Etiket: aile hukuku

  • Nasıl Boşanılır, Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Nasıl Boşanılır, Boşanma Davası Nasıl Açılır?

    Eşlerden birinin veya ikisinin isteği üzerine, hakimin kararıyla evlilik bağının ortadan kalkmasına boşanma denir. Kadınlar çok zora gelmedikçe boşanmaya yaklaşmaz bence.Özellikle biz Türk kadınları vefakar ve sabırlı kadınlarız.Kadınların boşanma profili eğitim durumlarına göre değişiklik gösteriyor. Evliliği çekilmez yapan sebepler, evlilik öncesi ve sonrası olmak üzere çok çeşitlidir Kültür ve inanç farklılığı, mesuliyetlere riayet etmeme, kötü muamele,dayak,işsizlik gibi sebepleri sayabiliriz.Ancak ayrılık her ne kadar kaçınılmaz olsa da bir kayıptır. Kişi öz güvene desteğe ve kararından emin olmaya ihtiyaç duyar.Boşanma davası hakkında-ki tüm bilgileri detaylarıyla konumuzda bulabilirsiniz.

    Nasıl boşanılır? Boşanmak istiyorsunuz. Artık tak etti canınıza. İşte bitti dediğiniz yerdesiniz artık. Eşinizden ayrılmak istiyorsunuz ama boşanma davasını nasıl açacağınızı bilmiyorsunuz. Boşanma davası açmak ve boşanma sürecini başlatmak sandığınız kadar zor değil. Boşanmak istiyorsanız ve yeteri kadar düşündüyseniz korkmayın o kadar da zor olmaz her halde..

    Boşanmak..

    Boşanma davası eşlerden birinin ikametgahında, son altı ayda birlikte ikamet ettikleri yerin mahkemesinde ya da aile mahkemesinde açılabilir. Eşlerden biri başka bir şehre gittiği zaman oradan da davayı açabilir.

    Yabancı uyruklularla evlenenler için, bulundukları ülkenin mahkemesi bu davayı kabul etmişse, Tükiye’de de bir tanıma tenfiz davası açmak gerekir. Başka bir ülkede boşanma gerçekleşmişse, Türk mahkemesinden de bunun tescil edilmesi gerekir.

    Boşanma davası açmak için nüfus ve adres bilgileri yeterlidir. Basit bir dilekçeyle boşanma istemini ve gerekçelerini dile getirmek gerekir. Boşanmayla ilgili açılacak davada maddi manevi tazminatı, kusurun ne olduğunu belirtmekte fayda vardır. Çünkü mahkeme ona göre gerekli belgeleri toplayacaktır.

    Karşı tarafın adresini de dilekçeye yazmak gerekir, çünkü mahkeme ileriki aşamada karşı tarafın mali ve iştimal durumunu belirlemek için onun bulunduğu adresten polis marifetiyle gelir durumunu, mal varlığını belirleyecektir. Bu belirleme, sonraki nafaka, tazminat gibi konularda yönlendirici olacaktır.

    Boşanma davası için avukata gerek var mı?

    Eski kanunumuza göre iki çeşit oluyordu boşanma. “Şiddetli geçimsizlik” adı altında genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebepleri vardı. Daha sonra anlaşmalı boşanma getirildi.

    Hiçbir durum için aslında avukata gerek yok. Basit bir dilekçeyle halledilebiliyor. Fakat söz konusu olan anlaşmalı boşanma dahi olsa, tarafların haklarının korunması adına bir protokol yapılması gerekeceğinden, çok küçük konular bile problem olabilir. Bu konuda uzman olan avukat yardımıyla bunları çözmek çok daha kolay olur.

    Yapılacaklar konusunda iki taraf da anlaşmışsa, çok rahatlıkla avukatsız boşanabilirler. Ancak işlem sadece hakimin “boşandınız” demesiyle bitmiyor. Mahkemenin bunu kesinleştirmesi, kararın temyizden geçmesi, nüfus müdürlüğüne gerekli talimatın yazılması gibi işleri avukatın yapması çok daha kolaydır.

    Çekişmeli boşanmalarda mutlaka avukata ihtiyaç vardır. Delillerin oluşturulması, tazminatlar, çocukların kimde kalacağı gibi pek çok konuda avukatın uzmanlığı gereklidir. Aile hukuku, hakimin çok geniş takdir yetkisine sahip olduğu bir hukuktur. Bu nedenle delilleri değerlendirmek, önceden hazırlanmak çok önemlidir.

