Kategori: Cinsellik

  • Cinsel takıntılar ve kurtulma yollları

    Cinsel takıntılar ve kurtulma yollları

    Cinsel takıntılar ve kurtulma yollları … Takıntılar (obsesyonlar), istem dışı akla gelen, kişiyi rahatsız eden, tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler, duygu veya dürtülerdir. Kişi çoğunlukla obsesyonunun mantıksız olduğunun farkındadır ancak yine de zihninden atmakta zorlanır. Çoğunlukla takıntılara kompülsiyon(zorlantı) dediğimiz bazı davranışlar eşlik eder. Kompülsiyonlar, kişinin takıntısından kaynaklanan sıkıntıyı gidermek için ona istinaden yaptığı veya yapmak zorunda hissettiği tekrarlayan davranışlar veya düşüncelerdir. Bu nedenle hastalık obsesif-kompülsif bozukluk olarak tanınır. Ülkemizde 2 milyon kişinin obsesif kompulsif bozukluğa (OKB) sahip olduğu belirtiliyor. Toplumda görülme sıklığı %4-5 olsa da, İstanbul da bu oran %7-8 (yaklaşık 250 bin kişi) olarak açıklanıyor.

    Cinsel takıntılar ve kurtulma yollları

    Takıntılar

    En çok rastlanan obsesyon bulaşma (herhangi bir hastalık veya tiksinilen bir nesneye temas vb.) ve bundan dolayı ortaya çıkan temizlenme kompülsiyonudur. Aşırı el yıkama bazen derinin tamamen tahrip olmasına dahi yol açabilir; kişi günün büyük bir kısmını yıkanarak veya bulaşma korkusuyla dışarı çıkmayıp kendini izole ederek evde geçirebilir. Sıklıkla rastlanılan bir diğer takıntı şüphe (ocak açık mı?, kapı kilitli mi?, her şey yerli yerinde mi? hata yaptım mı?) dir. Bu şüpheler ise kontrol kompülsiyonuyla beraberdir. Örneğin kapının kilitli olup olmadığını kontrol etmek için defalarca eve geri dönülebilir, ışığın açık kalıp kalmadığını kontrol için defalarca yataktan kalkılabilir veya verilen bir işi hatasız yapıp yapmadığından emin olmak adına aynı yazı yüzlerce kez kontrol edilebilir, bazı sözlerin söylendiğinden emin olana kadar defalarca tekrar edilebilir. Bunların dışında birçok obsesyon olabilir, örneğin cinsel, dini takıntılar (günahkar mıyım, değil miyim?), kötülük veya kötü bir şey yapacağından korkma takıntısı, kontrolü kaybedebileceğinden korkma, her şeyin yerli yerinde ve düzgün(simetrik) olması takıntıları da sık görülen takıntılardandır.

    Takıntılı kişilerde evlilik oranları daha düşüktür ve bu kişilerin sürekli ilişki kurmada yaşadıkları güçlükler, cinsel deneyimlerinin kısıtlı olmasına neden olmakta ve cinsel doyumsuzluk yaşamaktadırlar.

    Cinsel takıntılar ve kurtulma yollları | 1

    Cinsel Takıntılar

    Takıntılı kişiler cinsel obsesyonlar konusunda çok yoğun sıkıntı, endişe, utanç duyarlar. Çünkü istemedikleri düşünceler istem dışı, olmadık zamanlarda aklılarına gelir ve kontrol edemezler. En yoğun görülen cinsel obsesyonlar:

    Cinsel yolla hastalık bulaşabilir kaygısı; kişi partnerinden yada ilk defa görüşüp cinsel ilişki yaşadığı yada yakınlaştığı durumlarda aids (hiv) yada cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklara yakalandığı şeklindeki gerçek dışı düşünceler içerisine girer. Defalarca test yaptırsa da, ilişki esnasında korunmuş olsa da, olabilecek bütün olasılıkları çürütse de hastalık kapmadığına inanmakta zorluk çeker. Yada hastalık bulaşır endişesiyle ilişkiden ve cinsel eylemlerden tamamen uzak kalır.

    Eşcinsel olma ya da olduğunu düşünme; özellikle kimlik gelişiminin tamamlandığı inişli çıkışlı duygu durum ve davranışların sergilendiği ergenlik döneminde çok sık rastlanır. O dönemde çok sık lakap takma ve alay edilme gibi davranışlarla eğlenen gençler, obsesif kişilerde çok ağır etkiler bırakır. Özellikle erkek yada dişi kimliği üzerine vurgu yapılan, küçümsenen, “sen ne biçim erkeksin”, “topsun”, gaysin”, “lezbiyensin” gibi söylemlere maruz kalanlarda tamamlanmamış kimlik zarar görür ve kendi cinsel kimliğinden şüphe duymaya başlar. Akabinde de kendine kanıtlar arar, her bulduğu kanıtı kullanarak kendi kendini etiketler. “Zaten küçükken hep kızlarla oynardım”, “Kızlar benden hoşlanmıyor, beğenmiyor, hiç kız arkadaşım olmadı” gibi içsel konuşmaları kanıt olarak kullanır. Ayrıca çocukluk, ergenlik döneminde taciz, cinsel içerikli oyunlarda hemcinsi ile fiziksel bir yakınlaşma varsa “ben eşcinselim” obsesif düşüncesi pekişir. Bu düşünceye sahip kişiler hemcinsleriyle arkadaşlık yapmaktan kaçınabilir “ya ondan hoşlanıyorsam, hoşlanırsam” düşüncesiyle. Bazıları da kendine eşcinsel olmadığını kanıtlamak için o tarz eğilimlerde olanlarla yakınlaşır, ilişki yaşar. Cinsel dürtünün yoğun olduğu bu yaşlarda “haz” ile eylem birleşince “hemcinsimle sex yapmaktan yada yakınlaşmaktan zevk olayorum öyleyse ben zaten eşcinselim” diyerek cinsel kimlik karmaşasına girer.

    Yakınlarına karşı cinsel arzu duyma ya da aklından geçmesi kaygısı; obsesif bir erkeğin annesi yada kız kardeşiyle ilgili aklına gelen cinsel istek ve düşünceler, yada kızın babası veya erkek kardeşiyle alakalı cinsel düşünceleri, babanın veya annenin çocukları ile ilgili cinsel düşünceleri “sarılırsam uyarılırmıyım” endişeleri gibi normalde olmaması gereken kontrol edilemeyen obsesyonlar. Kişide çok yoğun utanç, suçluluk ve sıkıntı hissettirir. En yakınlarından uzak durmalarına, kaçınmalarına neden olur.

    Sperm bulaşırmı korkusu; sperm bulaşmış iç çamaşırının makine da yıkanırken annesi veya kardeşinin çamaşırlarına da bulaşır hamile kalırlarsa korkusu, veya masturbasyon yaptıktan sonra elini yıkamasına rağmen hala elinde sperm kalıntılarının kalabileceği ve birine temas ettiğinde onun hamile kalacağına ilişkin kaygılar.

    Cinsel ilişki esnasındaki kaygılar; cinsel ilişki esnasında haz ve zevke odaklanma yerine kişinin aklına gerçeklikten uzak kaygı verici düşünceler gelir. “Ya çişimi tutamazsam”, “gaz çıkarırsam”, ereksiyon sorunu yaşarsam”, “gülünç duruma düşersem” gibi düşünceler çok fazla görülür.

    Sapık olma korkusu; kendini kontrol edemeden “birine tecavüz edermiyim”, “tecavüzcü yada pedofili olurmuyum” kaygıları istem dışı akla gelir. Bu düşünce karşısında kişiler o kadar çok suçluluk, utanç ve gerilim hisseder ki kendini toplumdan soyutlayabilir.

    Cinsel Takıntılar İlişkileri Olumsuz Etkiler

    Takıntılarda özellikle kişiyi rahatsız eden düşünce ve imgelerde cinsel temaların yapılan araştırma sonuçlarında %30-35 düzeyinde olduğu görülmüştür. Bu cinsel obsesyonlar bireylerin ahlaki değerleri ile çatışmaktadır. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar düşmanlık, şiddet ve cinsellik içeren dürtülerin bastırılması ve takibinde gelişen savunma düzenekleri zemininde değerlendirilebilir ve hastaların yaşamında cinsel ilişkiler ve evlilik alanında gözlemlenebilir. Bireyin kontrole yönelik tutumu, başarısızlık korkusu ile cinsellikten kaçınmayla sonuçlanabilir. Obsesif kompulsif semptomlarında bireylerin evlilik ve cinsel yaşamlarında sorun oluşturabilmekte ve bu belirtilerin cinsel yakınlık kurulmasına engel teşkil edebilmektedir.

