Aklımdan mı uyku geçiyordu
Kızım sağ olsun kaçırdı
Şermin Hanım geçiyor aklımdan şimdi de
Şermin Hanım kim mi ? Şermin Çarkacı, bence on numara bir insan yüce gönüllü doğal sempatik vs.
Yazılarından sadece biri, buna bayıldım mesela
Ey gidi, yaşlanıyor musun Çökkürge ?
Sobalı evde büyümüş çocuk.. Evet evet sen, şimdi kocaman oldun, çoluk çocuğa karıştın. Bak neler hatırlatacağım sana. Geç şöyle soba kenarındaki mindere bi otur, dikkat et yanmasın bi tarafın. Çaydanlık cızırtısıyla başlayalım mı? Ya da sobanın üstündeki güğümle, hı? Soba borusundaki telde pantolonun asılı, karda ıslanmış. Sobanın arkasına botlarını dayamışsın, suları süzülüyor. Donmuş kıçın soğukta... Daya ayaklarını sobaya, hafif hafif ısıt. Bak dedenin kiremit ya da mermer taşı var orda, havluya sarıp koy ayaklarının altına. Isındın mı, iyi bakalım.
Çay bardakları ve elinde tepsiyle annen giriyor içeri, bardakları sıcak suyla çalkalıyor önce, çatlamasın. Herkese birer bardak çay, sana yok, çocuklar içmez. İyi hadi koyalım bi bardak, bisküvi banarsın. Dikkat et hooop düştü bardağın içine püsküütün, bozbulanık bişey oldu, beceriksiz.
Ödevler var yapılacak, amaaan. Koltuğun kenarına bi masa çek, otur yap. Ortam gürültülüymüş, televizyon açıkmış, bize fark yapmaz.
Ah sobalı evde büyüyen çocuk. Soba üstündeki kestaneyi hatırlıyor musun, mandalina kabuğunu? Soba kenarında biriken meyve ve çekirdek tabaklarını? Çıra kokusunu? Borulara bağlanan yoğurt, margarin vs kutularını? Sobanın üstünde çakmak taşıyla yıldız kaydırdığın anları, sobanın üstüne kolonya dökerek mor ışık çıkarttığın, su dökerek buharlaşmasını izlediğim deneysel çalışmaları, ensene inen şaplağın sesini?
Sobalı evde büyüyen çocuklar bunları hatırlar. Bu çocuklar, babasının dedesinin amcasının askerlik anılarını da hatırlarlar mesela, bin kez dinlemişlerdir çünkü! Başka odaya gidemezsin, soğuk, elin mecbur. Kadın dedikodusuna, osuruk kokusuna, baca tütmesine, dumana aşina çocuklardır. Soğuk çarşafın ne olduğunu gayet iyi bilip, yatağa girmeden önce çorabını çıkar inanışına kesinlikle inanmayan, pijamasının üstünü içine sokan çocuklardır. Sabah soğuk kafayla soba takırtısına uyanan, soba üstünde kızartılan ekmeğe sanayağ sürerek kahvaltı eden çocuklardır. Soba maşasından gayet korkan çocuklardır. Sobanın kenarına bırakılan gaz bidonuyla tehlikenin göbeğinde büyümüş çocuklardır.
Hepimiz az buçuk, iki üç odun attık demirdöküm sobaya, ellerimizi boruda ısıttık, buz gibi yataklara girip, sabahları oda ısınmadan çıkmak istemedik. Ama annelerimiz bizim peşimizde "üşümesin, kalın giyinsin, termal içlik giysin, burnu kurumasın, oda ısısı 25 derece olsun, nem dengesi iyi ayarlasın" diye koştular mı? Hiç sanmam.
Şimdi kombili, kaloriferli sıcacık yuvalarımızda çocuk büyüten o çocuklara, noluyo yavvv? Niye kendi çocuklarımızı bu kadar kalın giydirip üşütmekten korkuyoruz?Kendimiz zamanında üşüdük diye çocuklarımız da üşüyor mu sanıyoruz? Çocukların üstünü örtmek için kırk kere kalkıyoruz, hasta mıyız, arıza mıyız?
Öperim çocukluğunuzu soba kenarında kızarmış yanaklarından...
Şermin Çarkacı