Johnny depp

LOS ANGELES - Johnny Depp pırıl pırıl parlayan korsan dişlerini hâlâ takmaya devam ediyor. Birçok yönden, en azından özü ve ruhu itibarıyla o her zaman bir korsandı. Kendisi bir alt kültür adamı. Onunla daha önce de buluşmuştum. En iyi bildiğim ve en sevdiğim yanı, hakkındaki tüm efsaneleri hem yalanlıyor hem de onaylıyor gözükmesi.
Kate Moss'layken küveti şampanyayla doldurduğu ve barmenin gelip onlara kokteyl yaptığı doğru mu? Hayır, ama yapmış olmak isterdi. Vanessa Paradis'nin hamile halini çekmek isteyen paparazzileri sert bir şekilde kovaladı mı? Tabii ki yaptı.
Tutunamayanları, uyuşturucu bağımlılarını, travestileri oynayan sinirli, esrarlı, 'dışarıdaki' bu oyuncu şimdi bir gişe filmleri kahramanı ya da en azından bir süper anti-kahraman mı oldu? Kayip Korsanları'nın ilk filmi 650 milyon dolar hasılat elde etti. 'Ölü Adamın Sandığı'nın Los Angeles'taki prömiyerinde üç mil uzunluğunda bir kırmızı halı vardı. Yapımcı Jerry Bruckheimer üçlemenin Depp'siz asla mümkün olamayacağını söylüyordu. Bu, film endüstrisi tarafından fazla ters bulunan Depp açısından bir dönüm noktasıydı. Ama tüm bunlar onun artık yumuşadığı anlamına gelmiyor. O halâ bir 'korsan', kendi yolundan gidiyor, aralarında ben hariç tüm uluslararası röportaj taleplerini reddetmenin de yer aldığı, kendi koyduğu kurallarıyla yaşıyor. Şimdi onu neden sevdiğimi anlıyor musunuz?
Johnny Depp, korsanlığı gerçekten seviyor. Yeşil bir fötr şapka giyiyor, karmakarışık saçlar ve manalı gözleri var. Bir bilezik koleksiyonu var. Kolunda oğlu Jack'in isminin dövmesi ve bunun tam üstünde Jack Sparrow'un korsan arması var.
Depp, Amerikan televizyon dizisi '21 Jump Street'i bırakalı 20 yıldan fazla oluyor. Ve şimdi 'What's Eating Gilbert Grape', 'Edward Makaseller', 'Ed Wood', 'Finding Neverland', 'Ölü Gelin'den sonra Kaptan Jack Sparrow olarak karşımızda. Bugün insanların ona bir ürün gözüyle bakması canını sıkmıyor, çünkü bunu yaşayan tek insan olmadığını biliyor. Kendi hikâyesini bir mücadele, başarı, başarısızlık, zafer kavisi olarak bile görmüyor. "Hollywood'da başarısız görülen birçok filmde rol aldım. Box-office zehiri olduğum düşünüldü ama bana göre hepsi başarılıydı ve başarı ve başarısızlık arasında hiçbir fark hissetmiyorum. Bunu nasıl açıklamalı bilmiyorum ama her zaman filmlerde kendi karakterlerimi seçme imkânına sahip oldum."
Depp, 90'larda ağırlıklı olarak karanlık karakterlerin ve 'karanlık aşkın' peşine düştü. Sherilyn Fenn, Jennifer Grey ve Winona Ryder ve tabii daha efsanevi olarak Kate Moss'la ilişkisi oldu. "Yıllarca kendimi tuhaf hissettim. Zaman kaybettiğimi düşündüğüm ve kendimi kötü hissettiğim dönemler geçirdim."
Uyuşturucu onun için hiçbir zaman eğlenceli olmadı. Sarsıcı değişim, arkadaşı River Phoenix'in Depp'in de ortağı olduğu Doğu Hollywood'daki kulübün dışarısında aşırı dozdan ölmesiyle değil, kızı Lily Rose'un doğmasıyla oldu. "Yalnızca o zamana kadar ki en mükemmel şey değildi" diyor. "Başıma gelen tek şeydi. Kızımıza hayat vermeye yardım ettim ve o bana hayat verdi". Lily Rose şu anda yedi yaşında, Jack ise dört. Eşi, Vanessa Paradis yalnızca doğru kadın değildi bir de doğru zamanda gelmişti. "Bunu hissedersiniz... Bunu tam olarak açıklayamam ama Vanessa'yı gördüğümde bunu hissettim. Onu ilk kez bir odanın karşısından gördüm, sadece arkası görünüyordu ve bir anda 'Aman Tanrım, neler oluyor?' oldum. Ama sonrasında bile onun ne kadar mükemmel olduğunu ve ne kadar harika bir anne olabileceğini tahmin edememiştim"
