Etiket: adet döngüsü

  • Yumurtlama (Ovulasyon) Nedir? Adet Döngünüz Hakkında Bilmeniz Gereken 16 Şey

    Yumurtlama (Ovulasyon) Nedir? Adet Döngünüz Hakkında Bilmeniz Gereken 16 Şey

    Yumurtlama, hormonal değişiklikler yumurtalıklara olgun bir yumurta salması için sinyal verdiğinde meydana gelir. Hormonlarla ilgili doğurganlık sorunları olmayan üreme çağındaki kadınlarda, bu genellikle adet döngüsünün bir parçası olarak aylık olarak ortaya çıkar.

    Yumurtlama bazen bir aylık bir süre içinde birden fazla olur. Menstrüasyon gerçekleşse bile hiç gerçekleşemez. Yumurtlamanın zamanlaması bu kadar kafa karıştırıcı olmasının nedeni budur.

    1. Yumurtlama nedir?

    yumurtlama gebelik
    yumurtlama

    Yumurtlama, adet döngünüzün bir parçasıdır. Yumurtalıklarınızdan bir yumurta salındığında ortaya çıkar.

    Yumurta serbest bırakıldığında, sperm tarafından döllenebilir veya döllenmeyebilir. Eğer döllenirse, yumurta rahme gidebilir ve gebeliğe dönüşmek üzere implant yapabilir. Döllenmeden bırakılırsa, adet döneminiz boyunca yumurta parçalanır ve rahim duvarı dökülür.

    Yumurtlamanın nasıl ve ne zaman gerçekleştiğini anlamak, hamileliği gerçekleştirmenize veya önlemenize yardımcı olabilir. Ayrıca belirli tıbbi durumları teşhis etmenize de yardımcı olabilir.

    2. Yumurtlama ne zaman olur?

    Yumurtlama Zamanı Hesaplaması
    Yumurtlama Zamanı Hesaplaması

    Yumurtlama tipik olarak 28 günlük bir adet döngüsünün 14. gününde gerçekleşir. Bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

    Normal siklus 21-35 günde bir olur (ortalama 28 gün), kanama 2-8 gün arası sürer, yumurtlama yaklaşık 14. Günde gerçekleşir.

    Genel olarak yumurtlama, döngünüzün orta noktasından dört gün önce veya dört gün sonra gerçekleşir. Dilerseniz Ovulasyon Günü Hesaplama göz atabilirsiniz.

    3. Yumurtlama ne kadar sürer?

    Yumurtlama (Ovulasyon) Nedir? Adet Döngünüz Hakkında Bilmeniz Gereken 16 Şey | 1

    Yumurtlama süreci, vücudunuzun folikül uyarıcı hormon (FSH) salgılamasıyla başlar, tipik olarak adet döngünüzün 6. ve 14. günleri arasında. Bu hormon, yumurtalık içindeki yumurtanın daha sonra yumurtayı serbest bırakmaya hazırlanmak için olgunlaşmasına yardımcı olur.

    Yumurta olgunlaştıktan sonra, vücudunuz yumurtanın salınımını tetikleyen bir luteinize edici hormon (LH) dalgası salgılar. Yumurtlama 28 ila 36 saat LH dalgalanmasından sonra.

    4. Herhangi bir belirtiye neden olur mu?

    Yumurtlama Belirtileri
    Yumurtlama Belirtileri

    Yumurtlamanın (ovulasyon) yaklaşması vajinal akıntıda artışa neden olabilir. Bu akıntı genellikle net ve esnektir. Çiğ yumurta beyazına bile benzeyebilir. Yumurtlamadan sonra akıntınız hacim olarak azalabilir ve daha kalın veya daha bulanık görünebilir.

    Yumurtlama ayrıca şunlara da neden olabilir;

    • Hafif kanama veya lekelenme
    • Göğüslerde hassasiyet
    • Artan cinsel istek
    • Karnın bir tarafında rahatsızlık veya ağrı ile karakterize yumurtalık ağrısı, aynı zamanda mittelschmerz olarak da adlandırılır.

    Herkes yumurtlama semptomları yaşamaz, bu nedenle bu işaretler doğurganlığınızı izlemede ikincil olarak kabul edilir.

    5. Yumurtlama, genel adet döngünüzde ne zamana denk geliyor?

    Yumurtlama Dönemi
    Yumurtlama Dönemi

    Adet döngünüz, adet akışınızın başladığı günü sıfırlar. Bu, yumurtanın olgunlaştığı ve daha sonra yumurtlama sırasında 14. gün civarında salındığı foliküler fazın başlangıcıdır.

    Yumurtlamadan sonra luteal faz gelir. Bu aşamada gebelik oluşursa hormonlar, adet dönemi ile astarın dökülmesini önleyecektir. Aksi takdirde, bir sonraki döngüden başlayarak döngünün 28. günü civarında bir akış başlayacaktır.

    Kısaca: Yumurtlama genellikle adet döngüsünün ortasında gerçekleşir.

    6. Belirli bir döngüde birden fazla yumurtlayabilir misiniz?

    yumurtlama döneminde kaç yumurta oluşur
    yumurtlama döneminde kaç yumurta oluşur

    Evet. Bazı insanlar bir döngüde birden fazla yumurtlayabilir.

    2003 yılında yapılan bir çalışma, bazılarının belirli bir adet döngüsünde iki veya üç kez yumurtlama potansiyeline sahip olabileceğini öne sürdü. Bir araştırmacı, kadınların yüzde 10’unun aslında bir ayda iki yumurta ürettiğini söyledi.

    Diğer insanlar bir yumurtlama sırasında doğal olarak veya üreme yardımının bir parçası olarak birden fazla yumurta bırakabilir. Her iki yumurta da döllenirse, bu durum çoğul gebelik ikizler gibi kardeşlerin çoğalmasına neden olabilir. Dilersebiz bir önceki yazımız olan İkizlere Hamile Olma Şansınızı Artıran 7 Yiyecek göz atabilirsiniz.

    7. Hamile kalabileceğiniz tek zaman yumurtlama mı?

    Yumurtlama dönemi dışında hamile kalınır mı
    Yumurtlama dönemi dışında hamile kalınır mı

    Hayır. Yumurta ancak serbest bırakıldıktan sonraki 12 ila 24 saat içinde döllenebilirken, sperm üreme yolunda ideal koşullarda 5 güne kadar yaşayabilir. Yani yumurtlamaya giden günlerde ya da yumurtlamanın olduğu gün seks yaparsanız hamile kalabilirsiniz. Kolay Ve Hızlı Hamile Kalma Yolları yazımıza göz atabilirsiniz.

    8. “Doğurganlık penceresi” nedir?

    Doğurganlık penceresi
    Doğurganlık penceresi

    Bir kadının adet döngüsünde hamileliğin mümkün olduğu günler olan ‘doğurganlık döneminden’ bahsediyoruz. Doğurganlık penceresi, kadınlar arasında değişen adet döngüsünün uzunluğuna bağlıdır.