    Obsesif kişilerde gözlenen hastalık bulaşma korkuları ve cinsel salgılardan kaçınma cinsel doyumsuzluğa neden olmaktadır. Monteiro(1987), Obsesif kompulsif örüntüye sahip kişilerde yaptığı bir çalışmada kadın hastaların yaklaşık %9 oranında anorgazmi (orgazm olamama) bulunduğu, %22’sinin cinsel istek fazı ile ilişkili sorunlar yaşadığını, erkekler de ise %25 oranında istek azlığı, %12 oranında ise erken boşalma olduğunu, %6’sında ise sertleşme bozukluğu bulunduğunu ortaya koymuştur ve bu kişilerin %39’unda cinsel doyumsuzluk saptamıştır.

    Cinsel Takıntıların Nedenleri Nelerdir?

    Cinsel takıntılar, obsesif kompulsif bozukluğunun çok görülen türlerindendir. Bir kaygı bozukluğu sonucu olduğu için nedeni de çocukluk döneminde maruz kaldığı çevresel etkenlerden kaynaklanır. Daha çok;

    Biyolojik etkenler; serotonin eksikliği gibi,

    Çok titiz ve aşırı kuralcı ebeveyn tutumları; baskı, suçlanma vb.

    Kaygılı ve korumacı ebeveyn tutumları,

    Çocuğun yetiştiği çevrede birinin benzer örüntüler göstermesi,

    Bilinçdışı çatışmalar,

    Gelişim evresinde maruz kalınan travmalar neden olsa da, daha çok stres ve gerginlik durumlarında ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar.

    Özellikle cinsel takıntılar suçluluk ve günahkarlık duyguları karşısında ödenen bir bedel gibi kendini gösterir. Bu takıntıları yaşayan kişi genelde ahlaki değerleri yüksek, daha tutucu bir ortamda yetişmiş kişilerdir. Değer yargılarına ters düşen bir düşünceyle boğuşmak kendilerine ödettikleri ağır bir cezadır.

    Cinsel Takıntıların Tedavisi

    Bir düşünce hastalığı olduğu için, düşünce bozukluklarının terapi sürecinde çalışılması ve düzeltilmesi gerekir. Tek başına kişinin bu sorunun üstesinden gelmesi çok zordur. Bu konularda deneyimli bir psikoterapistin rehberliği kişiyi güvende hissettirir ve iyileşmesini kolaylaştırır. Tedavisi zor olan OKB uzun bir süreç gerektirir. Psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte olması daha iyi sonuçlar doğurmaktadır. Seçilecek psikoterapi yöntemi için sorunun nedenselliğinin, tetikleyicilerinin, gelişim sürecinin iyi anlaşılması ve analiz edilmesi gerekir. Sonrasında yapılan psikoeğitimsel seanslar tedavi süresini kısaltmaktadır. OKB vakalarında bütüncül terapi yöntemleri daha etkili sonuçlar vermektedir.

    Bilişsel davranışçı terapinin hipnoz, emdr, eft gibi bazı tekniklerle kombine uygulanması tedavi başarısını artırmaktadır. Bilinç dışı çatışmalara bağlı durumlarda daha uzun süre çalışılması içsel çatışmaların terapistle kurulan ilişkiyle çözülmesi gerekir.

    Feyzullah ALPMAN

    Uzm. Klinik Psikolog/Psikoterapist

  • Cı̇nsel organın yüzeyel hastalıkları

    Cı̇nsel organın yüzeyel hastalıkları

    Cinsel organın cildinde bulunan hastalıklar vücudun diğer kısımlarında bulunanlardan farklı mıdır?

    İnsan cildini tutan tüm hastalıklar cinsel organ cildinde de görülebilir. Çok az cilt hastalığı sadece cinsel organda görülür. Cilt hastalıkları genelde, bulundukları yer dışında benzer belirti ve bulgular gösterirler.

    Mantar enfeksiyonları kendisini nasıl gösterir ve tedavileri nasıl yapılır?

    Hastalıkla ilgili belirtiler erkeklerde sıklıkla kasıklarda ve skrotum (testisleri kaplayan cilde verilen isim)da yer alır. Penis nadiren tutulur. Kadınlarda ise cinsel organın dış dudaklarında ve kasıklarda bulunur.
    Cilt yüzeyinden yüksek kırmızı kenarlı, kırmızımsı-kahverengi renktedir. Hastalıklı kısım, normal ciltten keskin sınırlar ile ayrılır. Kaşıntılıdır. Tekrarlayan ve süreğen hastalıklar ciltte koyulaşma tarzında renk değişikliklerine neden olur.

    Tedavide genelde hastalıklı bölgeye sürülen uygun merhemler yeterlidir. Nadiren ağızdan ilaç tedavisine ihtiyaç duyulur.

    Cilt reaksiyonları (kontakt=temas dermatitleri) kendisini nasıl gösterir ve tedavileri nasıl yapılır?
    Kişinin belirli alerji oluşturan maddelere (alerjen) veya tahriş edicilere karşı cildinde gözlenen yanıta kontak dermatit denir.

    Çeşitli maddelere karşı verilen yanıt sonucu ciltte pullanma ve kabuk oluşumu görülebilir. Şiddetli cilt yanıtları kabarcıklanmaya neden olabilir. Etkilenmiş alanlar kızarabilir veya yanabilir.
    Temas cilt reaksiyonları başlıca tahriş eden bir nesne ile veya allerjen ile oluşurlar. Tahriş eden temas cilt reaksiyonları, genelde cilt dokularına zarar veren sorumlu ajana maruz kaldıktan hemen sonra ortaya çıkar. Tahriş eden temas cilt reaksiyonları, asit ve alkali maddelere bağlı endüstriyel bir problemdir. Cinsel bölge ile en çok temas eden tahriş ediciler; sabunlar, temizlik ürünleri, kayganlaştırıcılar, parfümler, bu bölgenin vücut salgıları ve dışkıdır. Cevabın şiddeti, keselenme ve kaşınma ile artar. Tedavinin en önemli bölümü, sorumlu ajanın cilt ile temasından kaçınılmasıdır. Tedavide çeşitli merhemler kullanılır. Doktorunuza başvurunuz.

    Allerjik temas cilt reaksiyonları ise temas eden maddeye bağlı ortaya çıkan, vücut savunma sisteminin verdiği bir yanıttır. Cevap temastan hemen sonra ortaya çıkmaz. Tekrarlayan temaslar cevapta önemlidir. Söz konusu allerjenin ortadan kaldırılması önemlidir. Ancak tespiti her zaman mümkün değildir. Etkilenmemiş ciltte sık görülen allerjenlerle yapılan yama testi sıklıkla yardımcıdır. Hastalıklı bölgelere sürülen merhemler e ve ağızdan alınan ilaçlara ihtiyaç olabilir. Doktorunuza başvurunuz.

    Masum yaralanmalar kendilerini nasıl gösterir ve tedavileri nasıl yapılır?

    Bu tür belirtiler cinsel ilişkiye ( ısırık, yabancı maddelerin cilt altına yerleştirilmesi gibi), süsleme (tatoo) ya da alışılmadık temizlik teknikleri (yakıcı maddeler ile temizlik gibi) bağlı olabilir. Tedavi belirtinin dururmuna göre değişir. Doktorunuza başvurunuz.

    Bit bulaşması kendisini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?

    Hastalık cinsel bölgede aynı anda birden çok bölgede olabilir. Cilt yüzeyine yakın kıl gövdelerinde bit yumurtalarının görülmesi ya da kıl diplerinde yuvalanmış bitlerin görülmesiyle tanı konulur. Bu bitler, çıplak gözle veye küçük büyütme altında sıklıkla görülebilir. Yoğun kaşıntılıdır. Kaşıntı, genelde bite, dışkısına veya tükrüğüne karşı cildin duyarlılığına ikincildir. Kolay tedavi yöntemleri vardır. Tekrarlamayı önlemek önemlidir. Özellikle ilaç kullanımıyla eş zamanlı evdeki tüm havlu, çarşaf ve nevresimlerin iyice kaynatılarak temizlenmesi önemlidir. Doktorunuza başvurunuz.

    Uyuz kendisini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?

    Uyuzlar, yoğun kaşıntılı, 0,5 cmlik kabarık lezyonlar ve doğrusal tünel benzeri lezyonlar ile karakterizedir. Sıklıkla parmak araları, koltuk altı, göbek, anüs, dirsek iç kısımları, bilek, bacak ve cinsel organlar gibi bölgelerde aynı anda bulunurlar. Baş ve yüz genelde tutulmaz. Tedavi için doktorunuza başvurunuz. Tedavi ile eş zamanlı çamaşırların, havluların ve yatak örtülerinin sıcak suyla yıkatılıp temizlenmesi önemlidir.

    Cinsel bölge uçukları (Genital Herpes) kendisini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?

    Cinsel bölge uçukları cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Hastalığa sebep olan virüsün iki alt tipi vardır. Bunlardan bir tanesi genelde dudak çevresinde diğeri ise genelde cinsel bölgede hastalık yapar. Ancak cinsel ilişkinin şekline göre dudak çevresinde

    hastalık yapan etken cinsel bölgede de hastalığa sebep olabilir. Bunun yanında cinsel bölgede hastalık yapan virüs tipinin, kuru havluda ve klozet kenarında uzun süre canlı kalabilir ve kişiden kişiye bulaşabilir. Bu virüsü taşıyan hastaların %90’ ı bu durumdan habersizdir, %50’ sinde ise hastalığın belirtileri ortaya çıkmamktadır ve bu kişilerin %70’ i ise hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce başklarına bulaştırmaktadır.

