Etiket: ağız kokusu tedavisi

  • Ağzınızda balık kokusu varsa !

    Ağzınızda balık kokusu varsa !

    Diş Doktoru Ahu Alçı Karayılan, günlük karşılaşılan en önemli sorunların başında gelen ağız kokusuna karşı uyarılarda bulundu.Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamanın zor olduğunu söyleyen Karayılan, “Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur ancak birçok hastalığın belirtisi olarak bize ipuçları verir” dedi.

    Ağız kokusunun ikiye ayrıldığını söyleyen Karayılan, “Fizyolojik ve patolojik olarak ağız kokusu ikiye ayrılmaktadır. Fizyolojik dediğimiz herkesin sabah uyandığında ağızındaki sindirim boşluğundan gelen gazların kokusu, bakterilerin üretmiş olduğu sülfürün kokusu veya fırçalamadan yatıldığındaki yemek kalıntılarının kokusudur. Bunu geçirmek gayet kolaydır.

    Dilimizi fırçalayarak, ağız gargaraları kullanarak ve çinko içeren sakız ve gargara kullanarak ağız kokusu geçirilir. Bir de patolojik denilen ağız kokusu vardır. Bu da enfeksiyon sonucu oluşur. Sinüs ve akciğer enfeksiyonlarının sonucudur. Böbrek rahatsızlıklarında ağızda balık kokusu oluşur.

    Karaciğer, yetmezliğinde, açlıkta, diyette ağız kokusu her zaman karşımıza çıkar. Oruçluyken de ağız kokusu meydana gelir bu daha çok nefesin kokusu diye adlandırılır ama aslında vücut aç kaldığında proteinlerin, enzimlerin sindiriminde açığa çıkan gazların sonucu oluşan kokudur. Şeker hastalığında özelde aseton kokusu oluşur. Patolojik ağız kokusunun kaynağını bulup sorunu kökünden çözebiliriz” şeklinde konuştu.

    Ağız kokusunun başka bir sebebinin de ağız boşluğundan kaynaklandığını söyleyen Karayılan, “En önemli nedeni dilin üzerindeki bakterilerdir. Yüzde 51 oranında dilden, yüzde 17 oranında diş eti hastalıklarından, diğeri de ağızdaki kötü protezlerden, bakteri tutunabilen alanlardan kaynaklanır. Bunun içinde bize en çok yardımcı olacak kişiler diş hekimleridir. Diş eti iltihapları tedavi edildiğinde, kötü protezler değiştirildiğinde, krom köprülerini değiştirip yerine yenilerini taktırdığımız takdirde ağız kokusu azalır” ifadelerini kullandı.

    Ağız – Diş Sağlığı ve Bakımı için tıklayın !

    Karayılan, “Ağız kokusunun en önemli nedeni dilden kaynaklanır. Bu yüzden dili fırçalamak çok önemlidir. Dili fırçalamak, dişin ara yüzlerini diş ipiyle temizlemek gerekir. Bunlar yapılmadığında bakteriler ağız yüzeyinde tutunur bu da ağız kokusuna sebep olur. Soğan, sarımsak gibi ürünlerinde vücuda bıraktığı bir aroma vardır. Bunun da getirdiği bir ağız kokusu vardır. Bunun içinde çinko içeren diş macunları, sakızlar ve gargaralar öneriyorum” diye konuştu.

    “Bir de ağız kuruluğundan dolayı ağız kokusu oluşmaktadır” diyen Karayılan, “Tükürük çok önemlidir. Tükürüğü az olanlarda özellikle şeker hastalarında ağız kokusu oluşmaktadır. Ayrıca sigara kullanımında ağız kokusu fazla miktarda artmaktadır. Sigara kullanan insanlar fark etmese de gelen hastalara içmemeleri konusunda uyarılarda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    İHA

  • Ağız İçi Yaralarının Nedenleri ve Tedavisi

    Ağız İçi Yaralarının Nedenleri ve Tedavisi

    Tıpta AFT denilen ağız içi yaraları; ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, yumuşak damakta, dil üzerinde, diş eti üzerinde ve farenkste görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili ve oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır…

    Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. AFT genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.

    AFT’nin oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.

    Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.

    AFT oluşumunda hangi faktörler önemlidir?

    – Stres

    Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.

    Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.

    – Yiyecekler

    Turunçgiller, sirke, turşu, patates cipsi, tuzlu ve baharatlı çerezler gibi ağız mukozasını tahriş edebilen yiyecekler AFT oluşumunu hızlandıran önemli faktörler arasında sayılmaktadır. Bunların yanı sıra bazı bünyeler için alerjik olabilen karabuğday, çavdar, arpa, çikolata, fındık, kabuklu deniz hayvanları, soya, domates, bazı patlıcan, elma, incir, peynir gibi yiyecekle de AFT oluşumunu hızlandırırlar.

