceğini düşünülmektedir. Burada embriyolardan elde edilen kök hücreler ne kadar etiktir diye bir tartışma konusu olabilir. Bakanlığımızın ve diğer ilgili mercilerin, araştırma ve insan sağlığını tedavi etme amaçlı ise buna sıcak bakacağını biliyorum. Kullanılamaz diye bir karar çıkmaz.

    KÖK HÜCRE NEDİR ?

    Kök hücreler, ‘yetişkin’ ve ‘embriyonik’ olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yardımcı üreme tekniklerinde arta kalan ya da kullanılamayacak durumda olan embriyolar, çiftlerden izin alınarak kök hücre çalışmalarında değerlendirilebiliyor.

    Hücre, bir canlının en küçük hayati parçası. Canlının sağlığı, hücrelerin yeterince kendini yenilemesine, özelliklerini kaybetmemesine ve hastalık yapıcı her türlü unsura karşı dirençli olabilmesine bağlı. Kök hücreyi insan sağlığı için son derece önemli kılan sebep, sınırsız çoğalma özelliğine sahip olması. Uygun ortamı bulduğunda organ ve dokuyu oluşturan hücre tiplerine dönüşebiliyor. Kök hücre, gereken organlarda hücre yenilenmesine ve bazı hasarlı dokuların iyileşmesine imkan tanıyor. Kök hücreyle ilgili çalışmalar aslında 50 yıl öncesine dayanıyor. Kemik iliğindeki yetişkin hematopoetik kök hücrelerin kan hücrelerine dönüştüğünün keşfi, kan kanserinde dönem noktası oluyor. Günümüzde kemik iliğindeki kök hücrelerin kan haricinde kas, kemik ve damar hücrelerine dönüşebildiği görüldü. Ayrıca yetişkin tip kök hücrelerin, sadece kemik iliğinde değil; sinir, kas, karaciğer, göz ve deri gibi organ ve dokularda bulunduğu da artık biliniyor. Arayışlar sonucunda 1998’de insan embriyosundan kök hücre elde edildi. Bu bir çığırdı. Çünkü, embriyonik kök hücreler, yetişkin kök hücrelerdeki sınırlılığın aksine, insan vücudundaki tüm hücre türlerine dönüşebilme özelliğine sahipti. Emriyonik kök hücreler, yetişkin kök hücrelerden daha elverişli olmasına rağmen, kanser oluşma riski, doku uyumu problemi ve etik kaygılarla kliniklerde test amaçlı kullanılmaya başlanmadı. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda yağ dokusunda da yetişkin tip kök hücreler olduğu belirlendi.

    Testis dokusu alındı
    Nature Dergisi’nde yayınlanan araştırmaya göre, Takehiko Ogawa başkanlığındaki ekip, testisten alınan dokulara gerekli protein ve diğer besinleri vererek sperm oluşmasını sağladı. Buluşun özellikte kanser tedavisi gören erkeklere yeniden çocuk sahibi olma imkanı vereceği söyledi. Ayrıca dokudan elde edilen spermin, dünya çapındaki milyonlarca kısırlık tedavisi gören erkek için de umut ışığı olduğu belirtildi.
    Buna göre tamamen kısır veya döllenmeyi sağlayamayan zayıf sperme sahip olan erkeklerin spermleri laboratuvar ortamında geliştirilecek. Böylece erkeklerin kısırlığı tamamen tarih olacak ve başka birisinden sperm almalarına gerek kalmayacak. Tekniğin ayrıca donmuş testisler üzerinde bile işe yaradığı belirtildi. Ogawa, “Bir sonraki hedefimiz kadın için laboratuvar ortamında yumurta üretmek” diye konuştu.

    Henüz çok az hastada denenen ve bir kısmında olumlu neticeler alınan uygulamaların hala araştırma aşamasında ve gelişmeler umut verici. Ergenliğe girmeden önce kanser tedavisi geçirmek zorunda olan erkek çocukları için ileride çocuk sahibi olabilmeleri amacıyla, ‘Kök hücreden sperm hücrelerinin üretilmesi yolunun açıldığına’ dikkati çeken aratırmacılar, “Bu yöntemle, kanser tedavisi öncesi testis dokusu dondurularak, tedavi sonrasında sperm hücresi üretebilen kök hücreleri geri nakletmek mümkün oldu” diye konuştu.

    Kök hücreden sperm üreten hücre!

