www.haberturk.com/gundem/haber/1059650-sumeyye-erdogan-feministlere-seslendi
SÜMEYYE ERDOĞAN
FEMİNİSTLERE SESLENDİ
30 Mart 2015 Pazartesi,
09
00 Güncelleme: 09
50
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın kızı ve Kadın ve
Demokrasi Derneği Başkan
Yardımcısı Sümeyye Erdoğan,
Brüksel'de konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın kızı ve KADEM Başkan
Yardımcısı Sümeyye Erdoğan, AK
Parti Brüksel Siyaset Akademisi'nde
"Dünyada Müslüman kadın algısı ve
eşitlik mücadelesi" konulu ders
verdi.
Erdoğan, KADEM olarak feminizm
hareketlerinin daha çok öne
çıkardığı cinsiyet eşitliği yerine,
cinsiyet adaletini savundukları için
eleştiriler aldıklarını belirtti.
Erdoğan, "Tek hareket noktamız
eşitlikse pozitif ayrımcılıkları
istemek hakkımız olmaz. Ama
adaletli davranmak söz konusuysa
pozitif ayrımcılıkları istemek
hakkınız oluyor. Adalet kavramına
karşı tepkiselliğin aslında ciddi bir
dayanağının olmadığını görüyoruz.
Çünkü adalet dediğimiz şey eşitliğin
tüm kazanımlarını korumakla
kalmıyor, eşitliğin boşlukta
bıraktığı alanları doldurma gibi de
bir iddia taşıyor. Dolayısıyla adalet,
kadını daha iyi bir noktaya taşıyan
bakış açısı oluyor" dedi.
"İTAAT PRENSİBE DAYALIDIR"
Bazı Müslüman ülkelerdeki cinsiyet
adaletsizliği olarak
yorumlanabilecek uygulamalar
nedeniyle İslam'ın eleştirilmesinin
doğru olmadığını ifade eden
Sümeyye Erdoğan, şunları
belirtti:"Ne yazık ki bazı ataerkil
yorumlar nedeniyle zamanla İslam
toplumlarında bazı adaletsiz
uygulamalar yerleşik hale gelmiş.
Bu da feministler için bir din
yorumu olarak kabullenilmiş. Oysa
bunlar çarpıtılmış anlayışlardır ve
İslam'da itaat cinsiyete değil
prensiplere dayalıdır."
"Dini bir otorite değilim ama ne
zaman hocalarla karşılaşsak bu
soruları soruyoruz ve dini
kaynaklara elimizden geldiğince
bakıyoruz" diyen Sümeyye
Erdoğan, İslam'ın referanslarında
kadın ve erkeğin birbirini
tamamlayan yarımlar olarak
nitelendiğinive bunlar arasında
adaletin öne çıkardığını
anlattı.Erdoğan'ın konuşmasında
dikkat çeken noktalar
şöyle:"Feminist bakış açısında
kültürel olarak kadına evi, erkeğe
de dışarıyı veren rol dağılımının
dinden kaynaklandığı söylenir.
Böyle tutunabildikleri birkaç hadisi
ve ayeti alarak kendilerini
desteklemeye çalışırlar. Kadının
yaşadığı mağduriyetlerin
sorumlusu olarak dini göstermeye
çalışırlar. Halbuki toplumsal rol
anlamında dinen net olarak
belirlenmiş tek sorumluluk erkeğin
evi geçindirme, eşinin ve
çocuklarının rızkını temin etme
sorumluluğudur. fıkhi olarak
kadının çalışıp çalışmamasıyla ilgili
hiçbir hüküm yoktur. Kadın bu
konuda özgürdür, seçme hakkına
sahiptir. kocasının babasının iznine
gerek yoktur...Özgüvensiz olmamız
için hiçbir sebep yok. Çünkü kadını
ezen uygulamalar diye dünya
tarihine baktığınızda en çok Batı
ülkelerini görüyorsunuz. İslam'ın
hakim olduğu ülkeleri
görmüyorsunuz. Günümüzde bazı
durumlarda İslam ülkelerindeki
uygulamaların kadını daha mağdur
edici sonuçlar doğurduğuna
bakarak özgüveninizin
yitirtilmesine asla izin vermeyin...
Batı kültüründen beslenen cinsiyet
eşitliği söylem de bunu kabul
etmese dahi standart, tek tip bir
kadın erkek dünyası öngörürken
cinsiyet adaleti denge, insaf ve
hakkaniyet gibi kavramları
tedavüle sokar. Dil düşüncenin
evidir. Bu nedenle kullandığımız,
zihnimizi adeta kiraya verdiğimiz
kavramlar ve ifadeler üzerinde
biraz düşünmeli, bu kavramları
sorgulamalıyız..."
AA