    Boşanma davası hangi gerekçelerle açılabilir?

    1. Anlaşmalı Boşanma: Yani taraflar çocuğun kimde kalacağından mali konulara kadar protokolleri belirleyerek mahkemeye başvurduklarında hakimin onayıyla boşanabilirler.

    2. Genel Boşanma (Şiddetli Geçimsizlik): İkincisi, genel boşanma sebebi dediğimiz şiddetli geçimsizlik vardır. Burada davayı kim açmışsa kendi kusuru olmadığını ve aralarında şiddetli geçimsizlik olduğunu tanıklar vasıtasıyla ispat etmek durumundadır.

    3. Özel Boşanma Sebepleri: Üçüncü boşanma gerekçesi olarak, özel boşanma sebepleri vardır. Bunlar da altı aydan fazla sürmüş terk, akıl hastalığı, cana kast ve fena muamele, onur kırıcı davranış, zina, suç işlemek ve haysiyetsiz yaşamdır.

    Hayatın her durumu kanuna yazılamayacağı için, kanunda yazmayan durumlar için Yargıtay karar vermek durumunda kalır. Boşanma gerekip gerekmeyeceği konusunda, tarafların ve şahitlerin beyanlarına dayanarak karar verir. Mahkemelerin bu karara uyma zorunluluğu yoktur, direnme kararı verebilir. Bunun üzerine de Yargıtay Genel Kurulu iştihatı birleştirme kararı denilen, bir kanun metni gibi geçerli olan bir karar verir. Kanunumuza bu şekilde, özellikle kadınların lehine birçok ekleme yapılmıştır.

    Boşanma davası hangi durumlarda reddedilir?

    Hakim deliller oluştuktan sonra boşanma davasını kabul veya reddeder. Kanun, kusurlu tarafın boşanma davası açmaya hakkı yoktur, diyor. Hakim kusurlu tarafı tespit etmek için, o çift arasında geçenleri bilen insanları, yani tanıkları dinler, davayı açanın kusurlu olduğunu görürse davayı reddeder.

    Özel boşanma sebepleri söz konusu ise, örneğin, akıl hastalığı ile ilgili bir dava açılmışsa, doktor karşı tarafa “akıl hastalığı yoktur” raporu verirse, dava reddedilir.

    Terk sebebi ile ilgili açılan davalarda, bir ihtarname çekilir karşı tarafa. Geri dönerse dava reddedilir.

    Haysiyetsiz hayatı ya da onur kırıcı davranışı ispat edemezseniz, dava reddedilir.

    Dava reddedildiği tarihten itibaren eğer üç yıl sürmüşse bir ayrılık, bu çiftin anlaşamayacağı zaten belli olmuş olduğundan, yeniden bir boşanma davasıyla, “Biz üç yıl ayrı kaldık, karı koca gibi bir araya gelme irademiz oluşmadı” diyerek, bunu ispatlayan taraf yine boşanma davası açabilir.

    Boşanmak için gösterilen gerekçe kanıtlanmak zorunda mıdır?

    Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na göre, bir şeyi iddia eden, ispatlamakla yükümlüdür. İddianızı delille kanıtlarsınız. İddia ettiğiniz şeyi karşı taraf kabul edebilir ya da belgelerle ispatlayabilirsiniz. Örneğin, maaş bordrosu ile karşı tarafın gelirini ispatlarsınız. Karşı taraf, belgelerin aksini ispat edebilir. Örneğin, iş yerinden asgari ücret gibi görünen bordro almıştır, halbuki çok daha fazla maaş alıyordur. Sonra bunun aksi de tanıklarla ispat edilebilir.

    Banka hesapları, trafik kayıtları gibi belgeler, mali durumu ispatta kullanılır. Şahitler, kusurun kimde olduğuna dair hakimi ikna etmeye yönelik kullanılır. Çünkü tazminatlar kusur konusu dikkate alınarak belirlenir. Kusurlu olanın dava açmaya bile hakkı yoktur. Kusurlu iseniz davayı kaybedersiniz.

    Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa dava nasıl ilerler?

    Eşlerden birinin boşanmak istememesinin sebebi, gerekli maddi gücü olmaması, karşı tarafa bedel ödetmek istemesi, alacaklarını alma yolunda bunu bir araç olarak görüp davayı uzatmak istemesi olabilir.