    Sperm, seks yaptıktan sonra fallop tüplerinde birkaç gün bekleyebilir ve nihayet serbest bırakıldığında yumurtayı döllemeye hazır olabilir. Yumurta, fallop tüplerine girdiğinde, artık döllenemeden önce yaklaşık 24 saat yaşar ve böylece doğurganlık penceresi sona erer.

    Şansı nedir? Yumurtlama zamanına mümkün olduğu kadar yakın seks yapmak hamilelik şansını artırır. Bir kadın yumurtlamadan altı gün veya daha fazla süre önce seks yaparsa hamile kalma şansı neredeyse sıfırdır. Yumurtlamadan beş gün önce seks yaparsa, hamilelik olasılığı yaklaşık yüzde 10’dur. Yumurtlama gününde veya önceki iki gün seks yaparsa hamile kalma şansı yüzde 30 civarındadır. Bunlar ortalama rakamlardır ve bir kadının yaşına bağlıdır.

    9. Yumurtlama takibi

    ovulasyon testi
    ovulasyon testi

    Yumurtlamayı doğrulamanın en doğru yolu doktor muayenehanesinde bir ultrason veya hormonal kan testleri olmakla birlikte, evde yumurtlamayı izlemenin birçok yolu vardır.

    yumurtlama takibi
    yumurtlama takibi
    • Bazal vücut ısısı (BBT) grafiği. Bu, değişimlerini kaydetmek için döngünüz boyunca her sabah bir bazal termometre ile ateşinizi ölçmeyi içerir . Yumurtlama, sıcaklığınız taban çizginizden üç gün boyunca yüksek kaldıktan sonra doğrulanır .
    • Ovülasyon belirleyici kitler. Bunlar genellikle köşe eczanenizde reçetesiz olarak bulunur. İdrarınızda LH varlığını tespit ederler. Sonuç çizgisi kontrolden daha koyu veya koyu olduktan sonraki birkaç gün içinde yumurtlama olabilir .
    • Doğurganlık monitörleri. Bunlar Ovülasyon belirleyici kitler de mevcuttur. Daha pahalı bir seçenektir, bazı ürünler yaklaşık 700 – 900 TL ‘dan gelir. Doğurganlık döneminizin altı gününü belirlemenize yardımcı olmak için östrojen ve LH olmak üzere iki hormonu izlerler.

    10. Gebe kalmaya çalışıyorsanız ne sıklıkla seks yapmalısınız?

    Yumurtlama (Ovulasyon) Nedir? Adet Döngünüz Hakkında Bilmeniz Gereken 16 Şey | 2

    Hamileliğe ulaşmak için doğurganlık döneminizde yalnızca bir kez seks yapmanız gerekir. Aktif olarak gebe kalmaya çalışan çiftler, doğurganlık penceresi boyunca her gün seks yaparak şanslarını artırabilirler .

    En iyi zaman hamile kalmak için yumurtlama ve yumurtlama kendisinin güne kadar lider iki gün sonra.

    11. Ya hamile kalmaya çalışmıyorsanız?

    yumurtlama dönemi hamileliği engeller mi
    yumurtlama dönemi hamileliği engeller mi

    Hamileliği önlemek istiyorsanız, doğurganlık döneminizde gebeliği önleyici haplar (Kombine Oral Kontraseptifler) kullanmak önemlidir. Prezervatif gibi bariyer yöntemleri korumasız olmaktan daha iyi olsa da, daha etkili bir yöntem kullanırken daha büyük bir gönül rahatlığı yaşayabilirsiniz.

    Doktorunuz veya sağlık ocakları, seçenekleriniz konusunda size yol gösterebilir ve en iyi yaklaşımı bulmanıza yardımcı olabilir. Hamile Kalmayı Engelleyen Doğal Yöntemler göz atabilirsiniz.

    12. Yumurta döllenirse ne olur?

    Yumurtlama (Ovulasyon) Nedir? Adet Döngünüz Hakkında Bilmeniz Gereken 16 Şey | 3

    Yumurta döllenirse, 100 hücreli bir blastosist olana kadar iki hücreye, sonra dörde vb. Bölünme sürecine başlar. Blastosist, gebeliğin gerçekleşmesi için rahim içine başarılı bir şekilde yerleştirilmelidir.

    Bir kez bağlandıktan sonra, östrojen ve progesteron hormonları rahim zarının kalınlaşmasına yardımcı olur. Bu hormonlar ayrıca, embriyonun bir fetüse dönüşmesine devam edebilmesi için beyne astarın dökülmemesi için sinyaller gönderir.

    13. Yumurta döllenmezse ne olur?

    Yumurta, belirli bir adet döngüsünde sperm tarafından döllenmezse, yumurta parçalanır. Hormonlar, vücuda iki ila yedi gün süren bir adet döneminde uterus zarını dökmesi için sinyal verir.

    14. Ya düzenli olarak yumurtlamıyorsanız?

    Yumurtlama Bozuklukları
    Yumurtlama Bozuklukları

    Yumurtlamayı bir aydan diğerine takip ederseniz, ya düzenli olarak yumurtlamadığınızı ya da bazı durumlarda hiç yumurtlamadığınızı fark edebilirsiniz. Bu, bir doktorla konuşmak için bir sebeptir.

    Stres veya diyet gibi şeyler yumurtlamanın tam gününü aydan aya etkileyebilse de, polikistik yumurtalık sendromu (PCOS) veya amenore gibi yumurtlamayı düzensiz hale getirebilecek veya tamamen durdurabilecek tıbbi durumlar da vardır .

    Bu koşullar, aşırı tüylenme, akne ve hatta kısırlık gibi hormonal dengesizliklerle ilgili diğer semptomlara neden olabilir.

    15. Bir sağlık uzmanıyla konuşun

    Yakın gelecekte hamile kalmak istiyorsanız, bir doktor veya sağlık hizmeti veren hastanelerle ön görüş randevusu almayı düşünün.

    Ovulasyon ve takip ile ilgili aklınıza gelebilecek tüm soruları yanıtlayabilir ve şansınızı artırmak için cinsel ilişkiye nasıl zaman ayıracağınız konusunda size tavsiyelerde bulunabilirler.

    Sağlık kurumları ayrıca düzensiz yumurtlamaya veya diğer olağandışı semptomlara neden olabilecek herhangi bir durumu belirleyebilir.

  • Hamileler bu testleri mutlaka yaptırmalı!

    Hamileler bu testleri mutlaka yaptırmalı!