    Hastalık etkeni virüs bulaştan sonra ilk belirtileri ortaya çıkarır ve sonra vücutta uyku haline geçer. Ardından sürekli tekrarlayıcı hastalığa yol açar. Tekrarlar özellikle vücut direncinin düştüğü zamanlarda olur.
    Cinsel bölgede bir biriyle grup yapma eğilimli, ağrılı, 0,5 cm’ den küçük içi sıvı dolu ve zaman zaman ıslak keseciklerdir. Kesecik tabanları kırmızıdır. Sinir uçlarında yerleştikleri için nadiren ciddi yan hastalıklara neden olabilirler. Virüse karşı etkili ilaçlar ile bölgesel olarak tedavi edilir. Doktorunuza başvurunuz.

    Cinsel bölge siğilleri (Genital Kondilom) etkenleri nedir ve hastalık nasıl gözükür?
    HPV(İnsan Papilloma Virüsü) adlı bir virüs nedeniyle ortaya çıkar. Bu virüsün önemi kadınlarda rahim ağzı kanserine yol açmasıdır. Rahim ağzı kanserlerinin %99’ u HPV enfeksiyonu nedeniyle ortaya çıkar. Ancak HPV’ nin 50’ den fazla alt tipi vardır ve bu tiplerden ellerde ve ayaklarda yaygın siğillere neden olan tipleri nispeten zararsızdır. Cinsel yolla bulaşan HPV alt tiplerinden 15 tanesinin kanserojen olduğu saptanmıştır. HPV tip 16,18,45 ve 31 rahim ağzı kanseriyle ilişkilidir. Siğiller; tek yada çok sayıda, yumuşak, karnabahar görünümünde ve ağrısızdır. Peniste, erkek idrar kanalı içinde, kadın cinsel organı dış dudakları çevresinde, vajinanın içinde, rahim ağzında, anüs çevresinde yerleşebilir. Ancak enfeksiyon bazen görüntü vermeden seyredebilir. Oral cinsel ilişkiler nedeniyle ağız içinde de bu siğillere rastlanabilir.

    Cinsel bölge siğilleri (Genital Kondilom) nasıl bulaşırlar?

    HPV’ nin bulaşması için mutlaka tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, enfekte bölgenin birbiriyle teması ile de hastalık kolayca geçebilir. Virüs bulaştıktan yaklaşık 1 yıl sonra siğil şeklinde belirtilere yol açar. Ancak arada geçen bu zaman içinde de bulaşıcılık olabilir. Siğil olduğu durumlarda bulaşıcılık çok fazladır.

    HPV enfeksiyonunun doğal seyri nasıldır?

    HPV bulaşan kadınların %90’ ında vücut bağışıklık sistemi virüsü etkisiz hale getirir. % 10’ unda ise hastalık devam eder ve 15-20 yıllık bir süre içinde rahim ağzı kanserine yol açabilir. Bu nedenle kanser öncülü lezyonların önceden saptanarak (pap-smear testi) rahim ağzı kanserinin önlenmesi mümkündür.

    Hangi HPV enfeksiyonu olan hastalar rahim ağzı (serviks) kanseri için riski altındadır?

    · Erken yaşta (18 yaş öncesi) ve çok eşli cinsel yaşam

    · Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların varlığı

    · Sigara kullanma

    · Kötü beslenme

    · Kişisel hijyenin bozuk olması

    · Çok doğum

    · Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar

    HPV enfeksiyonunda korunma yolları var mıdır?

    Birden fazla cinsel eşi olanların düzenli prezervatif(kondom) kullanması riski azaltır. Ancak HPV bulaşıcılığı o kadar yüksektir ki kondom kullanılsa da bulaşabilir. HPV aşısı ile genital siğillerin % 90’ ını önlemek mümkündür. Aşının 11-12 yaşındaki kızlara rutin yapılması önerilmektedir. Aşı, cinsel yaşama başlamış kadınlarda daha az etkilidir.

    HPV enfeksiyonunun tedavisi nasıl yapılır?

    Hastalığın kanser yapıcı etkisinin azaltmak ve yayılmasını önlemek için erken tedavi önemlidir. Tedavide, çeşitli ilaçlar ile siğilin yakılması, çok düşük ısılara dondurma (kriyoterapi) ve cerrahi ile çıkarılması mümkündür.

    Kepek hastalığı (Seboreik dermatit) kendisini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?
    Seboreik dermatit çok yaygın bir hastalıktır. Sebebi kepektir. Sıklıkla kafatasında görülse de anüs, penis ve cinsel bölge kıllarında da görülebilir. Belirtiler genellikle kıllı yüzeylerde kırmızı kabarık ve sıklıkla mumsu, sarı kabuğa sahiptir. Tedavisi kepeğe karşı etkili şampuanlarla yıkamadır.

    Yağ kistleri (Sebase kistler) kendilerini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?

    Yağ (sebase) kistleri,deri bezlerinin ürettiği peynirimsi bir maddeyle dolu keseciklerdir. Yağ salgılayan deri bezlerinin kanalının dış ağzının tıkanmasıyla birlikte cilt bezinden üretilen yağ dışarı atılamaz, birikir ve kist oluşur. Bunlar peynirimsi materyal ihtiva ederler. Kist içindeki yağ dokusu zamanla enfekte olursa içinden kokulu bir materyal boşalır. Kadınlarda cinsel organın dış dudakları üzerinde , erkeklerde skrotumda( testisleri kaplayan ciltte)’ dır. Belirti vermiyorsa ve küçükse tedaviye gerek yoktur. Fakat çok büyükse ve tekrarlıyorsa çıkarılmalıdır. Doktorunuza başvurunuz.

    Peniste küçük deri etiketleri (İnci penil papüller) kendilerini nasıl gösterir ve tedavisi nasıl yapılır?
    Erkeklerin yaklaşık %30’ unda görülür. Gençlerde ve sünnetsiz kişilerde sıktır.Belirtiler, 1-2 mm boyutunda, açıktan kırmızıya gider, penis başında penis gövdesine yakın kabarık kısımda çepe çevre bulunurlar, birbiriyle birleşmezler fakat yakın yerleşerek birden fazla sıra oluşturabilirler. Belirtiler yaşla azalabilir ve genellikle tedavi gerektirmezler.

    Cinsel bölge ülserleri (Genital ülserler) hangi durumlarda olurlar?

    Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir kısmı cinsel bölgede ülserlere (üstü açık cilt yarası) neden olabilir.

    · İlaca bağlı yan etki oluşması nedeniyle cinsel bölge ülseri gelişebilir. o Burada mutlaka yeni bir ilaç alımının akabinde gelişme vardır.

    · Cinsel aktivite sırasında, tarvmaya bağlı olarak cinsel bölgede ülserler gelişebilir.

    · Sifiliz (Bel soğukluğu);
    o Cinsel temastan 2-4 hafta sonra “şankr” denilen ağrısız yara oluşur.
    o Şankr, genellikle küçük kırmızı 0,5 cm’ lik yüzeyden kabarık lezyon

    şeklinde başalar daha sonra patlayarak delikli lezyon şeklini alır.
    o Ülser yüzeyel veya derin olabilir, keskin sınırlıdır, yüzeyden kabarık, tabanı düzdür ve yuvarlak yada oval şeklindedir. Genellikle sadece bir tanedir.

    o Beraberinde iki taraflı kasıkta ağrısız sert lenf bezesi şişliği de olabilir.

    · Cinsel bölge uçukları (Herpes enfeksiyonu);
    o Kırmızı tabanlı 0,5 cm den küçük içi sıvı dolu çok sayıda, bazen birleşik kesecikler bulunur. o Ağrılıdır

    o Beraberinde iki taraflı kasıkta ağrılı sert lenf bezesi şişliği de olabilir. · Şankroid;

    o Ağrılıdır ve beraberinde kasıkta ağrılı lenf bezesi şişliği yapar.
    o Ülser derin ve keskin sınırlıdır, iltihabi akıntısı olabilir, yumuşaktır,

    tabanı kolaylıkla kanayabilir, genellikle çok sayıda ülser vardır.
    o Afrikada HIV hastalığı bulaşması açısından önemli bir risk faktörüdür.

