'Ortadoğu'da Değişim ve Dönüşüm Perspektifinde Türkiye-Ürdün İlişkileri Çalıştayı dün İstanbul'da yapıldı.
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Medialog Platformu ve Ürdün Bayrak Araştırma Merkezi organizasyonu olan çalıştayda ortak tarih bilincinin geliştirilmesine vurgu yapıldı. Ürdün Ekonomi Meclis Başkanı Cevad el Aname, iki ülke sanatçılarının birlikte dizi çekmesi teklifinde bulundu. Aname, İstanbul'un fethi dizisini çekebiliriz. Bütün İslam dünyasını ilgilendiren mesela Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sas) yaşantısını ortak dizi yapabiliriz. dedi.
Türkiye-Ürdün ilişkileri çalıştayında konuşan Ürdün Ekonomi Meclis Başkanı Aname, Osmanlı tarihi hakkında da ortak arşiv çalışması yapılmasını önerdi. Çalıştaya Cumhurbaşkanlığı Ortadoğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü, AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakanlık Başdanışmanı Doç. Dr. Yalçın Akdoğan ve altı eski Ürdünlü bakan ile her iki ülkenin akademi ve medya dünyasından birçok isim katıldı. Hürmüzlü konuşmasında Ürdündeki istikrara dikkat çekti ve bu ülkenin bölgede bir başarı hikayesi olduğunu söyledi. Ortadoğudaki rejim karşıtı hareketlere değinirken ise Türkiyenin hiçbir zaman bölge halklarını kışkırtmadığını kaydederken, Ancak kan dökerek ve dikta rejimler baskısıyla milletleri sindirenlere müsamaha göstermek bir insanlık ayıbıdır. dedi.
Yalçın Akdoğan da Türkiyenin hiçbir zaman yeni bir Osmanlı hayali kurmadığını anlattı. Akdoğan, Türkiye yumuşak güç ile ortaya çıktı. Ne rejim ihraç etme ne model olma derdi olmadı. Osmanlı rüyasının peşinde koşmadı. Abilik taslamadı. Nasıl GYV veya Gülen hareketine gönül veren insanlar, Sudana gittiğinde oradaki öğretmenler, herhangi bir karşılık beklemeden hareket ediyorlarsa, Türkiyenin devleti de, sivil toplum örgütleri de Afrikaya, Ortadoğuya veya dünyanın herhangi bir bölgesine elini uzattıklarında bu tamamen Allah rızası içindir, hasbidir. Değer odaklıdır. Herhangi bir menfaat beklentisi üzerine, çıkar odaklı bir yaklaşım olmamıştır. diye konuştu.
Ürdün Parlamento Üyesi ve Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Reem Badran ise iki ülke halklarının tarihin derinliklerinden bu yana kardeş olduğunu vurguladı. Badran, 400 yıl boyunca yan yana omuz omuza yaşadık. Arap-Türk ilişkilerinin yeniden ele alınması gerekmektedir. Arap Türk tarihi irdelendiğinde hiçbir zaman sömürü duygusuna rastlanmayacaktır. Osmanlılar her zaman bölgeyi ve Müslümanları korumak için Ortadoğuda bulunmuştur. değerlendirmesinde bulundu. Ürdünlü Muhid Abduldaib ise bölgedeki istikrarsızlığa dikkat çektiği konuşmasında, Bölgenin sorunlarını dışarıdan gelenler çözemez. Ancak bizzat bu ülkelerin kendileri sorunları çözebilir. Ortak olarak bu sorunlara eğilmeliyiz. dedi. GYV Başkanı Mustafa Yeşil de bölgesel sorunların çözümü için istişare kültürünün hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.