Olduğum kadarım.. affet bu kadarım.. belki sandığın gibi değil, belki senin gibi değil, öfkeli, savaşçı ve sert değil, hatta belki korkağım.. kimsenin seni sevmesine ihtiyacın yok..- yok kimsenin sevilmeye ihtiyacı -diyorsun …pekiyi ya muhtaçsam ben bir yandan sevgine ve sana.. güçlüysen yanındayım diyorsun, hatta diyorsun ki- sen daha güçlüysen ez geç bas üstüme,yol al, bana birşey olmaz üzülme-..ya üzülürüm dersem basıp geçtiğime.. ya acıtacak kadar ağırlığı yok mu hacmimin dersem.. ya ilerlemeyi reddederek seni beklemeyi seçersem .. zaman sende durursa, ama BEN DURDURMAK İSTEDİĞİMDEN.. ne olur o zaman ?? yine sever misin, sevilmeye ihtiyacı olmayan kişi .. yoksa sevilmeye değer bulmaz mısın beni?? güçsüz mü olurum zamanı durdurabilen ben, zamanı sende durdurabilmeme rağmen.. üstünden mi tanımlanmış olur hayat benim yüzümden.. yol verir ya gerçek seven.. ya ben kendime senli yollar çizersem..ben durdum , sende dondum diye üstümden mi atlarsın.. basıp geçer misin ben -e ?? oysa sen baktıkça yüzüme, barışır hayat ben - imle .. ısınır suyu geçmişin sen değdikçe.. önce ısınır, sonra ıslanır, sonra yıkanır elim yüzüm.. arınır, her dokunduğunda arınır.. bir gün olur elinin izi yüzümde kalır.. el izinin olduğu yüze bakmak ağardır.. kişi aynaya baka baka yaşlanır..aslında yol alır.. ben arındıkça avuç içlerinde ,sen yıkarsın belki ellerini.. sen kadardır, avuç içi kadardır hayat.. ellerindedir.. tutmak yada bırakmak.. sen el izi bırakmak istemezsen orası sana kalır.. yıkarsın.. akıp geçer parmaklarının arasından..