    Hakim, dosyanın tamamlanmasıyla zaten kararını verecektir. Tarafların uzatmasına bağlı değildir karar. Ancak istemeyen eş, gerekli belgeyi vermeyerek bir veya iki celse uzatabilir davayı.

    Tarafların aile nüfus tablosu, şahit beyanları, gerekli evraklar gelip dosya tamamlandığında, hakim için aydınlatılması gereken herhangi bir konu kalmadığında hakim kararını verir; ya davayı kabul eder ya da reddeder.

    Anlaşmalı boşanma nedir?

    Anlaşmalı boşanma için tarafların en az bir yıl evli kalmış olması gerekir. Bundaki temel amaç, hakim aile hukukunu korumak zorunda olduğu için, insanları biraz daha düşünmeye sevk etmektir.

    Anlaşmalı boşanma için aile mahkemesine müracat ettiğiniz takdirde mahkeme size bir gün verir. Hakim iki tarafı da orada görmek durumundadır. Diğer tür davalarda görmek zorunda değil, vekille de temsil edilebilirsiniz. Hakim o şahsın iradesinin gerçekten boşanma yönünde olup olmadığını tespit etmek ister. Kişi, kendi rızasıyla mı, yoksa zorlama ile mi davayı açıyor, hakim görmek ister. Hakim ikna olmazsa davayı reddedebilir.

    Ama anlaşmalı boşanma davalarını, artık Türk halkının sosyal ve kültürel pozisyonu da yükseldiği için, çok uzatmadan, aklı başında insanlara sunulmuş bir kolaylık olarak ele alıyor kanun.

    Boşanma davasında çocuğun velayetine nasıl karar verilir?

    Velayet konusunda hakim öncelikli olarak çocuğun menfaatini düşünür. Tarafların durumlarını göz önünde bulundurur. Fakat Türkiye’de tarafların durumundan ziyade daha çok anne çocuğu almaktadır. Yani anne ister ve hakim de verir. Çok aksi bir durum olmadıktan sonra kadın çalışmasa dahi kadın tarafı çocuğu alır.

    Kadın, boşanma gerçekleştikten sonra, zaman içinde erkeğin başka biriyle evlenmesi gibi durumlarda yanlış karar verdiğini, çocuğu almakla birtakım sorumluluklar altına girdiğini, aldığı nafaka ile yaptığı iş arasında bir yetersizlik olduğunu düşünerek nafakanın artırılmasını isteyebilir.

    Hakim, kim daha çok sevgi dolu, çocuğa daha iyi bakabilir, daha iyi okullarda okutabilir, psikolojik ve sosyolojik olarak çocuğun iyi bir vatandaş olması için katkıda bulunabilir gibi kriterlere de bakarak velayeti taraflardan birine verir.

    Altı yaşına kadar çocuk annede kalır, sonra baba alır gibi şehir efsaneleri vardır; ancak bunların kanunda hiçbir karşılığı yoktur.

    İlgili Konular;

  • 5 Boşanmadan 1′i internet Yüzünden

    5 Boşanmadan 1′i internet Yüzünden

    Her 5 çiften birinin sosyal paylaşım ağları yüzünden boşanıyor…

     

    Son yıllarda yaygınlaşan sosyal paylaşım siteleri ( Blogspot, Facebook, Flixster, Fourmspring, Mypace, Path, Siberalem, Twitter, Windows Live, vb.) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek popüler hale geliyor. Sosyal paylaşım ağı kullanımının yaygınlaşması sonucunda özellikle yakın ve mahrem ilişki yaşayan çiftlerde ve evliliklerde sorunla artmaya başladı. Sosyalleşme ve flört etme azalmaya ve sanal seks artmaya başladı…

     

    SOSYAL AĞLAR İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR!

    Sanal âlemde, flört etmenin sınırlarını çizmenin oldukça zor olduğuna değinen Cinsel Sağlık Enstitü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, genellikle bir oyun gibi başlayan yazışmaların daha sonra tutkulu birer ilişkiye dönüşmesinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyor. Bireylerin yolunda giden ilişkileri olsa bile, zamanla kendilerini sanal ortamdaki cazibeli duruma kaptırabildiklerine değinen cinsel terapistler, sevgiliden ya da eşten zaman çalınarak, çeşitli bahanelerle sosyal paylaşım ağlarına girilmeye çalışılmasının ilişkilerde sorunlar yaşanmasına ortam hazırladığına dikkat çekti.

    SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNİN KURBANI OLMAYIN!

    Amerika’da 2009 yılından bu yana, boşanmak için mahkemeye başvuran her beş çiften biri sosyal paylaşım ağlarından kaynaklanan problemleri öne sürdüğünün altını çizen CİSED cinsel terapistleri; “Boşanma dilekçelerinde, eşler birbirini sosyal ağlarda kaçamak yapmakla, eski sevgilileriyle görüşmekle ya da sosyal ağ paylaşım sitelerine dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor. Son iki yıl içerisinde Türkiye’de de bu nedenlerden dolayı ciddi tartışmalar yaşayan, boşanma eşiğine gelen hatta ilişkilerini bitiren çiftler gözleniyor.” dedi ve çiftler, sosyal paylaşım sitelerinin kurbanı olmasın diye önemli önerilerde bulundu:

    İŞTA ALTIN DEĞERİNDE ÖNERİLER:

    1-Şüphelenen kadın ya da erkek durumu görmemezlikten gelmemelidir!

     Eşler ya da sevgililer, bu durumu ilk fark ettikleri zaman birbirine karşı açık olmalı ve konuşmalıdır. Görmemezlikten gelmek en büyük yanlıştır. Doğabilecek problemleri çözmenin en iyi yolu, olup biteni iyice anlamaya çalışmaktır. Diğer bir değişle, çiftler onları bu davranışa iten problemleri ya da ilişkilerindeki eksiklikleri ortaya çıkarıp, düzeltme yoluna gitmelidir.”

    2-Sosyal paylaşım sitelerinin üyelik ve arkadaşlık talepleri çiftin ortak onayıyla gerçekleşmelidir!

     Sosyal paylaşım siteleri, bir yandan arkadaşlarınız hakkında fikir edinilmesini sağlarken, diğer yandan da ilişkiler üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Eski erkek ya da kız arkadaşlarınızdan gelebilecek arkadaşlık taleplerini onaylamak ya da onaylamamak konusunda çiftlerin bir karar alması, çıkabilecek sorunların önüne geçilmesinde oldukça yararlı olabilir.”

    3-Sosyal paylaşım hesapları sınırlandırılmalıdır!

     Sosyal paylaşım sitesi hesap ayarlarından, görünürlüğünüzü sınırlandırarak ya da iletişime geçmek istemediğiniz kişileri engelleyerek, istemediğiniz kişilerden gelebilecek arkadaşlık taleplerini ya da mesajları önlemiş olursunuz. Bunu çiftler adil olarak yaparsa, ilişkileri üçüncü şahıslardan çıkabilecek problemlere karşı korunmuş olacaktır.”

    4-Sosyal paylaşım sitelerinin hesap şifreleri gizli olmamalıdır!

     Sevginin, paylaşımın ve şeffaflığın olduğu her yerde güven vardır. Bu nedenle, sosyal paylaşım ağlarının, aranıza girmemesi ve kafanızda soru işaretleri yaratmaması için çiftlerin, kullandıkları sosyal paylaşım site hesap şifrelerini birbirinden saklamamaları daha doğru olacaktır. Böylelikle merak edilen her şeye istendiği zaman ulaşılabilir.”

    5-Sosyal paylaşım sitelerinde ortak bir hesap ve birlikte çekilmiş bir profil resmi kullanılmalıdır!

     Kişiler cinsellik olmadığı için aldatma da olamayacağını savunsa da, eğer çiftlerden biri diğerinin yanına geldiğinde ekran kapatılıyorsa ya da sosyal ağa girmek için kişi partnerinin uyumasını bekliyorsa, aldatılıyorsunuz demektir. Unutmayalım ki aldatma bir kandırmacadır. Kanan taraf olmanız ilişkinizin çatırdamasına yol açabilir. Bu nedenle, birer sosyal paylaşım ağı kullanıcısı olarak, eşinizle birlikte ortak bir hesap oluşturabilir ya da aynı kareyi paylaştığınız bir fotoğrafı profil resmi yapabilirsiniz. Aynı sosyal paylaşım ağı hesabını kullanarak, hem birbirinizin arkadaş çevresini yakından tanımış olur hem de yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara yer vermemiş olursunuz.”