    İnsan embriyonik kök hücresinden, sperm ve yumurta hücresinin üretimini sağlayan germ hücreleri elde edildi.

    Bu buluş sayesinde, erkek sperm ve dişi yumurta hücrelerinin üretimi ile başlayan insan gelişiminin, şimdiye kadar sır olarak kalmış bir çok noktası aydınlatılabilecek. Bu sayede genetik hastalıkların çocuğa geçiş süreci daha iyi anlaşılabilecek ve önleminin alınmasının farklı yolları bulunabilecek.

    Yumurta ve sperm hücrelerinin üretilimin sağlayan germ hücrelerinin bunu nasıl yaptıklarının, bunun yapılması sırasında hangi genlerin ve yolların kullanıldığının bilinmediğini, genetik yapıların farklı olmasından ötürü, bu gelişimi hayvan germ hücrelerinden anlamanın da mümkün olmadığı bir gerçektir.

  • Kürtaj (Küretaj) Nedir?

    Kürtaj (Küretaj) Nedir?

    1. Kürtaj neden olunur?

    Kürtaj, belki de kadınların hayatları boyunca hatırlamak istemediği bir durumdur. İsteyerek ya da istemeyerek yaptırılan bu işlem sosyal, kültürel, çevresel, dini, ekonomik birçok sebep barındırabilir.

    – Yeni evlenmiştir; daha evine, eşine hatta cinselliğe alışmadan bir çocuk sahibi olmak istemez çiftler ve kürtaj olmak için gelirler.

    – Bazı ailelerin istedikleri kadar çocukları vardır, bu bebeğin fazla gelecektir yükü, diğerleri gibi büyütemeyeceklerdir ve istemeyerek vazgeçerler gebelikten.

    – Yeni gebelik yaşanmıştır bir süre önce ailede, korunulmamış ve tekrar gebe kalınmıştır, gebeliğini sonlandırmak isterler çünkü erken olduğunu düşünürler.

    – Bazı çiftler nişan yapmıştır kendi aralarında, evleneceklerdir ilerde, bu yüzden cinselliği de yaşamak isterler ateşle barut misali. Fakat oldubittiye gelip korunmamışlardır ve sonuç iki çizgi… Kendileri için sorun değildir ama çevre ve aileleri ne diyecektir, sonlandırmak isterler. Korunmamalarının ya da iyi korunamamalarının kurbanı olmuşlardır.

    – Belki de alışmamış bir bünye ve içilen içkiler arka arkaya geldiğinde bir gecelik kaçamağın sonucudur gebelik, bu yüzden hemen ve kimse duymadan bu işlemin gerçekleşmesi gerekmektedir.

    – Daha birçok sebep bulunabilir kürtaj olmak için.

    2. Kürtaj nedir?

    Kürtaj (Küretaj) küret aleti kullanılarak yapılan rahimden parça alınmasıdır. Bu alınan gebelik ürünü yani bebek olabileceği gibi rahim iç dokusu da olabilir, fakat halk dilinde kürtaj işlemi sadece gebelik sonlandırılması olarak düşünülür.

    3. Kürtaj için yasal sınır nedir?

    Ülkemizde bu işlemin yasal sınırı son adet tarihinin başlangıcından itibaren 10 haftadır. Yani iki buçuk ay. Genellikle çiftlerin gebelik haftası hesaplamaları yanlış olur. Onlar ilişkiden sonraki günleri hesaplarlar. Yapılması gereken son adet tarihinin ilk gününden itibaren saymaktır. Bu yüzden yasal sınırı geçiren ve istemedikleri gebeliği yaşamak zorunda olan çiftler vardır.

    Eğer gebeliğin devamı anne açısından risk teşkil ediyorsa (annede tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı, böbrek hastalığı) ya da anne gebeliği etkileyecek bir ilaç kullanmış ise annenin sağlığı için gebelik haftasına bakılmaksızın gebelik sonlandırılabilir ki bu da resmi bir kurumdan alınan bir rapor ile gerçekleştirilebilir.

    4. Kürtaj tanı koymak için de yapılır!

    Gebe olmayan bir kadına tanı koymak amacıyla ya da tedavi amaçlı kürtaj işlemi yapılabilir.

    – Cinsel olarak aktif bir kadının adetleri çok fazla oluyorsa düzensizse ya da uzun sürüyorsa kürtaj işlemi uygulanır çıkan materyal patolojiye gönderilir.

