Kalbimi Dinleseydim Doğru Ordaymış!

cocukaile

EVLİ-MUTLU-HUZURLU-AŞIK-ÇOCUKLU..
Kayıtlı Üye
10 Şubat 2013
516
577
123
Öyle haklı gibi konuşmuştu ki aldandım ona. Tek taraflı dinleyip yargıda bulundum. Halbuki daha yeni okumuştum Hz.Davud'un Kur'anda geçen kıssasını, Allah'ın bize adaletli olmamız için aktardığı kıssayı...

Hani Hz.Davud'a iki kişi gelmişti de o sadece birinin konuşmasını dinledikten sonra hüküm vermişti. Sonra bu davranışının adaletli olmadığını farkedip tevbe etmişti... İki kişiyi de dinlemeli ona göre hüküm vermeliydi oysa.

Kur'andaki kıssalar tarihi bir olayın aktarımı için yer almıyor, farkettiysen olayların yeri ve zamanı net belirtilmez.

Nedeni şu; verilen kıssadan, anlatılan hikayeden, ders almanı sağlamak, hata yaptığında nasıl davranacağını öğrenmeni sağlamak...

Şimdi daha dikkatli olmalıyım, çünkü bildiğimi uygulamam gerekir öyle değil mi?

Aslında direndim inanmamak için ama bir an bilemedim işte ne yapmam gerektiğini. Tanıdığım biri, yakın arkadaşım hakkında bana bir şeyler anlattı, kötü şeyler... Ben onun böyle şeyler yapmayacağını biliyordum, yapmazdı.
Ama o tanıdığım kişi öyle savundu ki attığı iftirayı..kandım ona. Arkadaşıma sormadan onun dediğine inandım. Yargısız infaz...

Kırdım arkadaşımın kalbini... Yalnız bıraktım onu çıktığımız dostluk yolculuğunda...

Ve yeni öğrendim ki arkadaşım masummuş. Kalbimin dediği gibi, arkadaşım masummuş!
Ben nasıl kötü zanda bulundum böyle ya Rabbi!
Affet Allah'ım!

Kalbimi dinlemeliydim, arkadaşıma sormalıydım.
Nasıl yaptım bunu?

Özür dileyeceğim arkadaşımdan. Kur'an'ın anlattığı kıssalara tüm yüreğimle sahip çıkacağım bundan sonra.
Tüm yüreğimle, hâl ve hareketlerimle.


Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.

Ansızın Dâvûd'un yanına girdiklerinde, onlardan korktu. Onlar şöyle demişlerdi: “Korkma, birbirine haksızlık etmiş iki
davalıyız. Aramızda adaletle hükmet, adaletten ayrılma, bizi doğru çözüme ulaştır.”

'Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var.
Buna rağmen 'Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat' dedi ve bana, konuşmada üstün geldi.'

Dedi ki: "Andolsun, o senin koyununu kendi koyunlarına (katmak) istemekle sana zulmetmiştir.
Zaten toplumsal hayatı paylaşan insanlar genellikle birbirlerine haksızlık ederler.
Sadece iman edip dürüst ve erdemli davrananlar hariç. Ama onlar da ne kadar azdır!" Derken Davud bizim kendisini
imtihan ettiğimizi farketti ve hemen Rabbinden bağışlanma diledi. Baş eğip iki büklüm bir halde tevbe ederek O'na yöneldi.

Biz de onu, verdiği bu hükümden dolayı bağışladık. Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır. Sâd 21-25

BÜŞRA ŞÜKRAN
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…