    Bir asır önce temelleri oluşturulan gebelik takibi, hem annenin hem de bebeğin sağlığı için yaşamsal öneme sahip…

    Gebelik takibi önceleri 16. haftada başlatılıyor ve ayda bir kez yapılan rutin takipler, 30. haftadan sonra genellikle 2 haftada bir, 36. haftadan sonra ise haftada 1 olarak doğuma kadar sürdürülüyordu. Bunun nedeni ise gebelik zehirlenmesi (preeklamsi) ve ani başlayan kanamalar gibi çeşitli komplikasyonların hamileliğin ikinci yarısından sonra görülmesiydi. Oysa son yıllarda tıp teknolojisindeki gelişmeler ve bilgi birikimi sayesinde anne ile bebeğin yaşamını tehdit edebilen pek çok komplikasyon 3 basit yöntemle hamileliğin henüz ilk haftalarında belirlenebiliyor; anne adayının öyküsünün alınması, kan tahlili ve ultrason muayenesi.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, bu 3 yöntemle anne ve bebekte hangi sağlık sorunlarının tespit edilebildiğini anlattı. Prof. Önderoğlu, 11.14. haftalar arasında yapılan tek bir muayene ile anne ile bebeği düşük veya yüksek riskli grup olarak ayrılabildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Özellikle ilk üç ay sonunda kontrollerin yapılıp, bundan sonraki bakım programlarının kişiye ve ihtiyaca özgü yeniden planlanması hem anne hem de bebek için yaşam kurtarıcı oluyor. Çünkü bu sayede sağlık hizmeti çok daha verimli ve etkili verilebiliyor. Riskli gruplar erken dönemde belirlendiğinde anne veya bebekte oluşabilecek gebelik kayıpları, erken doğum, doğum öncesi kanamalar, büyüme geriliği, preeklamsi ve Down Sendromu gibi ciddi komplikasyonlar tespit edilerek, önlenebiliyor ya da sorun hafifletilebiliyor. Dolayısıyla her anne adayının 11-14. haftalar arasında, en ideali ise 12. haftada kontrole gelmesi çok önemli.”

    MUAYENENİN 3 SİLAHŞÖRÜ: ÖYKÜ, TAHLİL, ULTRASON
    1- Annenin öyküsü: Muayenenin ilk adımında anne adayına daha önceki hamilelikte erken veya ölü doğum, gebelik tansiyonu, gebelik zehirlenmesi, bebeğin anne karnında iyi büyümemiş olması gibi sorunların olup olmadığı soruluyor, yapmış olduğu doğum varsa bunun tam bir hikayesi alınıyor. Anne öyküsünün alınması yüksek risk taşıyan ve doğumu 34 haftadan önce yapılma tehlikesi olan anne adaylarını seçebilme ve önlem alma şansını sunuyor.
    2- Kan tetkikleri: Anne adayının kan grubu, RH faktörü ve tam kan sayımı, geçirmiş olduğu enfeksiyonların araştırılmasının yanı sıra bu döneme ilişkin bazı özel hormon ve plasental proteinlerin bakılarak, anne yaşı ile gebelik haftasının birleştirildiği birinci ilk üç ay testi yapılabiliyor. Elde edilen test sonucu olasılık hesabı ile anne adayının kromozom anomalili bebek doğurma, preeklampsi ve buna bağlı büyüme geriliği riskleri sayısal olarak tespit ediyor. Çok yüksek risk taşıyanlar ile düşük risk taşıyan gebelerin ayrımına da böylece olanak tanınıyor. İlk trimester kan testinden en iyi sonucun alınabilmesi için bu test, ultrasonografi ile bakılan bebeğe ilişkin bazı özel ölçümlerle birleştiriliyor.
    3- Ultrasonografi: 11-14 hafta arasında yapılacak ultrasonografi ile gebeliğe ilişkin pek çok bilgi alınabiliyor. Bu dönemde özellikle ense saydamlığı ölçümü birinci trimester tarama testi olarak biyokimyasal değerler ile kombine edildiğinde ve gerekirse kalbe uygulanan duktus venozus doppleri, kalp kapağı doppler ölçümlerinin yanı sıra burun kemiği değerlendirilmesi ile bebekte down sendromu gibi önemli kromozom anomalilerinin tahmin edilme şansı yüzde 90’lara ulaşıyor. Aynı zamanda çok erkenden bebekte majör yapısal anomalilerden anensefali, karın ön duvar anomalileri, mesane ve ağır nörolojik sistem anomalileri de görülebiliyor.

    HANGİ RİSKLER TESPİT EDİLİYOR?
    Prof. Dr. Lütfü Önderoğlu, hamileliğin ilk 3 ayında yapılan kontrollerde tespit edilip, alınan tedbirler ve tedavilerle ortadan kaldırılabilen veya zararları büyük oranda hafifletilebilen riskleri şöyle sıraladı:
    ANNE ADAYINDA…
    Gebelik hipertansiyonu: Anne adayının tansiyonunun 140/90 mmHg ve üzerinde seyretmesi, beraberinde böbrekten idrara protein kaçağı olmasına preeklampsi, bir başka deyişle gebelik zehirlenmesi adı veriliyor. Yüzde 6-8 sıklıkla rastlanan hamilelik zehirlenmesi annede beyin kanamasından akciğer ödemine, görme kaybı, böbrek ve kalp yetmezliğinden ölüme kadar çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Anne karnında bebekte büyüme ve gelişme geriliği olabiliyor, plasentanın erken ayrılma riski de artıyor.
    Erken doğum: Özellikle 34 haftanın altında gerçekleşen doğumlar sonucunda bebek ölümleri ve nörolojik kalıcı hasarlarla karşılaşılması bugün için en başta gelen sorun olarak görülüyor. Önceki gebeliklerde erken doğum, erken su kesesi açılması gibi öykü alınması ve mevcut gebelikte rahim ağzı ile kanalın sonografik takibi bu yönde yüksek risk taşıyan gebeliklerin saptanmasına yardımcı oluyor.

    BEBEKTE…

    Down Sendromu: 11- 12 haftada anne yaşı, kan tetkikleri ve ultrasonografi takibinden alınan sonuçlar birleştirilerek bebekte kromozom anomali riski tespit edilebiliyor. Eğer bebek yüksek risk grubundaysa, örneğin down sendromu riski yüzde 1 civarında ise koriyon villüs biyopsisi önerisi yapılarak erkenden kromozom analizine olanak sağlanabiliyor. Yapılan bu birinci trimester taraması ile kromozom anomalileri yüzde 90 oranında tahmin edilebiliyor. Fetal anomaliler: 11-14 hafta sonografisi ile majör anomalilerin önemli bir bölümü tanınabiliyor. Örneğin bebeğin kafatası ve beyin dokusundaki gelişme sorunu, karın ön duvarındaki açıklık, dışarıya doğru fıtıklaşan bağırsak veya karaciğer, idrar kesesinde tıkanıklık veya dev bir idrar kesesi tespit edilebiliyor. Ayrıca gebeliğin ilerleyen dönemlerinde kendini gösterebilecek kalp anomalileri ile iskelet sistemine ait anomaliler hakkında ön fikir elde edilebiliyor ve bu gebeler yakın takibe alınabiliyor.