    – Ultrasonda rahim içinde normal olmayan bir görüntü saptanmışsa küretaj işlemi uygulanabilir.

    – Menopoza girmiş bir kadında bir süre sonra (kesildikten 1yıldan sonra) kanama olmuşsa ya da rahim içi olması gerekenden daha kalın ise kürtaj yapılır.

    – Düşük yapan kadınlarda eğer bebek ile ilgili parçaların bir kısmı rahim içerisinde kalmışsa içeriyi temizlemek amacıyla da bu işlem yapılabilir.

    – Bu kürtaj işlemi ister gebelik için ister hastalık için yapılsın lokal anestezi ile ya da genel anesteziyle yapılabilir.

    – Lokal anestezide sadece rahim ağzı uyuşturulur. Bu işlem için anestezi doktoruna gerek yoktur. Kürtajı yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bunu gerçekleştirir. Her ne kadar anestezi uygulansa da bir miktar ağrı hissedilir.

    – Özellikle işlem esnasında kasıklarda adet ağrısı gibi bir ağrı duyulur.

    Genel anestezi ise hastanın tamamen uyutulduğu bir anestezi şeklidir. Kürtajın ismi dahi ürperti verir, zor karar verilir ve sonuçta doktora gelinir. Zaten zor olan bu durum bir de ağrıyla perçenlemek istenmez. Sonuçta İşlem olur ve biter, çoğu kadın hayatında bu saatleri yaşanmamış sayar ve bu yüzden genellikle genel anesteziyi tercih etmektedir.

    Anestezi doktoru hastayı sorguladıktan sonra gerekli bilgileri verir ve hastaya koldan bir ilaç yapar yavaş yavaş hasta kendinden geçer, işlem bitene kadar birşey hissetmez. Kadın doğum uzmanı işlemi bitirdikten sonra hasta uyandırılır.

    Ortalama 10-15 dakika sürer ama bu süre gebeliğin büyüklüğüne göre de değişebilir. Uyandıktan sonra doktor işlem hakkında bilgi verir. Bir süre masada dinlendirildikten sonra hasta kendini iyi hissettiği anda bir süre oturtulduktan sonra kaldırılır. Hemşire yanında durur. Kanama olabileceği düşünülerek hastaya ped verilir. Üstünü giyerken yardımcı olunur.

    Kürtaj işlemi küret denilen keskin aletlerle yapılabileceği gibi vakum yardımıyla da yapılabilir. Bazı doktorlar ikisini birden tercih edebilirler..İşlem sonrasında problem çıkmaması için kürtaj işlemi titizlikle ve dikkatli bir şekilde yapılır. Yapılan yerin, aletlerin ve yapan doktorun bunda payı vardır. İşlemin gerçekleştiği yer temiz, aletler steril ya da tek kullanımlık olması tercih edilir. Kürtaj sonrasında en sık karşılaşılan problem rahim içinde parça kalmasıdır. Bunun için dikkatli bir şekilde içeri temizlenir.
    Günümüzde daha çok vakum yöntemi tercih edilmektedir.

    İşlem bittikten sonra hasta kasıklarında biraz ağrı hisseder. Fakat duyulan ağrı zaman geçtikçe hafifler.15 dakika sonra kasıklarda sadece bir sızı olur. İşlemden ortalama 1saat sonra hasta evine gönderilir. Yemek yiyebilir, içebilir. Çıkarken muhakkak kolundan biri tutmalı her an düşebileceği unutulmamalıdır.

    5. Kürtaj sonrasında yaşananlar ve yapılması gerekenler

    Kürtaj sonrasında 3-4 gün lekelenme tarzı kanama olabilir. Bu süre 10 güne kadar uzayabilir. Hijyene dikkat edilmeli, antibiotik başlanmışsa bu düzenli alınmalıdır. Bazen antibiotiğe gerek duyulmayabilir. Havuz ya da jakuziye girilmesi enfeksiyon açısından uygun değildir. Fakat duş alınabilir. Dikkat edilmesi gereken duşun çok sıcak olmamasıdır. Çünkü bir miktar kanama olmuş belki halsiz kalınmıştır. Sıcakla karşılaşıldığında baş dönebilir ve bayılma olabilir. Bu yüzden ılık duş en doğrusudur.