    · Lenfogranuloma veneriyum;
    o Önce sert, ağrısız kenarları hafif kabarık bir lezyon ortaya çıkar.
    o Ülser tektir, yüzeyel ya da derin olabilir, kenarları kabarıktır, yuvarlak ya da oval olabilir.

    o Lezyon ilerledikçe ağrılı kasık lenf bezleri de büyümeye başlar.
    o Hastalık lenf bezelerine doğru ilerler ve kasıkta abseleşerek cilde doğru akıntılar oluşturur.

    o Hastalık lenf bezine ulaştıktan sonra, ateş, titreme, bulantı-kusma ve

    eklem ağrılarına yol açar. · Granüloma inguinale;

    o İlk belirti yüzeyden kabarık , 0,5 cm’ den küçük lezyondur. Bunlar oldukça kaşıntılıdır. Daha sonra genellikle ciltten kabarık küçük bir ülser oluşur.

    o Ülserler abseleşirler, abseler birkaç gün içinde deriye açılır ve birbiriyle birleşirler.

    o Ülser tabanı kırmızıdır, kanamalı bir salgısı olabilir, hassas değildir ve serttir. Kadifemsi görünümlüdür ve temas ile kolayca kanarlar.

    o Hastalık genelde tropikal bölgelerde bulunur.
    o Hastalık deri kıvrımları boyunca yavas yavas ilerler ve ancak aylar sonra genis bir alanı kapsayacak hale gelir.

    o Ülserler, kadınlarda aşağıya ve arkaya doğru gelişerek anüs çevresi bölgeyi tutarken, erkeklerde yanal bir yayılım göstererek kasık bölgesini tutacak şekilde genişler.

    En sık görülen belirti idrar kesesi hassasiyet belirtileridir; idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ile başlar. Hastalarda göbek altında ağrı, idrar tetkikinde kan hücrelerinin görülmesi, böbrekleri tutuyorsa yan ağrıları veya ele böğürde şişlik gözlenebilir.

    Sperm kanallarını tutabilir, bu durumda testis (erkek yumurtalığı) kenarında, sperm kanalının başladığı noktada ağrısız ve az ağrılı şişlik başlar. Daha sonra tespih gibi boğum boğum şişlikler oluşabilir. Bazen bu şişlikler abseleşerek cilde ağızlaşabilir Menide kan görülebilir

    Prostat tutulumuna bağlı semen (boşalma sırasında dışarı atılan içi sperm dolu sıvı) miktarı azalabilir.

    Hangi durumlarda özellikle verem düşünülmelidir?

    · Tedaviye cevap vermeyen, sık hastalıklara bağalanamayan, zaman zaman tekrar eden idrar kesesi iltihabı

    · İdrar tahlilinde PH’ ın düşük olması, lökosit denilen iltihabi hücrelerin olması ve kültürlerde bakteri saptanamaması

    · Gözle görülebilen veya idrar tahlilinde ortaya çıkan idrarda kanama

    · Testis kenarında sperm kanalının başladığı yerde sert, ağrısız veya ağrılı

    şişlikler, sperm kanalının kalınlaşması, elle tespih gibi hissedilmesi

    · Sık hastalıklara bağlanamayan, tedaviye cevap vermeyen, süreğen sperm kanalı başlangıç kısmı iltihabı veya testisleri kaplayan ciltte iltiyabi akıntılı

    yaralar

    · Semende kanama veya tahlillerde iltihabi hücrelerin bulunması

    Böbrek, idrar yolları ve üreme organları vereminin tanısı nasıl konulur?

    · Kişide daha önce geçirilmiş akciğer tüberkülozu veya başka organ tüberkülozu olması

    · Yukarda sayılan belirti ve bulguların olması

    · Tanı ancak hastalığa neden olan mikrobun tespiti ile konulabilir (şüphenilen

    örnekten mesela idrardan alınan kültürde üretilmesiyle)

    · Şüphelenilen kişilere verem deri testi (PPD) yapılabilir.

    · İdrar tahlilinde iltihabi hücreler olmasına rağmen rutin kültürlerde üreme

    olmaması durumu ki bu duruma steril piyüri denir genitoüriner tüberkülozun

    araştırılmasını gerektirir. Ancak unutulmamalıdır ki hastaların %15-20’ sinde

    ikincil mikrobik hastalıklar nedeniyle kültürde üreme de gözlenebilir.

    · Verem mikrobu tespiti için 3 gün üst üste tercihen sabah idrarında özel boyama yöntemleri ile (ARB) verem mikrobu aranmalıdır. İdrar mümkün

    olduğunca çabuk kültür için ekilmelidir.

    · Verem mikrobunun kültürde üremesi için beklenen zaman 2-3 ayı bulabilir

    · Son zamanlarda kullanılmaya başlanan PCR yöntemi ile de verem mikrobu

    idrarda saptanabilmektedir. Birkaç günde sonuç alınması avntajıdır.

    · Ancak kesin tanı için ARB, kültür ve PCR testlerinin beraber değerlendirilmesi

    önemlidir.

    · Kan tahlilleri genelde çok fazla ek bilgi vermez

    · Görüntüleme yöntemleri ile böbreğin hiç çalışmadığı, abseleştiği, büyüdüğü,

    şiştiği veya küçüldüğü saptanabilir. İdrar kesesi ile böbrek arasındaki kanalın tek bir yerde veya birden fazla yerde daraldığı izlenebilir. İdrar kesesi küçülmüş ve büzülmüş olabilir. Prostatta abseler ve ölü dokular görülebilir

    PPD (verem deri testi) nedir nasıl yapılır?

    Kişinin hastalıksız cilt altına mikrobun hastalık bulaştırmayan bir parçası zerk edilir. Kişinin buna verdiği yanıta göre ölçüm yapılır. Eğer ciltteki reaksiyon alanının çapı 1 cm’ den büyük ise kişide verem hastalığı olabilir (test pozitif). Eğer 1,5 cmden fazla ise testin yapıldığı kişilerde mevcut aktif hastalık var denebilir. Böbreklerinde verem hastalığı olanların %90’ ında deri testi pozitiftir. Ancak vücut bağışıklık sisteminin direncinin düştüğü durumlarda veya hastalıklarda deri testi yalancı negatif çıkabilir (hastalık olduğu halde pozitif sonuç çıkmaz)

    Böbrek, idrar kanalı ve üreme organları tüberkülozu sonucu etkilenen organlarda ne gibi değişiklikler gelişebilir?

    · Böbrekte kısmi veya tamamen fonksiyon kaybı

    · Böbrek taşları oluşumu

    · Böbrek etrafında abse oluşumu

    · Böbrek ile idrar kesesi arasındaki kanalda darlıklar

    · Küçük kapasiteli, büzüşmüş idrar kesesi

    · İşeme sırasında idrarın böbreğe kaçması ve buna bağlı böbrekte şişme

    · Sperm kanalı tıkanıklığı nedeniyle kısırlık

    · Her iki böbreğin beraber tutulduğu durularda böbrek yetmezliği

    · İdrar kanalı darlıkları

    Tüberküloz bulaşı açısından kimler risk altındadır?

    · Yakın temasta olduğu kişilerde aktif tüberküloz hastalığı bulunanlar

    · Çeşitli hastalıklar nedeniyle vücut direnci düşmüş kişiler

    · Daha önce tüberküloz hastalığı geçirenler

    · Şeker hastaları, böbrek yetmezliği hastaları

    · Çok küçük çocuklar, yaşlı insanlar

    · Organ nakli hastaları

    · Bağışıklık sistemi baskılayıcı tedavi alan tüm hastalar

    · HIV pozitif (var anlamında) hastalar

    · AIDS hastaları

    Böbrek, idrar kanalı ve üreme organları tüberkülozu nasıl tedavi edilir?

    Tedavi ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi olarak iki kesimlidir. Cerrahi standart uygulanan bir yöntem değildir. Belirli durumlarda ihtiyaç doğduğunda uygulanır. Ancak hastalık tespit edilen herkese ilaç tedavisi verilmelidir.
    Böbrek, idrar kanalı ve üreme organları tüberkülozu daha önce oluşmuş tüberküloz hastalığına ikincil olduğundan daha önce ilaç tedavisi almış olsa bile yeniden tedaviye ihtiyaç duyulur. Verem mikrobuna etkili olduğu bilinen başlıca 9 çeşit ilaç vardır. Bu ilaçlar belli özelliklerine göre bir birlerinin etkilerini güçlendirmek için bir arada kullanılır. Tedaviye 2 ay süreyle 4’ lü ilaç kombinasyonu ile başlanır. Daha sonra 4 ay süreyle 2’ li ilaç kombinasyonu verilir. Tüberküloz için günümüzdeki tehlike, mikrobun kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirmesidir. Tedavi edilen hastalar tedavi sonrası 3,6 ve 12. Aylarda kontrol edilmelidir.

    Hamile iken verem tedavisi yapılabilir mi?

    Mümkünse tedavi tamamlanana kadar hamilelik düşünülmemelidir. Hastalık saptandığında hamile ise kişi, ilaçlar kullanılabilir ve verem tedavisi yapılabilir. Çoğunun bebeğe zararlarının olmadığı düşünülür. Doz ayarlaması gerekebilir.

    Süt veren annelerde kullanılabilir mi?

    Belirli tiplerdeki ilaçlardan kaçınılarak emzirme sırasında verem tedavisi uygulanabilir

    Hastalıklı dokunun çıkarılması hangi durumlarda düşünülmelidir?