    Büyüme ve gelişme geriliği: Yetersiz gelişme ve büyüme nedeniyle anne karnında ölüm olabileceği gibi doğum sonrası kalıcı özürler de gelişebiliyor. Bu bebeklerin önceden tespiti, daha farklı bir takip önerilmesi ve gerekirse erkene alınabilecek doğum kararları ile anne ile bebeğin yaşamları kurtulabiliyor.

    Gebelik – Hamilelik hakkında bilgi için tıklayın…

  • Adet ve seks döngüsü

    Adet ve seks döngüsü

    Bazı günlerde seksten büyük haz alırken, bazı günlerde lafını bile duymak istemiyorsunuz değil mi?

    Endişelenmeyin. bu durumdan inişli çıkışlı ruh haliniz değil, adet döngünüz sorumlu. İşte, gün gün hormonların oyunuyla, vücudunuzun değişim takvimi…

    Cinsel hayatınızdaki dengesizlikten adet döngünüzün sorumlu oldugunu biliyor muydunuz? Bildiğiniz gibi adet döngüsü,üreme çağında olan bir kadında ortalama 28 günde bir tekrar eden sürece verilen isim. Bu döngü, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zaman olarak hesaplanıyor ve bu süre içinde vücudumuz ve ruh halimiz salgıladığımız hormonlar uyarınca değişiyor. Tabii cinsel isteğimizin dozu da…

    Dolayısıyla eğer bu döngüyü iyi takip ödersek, sekse en yatkın olduğumuz dönemleri önceden kestirebiliriz. En azından kötü bir deneyimin bazen sadece adet döngümüzün olumsuz bir döneminde oluşumuzdan kaynaklandığım biliriz ve içimiz rahat olur.

    1-5. gün arası: Adetin ilk beş gününde hormon seviyemizdeki düşüklük, vücudumuzu ve psikolojimizi de etkiliyor: Östrojen eksikliği tenimizin daha solgun, saçlarımızın daha cansız, moralimizin daha bozuk olmasına yol açıyor. Bunun yanı sıra cildimiz yağlanıyor, yüzümüzde sivilceler çıkıyor. Kan kaybı yüzünden güçten düşüyoruz, bazen şiddetli karın ağrıları çekiyoruz ve dolayısıyla kendimizi seks fikrine pek de yakın hissetmiyoruz.

    6-12. gün arası: Bomba gibi bir hafta bizi bekliyor. Östrojen artıyor, beraberinde kendimizi daha iyi hissetmeye başlıyoruz. Vücudumuzun artık tek bir amacı var: Hamile kalmak. Saçlarımız parlıyor, cildimiz pembe ve ışıltılı bir renk alıyor, tüm duyularımız harekete geçiyor ve bağışıklık sistemimiz güçleniyor. Kısacası bu dönemde sekse gittikçe daha sıcak bakıyoruz.

    13-15. gün arası: Bu iki gün boyunca aklımız fikrimiz yatakta oluyor. Ayrıca çevremizdeki erkeklerin de bizimle daha fazla ilgilendiklerini fark edip şaşırıyoruz. Oysa bunun sebebi, östrojenin etkisiyle yaydığımız kokuların yarattığı çekim etkisi… Cinsellikten aldığımız zevk en üst seviyeye çıkıyor ve kendimizi çok enerjik ve üretken hissediyoruz. Unutmadan, bu dönemin spora ağırlık vermek için de harika olduğunu belirtelim. Çünkü östrojen vücuttaki yağların yakılmasını kolaylaştırıyor.

    16-28. gün arası: Bu dönemde önce rahatlıyor, sonra geriliyoruz. Şöyle ki: Östrojen seviyemiz düşerken, progesteron seviyemiz yükselmeye başlıyor ve rahmi olası bir hamileliğe hazırlıyor. Progesteron bizi rahatlatıp gevşetiyor, fakat olumsuz bir yan etkisi de var: Seviyesi iyice yükseldiğinde vücuttaki suyu tutuyor ve göğüslerimiz o yüzden şisip ağrıyor. Ayrıca kilo da alıyoruz, ama bu geçici bir durum… Adetten hemen önce progesteron seviyesi bir anda hızla düşüyor ve adet öncesi sendromu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu sıkıntılı dönemde bir kez daha seksten uzaklaşmaya başlıyoruz. Ta ki bir sonraki zevk dönemine kadar…

  • Evde cinsiyet belirleme testi : OnHafta

    Evde cinsiyet belirleme testi : OnHafta

    Testi Nasıl Uygularım ?

    Testimizi yapmak son derece kolaydır. (Hamile olduğunuzdan emin olunuz.) Sadece Testimizin kutusunda gelen talimatları eksiksiz uygulamanız yeterlidir. Sabah ilk idrarınızı toplayın ve belirtilen miktarı test şişesinin içine şırınga ile yavaşça ekleyin. Şişenin ağzını kapayın ve sadece yatay dairesel hareketlerle çevirin ve düz bir yere koyun. 10 dakika sonra testinizin sonucunu göreceksiniz.  Test şişesinin içindeki sıvının rengini, şişenin üzerindeki renklerle eşleştirip bebeğinizin cinsiyetini öğreneceksiniz. Detaylı kullanım kılavuzu kutu içeriğinde TÜrkçe Ve İngilizce olarak mevcuttur. Sarı ya da Turuncu = KIZ Yeşil ya da dumanlı puslu yeşil = ERKEK,

    Daha da detaylı bilgi almak için Onhafta Intelligender

    Enerken ne zaman uygulayabilirim ?

    Hamile olduğunuzdan emin olduktan sonra, hamileliğinizin 10′cu haftasından 34′üncü haftasına kadar testimiz uygulanabilir. Sonuçları almak sadece 10 dakikanızı alacaktır. Testimiz son derece kolay, evinizin güvenli ortamında ve çabuk olduğundan sevinçli haberi sevdiklerinizle hemen paylaşabilirsiniz!

    Testin doğruluk oranı nedir ?

    Laboratuvar ortamında yapılan testlerde, IntelliGender® USA Cinsiyet belirtme Testinin 90% üzerinde doğru sonuçlar verdiği görülmüştür. IntelliGender® USA devamlı olarak bağımsız test ve araştırmalar yaptırmakta olup gerçek hayat deneyimlerini de kontrol etmektedir. Bu sonuçlar incelendiğinde kullanıcılarımızın 82% üzerinde doğru sonuç aldıkları görülmektedir. Testimiz devamlı olarak iyileştirme amaçlı takip edilmektedir.

    Sonucu neler etkiler ?