    Sonrasında muhakkak 1 hafta-10 gün sonra kontrole çağrılır. Ultrasonda rahim içi kontrol edilir.
    Titizlikle çalışılan bir ortamda, işinin ehli bir doktor tarafından yapılan kürtajda çok fazla problemle karşılaşılmaz.

    Fakat bazen…

    Rahim içinde parça kalabilir ki bu kendini fazla miktarda kanama ve ağrıyla gösterir, Bazen büyük parçalar düşürebilir, bu düşerken ağrı hissedilebilir. Kontrolde bu görüldüğünde antibiotik tedavisine başlanır ve içerdeki parça alınır.

    4-5 gün sonra ağrı kasıklarda dayanılmayacak şekilde olursa enfeksiyon gelişmiş olabilir. Bu sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlarda, önerilere uyulmadığında ya da antibiotik düzgün kullanmadığında olabilir. Tedavide daha kuvvetli antibiotikler başlanır.

    Rahim içi fazla kazınmışsa içeride yapışıklıklar olabilir, bu genellikle vakum yöntemiyle yapılan kürtajda değil küretlerle yapılan kürtajlarda sıktır. Sonrasında 1-1.5 ayda adet görecekken adet görülmemesine ya da rahimin içinde yapışıklıklara sebep olabilir. Tedavisinde hormonal ilaçlar kullanılabilir, spiral takılabilir ya da optik aletlerle rahim yapışıklıkları açılabilir.

    Eğer 5 hafta ve daha küçük gebelikse tam olarak kürtaj gerçekleşmemiş gebelik kesesi rahimin içinde kalmış olabilir. Kontrol edildiğinde ultrasonda görülerek tekrar kürtaj yapılır.

    Gebe rahim normale göre yumuşaktır. Bu yüzden kürtajda çok dikkatli davranılır. Ani bir hareketle ve metal aletler kullanıldığında ya da gebelik biraz iri ise rahim yırtılabilir. Delik küçük ise rahim kendiliğinden bunu kapatır. Eğer büyük olursa muhakkak operasyon gerekir.

    Sonuç olarak kürtaj için karar verdiyseniz;

    – Steril bir ortam,
    – Steril ve tek kullanımlık aletler,
    – İşinin ehli bir doktor olması sağlığınız açısından çok önemlidir.

    Kürtaj nasıl yapılır ve riskleri nelerdir?

    Jinekoloji

  • Kürtaj (Küretaj) Nedir ?

    Kürtaj (Küretaj) Nedir ?

    1. Kürtaj neden olunur:

    Kürtaj, belki de kadınların hayatları boyunca hatırlamak istemediği bir durumdur. İsteyerek ya da istemeyerek yaptırılan bu işlem sosyal, kültürel, çevresel, dini, ekonomik birçok sebep barındırabilir.

    – Yeni evlenmiştir; daha evine, eşine hatta cinselliğe alışmadan bir çocuk sahibi olmak istemez çiftler ve kürtaj olmak için gelirler.

    – Bazı ailelerin istedikleri kadar çocukları vardır, bu bebeğin fazla gelecektir yükü, diğerleri gibi büyütemeyeceklerdir ve istemeyerek vazgeçerler gebelikten.

    – Yeni gebelik yaşanmıştır bir süre önce ailede, korunulmamış ve tekrar gebe kalınmıştır, gebeliğini sonlandırmak isterler çünkü erken olduğunu düşünürler.

    – Bazı çiftler nişan yapmıştır kendi aralarında, evleneceklerdir ilerde, bu yüzden cinselliği de yaşamak isterler ateşle barut misali. Fakat oldubittiye gelip korunmamışlardır ve sonuç iki çizgi… Kendileri için sorun değildir ama çevre ve aileleri ne diyecektir, sonlandırmak isterler. Korunmamalarının ya da iyi korunamamalarının kurbanı olmuşlardır.

    – Belki de alışmamış bir bünye ve içilen içkiler arka arkaya geldiğinde bir gecelik kaçamağın sonucudur gebelik, bu yüzden hemen ve kimse duymadan bu işlemin gerçekleşmesi gerekmektedir.

    – Daha birçok sebep bulunabilir kürtaj olmak için.

    2. Kürtaj nedir:

    Kürtaj (Küretaj) küret aleti kullanılarak yapılan rahimden parça alınmasıdır. Bu alınan gebelik ürünü yani bebek olabileceği gibi rahim iç dokusu da olabilir, fakat halk dilinde kürtaj işlemi sadece gebelik sonlandırılması olarak düşünülür.