    Böbreğin tamamının çıkarılması çalışmayan böbrek, tüm böbreği tutan hastalıkla birlikte böbrek çıkım darlığı veya yüksek tansiyon hastalığı gelişmesi, verem ilaçlarının düzenli kullanılmasına rağmen idrarda verem mikrobunun varlığının devam etmesi, böbrek absesi gelişmesi, yaşamı etkileyen ağrı durumlarında düşünülmelidir.

    Başka hangi cerrahiler genitoüriner tüberkülozda gerekebilir?

    Ayrıca abse drenajı ve gerek duyuluyorsa sperm kanalının çıkarılması için de cerrahi uygulanabilir. Organlardaki bozulmaları düzeltici cerrrahi tedaviler (mesela darlıkların açılması vs) gerekebilir.

    Böbrek, idrar kanalı ve üreme organları tüberkülozundan korunma yolları nelerdir?
    Bu aynı zamanda akciğer tüberkülozundan korunma anlamına da gelir. Tüberkülozdan korunma başlıca üç ana yolla olur;

    · Vereme yakalanmış hastaların etkin şekilde tedavisi
    o Tedavinin ikinci haftasından itibaren mikrop sayısı ve öksürük sayısı

    çok azalır, bu da bulaştırıcılığı belirgin şekilde azaltır.
    o Hasta kişilerin tedavisi çevresindekileri hastalıktan korumuş olur

    · Henüz hastalıkla karşılaşmamış çocukluk yaş gurubundakilerin BCG denilen aşı ile aşılanması

    · Vücuduna verem mikrobu girmiş, bulaşmış ancak hastalanmamış kişilerde koruyucu ilaç kullanımı (izoniazid kullanımı)

    Tüberkülozun bulaşma riski nedir?

    Aktif hastalığı olan bir kişi çevresindeki 20 sağlıklı kişiye hastalık bulaştırabilir. Çevreye mikrop saçan aktif verem hastasıyla temas eden sağlıklı bir kişi için sessiz, belirtisiz hastalık riski %95, iki yıl içinde aktif hastalık geliştirme riski %5’ tir.

    Sessiz-belirtisiz hastalıktan aktif hastalık geliş için riskli durumlar hangileridir?

    Ek risk faktörü yoksa 1 kat , 5 yaşından küçük veya 60 yaşından büyük ise 3-5 kat , hastalık yeni bulaştıysa 15 kat, organ nakli gibi nedenlerle bağışıklık sistemi ilaçlarla baskılanıyorsa 4-16 kat, HIV virüsü pozitifse(varsa) 113 kat ve AIDS hastalığı varsa 170 kat daha fazla bulaşma riski mevcuttur. Daha önceden tüberküloz geçirmiş kişiler, şeker hastaları, böbrek yetmezliği hastaları, steroid denen ilaçlarla tedavi edilenler de sessiz hastalıktan aktif hastalığa geçiş için risk altındadır.

    Temas durumuna göre bulaşma riski farklılık gösterir mi?

    Evet, ev içi temasta bulaşma riski %20, takın arkadaşlıkta %3,7, iş arkadaşlığında %0,3’ dür.

    Ev içi tüberkülozlu hasta ile temasta ne yapmak gerekir?

    Ev içinde temasta olan kişilerde akciğer filmi çekilerek aktif hastalık dışlandıktan sonra koruyucu ilaç tedavisine başlanması önerilmektedir(özellikle 15 yaş altı çocuklar). Doktorunuza danışınız.

    Tüberküloz cinsel ilişki ile bulaşır mı?

    Üreme organlarını tutan verem hastalığının cinsel yolla bulaşması çok nadirdir Hastalığın yaygın olduğu ülkelere seyahatte bir önlem alınabilir mi?
    Hastalığın yaygın olduğu bilinen ülkelere veya bölgelere seyahat öncesinde ve sırasında koruyucu ilaç tedavisi alınmalıdır

    Toplu taşım araçlarını kullanmak tüberküloz bulaşması için risk yaratır mı? Hastalığın, toplu taşıma araçlarını kullanmakla veya günlük işlerle uğraşırken bulaşma riski yok gibidir. Tüberkülozlu çocukların hastalığı yayma olasılığı çok düşüktür.

    Genitoüriner filariasis nedir ve nasıl oluşur?

    Özellikle tropikal bölgelerde görülen bir hastalıktır. Lenf bezelerini tutan hastalığın çoğunluğundan Wuchereria bancrofti denilen bir parazit sorumludur. Tüm lenf bezesi filarya hastalığı, paraziti taşıyan sivri sineklerin tükürük salgılarıyla kişiyi ısırarak enjekte etmeleriyle bulaşır. Ancak hastalık için birden çok kez ısırılma gerekir. Hastalık belirtileri bulaştan yıllar sonra ortaya çıkabilir.

    Genitoüriner filariasisin belirtileri nelerdir?

    · Ateş

    · Lenf bezelerinde şişlik

    · Bölgesel lenf bezi iltihabı

    · Cinsel organlarda ödem, şişlik

    · Erkelerde hidrosel (testis etrafında sıvı toplanması)

    · Yıllar içinde erkeklerde yumurtalık iltihabı görülebilir

    · Kişilerdeelefentiazis (fil hastalığı-cinsel organı, her iki bacağı, her iki ayağı

    kaplayan harekete izin vermeyen aşırı derecede şişlik) gelişebilir.

    · İdrardan lenf sıvısı gelmesi (beyaz, köpüklü)

    Genitoüriner filariasisin tanı nasıl konulur?

    Hastanın kan örneklerinde, beyaz idrarında( varsa) veya hidrosel sıvısında parazitin saptanması ile tanı konulur.

    Genitoüriner filariasis nasıl tedavi edilir?

    Hastalık, fil hastalığına neden olmuşsa bu durumu geri döndürecek tedavi yoktur. Hastalığın tedavisinde DEC veya ivermectiri kullanılır.

    Genitoüriner aktinomikozis nedir ve nasıl oluşur?

    Actinomyces israelli denilen bir fırsatçı etken hastalığıdır. Hastalık birincil olarak mide, barsak veya apendiks’ te başlar. Burdan kan yoluyla yayılarak böbrek, idrar kesesi veya yumurtalıklara ulaşır. Direkt temas ile testisleri saran cilde veya penis cildine bulaşabilir.

    Genitoüriner aktinomikozis belirtileri ve bulguları nelerdir?

    Tipik belirtileri yoktur. İdrar kesesi hassasiyeti bulguları (sık idrara çıkma, gece idrara çıkma,idrar yaparken yanma, ani idrar isteği gibi), böbrek iltihabı bulguları (ateş, yan ağrısı gibi), bel bölgesinde veya erkekde yumurtalıkları saran cilt dokusunda abse ağızlaşmasına bağlı akıntılı delikler görülebilir.

    Genitoüriner aktinomikozis tanı nasıl konulur?

    Hastalıklı doku örneklerinde çeşitli boyamalar ile etkenin gösterilmesi ile kültürde etkenin üretilmesi ile tanısı konulur.

    Genitoüriner aktinomikozis nasıl tedavi edilir?

    Hastalık penisilin ile tedavi edilir. Gerekli durumlarda cerrahi tedavi uygulanabilir.

    Genitoüriner şistosomiasis (bilharziosis) nedir ve nasıl oluşur?

    Bu hastalığa sebep olan 3 formda etken vardır. İdrar kanalları ve üreme organlarında hastalık yapan formu S. Haematobium’ dur. Diğer formlar esas olarak kalın bağırsağı tutar. Bu hastalık, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde görülür.

    Genitoüriner şistosomiasis (bilharziosis) nasıl bulaşırlar?

    İnsanlara sudan (özellikle sulama kanalları), etken parazit yavrularının insan cildini delip cilt altına yerleşmeleri ile bulaşır. İlk kez bu parazitin vücuduna bulaştığı kişilerde, parazit buradan akciğerlere ulaşır. Buradan kan dolaşımı ile idrar kanalları, idrar kesesi ve üreme organlarına ulaşır. Dişi olan idrar kesesi duvarında, yüzeyin hemen altındaki kılcal damarlara yumurtalarını bırakır. Bunlar idrar kesesi içine çıkarak, idrarla atılabilir.

    Genitoüriner şistosomiasis (bilharziosis) kendisini nasıl gösterir?

    Etkenin uzun süreli varlığı, etkilenen organlarda ülserler, darlıklar, büzülmelere yol açabilir. Bu hastalık, bahsedilen bölgelerde idrar kesesi kanserinin en önemli nedenidir.

    Genitoüriner şistosomiasis (bilharziosis) nasıl tedavi edilir?

    Hastalık ilaç tedavisi ile tedavi edilebilir. Hastalığın tedavisindeki başarı erken dönemde yapılan etkin ilaç tedavisine bağlıdır.

    Doç. Dr. Volkan İZOL

  • Cinsel İsteksizliğin Nedenleri

    Cinsel İsteksizliğin Nedenleri

    Her ne kadar özel bir konu olsa da birçok evliliğin bitmesine neden olan cinsel isteksizliğin nedenlerini hiç merak ettiniz mi?