    Testimizin sonuçlarını, hamile kadının sabahki ilk idrarının kullanılması (gece çıkarılan son idrardan en az 2.5 saat geçmiş olmalıdır), test şişesine 10 dakikalık bekleme süresince hiç karışmamak doğru yönde etkilerken testten 3 saat üncesine kadar fazla miktarda sıvı içmek, test şişesini çalkalamak, testten 48 saat öncesine kadar korunmasız cinsel ilişkide bulunmak ters yönde etkileyecektir. Polikistik Over Sendromu (PCO) olan hamile kadınlarda testimizin yanlış ERKEK sonucu vermesi kuvvetle muhtemel olup bu kadınların test olmalarını tavsiye etmiyoruz. Progesteron alan hamile kadınların testimizi bu ilacı kullanmayı bıraktıktan en az 10 gün sonra almaları gereklidir.

    İkiz yada üçüz durumlarında ne oluyor ?

    Test sonuçları, Aynı Yumurta İkizleri’nde tek bebek gibi sonuç verir (ikisi de kız veya erkek). Fakat eğer farklı yumurtadan bebeklere hamile iseniz, tipik sonuç olasılıkla şöyle olacaktır; test sonucunuz kız ise muhtemelen tüm bebekler kızdır, erkek ise en az 1 tanesinin erkek olması muhtemeldir. Bazı test sonuçları göstermiştir ki, eğer test sonucunuz beş (5) dakikadan önce erkek rengine dönmüş ise tüm bebeklerin erkek olması kuvvetle muhtemeldir. UNUTMAYINIZ Kİ PİYASADAKİ HİÇBİR CİNSİYET ÖĞRENME TESTİ KESİN SONUÇ VERMEZ VE BEBEĞİNİZ (VEYA BEBEKLERİNİZ) DOĞANA KADAR %100 EMİN OLAMAZSINIZ.

    Polikistik Over Sendromu(PCOS) veya polegesteron alıyor olmak teste etki eder mi ?

    Progesteron alırken ve Progesteron tedavinizin bitmesinden en az 10 gün sonraya kadar testimizi yapmanızı tavsiye etmiyoruz.. Polikistik Over Sendromu (PCO) olan hamile kadınlarda ise testimizin yanlış ERKEK sonucu vermesi muhtemel olup yine testimizi yapmanızı yapmanızı tavsiye etmiyoruz.. Bu durumlarda testimiz doğru sonuç vermeyebileceğinden IntelliGender test sonuçlarının doğruluğunu gösteremez.

    Cinsel ilişki test sonuçlarını etkiler mi ?

    Ön veriler göstermiştir ki, yakın zamanda girilen cinsel ilişkiden dolayı testimiz yanlış ERKEK sonucu verebilmektedir. Bu sebepten dolayı eğer TESTTEN ÖNCEKİ 48 SAAT İÇİNDE CİNSEL İLİŞKİYE GİRİLMİŞSE TESTİMİZ YAPILMAMALI VE BU SÜRENİN DOLMASI BEKLENMELİDİR.

    Sabah ilk idrar ile kastedilen nedir ?

    Gece birkaç kez idrar yapmış isem ne yapmalıyım?Gece fazla miktarda sıvı içmediyseniz ve yeterli vakit geçti ise (sabah ilk idrarınızdan önce en az 150 dakika (2½ saat) idrar çıkarmamış ve sıvı içmemiş olmanız gereklidir) testimiz iyi sonuç verecektir. BU KONUYA HASSASİYET GÖSTERMENİZ GEREKLİDİR.

    Bu test ile hamile olup olmadığımı öğrenebilirmiyim ?

    KESİNLİKLE HAYIR. Testimiz, doğum öncesi Ultrasonografik Görüntüleme gününe kadar merakınızı gidermenize ve merak yerine eğlenceli günler geçirebilmenize yardımcı olşabilmek amacı ile geliştirilmiştir. IntelliGender test sonucuna göre, maddi, manevi, duygusal veya aile planlaması YAPILMAMASI GEREKTİĞİNİ TEKRAR ÖNEMLE HATIRLATIRIZ. Sözkonusu planlama çocuk odasının rengini belirlemek kadar küçük bir konu dahi olsa! Mümkün olduğu kadar erken, bir Doğum Uzmanı Doktor kontrolünde olmak Anne ve Bebeğin sağlığı için çok önem taşımaktadır. Hamille kadınlar, uzman doktorlarının tavsiyelerine göre hamileliklerini yönlendirmelidir.

    Ultrason testi yerine bu testi kullanabilir miyim ?

    KESİNLİKLE HAYIR. Testimiz, doğum öncesi Ultrasonografik Görüntüleme gününe kadar merakınızı gidermenize ve merak yerine eğlenceli günler geçirebilmenize yardımcı olşabilmek amacı ile geliştirilmiştir. IntelliGender test sonucuna göre, maddi, manevi, duygusal veya aile planlaması YAPILMAMASI GEREKTİĞİNİ TEKRAR ÖNEMLE HATIRLATIRIZ. Sözkonusu planlama çocuk odasının rengini belirlemek kadar küçük bir konu dahi olsa! Mümkün olduğu kadar erken, bir Doğum Uzmanı Doktor kontrolünde olmak Anne ve Bebeğin sağlığı için çok önem taşımaktadır. Hamille kadınlar, uzman doktorlarının tavsiyelerine göre hamileliklerini yönlendirmelidir.

    Ultrason testi bebeğin cinsiyetini en erken ne zaman tespit edebilir ?

    Hamile kadınlara, 20. haftadan sonra hamilelikleri ile ilgili belirlemeler (tarihler, tek veya çoklu hamilelik, plasenta konumu veya komplikasyonlar gibi) yapılabilmesi amacı ile Ultrasonografik Görüntüleme yapılabilir. Genellikle bu görüntülemede bebeğin cinsiyetini öğrenmek mümkün olabilir. Hamileliğin hangi safhada olduğu, görüntülemeyi yapan doktor veya teknisyenin becerisi, fetüs’ün konumu gibi çeşitli faktörler sonucu etkileyebileceğinden, %100 EMİN OLMAK İÇİN DOĞUMU BEKLEMEK GEREKLİDİR.

    Ultrason testi doğum öncesi mutlaka yapılması gereken birşey midir ?

    Genellikle Ultrason tıbbi endişe var ise mutlaka gereklidir. Ultrason, bakım sağlayıcınızın veya doktorunuzun kullandığı, bebeğinizin genel sağlık durumunu ve olası sorunları teşhis edilmesine ve değerlendirilmesine olanak tanıyan bir araçtır. Sorunsuz hamileliklerde Ultrason gerekli değildir.

    Doktorlar bu testi öneriyormu ?