    3. Kürtaj için yasal sınır nedir:

    Ülkemizde bu işlemin yasal sınırı son adet tarihinin başlangıcından itibaren 10 haftadır. Yani iki buçuk ay. Genellikle çiftlerin gebelik haftası hesaplamaları yanlış olur. Onlar ilişkiden sonraki günleri hesaplarlar. Yapılması gereken son adet tarihinin ilk gününden itibaren saymaktır. Bu yüzden yasal sınırı geçiren ve istemedikleri gebeliği yaşamak zorunda olan çiftler vardır.

    Eğer gebeliğin devamı anne açısından risk teşkil ediyorsa (annede tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı, böbrek hastalığı) ya da anne gebeliği etkileyecek bir ilaç kullanmış ise annenin sağlığı için gebelik haftasına bakılmaksızın gebelik sonlandırılabilir ki bu da resmi bir kurumdan alınan bir rapor ile gerçekleştirilebilir.

    4. Kürtaj tanı koymak için de yapılır !

    Gebe olmayan bir kadına tanı koymak amacıyla ya da tedavi amaçlı kürtaj işlemi yapılabilir.

    – Cinsel olarak aktif bir kadının adetleri çok fazla oluyorsa düzensizse ya da uzun sürüyorsa kürtaj işlemi uygulanır çıkan materyal patolojiye gönderilir.

    – Ultrasonda rahim içinde normal olmayan bir görüntü saptanmışsa küretaj işlemi uygulanabilir.

    – Menopoza girmiş bir kadında bir süre sonra (kesildikten 1yıldan sonra) kanama olmuşsa ya da rahim içi olması gerekenden daha kalın ise kürtaj yapılır.

    – Düşük yapan kadınlarda eğer bebek ile ilgili parçaların bir kısmı rahim içerisinde kalmışsa içeriyi temizlemek amacıyla da bu işlem yapılabilir.

    – Bu kürtaj işlemi ister gebelik için ister hastalık için yapılsın lokal anestezi ile ya da genel anesteziyle yapılabilir.

    – Lokal anestezide sadece rahim ağzı uyuşturulur. Bu işlem için anestezi doktoruna gerek yoktur. Kürtajı yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bunu gerçekleştirir. Her ne kadar anestezi uygulansa da bir miktar ağrı hissedilir.

    – Özellikle işlem esnasında kasıklarda adet ağrısı gibi bir ağrı duyulur.

    Genel anestezi ise hastanın tamamen uyutulduğu bir anestezi şeklidir. Kürtajın ismi dahi ürperti verir, zor karar verilir ve sonuçta doktora gelinir. Zaten zor olan bu durum bir de ağrıyla perçenlemek istenmez. Sonuçta İşlem olur ve biter, çoğu kadın hayatında bu saatleri yaşanmamış sayar ve bu yüzden genellikle genel anesteziyi tercih etmektedir.

    Anestezi doktoru hastayı sorguladıktan sonra gerekli bilgileri verir ve hastaya koldan bir ilaç yapar yavaş yavaş hasta kendinden geçer, işlem bitene kadar birşey hissetmez. Kadın doğum uzmanı işlemi bitirdikten sonra hasta uyandırılır.

    Ortalama 10-15 dakika sürer ama bu süre gebeliğin büyüklüğüne göre de değişebilir. Uyandıktan sonra doktor işlem hakkında bilgi verir. Bir süre masada dinlendirildikten sonra hasta kendini iyi hissettiği anda bir süre oturtulduktan sonra kaldırılır. Hemşire yanında durur. Kanama olabileceği düşünülerek hastaya ped verilir. Üstünü giyerken yardımcı olunur.

    Kürtaj işlemi küret denilen keskin aletlerle yapılabileceği gibi vakum yardımıyla da yapılabilir. Bazı doktorlar ikisini birden tercih edebilirler..İşlem sonrasında problem çıkmaması için kürtaj işlemi titizlikle ve dikkatli bir şekilde yapılır. Yapılan yerin, aletlerin ve yapan doktorun bunda payı vardır. İşlemin gerçekleştiği yer temiz, aletler steril ya da tek kullanımlık olması tercih edilir. Kürtaj sonrasında en sık karşılaşılan problem rahim içinde parça kalmasıdır. Bunun için dikkatli bir şekilde içeri temizlenir.
    Günümüzde daha çok vakum yöntemi tercih edilmektedir.