    – Travma

    Yanak dil dudak ısırma, sert yiyeceklerin tahrişi ve yumuşak olmayan diş fırçalama işlemleri ve iyi adapte olmayan protezlerin neden olduğu vuruklar AFT için uygun zeminin oluşmasına yardımcı olurlar.

    – Diş macunu

    Diş macunlarının temizleme özelliğini artırmak için köpük yapıcı olarak yapılarına katılan “Sodyum Lauryl Sulhate” ( SLS ) mukoza hücrelerinin yıkımını artıran tahriş edici bir kimyasaldır. SLS bu özelliği ile AFT oluşumu üzerine direkt etkili olan bir maddedir.

    Özellikle AFT sorunu olan kişilerin kullanabilmesi için günümüzde daha az oranda (%1.25) SLS içeren diş macunları üretilmektedir. (Tom’s of Maine Natural Toothpaste , Oral-B Sensitive Fluoride Toothpaste.)

    – Sistemik hastalıklar

    Behçet hastalığı, genital ülser, konjuktivit, retinit, lokositoz gibi birçok sistemik belirtiler yanında ağız içerisinde oluşan tekrarlayıcı AFT’lerle kendini gösteren bir hastalıktır.

    Birçok malign ve otoümmin hastalıklarla birlikte de tekrarlayıcı AFT’ler görülebilmektedir.

    – Diğer nedenler

    B12 vitamini ve demir noksanlığı, sigara içme, tütün çiğnemenin gibi alışkanlıkların de AFT oluşumuna katkıda bulunan önemli faktörler olduğu bilinmektedir.

    Ağız içi yaralarının (AFT) tedavisi

    AFT’ler herhangi bir tedavi uygulanmasa da genellikle 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. AFT sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:

    Ağrıyı azaltmak ve iyileşme periyodunu kısaltmak için yapılabilecekler şunlardır.

    – Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan kaçınılmalıdır.

    – “2% Hydrogen Peroxide” solüsyonuna batırılan pamuk yada gazlı bez ile AFT bölgesi temizlenebilir.

    – Su ile karbonat karışımından hazırlanan ince yapılı bir krem AFT üzerine sürülebilir.

    – Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solüsyonla günde üç kez gargara yapılabilir,

    – Yemeklerden önce AFT bölgesine “Xylocaine” solüsyonu ya da ağız için hazırlanmış anestezik kremler uygulanabilir.

    – AFT üzerine uygulanacak “Orabase”, “Gly-oxide”, “Cankaid”,”Ambesol” gibi ağız içi kremler uygulanabilir.

    – “Sucralfate” tableti ılık suda eritip gargara yapılabilir.

    – Özellikle başlangıç aşamasında “Tetrasiklin” tableti suda eriterek elde edilen solüsyon ile gargara yapmak AFT’nin fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.

    – Gene aftın başlangıç safhasında bölgeye bir Topikal Steroid “% 0,1’lik Triamcinalone” uygulanması ya da steroidli bir gargara “Betamethasone Syrup” ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.

    – “Chlorhexadine” gargaralar iyileşme periyodunu kısaltır.

    – “Tetrasiklin” şurup la hazırlanan 12,500 ünite “Nystatin”, 1.25 mg “Diphenhydramine”, ve 0.25 mg/m “Hydrocortisone” karışımı ‘Shotgun’ solüsyonu olarak kullanılabilir.

    AFT (canker sores = mouth ulcers) ile UÇUK (fever blisters = cold sores) arasındaki farklılıklar

    AFT ile uçuk genellikle aynı belirtileri gösterdikleri için birbirleri ile karıştırılabilmektedir. Ancak aralarında birçok temel farklılık vardır:

    AFT

    1. Kesinlikle ağız içersinde oluşur.
    2. Bulaşıcı değildir.
    3. AFT’nin oluşmasına virüsler neden olmaz.

    Uçuk

    1. İçi su toplamış küçük kabarcıklar (Blisters) şeklinde başlar.
    2. Nadiren ağız içerisinde olsalar da genellikle ağız dışında meydana gelirler. AFT ağız içerisinde tüm bölgelerde olabilmesine karşın uçuk genellikle ağız içerisinde damak tavanı gibi hareketsiz bölgeleri tutar.
    3. Bulaşıcıdır.
    4. Virüsler tarafından meydana getirilir.