    Hamileliklerde, doktorun rolü anne ve bebeğin sağlığına odaklanmaktır. Doğmamış bebeğinizin cinsiyetini öğrenmenin bilinen en kesin yöntemi Aminosentez veya Koriyonik Villus Örnekleme gibi tıbbi ve kadın vücuduna müdahele gerektirebilen testlerdir. Doktorlar genellikle bu gibi testleri sadece bebeğin cinsiyetini öğrenmek için yapmayı tercih etmezler. Ultrasonografik Görüntüleme (Ultrason) bebeğinizin cinsiyetini öğrenmek için kullanılabilir fakat bu da kesin olmayabilir. Ultrason sonuçlarını etkileyen etkenler arasında hamileliğinizin devresi, Ultrasonu yapan teknisyenin tecrübesi ve fetüs’ün anne karnındaki konumu sonuçları etkileyebilen unsurlar arasındadır. %100 emin olabilmek için doğumu beklemek gereklidir!

    Gereğinden fazla idrar koyarsam ne olur?

    Bu fazlalık eğer çok küçükse, sonucu etkilemez.

  • Gebelik (Hamilelik) Testi

    Gebelik (Hamilelik) Testi

    Kanda ve idrarda yapılan gebelik (hamilelik) testleri

    Gebelik rahim içinde (dış gebelik durumunda tüplerde ya da karın boşluğu gibi bir yerde) yerleştiği andan itibaren trofoblast hücreleri tarafından HCG (Human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormon salgılanmaya başlanır. Normalde kanda ve idrarda eser miktarda bulunan bu hormonun arttığının çeşitli testlerle gösterilmesi (HCG salgılayan tümörlerin olduğu çok ender durumlar hariç) vücutta bir gebelik olduğunun kesin kanıtıdır.

    Kandaki ve idrardaki HCG seviyesinin bu hormona yapısal olarak çok benzeyen luteinizan hormon (LH) adlı yumurtlamadan sorumlu hormon ile karışmasını önlemek için HCG hormonunun beta fraksiyonu yani ß-HCG ölçümü yapılır.

    İdrar testleri:

    Kanda ß-HCG belli bir eşik seviyesine ulaştığında idrara çıkmaya başlar ve gebeliğin ilerlemesiyle idrardaki seviye artar. İdrarla yapılan gebelik testlerinin esası bu ß-HCG’nin varlığının ya da yokluğunun saptanmasına dayanır. Çeşitli testlerin hassasiyeti arasındaki farklılıklar idrardaki seviyeyi tanıyıp tanıyamamalarına bağlıdır. Hassas bir test idrarda gebeliğin en erken dönemlerindeki düşük seviyedeki ß-HCG’yi tanıyabilirken, hassas olmayan testler gebelik biraz daha ilerleyip idrardaki seviye yükseldiğinde, yani daha geç bir dönemde gebeliği tanıyabilirler.İdrar testlerinde “gebelik müspet” sonucu alındığında hata oranı oldukça düşüktür. Ancak “gebelik menfi” sonucu veren testin bir süre sonra tekrarlanması uygundur.

    Eczanelerde ya da evlerde hazır test kitleri yardımıyla uygulanan idrarda gebelik testlerinin güvenilirliği üretici firma tarafından her ne kadar %99 olarak belirtilse de yapılan çalışmalar özellikle adet gecikmesinin 10 günden daha az olduğu durumlarda hata oranının %50′lerde olabileceğini göstermektedir (“Hata” genellikle testin hassasiyetinin düşük olması nedeniyle varolan bir gebeliği saptayamaması şeklinde olmaktadır. Ancak tam tersi de mümkündür).

    Laboratuvarda uygulanan idrarda gebelik testleri ise adet gecikmesinin beşinci gününden itibaren güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler daha düşük hormon seviyelerini tanıyabilen ve bu yüzden de hazır test kitlerine göre daha hassas olan testlerdir.

    Kan testi (beta HCG):

    İdrar testleri ß-HCG’nin varlığını ya da yokluğunu saptayabilirken kan testleri ß-HCG’nin kandakiseviyesini saptarlar. Böylece hormon salgısının başladığı en erken dönemlerde, henüz adet gecikmesi bile olmadan kanda ß-HCG seviyesi saptanarak gebeliğin tanısı konabilir, ya da gebelik oluşmadığı yönünde kesin karar verilebilir.

    Kanda ß-HCG testi gebelik testi olarak kullanılmasının yanında dış gebelik, mol gebeliği, düşük gibi durumların tanısında da kullanılan oldukça değerli bir tanı aracıdır.

    İlgili Konular ;
    Hamilelik Belirtileri
    Üstüne görme nedir?
    Tahmini doğum tarihi – Gebelik Hesaplama
    Ovulasyon-Yumurtlama tarihi hesaplama
    Gün gün Hamilelik – Gebelik Takvimi

  • 20 maddede evde sağlık kontrolü

    20 maddede evde sağlık kontrolü

    Hareket etmeyi, egzersizi unutmadan, düzenli doktor kontrolünün yanında, kendi başınıza da sağlığınızı sık sık kontrol etmelisiniz.

    Londra’daki Kine College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Robert Bale ve Amerikan Fitness Magazin Dergisi’nin basit check-up önerilerini birleştirdik. Evde, kısa sürede kendi kendinizi kontrol edebileceğiniz bir öneri listesi hazırladık. Tabii bunun çok kabaca yapılmış bir kontrol olduğunu, düzenli olarak hekim denetiminden geçmek gerektiğini ve bir kuşkuya kapıldığınızda yine hekime başvurmak zorunda olduğunuzu tekrar hatırlatalım!

    1) Esnekliğinizi test edin
    Aşağı doğru eğilerek ayak parmaklarınıza dokunmaya çalışın. Eğer dokunabiliyorsanız her şey yolunda demektir. Ancak ayak bileğinizden aşağı gidemiyorsanız günlük egzersizleri artırmalısınız.

    2) Kas kontrolü
    Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz uzatın. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Birinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınızda bir zayıflık olduğu anlamına gelir.

    3) Adet döngüsü
    Kadınlar için adetlerin başlangıç ve bitiş günleri önemli. Uzmanlar sağlıklı döngünün 21-35 gün arasında olduğunu söylüyor. Daha uzun veya daha kısa aralıklarda doktorunuza başvurun.

    4)Vücudunuzdaki benleri sayın
    Amerikan Dermatoloji Derneği 50’den fazla benin cilt kanseri riskine işaret ettiğini söylüyor.

    5)Kollarınızı kontrol edin
    Kollarınızın arkasına dokunun. Eğer yumrular hissediyorsanız Omega-3 asidinden yeteri kadar tüketemiyorsunuz demektir. Diyetinizi yeniden gözden geçirip yağlı balıklara ağırlık verin.

    6) Başınızın ağrıma sıklığı nedir?
    Eğer sık sık başınız ağrıyorsa duygusal yükünüz fazla demektir. Bu, bağışıklık sisteminizi zayıflatmanın yanı sıra kalp rahatsızlığı riskinizi de artırabilir.