Bu mutluluk tablosunun sürebilmesi için sinema dünyasından kendisini biraz geri çekmek istediği gibi söylenti var. "Bunda gerçeklik payı var. Bununla birlikte yakın zamanda bana nefes alma fırsatı vermeyecekler. Önümüzdeki yıllarda daha fazla boş zaman bulamayacağım".
Depp, Bruce Robinson'ı Hunter S. Thompson'ın kitabı üzerine kurulu 'The Rum Diary' filmini yönetmesi için tatlılıkla ikna etti. Öte yandan Gregory David Roberts'ın bir Avustralyalı eroin bağımlısının hapishaneden kaçıp Hindistan'daki gecekondu mahallelerinde doktorluk yapmasını anlatan romanının sinema versiyonu olan 'Shantaram'ın oyunculuğunu ve yapımcılığını yürütüyor. Vanessa'nın çalışmasının ilişkilerinin canlılığını değiştirmesinden endişe ediyor mu? "Hayır" diyor. "Çalışmak isterse elbetteki çalışabilir. ılk tanıştığımızda turnedeydi ve ben de 'turne babası' olmuştum. Uzun bir süre sadece ben ve kızım vardık."
Ona, Kate Moss'un onun tam zıttında Paula Yates'i oynayacağını okuduğumu söylüyorum. Sandalyesinden geriye doğru çekiliyor. Önce şoktan gözleri buz kesiliyor sonra da gülüyor. "Arada çok uzaklık var! Paula, Kate'ten fiziksel olarak ve diğer yanlarıyla çok farklı biriydi." Yerinden zıplayarak kalkıyor ve odada bir kültablası aranıyor; bundan sonra sakinleşmek için bir sigara sarmaya ihtiyaç duyuyor. Kate'ten bahsetmek odayı biraz geriyor. Ama biraz sonra uzaktan ona çalışmalarında başarı diliyor. "Kate, muhteşem bir kızdır."
Muhabbet sırasında eski günlerini anlatırken bir ara kendisinden 'dışarıda' diye bahsediyor. Peki kendisini hâlâ 'dışarıda' hissediyor mu? "Yabancı demek istedim, sizin kullandığınız anlamda hiç dışarıda hissettiğimi düşünmüyorum. Yalnızca hiçbir zaman kendimi 'içeride', dahil hissetmedim. Ve hiçbir zaman içeride olmak gibi bir derdim olmadı"
Artık televizyonları camdan dışarı atmak istemediğinizi mi söylemek istiyorsunuz? diye soruyorum "Demin dediğim gibi çocuk sahibi olmak beni çok değiştirdi" diyor. Depp'i kucaklayıp otelden ayrılıyorum. Dışarıda yüzlerce gazeteci beni öldürmek için bekliyor. (The Guardian)
 
johnny depp:asigim::asigim:
oyunculuğuna tarzına kendisine bayılıyorum...:kedi:
hollywooddaki en başarılı aktörlerden biri...:1closedeyes:
 







Bu resimlere bayıldım:kedi::kedi:Yani öyle böyle değil bi insana sigara bu kadar mı yakışır :asigim::asigim:
 
tarzı oyunculuğu mükemmel adam...opuyorumnanaktan
karayip korsanlarındaki o pis,ukala,çekici kaptan jack'e de bayılıyorum...delikafadulden
charlinin çikolata fabrikasındaki o korkunç,kötü kalpli fabrika sahibi adamada....
ona her karakter her rol her film yakışıyor....
 
kızlar, zamanında Johnny Depp , Leonardo di Caprio'yla bi film çekmiş. Bi herkesin ölüp bittiği (allah için Yakışıklı olan) Leonardo'ya bakın bir de Benim Johnny'me.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…