    Evlilik hayalleri kuruyorsunuz ve bir gün sevdiğiniz erkekle evleniyorsunuz ya sonrası? Sonraki süreçte birçok evli çiftte cinsel isteksizlik sorunu yaşanıyor. Ve tüm kurduğunuz hayaller bir anda kötü bir izlenime dönüşüyor. Cinsel yaşamdaki her sıkıntı normal yaşantınıza yansıdığından dolayı evlilikler risk altına giriyor. Kendisinde cinsel isteksizlik belirtisi sezen çiftler bunu karşılıklı olarak konuşmaları gerekir.

    Cinsel hayatınızda keyif almadığınızda ve karşı tarafa sürekli olarak ret cevabı verdiğinizde ilişkinizde ciddi sorunlara neden olur. Bunun önüne geçmek için iletişim kurmanız çok önemli. Bu reddetmeleri sürekli olarak tekrarladığınızda karşı tarafta size ve evliliğe karşı güven sorunu oluşur.

    Cinsel İsteksizliğin Nedenleri | 2

    Cinsel uyumsuzluğun sonucu

    Eğer partnerinize karşı cinsel uyumsuzluk sorunu yaşıyorsanız bu zamanla cinsel isteksizlik boyutuna taşınır. Cinsel uyumsuzluğu içinizde yaşadığınızda ileriye gitmiş boyutunda cinsel isteksizlik yaşamanız kaçınılmaz.

    Haz alamama durumu

    Eşinizle ilişki yaşadığınızda aldığınız hazzı mastürbasyon yaptığınızda aldığınız zevkten daha az yaşıyorsanız cinsel isteksizliğin sizde var olduğunu gösterir. Cinsel uyumsuzluğun sonucu olarak ortaya çıkan cinsel isteksizlik sorunu en sık kadınlarda görülür. Ve bu durum zamanla ilişkiden tiksinme boyutuna kadar gider.

    Erkeklerde ise bu sorun başarısızlık korkusu, performans kaygısı yaşayarak kendini gösterir. Bu sorunun çoğunluk grubunu oluşturan kadınlar evlilikle ilgili yaşadıkları sorunları cinsel yaşama taşımalarından dolayı yaşadıkları görülür.

    Cinsel İsteksizliğin Nedenleri | 3

    Cinsel isteksizliğin nedenleri

    -Kadınlar kültürel tutumlarından dolayı ilişkilerinden keyif almayabilir.

    -Geçmişte yaşadığı taciz, tecavüz gibi olumsuz şeyler yaşadıysa isteksizlik olabilir.

    -Gebe kalma korkusu cinsel isteksizliğe iten en sık nedenlerden.

    -Cinsellikten hoşlanmalarına rağmen cinsel birliktelikten kaçınma eyleminde olma.

    -Cinsel ilişkinin görev haline gelmesinden dolayı olabilir.

    -Depresyon veya epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar ve az da olsa doğum kontrol haplarının etkisi var.

  • Vajina sağlığı için diyet

    Vajina sağlığı için diyet

    Vajina sağlığı için her kadının diyetinde bulundurması gereken 10 müthiş yiyecek Kadın bedeni, bakımı hiç de kolay olmayan karmakarışık bir mekanizma maalesef. Malum cinsel sağlığımızı korumak erkeklere göre çok daha zahmetli olabiliyor. Peki cinsel sağlığımızı korumak için hangi yiyecekleri tüketmeliyiz?

    Vajina sağlığı için diyet

    1- Avokadonun lezzeti ve etkilerinden faydalanın

    Avokado potasyum ve B6 vitamini bakımından çok zengin bir besin. Avokado vajinadaki doğal sıvıların üretilmesine yardımcı oluyor ve vajinanın kurumasına engel oluyor. Avokadodaki yararlı yağlar vajina duvarının güçlenmesini sağlıyor, ayrıca avokadonun libidoyu arttırdığı biliniyor.

    2- Sevimli dostumuz yaban mersini

    Son yıllarda şifasıyla ünlenen besinlerden biri de yaban mersini. Yaban mersini suyu genel vajina sağlığına çok iyi gelen bir meyve. Yaban mersini idrar yolları enfeksiyonuyla müthiş etkili bir şekilde savaşıyor ve vajinanın ph düzeyini dengeliyor. Bu güzel meyvenin faydasını en iyi şekilde görebilmek için şekerli meyve suları yerine saf, doğal ve şekersiz olanlarını tercih etmenizi öneririz. Ayrıca günde bir avuç yaban mersinini direkt meyve olarak da tüketebilirsiniz.

    3-Hayat kurtaran milli yiyeceğimiz doğal yoğurt ve probiyotikler

    Yüksek probiyotik içeren besinler, vajina sağlığını koruyan yararlı bakteriler bakımından da zengin olurlar. Bu besinlerin başında da yoğurt geliyor. Yoğurt ph oranını dengeliyor ve enfeksiyonların yol açtığı hastalıklı organizmaları öldürüyor. Dolayısıyla bize evde leziz yoğurtlar yapmak için bir neden daha çıkıyor.

    4-Tatlı mı tatlı patatesler

    Tatlı patatesi sevmeyen var mı? Bu listede belki de bizi en mutlu edecek seçenek olabilir kendisi. Tatlı patateste bulunan A, C, B vitaminleri, magnezyum, potasyum ve demir vajina sağlığı için birebir. Bunlar vajina ve rahim duvarını güçlendiriyor, daha sağlıklı hale getiriyor ve antioksidanlar enerji verici hormonlarımızı arttırıyor.

    5- Bırakın koksun, siz faydasını düşünün

    Babaanneniz gibi konuşmak istemezdik ama gerçek şu ki, sarımsak neredeyse tüm hastalıklara şifa olabilen bir çeşit “süper bitki”. Sarımsakta çok güçlü antibikrobiyeller ve mantar önleyiciler var. Bu da vajinal akıntı, kaşıntı, koku ve mantar gibi rahatsızlıkları önlemesi demek.

    6- Daha çok sevgiyi hak eden soya ürünleri

    Soyanın her ne kadar gerçek dışı kötü bir namı olsa da, kendisine haksızlık edildiği bir gerçek. Cilde zararlı olduğu gibi bir efsanesi olan soya, aslında soya ürünleri kadın sağlığı için müthiş besinlerden biri. Adet sancılarını azaltan soya aynı zamanda vajinanın doğal olarak salgıladığı sağlıklı sıvıların oluşmasında etkili. Ayrıca soyanın içindeki sağlıklı omega 3 asitleri menapozun getirdiği semptomları da yatıştırıyor.

    7- Film izlerken yemesi pek zevkli olan kabak çekirdeği

    Çinko ve E vitamini bakımından zengin olan kabak çekirdeği adet döngümüzü düzene sokuyor, vajinal tahrişi ve rahatsızlık hissini önlüyor. Ayrıca aynı avokado gibi vajina kuruluğunu ve adet sancılarını önlüyor.

    8- Kucaklanası güzellikteki koyu yeşil yapraklı sebzeler

    Kıvırcık lahana, ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yaprakları olan sebzeler, kan akışını düzenleyen ve enfeksiyonlarla savaşan A ve C vitamini açısından çok zengin. Yeşil sebzeler vajina kuruluğu, kaşıntısı, yanması gibi hisleri azaltıyor.

    9- Salatalarınıza bol bol elma sirkesi ekleyin

    Temizlikte ayrı, beden sağlığında ayrı karşımıza çıkıp duran bir besin elma sirkesi. Elma sirkesinin içinde bulunan doğal enzimler vajinadaki yararlı bakterilerin üremesine yardımcı olurken zararlı bakterileri de kovmada baya başarılı.

    10- Listenin sürpriz besini: Bitter çikolata

    Çikolata sadece insanı mutlu eden muhteşem bir yiyecek değil, ayrıca bağışıklık sistemimiz için de birebir. Bitter çikolata yüksek düzeyde antioksidan, sağlıklı mineraller, magnezyum ve doğal uyarıcılar bulunuyor. Bitter çikolatanın afrodizyak etkisi olduğuna inanılıyor ve içindeki aminoasitler insana kendini iyi hissettiren dopamin üretimini arttırıyor.

    Kaynak: Posta.com.tr

  • Vajinismus olduğunu öğrenen kadın ne yapmalıdır?

    Vajinismus olduğunu öğrenen kadın ne yapmalıdır?

    Çoğu kadının yaşadığı ilk gece korkusu vajinismus tedavisi ile çözülebilecek bir durumdur. Peki vajinismus olduğunu öğrenen kadın ne yapmalıdır?

    İlk gece korkusu (Gerdek gecesi), çocukluğundan itibaren tüm kızların zihinlerini hayali yapılarla dolduran bir korku türüdür. İlk gecenin çok zor olacağı, çok acı çekeceği, çok kanayacağı, ilişkiden sonra yürüyemeyeceği, oturamayacağı, penisin vajen içinde sıkışıp kalacağı, süpürge sapı gibi bir şeyin oraya gireceği, gözlerin göz bebeklerinden fırlayacağı gibi kulaktan duyma hikayeler ile oluşan korku türüdür.