    7) Göz kapağıyla alerji testi
    Alt göz kapağınızı aşağı doğru çekin ve içeriye bakın. Eğer parke taşını andıran küçük yumrulara rastlıyorsanız alerjik bir bünyeye sahip olabilirsiniz. Eğer sinüsleriniz tıkalıysa, rahat nefes alamıyorsanız yine alerjiden şüphelenebilirsiniz ya da sinüzitiniz olabilir.

    8) Doğum kilosu
    Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

    9) Toksik yağlarınızı takip edin
    Kahvaltıdan önce sırt üstü yere uzanın ve karnınızı gerin. Eğer düz ise sağlıklısınız. Değilse, vücudunuzda toksik yağ oluştuğu anlamına gelebilir. Bu yağlar, organların çevresini sararak kanser, diyabet ve kalp rahatsızlığı gibi hastalıkların önünü açıyor.

    10)Belinizi ölçün
    Bel ölçüsü kadınlarda 81, erkeklerde 91 santimetreden kalınsa kalp rahatsızlığı riski olabilir.

    11) Tırnaklar
    Tırnaklardaki hafif mavilik ya da morluk kalp hastalığının habercisi olabilir. Tırnakların aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

    12) Kolesterol
    Aynada gözlerinizden birine bakın. İrisin etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek olabilir. Bu da yaklaşan kalp sorunlarını haber verebilir.

    13) Nabız kontrolü
    Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. 70’in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

    14) Dişetlerine dikkat
    Eğer dişetleriniz kanıyorsa, kalbinizi hatırlamalısınız. Dişetindeki sorunlar iltihap, kalp hastalığı gelişimine veya mevcut hastalığın şiddetlenmesine yol açabilir. Dişeti hastalığı bulunan 50 yaşından genç bireylerde kalp hastalığı görülme riski yüzde 72.

    15) Avuç içleri
    Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı lekeler varsa karaciğerinize baktırmanız gerekebilir.

    16) Hafıza kontrolü
    Bir tepsinin üstüne rastgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? Sonuç ne kadar iyiyse Alzheimer’la karsılaşma riskinizin o kadar az olduğu anlamına geliyor.

    17) Göz sağlığı
    Gözünüzün hemen altına, elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı koyun. Kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı okuyabiliyorsanız, göz sağlığınız tamamen iyi demektir.

    18) Tiroit kontrolü
    Kollarınız yere paralel, tam karşınızda bir şeye uzanıyormuş gibi yapın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa tiroit kontrolünü düşünmeye başlayın. Ayrıca sabah uyandığınızda ateşinizi ölçün. Eğer 37 derecenin altındaysa, tiroit kontrolü için bir doktora danışabilirsiniz.

    19) Tuvalet sıklığı
    Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissediyor musunuz? Diyabetin en erken uyarılarından biri sık tuvalete gitmektir.

    20) Vücut koordinasyonu
    Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

    Orta şiddette fiziksel aktivite ne demek?

    Amerikan Spor Hekimliği Koleji’nin (American College of Sports Medicine-ACSM) obeziteye karşı önerisi;

    Her gün en az 30 dakika orta şiddette egzersiz. Bu, günde 200 kalori harcatıyor.

    – 45-60 dakika futbol
    – 35 dakika hızlı tempolu yürüyüş
    – 30 dakika bisiklete binme
    – 20 dakika yüzme
    – 15 dakika ip atlama
    – 45-60 dakika araba yıkama
    – 45-60 dakika cam veya yer silme

    İlgili Konular ;
    Halsizliğe karşı şifalı bitkiler
    Karahindiba Çayı Kanseri Yendi
    Bakteriyel Vajinoz Nedir?

  • Ovulasyon nedir ? Ovulasyon hakkındaki yanlış bilgiler.

    Ovulasyon nedir ? Ovulasyon hakkındaki yanlış bilgiler.

    Ovulasyon (yumurtlama) yumurtalıkta döllenme bekleyen olgunlaşmış yumurtaların döl yatağından (fallop tüpleri) serbest kalması, çatlaması ile meydana gelir. Bu arada rahim, rahim mukozası ile yumurtaya hazırlanır. Genelde bu yumurta 12-24 saat yaşar. Eğer gebe kalma, döllenme oluşmaz ise, döllenmemiş yumurta, rahim mukozası, ve diğer kan adet dönemi boyunca akınyla dışarı atılır. Eğer gebe kalma, döllenme meydana gelmiş ise, yumurta 6-12 gün rahim duvarına yerleşir.

    Anlaşılması gereken nokta; ovulasyon, gebe kalma konusunda anahtar konudur. Ovulasyon hakkında bir çok yanlış düşünce, kanı vardır. Ve bu gebe olma sürecindeki büyük engellerdendir. Burada size ovulasyon hakkındaki yanlış bilinen bazı efsanelerden bahsedeceğiz.

    Yanlış Bilgi #1: Her kadının ovulasyon tarihi (yumurtlama tarihi) adet tarihinin 14. günüdür.

    Başka bir yanlış bilgi olan “Her kadın 28 gün adet dönemi geçirir” efsanesinden dolayı böyle bir düşünce oluşmuştur. Her iki bilgi de yanlıştır. Ne her kadınının adet dönemi 28 gündür nede her kadının yumurtlama tarihi adet döneminin 14. günüdür. Kadınlarda adet dönemi genelde 24-35 gün arasında değişir. (bazı durumlarda daha da uzun sürebilir.) Kadınların büyük çoğunluğu adet döneminin 11. günü ile 21. günü arasında bir gün yumurtlarlar.

    Bir çok kadın tam ovulasyon tarihini belirlemek için bir çok yöntem kullanmaktadırlar. Bunlardan bazıları Ovulasyon Tahmin Kitleri, Doğurganlık İzleyiciler, VÜcut Isısı Ölçümü vb.

    Siz de sitemizde bulunana Ovulasyon-Yumurtlama tarihi hesaplama aracını kullanarak muhtemel ovulasyon döneminizi hesaplayabilirsiniz.

    Yanlış Bilgi #2: Kadınlar her adet döneminde birden fazla yumurtlama dönemi geçirebilirler.

    Ovulasyon-yumurtlama her adet döneminde sadece bir kere olur. Ovulasyonunu ikinci bir kere olma ihtimali neredeyse imkansızdır. Birden fazla yumurtanın olgunlaştığı durumlarda, yumurtaların birbirlerini 24 saat içinde bırakırlar. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi bu neredeyse imkansızdır. Yani her kadının her ay sadece bir ovulasyon dönemi vardır. Ve hamile kalmak için bu tarihin bilinmesi gerekir.

    Yanlış Bilgi #3: Kadınların ovulasyon tarihi her ay aynı gündür.