    İşlem bittikten sonra hasta kasıklarında biraz ağrı hisseder. Fakat duyulan ağrı zaman geçtikçe hafifler.15 dakika sonra kasıklarda sadece bir sızı olur. İşlemden ortalama 1saat sonra hasta evine gönderilir. Yemek yiyebilir, içebilir. Çıkarken muhakkak kolundan biri tutmalı her an düşebileceği unutulmamalıdır.

    5. Kürtaj sonrasında yaşananlar ve yapılması gerekenler

    Kürtaj sonrasında 3-4 gün lekelenme tarzı kanama olabilir. Bu süre 10 güne kadar uzayabilir. Hijyene dikkat edilmeli, antibiotik başlanmışsa bu düzenli alınmalıdır. Bazen antibiotiğe gerek duyulmayabilir. Havuz ya da jakuziye girilmesi enfeksiyon açısından uygun değildir. Fakat duş alınabilir. Dikkat edilmesi gereken duşun çok sıcak olmamasıdır. Çünkü bir miktar kanama olmuş belki halsiz kalınmıştır. Sıcakla karşılaşıldığında baş dönebilir ve bayılma olabilir. Bu yüzden ılık duş en doğrusudur.

    Sonrasında muhakkak 1 hafta-10 gün sonra kontrole çağrılır. Ultrasonda rahim içi kontrol edilir.
    Titizlikle çalışılan bir ortamda, işinin ehli bir doktor tarafından yapılan kürtajda çok fazla problemle karşılaşılmaz.

    Fakat bazen…

    Rahim içinde parça kalabilir ki bu kendini fazla miktarda kanama ve ağrıyla gösterir, Bazen büyük parçalar düşürebilir, bu düşerken ağrı hissedilebilir. Kontrolde bu görüldüğünde antibiotik tedavisine başlanır ve içerdeki parça alınır.

    4-5 gün sonra ağrı kasıklarda dayanılmayacak şekilde olursa enfeksiyon gelişmiş olabilir. Bu sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlarda, önerilere uyulmadığında ya da antibiotik düzgün kullanmadığında olabilir. Tedavide daha kuvvetli antibiotikler başlanır.

    Rahim içi fazla kazınmışsa içeride yapışıklıklar olabilir, bu genellikle vakum yöntemiyle yapılan kürtajda değil küretlerle yapılan kürtajlarda sıktır. Sonrasında 1-1.5 ayda adet görecekken adet görülmemesine ya da rahimin içinde yapışıklıklara sebep olabilir. Tedavisinde hormonal ilaçlar kullanılabilir, spiral takılabilir ya da optik aletlerle rahim yapışıklıkları açılabilir.

    Eğer 5 hafta ve daha küçük gebelikse tam olarak kürtaj gerçekleşmemiş gebelik kesesi rahimin içinde kalmış olabilir. Kontrol edildiğinde ultrasonda görülerek tekrar kürtaj yapılır.

    Gebe rahim normale göre yumuşaktır. Bu yüzden kürtajda çok dikkatli davranılır. Ani bir hareketle ve metal aletler kullanıldığında ya da gebelik biraz iri ise rahim yırtılabilir. Delik küçük ise rahim kendiliğinden bunu kapatır. Eğer büyük olursa muhakkak operasyon gerekir.

    Sonuç olarak kürtaj için karar verdiyseniz

    – steril bir ortam,
    – steril ve tek kullanımlık aletler,
    – işinin ehli bir doktor

    olması sağlığınız açısından çok önemlidir.

    İlgili Konular

  • Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli…

    Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli…

    Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli… | 2

    Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli… | 3Hamilelikte artan kalsiyum, demir ve vitamin ihtiyacının karşılanması için tahıllar ve kuru baklagiller tüketilmesi gereken besin grubunda yer alıyor. Bu dönemde hem annenin hem de bebeğin ihtiyaç duyacağı vitaminlerin kaynağı olarak görülen pirincin tüketilmesi de, anne ve bebek sağlığı için oldukça önemli.

    California Rice Commission’un açıklamasına göre, California’da yapılan pek çok araştırma; pirinçte yer alan farklı vitamin ve minerallerin hamilelik döneminde anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.