    Bu korku sürekli çevreden alınan bilgilerle körüklenir. İlk geceye gelindiğinde de zihin kendi öznel dünyasını yaratma eğiliminde olduğu için bu sanal korkuyu gerçek gibi algılar. Tam ilişki yaşanacağı anda zihin beden üzerinde panik belirtileri oluşturur; kalp çarpıntısı, nefeste düzensizlik, kasılma, kaçınma, eşini eli itme vb.

    Vajinismus Nedir? Tecrübe ve deneyimlerimiz için Tıklayın!

    Bu belirtiler öylesine yüksek seviyededir ki adeta kadın o anda başka bir hâldedir. Farklı bir durumu yaşamaktadır.

    Korkunun kaynağı gerçek bir durum olsa buna dönük bir tedavi ile sorun çözülebilir. Örneğin zar problemi ve buna bağlı acı. Ancak  korkunun kaynağı sanal bir sürecin sonunda zihnin kendine ait bir öznel dünya yaratıp bunu gerçekmiş gibi algılaması olduğu için zar operasyonu yapılması ya da uyuşturucu, Alkol ile ilişkinin denenmesi de sorunu çözmemektedir.

    Dr. Murat Ulusoy’a göre iyi bir Vajinismus tedavisinde; eğitim ve vajene ait kontrol çalışmalarının yanı sıra asıl olarak zihin üzerindeki korkunun hipnoz ile kaldırılıp, gevşemenin sağlanmasının gerekli olduğudur. Bu üçlüye riayet eden tedavide başarı oranı oldukça yüksektir.

    Vajinismus tedavisi nasıl olmalı?

    Vajinismus kadını zaman kaybetmeden tedaviye başlamalıdır. Herhangi bir sebepten ötürü öteleme yaparsa yıllar su gibi akıp gitmekte, denenen ve başarılamayan her ilişki vajinismusu adeta daha derinlere taşımaktadır.

    Vajinismus olduğunu öğrenen kadının yaşadığı üzüntüyü bir kenara bırakıp, eşine de durumun bir hastalık olduğunu anlatması gerekir. Erkeğin bu noktada “Hayır bu bir hastalık değil ve sen istersen yaparsın” ya da “Zamana bırakalım yaparız” demesi çözümsüzlüğü de beraberinde getirir. Nasıl ki diğer zihinsel ve ruhsal hastalıklarda hekim yardımı alınıyorsa, vajinismus da aynı kategoride değerlendirilmelidir.

    Bir önemli nokta da erkeğin güvensizlik yaratacak, zorlayacak deneyimlerden uzak durması gereğidir.

    Dr. Murat Ulusoy

  • Hamilelikten Korunma Yöntemleri

    Hamilelikten Korunma Yöntemleri

    Hamile kalmamak için türlü türlü yöntemleri deneyen kadınlar burada mı :) İşte onlar için en sık kullanılan doğum kontrol yöntemlerini yazdık.

    Doğum kontrol hapları

    Doğum kontrol hapları hamile kalmak istemeyen kadınların ilk kurtarıcı yöntemi.  Gözlemlenen deneyimlere göre gebelikten korunmada üstüne yok. Ancak doğum kontrol hapları için en çok düşündüren nokta ise cinselliğe etkisi olup olmadığı.

    Doğum kontrol haplarının cinselliğe etkisi var mı?

    Doğum kontrol hapı kullanan kişilerin birçoğu cinsel isteksizlik yaşadığını söylüyor. Evet doğum kontrol hapları cinsel isteksizlik yapabiliyor. Ancak korkmanıza hiç gerek yok çünkü sadece yüzde 3 oranında.

    Cinsel isteksizlik yaşadığınızda bunu doğum kontrol haplarına bağlamanız yanlış olur. Cinsel isteksizliğinizin nedeni yetiştirilme tarzınız, geçmişte yaşadıklarınız ya da kişisel tutumunuz olabilir. Cinsel isteksizlik nedenleri sabit olmayıp kişiden kişiye değişir.

    Doğum kontrol hapları kullanılmaya başlandığında vücuda alışması yaklaşık 3 ay sürüyor. Bu süreçte bir isteksizlik olabilir ancak geçici olduğunuz bilmeniz gerekir.

    Hamilelikten Korunma Yöntemleri | 4

    Geri çekme yöntemi

    Çoğu kişinin bildiği bu yanlışı belki düzeltebiliriz. Öyle olduğunu düşünseniz de geri çekme yöntemi gebeliği önleyici bir yöntem değil. Yok artık dediğinizi duyar gibiyim J Hanımlar korunuyoruz sanıp sürprizle karşılaşmayın aman dikkat! Çünkü beklenmeyen gebeliklerin büyük çoğunluğunu geri çekme yöntemi oluşturuyor.

    Geri çekme yöntemi neden güvenli değil?

    Gelelim işin teknik kısmına. İlişki sırasında boşalma olmadan önce peniste sperm olabilir. Bu yöntemle korunmayı deneyen çiftlerin yüzde 20’si ilk 1 yıl içinde hamile kalmakta. Korktunuz mu yoksa :)

    Bu yönteme ister devam edim ister etmeyin ama modern tıpta önerilmiyor. Bu yöntem ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklar için de uygun değil.

    Prezervatif yöntemi

    Prezervatifler de olmasa ne yapardı bu kadar çift bilemeyiz. Hap kullanmak istemeyen kadınlardan en çok tercih ettiği bir yöntem. Geri çekmeye göre hem daha güvenli hem de bulaşıcı hastalıkları önlemede etkili. Kullananların dikkat etmesi gereken nokta ise prezervatif yırtıldığında acil korunma yöntemlerini uygulamak. Mesele ertesi gün hapı kullanmak gibi. İlişkiden kısa bir süre sonra alırsanız gebe kalmanızı engeller.

    Hamilelikten Korunma Yöntemleri | 5

    Takvim yöntemi

    Eskiden bu yana kullanılan bir yöntem ancak güvenli değil. Bu yöntemde gebe kalınacak riskli günler belirlenir ve bu günlerin dışında ilişkiye girilir.

    Kadın prezervatifi ve diyafram yöntemi

    Cinsel ilişkiden önce rahim ağzına yerleştirilen bir uygulama. Ekili bir yöntem olup ilişkiden 6 saat sonra çıkarılması gerekir. Diyaframla beraber sperm öldürücü maddeler kullanılırsa daha etkili olur.

    Bunların dışında kadına spiral takılması ve kadının tüplerinin bağlanması yöntemleri var.

  • İlginç doğum kontrol yöntemleri

    İlginç doğum kontrol yöntemleri

    Antik çağlarda şimdiki gibi gelişmiş imkanlar yoktu. Bu nedenle çocuk sahibi olmak istemeyen insanlar doğum kontrolü için sıklıkla bitki ve çiçeklere başvururlardı. İşte antik çağlarda kullanılan birbirinden ilginç doğum kontrol yöntemleri…

    İlginç doğum kontrol yöntemleri

    MELEK OTU BİTKİSİ

    Asyalı kadınlar melek otu bitkisinin çayını demleyip içerlerdi. Bu yöntemle hamile kalmayacaklarına veya hamileliklerinin son bulacağına inanırlardı.

    LİMON SIKMAK

    Sperm öldürücü etkisi sebebiyle, cinsel ilişki öncesi vajinaya limon sıkmak hayli eski bir yöntem. Ancak bir garantisi olmadığı gibi vajinayı tahriş ettiği de bir gerçek!

    YABANİ HAVUÇ ÇİÇEĞİ

    Yabani havuç çiçeğinin tozları öğütülerek ilişki öncesi vajinaya yerleştirilirdi.

    PAPAYA TOHUMU

    Papaya tohumu yedirilen erkeğin daha az sperm ürettiği ve üretebildiği spermlerin de gebe bırakma etkisini yitirdiği yaygın inanıştı.

    CIVA İÇMEK

    Çin’de kadınlar cıva içerek gebeliği önlemeye çalışıyor veya var olan gebeliğe son veriyorlardı. Zamanla bu yöntemin sadece gebeliğe değil insan yaşamına da son verdiğini öğrendiler.

    YABAN FESLEĞENİ

    Roma’da kadınlar hamile kalmamak için yaban fesleğeni içerlerdi.

    SILPHIUM ÇİÇEĞİ

    Silphium çiçeği, Mısır ve Yunan’da spermleri etkisiz hale getirmek için vajina içine yerleştirilirdi.

  • Vajinal duş nedir?

    Vajinal duş nedir?

    Vajinal duş, vajinal akıntı ya da diğer materyali mekanik olarak temizlemek için vajina içini basınçlı su ya da başka bir sıvı ile yıkamak anlamına gelir. Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü materyal ya da ilaç da mevcuttur.

    Kadınlar neden vajinal duş yaparlar ?

    • Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için
    • Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmak için (vajinal duş be gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
    • Vajial kokuları azaltmak için. Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar mutlaka jinekologlarını ziyaret etmelidirler. Vajinal duş durumu düzeltmek yerine daha da kötüleşmesine neden olur.
    • Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.
    • Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlar ile vajinal temizlik önerebilirler. Bu amaçla yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktorunuzun önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlar ile yapılmalıdır.