    Bir çok kadının adet döneminin ortasında yumurtlama olmasına rağmen, gerçek ovulasyon günü dönem dönem değişebilir. Bu ovulasyon dönemi hesaplamanın hamile kalma aşamasında neden çok önemli olduğunun diğer bir nedenidir.

    Yanlış Bilgi #4: Adet Kanaması kadının ovulasyon (yumurtlama) geçirdiğinin ispatıdır.

    Böyle birşey söz konusu değildir. Eğer kadınlarda ovulasyon (yumurtalama) olmuyorsa bile, hormonal dalgalanmaların sonucu olarak düzenli olarak adet görebilir. Aynı zamanda düzenli adet görmenin sebebi atılım kanamaları olabilir. Sonuç olarak bir kanının düzenli adet görmesi onun ovulasyon dönemine girdiği veya yumurtalama olduğu anlamına gelmez.

    Ovulasyon tarihi hesaplama için tıklayın

  • Kariyer, Çocuk, Menopoz Süreci Nasıl Tespit Edilir ?

    Kariyer, Çocuk, Menopoz Süreci Nasıl Tespit Edilir ?

    Kadında doğuştan varolan yumurta rezervleri; doğurganlık yaşı, bebek sahibi olma şansı veya menopoz süreci hakkında güvenilir bilgi kaynağıdır. Peki zaman içinde azalan yumurtalık rezervlerinin seviyesinin belirlenmesi mümkün müdür? Yapılan araştırmalar basit bir kan tahlili ile kandaki AMH hormonuna bakıldığında elde edilen değerler tüm bu sorulara güvenilir cevap oluşturuyor…

    Op. Dr. Güvenç Karlıkaya
    Bahçeci Fulya Tüp Bebek Merkezi

    ‘’Hem kariyer hem çocuk istiyorsunuz ve zaman konusunda kararsızlık yaşıyorsunuz. Geç kalmaktan da korkuyorsunuz… Ya da tüp bebek tedavi sürecinde bebek sahibi olma şansınızı merak ediyorsunuz… Ya da ‘menopoz sürecine girdim mi’ ikilemini yaşıyorsunuz?’’ Günlük yaşamda bu tür sorunlarla daha sık karşılaşır hale geldik. Çünkü özellikle son otuz yılda kadının sosyal hayata ve iş hayatına katılımının hızla artması, eğitim düzeyinin yükselmesi, kariyer planlaması gibi nedenler gelişmiş toplumlarda gebelik yaşının geciktirilmesi sonucunu doğurdu. Birçok aile çocuk sahibi olma planlarını daha ileri yaşlara bırakmakta, bunun sonucunda infertilite (kısırlık) sorunu ile daha sık karşılaşılmakta ve infertilite tedavilerine daha sık başvurulmaktadır.

    Basit Bir Kan Tahlili İle Yumurta Rezervinin Belirlenmesi İçin AntiMullerıan Hormon (AMH)Testi

    Kadın yaşının ilerlemesiyle gebe kalma şansının azaldığı ve düşük yapma riskinin arttığı bilinen bir gerçektir. Özellikle otuzlu yaşların ortalarından itibaren bu türde problemlerle karşılaşma riski gittikçe artış göstermektedir. Yapılan çalışmalarla anlaşılan bir diğer ilginç saptama ise bu risklerin ortaya çıkış zamanı ve artış hızı, kadının yumurtalık rezervinin yaşla azalma trendine birebir uyum göstermesidir.

    İnfertilite tedavileri, özellikle tüp bebek ve mikroenjeksiyon gibi, ileri tekniklerin başarılı sonuçlanabilmesinde en önemli etkiyi kadının yaşı ve buna bağlı olarak elde edilen yumurta sayısı ve kalitesi yapmaktadır. Bu nedenle, çiftler için çok büyük önem taşıyan bu tedavilerde, başarı şansını önceden değerlendirebilmek için yumurta rezervini ölçmeye yönelik bir çok kriter belirlenmeye çalışılmıştır. Ancak bu belirteçlerin birçoğu (örneğin kandaki FSH değerleri gibi) farklı zamanlarda farklı sonuçlar verebildiği için yeterli bilgiyi vermekten uzak kalmıştır. Son yıllarda, Anti Müllerian Hormon (AMH) ölçümlerinin bu konuda daha çok yardımcı olduğu, kadının adet dönemlerinin farklı zamanlarında değerinin oldukça sabit kaldığı gözlemlenmiştir.

    AHM Hormonu Seviyesi Önemlidir!

    Gerçekte de, çok erken dönem yumurtalardan salgılanan bu hormon, kadının asıl yumurtalık havuzu hakkında bize daha doğru bilgiler vermektedir. Yapılan çalışmalar, kanda bakılan AMH değerlerinin, tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların vereceği cevap konusunda bize önceden önemli bilgiler vermektedir. Düşük AMH değerlerine sahip kadınlarda yapılacak bir tüp bebek tedavisinde elde edilecek cevabın (muhtemel elde edilebilecek yumurta sayısının) düşük olacağını bilmek, hasta için en uygun olduğu düşünülen protokol seçiminde yardımcı olurken, hastanın bu yönde bilgilendirmesinde önemli bir parametre olacaktır.

    Kariyer, Çocuk, Menopoz Süreci Nasıl Tespit Edilir ? | 4 Yüksek AMH değerlerinde ise, hastadan en uygun cevabı alacak ilaç dozlarının ve protokollerinin belirlenmesi, yeterli sayıda ve kalitede yumurtalar elde edilmesine, buna bağlı olarak gebelik şansının artmasına neden olacaktır. Bununla beraber “ovaryan hiperstimulasyon sendromu” adı verilen ve tüp bebek tedavilerinde aşırı yumurtalık cevabı nedeniyle karın şişkinliği ve nefes alma güçlüğü gibi bazen şiddetli olabilen komplikasyonların ortaya çıkma olasılığı, yüksek AMH değerlerine sahip kadınlarda daha fazladır. Bu şekilde yüksek AMH değerlerine sahip kadınlarda, tedavilere uygun protokoller ve ilaç dozları ile başlamak, tüp bebek tedavilerinin bu en korkutan yan etkisini önlemede doktorlara en başından uyarıcı olacaktır.

    Aynı zamanda, AMH değerlerinin, menopoza giriş yaşını belirlemede belirleyici olabileceğine dair birçok çalışma bulunmaktadır. Beklenenden daha düşük AMH değerlerinde kadının ortalamalardan daha önce menopoza girme ihtimalinin arttığı gözlemlenmiştir.

    Her ne kadar bir kadının gebe kalma ihtimali veya menopoza girme süresi birkaç parametre ile kesin olarak belirlenemeyecek kadar karmaşık olaylar silsilesi olsa da, gebe kalma yaşını çeşitli nedenlerden erteleme eğilimi olan kadınların, bu türde parametrelerden yararlanmaları gelecek planlarını yapmakta onlara yardımcı olacaktır.