    Doğal bir vitamin ve mineral kaynağı olan pirincin içeriğinde; protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, B1, B2 vitaminleri ve demir bulunur. Hamilelik döneminde kadınlar, demire normal şartlardan iki kat daha fazla gereksinim duyarlar. Hamileliğin son aylarında bebek, doğumdan sonra ilk yaşamsal fonksiyonlarında kullanmak üzere demir depolamalıdır. Bu nedenle hamileliğin son aylarında tüketilen pirincin hem anne hem de bebek sağlığında olumlu etkileri olacaktır.

    Pirinç, kan şekeri düzeyini sabit tutması, hazmının kolay olması ve içerisinde bulunan zengin mineraller ile hamilelik döneminizin rahat geçmesine yardımcı bir besin türüdür. Ayrıca tansiyonu dengeleme etkisi ile özellikle hamilelik öncesi oluşabilecek yüksek tansiyonun önlenmesinde etkilidir.

    Pirincin içerisinde yer alan A vitamini; deri, saç ve diş eti sağlığı için gerekli bir vitaminken B1 vitamini; bebeğin gelişim döneminde hücre oluşumu, dolaşım sistemi ve sinir sistemi için vazgeçilmez bir vitamindir. B2 Vitamini; Hamilelik döneminde artan enerji ihtiyacına cevap verebilmek için, besinlerdeki enerjiyi açığa çıkarması nedeniyle önemli bir vitamin türüdür. Pirinçte yer alan minerallerden Kalsiyum ise, bebeğin sağlıklı vücut ve kemik yapısının oluşması ve aynı zamanda anne adayında meydana gelebilecek diş çürümesi, el ve ayak tırnaklarındaki güçsüzlükler ve kalsiyum eksikliğinde ortaya çıkabilecek bedensel ağrılar için birebirdir. Pirinç ayrıca hamileler için çok önemli olan folik asit alımı bakımından da zengin bir kaynaktır.

    Pirinçli hafif tarifler

    1. DENİZDEN GELEN LEZZET

    Malzemeler:

    1 su bardağı California Calrose Pirinci
    100 gr. Karides
    100 gr. Kalamar
    100 gr. Midye
    2 adet orta boy domates
    2 yemek kaşığı zeytinyağı
    1 adet kuru soğan
    2 su bardağı su
    Tuz
    Karabiber
    ½ adet limon suyu

    Hazırlanışı:

    Bir tencerede kapağı açık şekilde bol suda karidesleri haşlayın. Soğumaya başlayınca kabuklarını çıkarın. Başka bir tencerede kalamar ve midyeleri kabuğu soyulmuş soğanla birlikte hafif haşlayın. Diğer tarafta ayıklanmış yıkanmış pirinci bol suda yıkayın. Pilav tenceresinde yağı kızdırın, pirinç ve tuzu ilave edip deniz mahsüllerini ekleyin. 2 bardak su ilave edin. Su kaynayınca ocağın altını biraz kısın. Ayrı bir tavada zeytinyağını kızdırın rendelenmiş domatesleri kavurun. Domates sosunu pirinçli karışıma ekleyip biraz daha pişirin. Üzerinde limon suyu gezdirip sıcak servis yapın.

    Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli… | 4

    2. PİRİNÇLİ KARNABAHAR SALATASI

    Malzemeler:
    150 gr haşlanmış California Calrose Pirinci
    1 kırmızı soğan
    1 tutam maydanoz
    1 karnabahar
    1 kırmızı dolmalık biber
    1 sarı dolmalık biber
    3 çorba kaşığı limon sirkesi
    5 çorba kaşığı sıvıyağ
    Tuz, karabiber
    1 küçük konserve mısır
    1 tutam dereotu
    2 yumurta

    Hazırlanışı:
    Soğanı soyup küçük küpler halinde doğrayın. Maydanozu ve dereotunu temizleyip yapraklarını ayıklayın ve ince olarak kıyın. Karnabaharı ayıklayıp küçük parçalara bölün. Biberleri temizleyip çekirdeklerini ayıkladıktan sonra küçük küpler halinde doğrayın.

    Bir kasede, soğan, kıyılmış maydanoz, sirke, 3 çorba kaşığı yağı, biberleri ve pirinci karıştırıp, tuz ve karabiberle tatlandırın.

    Karnabaharı tuzlu suda 5 dakika kadar haşlayıp, süzgece alıp suyunu süzün. Daha sonra bir kapta yumurtanın içine ince doğranmış dereotu, tuz ve karabiber de ekleyip karıştırıp bir harç hazırlayın.