    6-Sosyal paylaşım siteleri bağımlılık halini almamalıdır!

     Sosyal ağlar, herkesin hayatına yeni bir kişi ya da iş olarak girdiği için kişiden kendisine vakit ayırmasını, sürekli onla ilgilenmesini istiyor. ‘Bir arkadaşlık talebiniz var!’, ‘Biri mesaj kutuna bir şeyler yazdı!’, ‘Oyuna davet edildin!’ gibi bildirimlerle her gün siteye çağırılıyorsunuz. ‘Sadece, beş dakikalığına gireceğim!’ dediğiniz de, bir bakmışsınız saatlerdir sosyal paylaşım sitesi sayfasının karşısındasınız. Bu durum, sadece evinizde değil işinizde de böyle. Sosyal paylaşım sayfalarında sosyalleşmektense sevgiliniz, eşiniz ya da arkadaşlarınızla evde ya da dışarıda daha güzel vakit geçirebilirsiniz. Günümüzde internetsiz bir hayat zaten olmadığı için eve geldiğinizde hem kendiniz hem de partneriniz için bilgisayarınızı, çantasından çıkarmamanızda fayda var.”

    7-İlişkinin başında sosyal paylaşım siteleriyle ilgili ortak bir karar alınmalıdır!

     Kişiler, ilişkilerinin ya da evliliklerinin en başında, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki görüşlerini, istek ve taleplerini açıkça dile getirmelidir. Böylece, ileride çıkabilecek sorunlara yönelik tedbirlerini en baştan almış olacaklardır. Çiftlerin, sosyal paylaşım siteleri hakkındaki olumlu ya da olumsuz görüşleri üzerine konuşularak aldıkları kararlar, en baştan karşılıklı olarak konuşulup ortak bir sonuca varılan, kesin ve kati olarak sınırları çizilen kararlar olacağı için anlaşmazlıkların çıkması dâhilinde, birlikte alınmış olan kararın, sorunun çözülmesinde büyük etkisi olacaktır.”

  • Boşanma Davası Nasıl Açılıyor ?

    Boşanma Davası Nasıl Açılıyor ?

    İşte boşanma davası hakkında bilmek istediğiniz, size gerekli olan bütün bilgiler. Hiç birimiz boşanmak için evlenmiyoruz ama maalesef hayat bu…

    Hiç birimiz eşimizden boşanmak istemeyiz. Ama hayat bu işte. Boşanmak zorunda kalabiliriz. Boşanma kararını verme sürecini atlatıp, boşanmaya karar verdiğimizde bizi diğer zor yol bekler. Boşanma yolu zor bir yol. Boşanmada sizi neler bekliyor ?

    Eşlerden biri kabul etmese de boşanma gerçekleşebilir mi?

    Türk hukukunda iki tip boşanma şekli vardır: Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma.

    Anlaşmalı boşanmada her iki taraf da boşanmayı arzular. Mali konular, çocukların velayeti, mal paylaşımı konularında bir anlaşma metni vardır. Hakimin buna müdahale etme şansı olsa da, her iki taraf da müdahale edilen hususları benimser ve onaylarsa anlaşmalı boşanma gerçekleşir.

    Çekişmeli boşanmada ise taraflardan biri boşanmayı ister, diğeri istemez. Bu durumda davayı açan davacı taraf artık evlilik birliğinin çekilmez bir hale geldiğini ispat etmekle mükelleftir. Mahkemenin de buna kanaat getirmesi şarttır.

    Taraflardan birinin boşanmayı istemediği hallerde delillerin toplanma ve davanın ispatlanma süreci Türkiye’deki hukuk sisteminin ve adliyelerin yoğunluğundan dolayı uzar. Bunun en önemli sebebi, özellikle büyük şehirlerde duruşmanın kısa ararlıklarla değil, iki-üç ay gibi uzun aralıklarla verilmesidir.

    Zina nedeniyle boşanma davası nasıl açılır?
    Evlilik birliği içinde kanunun ve toplumun taraflara yüklediği en önemli yükümlülüklerden biri eşlerin birbirine sadakatidir. Kadın ya da erkeğin üçüncü bir kişiyle kuracağı ilişki hukuken zina anlamına gelir. Taraflardan birinin zinası halinde, diğer tarafın bu sebebe dayanarak boşanma davası açma hakkı vardır.