    Vajinal duş sağlıklı mıdır?
    Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır: HAYIR

    Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir. American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece %30 oranında azaltmaktadır.

    Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur. Duş sırasında yeni mikroorganizmaların vajinaya girişine neden olunabilir. Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler. Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda bakteriyel vajinozis başta olmak üzere çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koymaktadır.

    Daha ciddi bir komplikasyon ise pelvik iltihabi hastalıktır (PID). Düzenli olarak avjinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski %78 daha fazladır. PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.

    Bikini Bölgesi Beyazlatma İçin Tıklayın.!

    Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajial duş yapılması sağlıklı değildir ve günümüzde kesinlikle önerilmemektedir. Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir. Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilmektedir.

    Vajina kendi kendini nasıl temizler?
    Vajina kendi mukus salgısı ile kendi kendini doğal olarak temizleme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle ilişki sonrası, tuvaletten sonra ya da yıkanırken vajina içini yıkamamaya özen gösterin. Dış bölgeleri temizlemek için ılık su ve parfümsüz beyaz sabun kullanabilirsiniz. Doktorunuz önermedikçe kadın hijyenine yönelik sabun, sprey, pudra türü maddelerin kullanımı yeterli bir vajinal temizlik için gerekli değildir. Üstelik bu tür maddeler vajinada irritasyon ve alerjik reaksiyona neden olabilir.

    Aşağıdaki durumların varlığında jinekoloğunuzla görüşmelisiniz:

    • Vajinada ağrı
    • Vajinada yanma hissi
    • Vajinada kaşınma
    • Vajinadan kötü koku gelmesi
    • İdrar yaparken yanma
    • Normal akıntıdan daha farklı türde ve renkte içinde peynir kesiği ya da kireç benzeri parça içeren akıntı

    Muayeneye gitmeden önce asla vajinal temizlik yapmayınız. Bu tür bir temizlik vajinal akıntıyı uzaklaştırarak jinekoloğunuzun tanıya ulaşmasını güçleştirir.

    Vajinal duş bir doğum kontrol yöntemi değildir ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.

     

    Kaynak: mumcu.com

  • Gebe kalmak için neler yapılmalı?

    Gebe kalmak için neler yapılmalı?

    Gebe kalmak için neler yapılmalı? İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.

    Gebe kalmak için neler yapılmalı?

    Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

    Uygun zaman
    Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.
    İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken “bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir” şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır.

    Uygun Şekil
    Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.

    İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH’ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

    İlişki sonrası
    Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.

    Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır.(Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez.İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH’ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.

    Özet

    Gebe kalmayı planladığızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın
    Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun
    Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin 48 saat boşalmamasının ideal olduğunu unutmayın
    Sabah erken saatte ilişkide bulunun
    Kayganlaştırıcı kullanmayın
    Hiçbir zaman vajinal duş yapmayın
    Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin
    Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun
    Su altında ilişkide bulunmayın.

     

    Kaynak: mumcu.com

  • Vajinal kuruluk ve kayganlaştırıcılar

    Vajinal kuruluk ve kayganlaştırıcılar

    Cinsel yönden aktif olan her kadın zaman zaman vajinal kuruluk problemi yaşar. Vajinal kuruluk varlığında cinsel ilişki bir keyif kaynağından çok acı ve stress nedeni haline gelir. Kadınlar erotik uyarılara bazı cevaplar verirler. Nefes alış verişin hızlı ve derin hale gelmesi, ciltte sıcaklık hissi ve kızarma, meme uçlarının belirginleşmesi, klitoris ve vulvada şişme cinsel uyarı karşısında ortaya çıkan değişikliklerdir. Kadınların pek çoğu erotik uyarılar karşısında vajialarında da bazı değişiklikler hissederler. Uyarı ile birlikte vajina yukarıya doğru kalkar ve boyu hafifce uzar. Ayrıca vajina duvarlarında “terleme” yani salgı olur.

    Lubrikasyon ya da kayganlaşma adı verilen bu durum vajina duvarlarını oluşturan hücre tabakalarından kaynaklanır. Sıvı ciltten olan terlemeden farklıdır ve bilimsel olarak modifiye plazma transüdasyonu olarak isimlendirilir. Bu sıvı AIDS’de dahil olmak üzere pek çok değişik virüs içerebilir. Bu nedenle partnerin dikkatli olması gereklidir. Bu sıvının yutulması ya da cinsel fantazi oyuncaklarının ortak kullanımı virüsün bulaşmasına neden olabilir.

    Sıvının ve lubrikasyonun asıl amacı cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak ve spermlerin rahim içine doğru ilerlemesine yardımcı olmaktır. Pek çok kişi vajinadaki bu ıslaklığı kadının uyarılması ve cinsel ilişkiye hazır olması ile ile eş anlamlı olarak görür. Oysa bu yanlıştır. Kadınlar bazen cinsel olarak uyarılmadıkları halde vajinaları ıslanabilir ya da tam tersi olarak vajina ıslanmadan da uyarılmış olabilir. Aşırı salgı zaman zaman problem olabilmekle birlikte asıl sorun yeteri kadar ıslaklığı sağlanamadığı durumlarda yaşanmaktadır.

    Bazı kadınlar yeteri kadar uyarılmadığı için kur kalırken bazılarında ise kuruluğun nedeni stress ya da gerginliktir. Öte yandan tampon kullanımı, diğer temizlik malzemeleri, ya da vajinal duş da kuruluğa neden olabilmektedir. Benzer şekilde alerji ilaçları ile psikiyatrik sorunlarda, kalp damar hastalıklarında ya da diğer bazı durumlarda kullanılan ilaçlar da kuruluğa yol açabilir. Nadiren doğum kontrol hapları da benzer bir etki yaratabilir.Temel olarak bakıldığında kan östrojen hormonundaki dalgalanmalar kuruluğun temel nedenidir.

    Menopoz da vajinal kuruluğun önemli ve sık karşılaşılan bir nedenidir. Üreme çağının sonlarında azalan östrojen hormonuna bağlı olarak vajinal dokular incelir ve esnekliği azalır. Buna paralel olarak dokuların sıvı üretme yeteneği düşer.

    Özetleyecek olursak kuruluğa yol açan nedenler

    • adet siklusunun dönemleri
    • gebelik
    • doğum sonrası
    • emzirme dönemi
    • stress dönemleri
    • prezervatif kullanımı
    • tampon kullanımı
    • vajinal duş
    • ilaçlar
    • menopoz

    Vajinal kuruluğun en kolay ve etkili çözümü lubrikan yani kayganlaştırıcılardır. Piyasada bu amaçla satılan pek çok ürün bulunmaktadır. Bu ilaçların çoğu kokusuz, tatsız ve sterildir. Yine bu ilaçların hemen hepsi hipoalerjeniktir. Kendinize uygun olan lubrikanı değişik markaları deneyerek kendiniz bulmalısınız. Lubrikan seçerken dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır:

    1) Her zaman suda çözünen lubrikanları kullanın. Petrol bazlı vazelin gibi kayganlaştırıcıları asla ve asla kullanmayın. Bunlar hem enfeksiyona olan eğilimi arttırırlar hem de içerdikleri maddeler prezervatiflerin dayanıklılığını azaltırlar. Öte yandan vajinada irritasyona neden olabilirler.

    2) Nemlendirici, anti-irritan ve kurutma tozları arasındaki ayrıma dikkat edin. Pek çok markanın değişik amaçlarla kullanılan farklı ürünleri vardır. Anti-irritan kremler sadece dış bölgelerde kullanılır ve vulvadaki ağrı ve kaşıntıyı giderirler. Bu ilaçlar asla vajina içinde kullanılmazlar. Bazı toz ve pudralar ise sadece aşırı salgı olan kadınlarda salgıyı absorbe etmek için kullanılırlar.

    3) Unutmamanız gereken bir başka nokta ise aksi belirtilmediği sürece bu tür kayganlaştırıcıların hamilelikten koruyucu etkisinin olmadığıdır. Yine bu maddeler cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz. Sadece nonoxynol adı verilen maddeyi içeren maddeler sperm öldürücü özelliğe sahiptir. Ancak bu madde de vajina için irritan bir maddedir ve enfeksiyon riskini arttırır.

    Kayganlaştırıcılara ek olarak pelvik kasların güçlü tutulması bölgeye olan kan akımını arttırarak sıvı üretimine destek olabilir. Bu amaçla Kegel egzersizleri yapılabilir. Kegel egzersizlerini öğrenmek için tuvalette otururken idrar yapmaya başlayın ve idrar akımı devam ederken durdurmaya çalışın. Daha sonra bu hareketleri mesaneniz boşken yapın. Kasları kasın ve üçe kadar sayın. Buna kalsarın yorulduğunu hissedene kadar devam edin. Kegel egzersizlerini her gün günde 2 defa yapın. Birkaç hafta içinde cinsel yaşantınızdaki değişmi fark edeceksiniz.

     

    Kaynak: mumcu.com