    Karnabaharları yumurtalı harca bulayıp kalan sıvıyağla kavurun. Önceden hazırladığınız salata kasesine karnabaharı da alın. Maydanoz ve dereotu yaprakları ile süsleyip servis yapın.

    Hamilelikte Pirinç Tüketimi Önemli… | 5

    Sporcu beslenmesinde pirincin önemi

    Pirinçte kuvvetli kas ve kemik yapısını güçlendiren protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, E, B1 ve B2 vitaminleri bolca bulunur.
    Daha önce spor yaparken doğru ve sağlıklı beslenmenin yollarını sizlerle paylaşmıştık. Bu yazımızda da karbonhidratların kaybedilen enerjinin geri kazanılması ve kas gelişimi açısından önemine değineceğiz…

    Spor yaparken kuvvetli kas ve kemik gelişimi için tükettiğimiz ve proteinlerden sonra gelen en etkili besin gurubu karbonhidratlardır. Karbonhidrat açısından oldukça zengin olan pirincin tüketilmesi ise, özellikle enerji ihtiyacını ortaya çıkaran spor dallarında, kaybedilen enerjinin geri kazanılması ve kas gelişimi için oldukça önemlidir.

    Proteinler insan vücudunun gereksinimi olan besin maddelerinin önemli bir bölümünü oluşturur. Karbonhidratlar ise; aktüel enerji taşıyıcılarıdır ve sporcular için en önemli enerji kaynağını oluştururlar. Düzenli yapılan egzersiz sırasında ya da kısa süreli aktivitelerde, enerji ihtiyacını karşılamak için karbonhidrat tüketimi çok önemlidir.

    Pirinç neden önemli ?

    USA Rice Federation’ın açıklamasına göre, ABD’de yapılan pek çok araştırma; pirinçte yer alan farklı vitamin ve minerallerin vücut sağlığımız açısından büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor. Çünkü pirinçte; kuvvetli kas ve kemik yapısını güçlendiren protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, E, B1 ve B2 vitaminleri bol miktarda bulunuyor.

    Zengin karbonhidrat içeriği, hazırlanmasının kolaylığı ve vücuda zararlı toksin maddelerin atılmasına yardımcı olan pirinç, sporcuların ve spor yapanların en çok tercih ettiği hububat çeşididir. Pirinç aynı zamanda kompleks karbonhidrat kaynağıdır. Kompleks karbonhidratlar vitamin, mineral, posa da içermekte ve daha uzun sürede yavaş yavaş enerji sağlamaktadır. Ayrıca pirinçte yer alan kalsiyum, demir gibi mineraller; kalp ritmi, kan basıncı, vücuttaki sıvı dengesi gibi vücuda yararlı olan birçok düzenleyici fonksiyonlarda da rol oynar.

  • www.dalin.com.tr yenilendi, şimdi çok daha hayat dolu…

    Yıllardır Annelerin En Güvendiği, Çocukların En Sevdiği Marka Olan Dalin, web sitesi www.dalin.com.tr ‘yi yeniledi. Site şimdi daha eğlenceli, çok daha hayat dolu…

    Yenilenen Dalin web sitesinde artık yok yok. Anneler siteye tıkladıklarında, Dalin ailesine yeni katılan ürünlerden, Dalin etkinliklerinden haberdar olabileceği gibi, hem bebek bakımı hem de kişisel bakım konusunda uygulayabileceği pek çok öneriyi de bulacak.

    Bebek bakımında hayat kolaylaştırıcı alt değiştirme, bebek masajı, bebek banyosu ve uykusu gibi pek çok konuda bilgi edinebilirler. Annelere Özel hazırlanan sayfada ise anne sağlığı, güzellik, spor, cinsellik, stres, vitamin gibi pek çok konuda faydalı metinler bulabilirler.

    Dileyenler ise Dalin’in birbirinden güzel reklamlarını izleyebilir.

    www.dalin.com.tr adresine girerek yorumlara katılabilir, yazılar göndererek ‘’Haftanın Annesi’’ olabilir. Kısacası ‘’Dalin Anneleri’’ni pek çok sürpriz bekliyor. Annelere duyurulur…

    www.dalin.com.tr yenilendi, şimdi çok daha hayat dolu… | 6