    Zinaya dayalı boşanma davaları, bu durumu öğrenme tarihinden itibaren altı ay ve her halükarda beş yıllık bir zamanaşımı süresine tabidir. Yani aldatıldığını öğrenen eşin, öğrenme tarihinden itibaren en geç altı ay içinde mahkemeye dava açması halinde zamanaşımını süresi kesilmiş olur.

    Zina nasıl ispatlanır?
    Zina için çeşitli ispat yolları vardır. Teknolojik imkanlardan faydalanarak, msn kayıtları, sosyal siteler, fotoğraflar, bilgisayar kayıtları, tanık gibi delillerle zina ispatlanabilir. En önemlisi, mahkemenin zinanın gerçekliğine kanaat getirmesidir.

    Zina için suçüstü hali yapılamaz. Çünkü zina TCK’da suç olmaktan çıkarılmıştır. Ama zinanın ispatı için birkaç tanıkla birlikte zinanın gerçekleştiği yere gidilmesi, bunun gerekirse kolluk kuvvetleriyle de desteklenmesi halinde zina ispatlanabilir.

    Ancak kolluk kuvvetleri, sadece zinadan dolayı oraya gelmeyeceklerdir. Bu itibarla gerçekleşen başka bir fiili durumda eğer kolluk kuvvetleri de duruma şahit olursa tanık olarak dinlenebilirler.

    Boşanma sebebi mahkemede nasıl ispatlanır?
    Açılan davanın niteliği ve sebebine göre çeşitli delilerle ispatlanabilir. Önemli olan, boşanma davasında dayanılan sebebin varlığıdır. Örneğin, zina sebebiyle açılan bir boşanma davasında fotoğraf, tanık ve bilgisayar kanıtları gibi çeşitli delillerle bu davalar ispatlanabilir.

    Mahkeme hakiminin delillerin gerçekliğine kanaat getirmesi gerekir. Bu nedenle delillerin inandırıcı olması zaruridir.

    Tarafların ikrarı ya da yemin teklifi mahkeme açısından bağlayıcı değildir. Yemin, sadece hukuk davalarında bir delil olarak kabul edilir, boşanma davalarında yemin deliline başvurulamaz.

    İkrar (bildirme) da başlı başına yeterli değildir. Boşanma davaları aile kavramının kutsallığına dayandığı için, hakime direkt müdahale imkanı tanınan davalardandır. Hakimin, evliliğin taraflar için bir faydası kalmadığına kanaat getirmesi gerekir. Yeterli delille ispatlanamazsa, hakim sadece tarafların beyanları üzerine boşanmaya karar veremez.

    Terk eden eşe nasıl boşanma davası açılır?
    Türk Medeni Kanununa göre terk, boşanma sebeplerinden biridir. Terk eden taraf altı ay içinde ortak ikametgaha dönmediyse, diğer tarafın dava açma hakkı vardır. Bu, niteliği itibarıyla bir dava değildir. İhtar davası olarak geçse de önemli olan diğer tarafa yapılacak terk ihtarıdır. Bu ihtarın yapılacağı herhangi bir adres bulunmaması durumunda, ilanen de olsa mutlaka bu ihtarın karşı tarafa ulaştırılması gerekir.

    İki aylık süre içinde müşterek ikametgaha dönülmesi, anahtarın nerede bulunduğu, yol gideri yatırıldıysa nereden temin edileceği gibi hususların ihtarda mutlaka bulunması gerekir. Terk eden eş ihtara rağmen dönmezse, diğer tarafa terk sebebiyle haklı bir dava açma sonucu doğar.

    Önemli olan kişinin terke zorlanmış olup olmadığı ve dönmemesi için herhangi bir sebebin bulunup bulunmadığıdır. Herhangi bir sebebe dayanmayan ve bu itibarla ihtara cevap vermeyerek ortak ikametgaha dönmeyen kişi kusurlu sayılır ve dava sonucu boşanma gerçekleşir.

    Boşanma davalarında kimler şahit olarak dinlenebilir?
    Ailenin yakınları, komşular, arkadaşlar ya da hiç tanımadıkları ama birebir olaylara şahit olan kişiler tanıklık yapabilirler. Önemli olan tanığın doğru beyan vermesidir.

    Boşanma davasında çocukların şahitliği kabul edilir mi?
    Çocuklar da şahit olarak dinlenebilir. Ancak çocuğun idrak çağı denilen yaşa ulaşmış olması gerekir. Yasa koyucu bunun için herhangi bir yaş sınırı belirtmemiştir. Ancak uygulamada 12 ve üzeri çocukların dinlendiğini görüyoruz.

    Mahkeme çocuklara boşanma davasına sebep olan olaylarla ilgili bilgi ve tanıklıklarını soracaktır. Örneğin, zinaya dair boşama davası açılıyorsa ve çocukların şahit olduğu bir olay varsa, telefon konuşmalarına tanıklık etmişse, çocuklar tanık olarak ifade verebilir.

    10 yaşından küçük çocukların tanık olarak dinlendiklerine pek rastlanmaz. Bunun nedeni hem ebeveyn baskısına daha kolay maruz kalmaları hem hayal dünyalarının daha gelişmiş olması nedeniyle olayları çarpıtabilme ihtimalleri hem de kendilerini ifade etmede zorlanmalarıdır.

    Boşanma kararı çocuğa nasıl açıklanır? Fikir almak için yazımıza tıklayın.

    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ne demektir?
    Kanunda sayılan zina, akıl hastalığı, hayata kast, terk, kötü muamele gibi hallerin dışında eşler arasında yaşanan diğer tüm problemler taraflar açısından evlilik birliğini çekilmez hale getiriyorsa, buna “evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma” diyebiliriz.

    Her iki tarafın yetişme ortamları, sosyal çevreleri, aile hayatları gibi ya da ayyaşlık, züppelik, cinsel uyumsuzluk, zührevi hastalıklar gibi kişiye özel durumlarını bu çerçevede değerlendirebiliriz.

    Bu temel sebeplerden birinin varlığı halinde, evlilik birliği çekilmez bir haldeyse ya da toplum ve bireyler için herhangi bir fayda kalmadıysa hakim boşanmaya hükmedebilir.

    Şiddet gördüğü için boşanmak isteyenler nasıl dava açmalı?
    Hukuk sistemimizde eşlerin birbirine karşı insanca davranması gerekliliği üzerine kurulmuş bir boşanma sebebi mevcuttur. Taraflardan birinin diğer tarafın hayatına kast etmesi, özel olarak düzenlenmiş bir boşanma sebebidir.

    Hayata kast etmede anlaşılması gereken, eşlerden birinin diğerini öldürmeye teşebbüs aşamasında kalan bir eyleminin olmasıdır. Bunun ispatı için tek yol, yapılmış olan bir savcılık şikayeti ya da akabinde açılmış bir ceza davasıdır.

    Taraflardan biri diğerinin canına kast etmese de kötü davranışı neticesinde şiddet uygulaması da boşanma sebebidir. Kötü muamele boşanma sebebidir, ancak cana kast sayılmaz. Kötü muamele; savcılık şikayeti, alınacak doktor raporu ve tanık ifadeleri ile ispat edilebilir.

    Akıl hastalığı boşanma sebebi sayılabilir mi?
    Akıl hastalığının boşanma sebebi sayılabilmesi için birden fazla şartın bir araya gelmesi gerekir. En önemlisi akıl hastalığı olan eşin, diğer eş için evlilik birliğini çekilmez hale getirmiş olması, hastalığın iyileşemeyecek mahiyette olması ve bunun ispatlanabilir olması gerekir.

    Akıl hastalığı olduğu iddia edilen kişinin doktordan ya da adli tıptan rapor alması şarttır. Bunun için fiili ehliyeti yoksa, bir vasi tayin edilmesi gerekir. Davanın açılacağı yer, eşlerin son altı ay içinde birlikte ikamet ettikleri yerin aile mahkemesidir.

    Evlenmeden önce hastalığın olduğu hallerde, evliliğin butlan (haksızlık) sebebiyle iptali denilen bir dava vardır. Aklı hastalığına dayalı boşlanma davası açılabilmesi için hastalığın evlilik birliği içinde ortaya çıkmış olması ve hastalığın iyileşemeyecek nitelikte olması gerekir. İyileşebilecek türdeyse ve eş tedaviye yanaşmıyor ya da gerekenleri yapmıyorsa diğer tarafın şiddetli geçimsizliğe dayanarak boşanma davası açması mümkündür.