Hilton'un sırrı

realist

Nirvana
Kayıtlı Üye
3 Aralık 2006
3.073
132
63
Hilton'un sırrı

Bu yıl İstanbul Hilton'un 50. kuruluş yıldönümü... Bu ay el değiştiren Türkiye'nin ilk 5 yıldızlı oteli 1955 yazında 5 gün 5 gece süren gösterişli bir törenle açılmış, açılışa Hollywood yıldızları da katılmıştı. İzleyen yıllarda her gelen önemli konuk orada kaldığından gazeteler özel "Hilton muhabiri" tahsis etmişti.
Türkiye'nin ilk paparazzileri oradan yetişti.
İstanbul, Hilton zincirinin ABD dışında açtığı 3. oteldi.
Şimdiki gençlerin daha çok torunu Paris'i tanıdığı Amerikalı milyarder Conrad Hilton, önemli Avrupa başkentleri dururken, o zamanlar pek de adı sanı duyulmayan İstanbul'a otel açmıştı.
Acaba neden?

* * *

"Hilton'un açılışındaki sır"rı yıllar önce işitmiş, zamanında yazamamıştım. Şimdi Hilton, yarım asrını kutlayıp yeni patronuna hazırlanırken bu ilginç öyküyü paylaşmak istiyorum sizlerle...
İstanbul Hilton'un açılışını bir aşk hikayesine borçluyuz.
Kahramanımız bir Tatar kızı...
Adı "Ja Ja"...
Budapeşte'de kalabalık bir ailede doğmuş. O kadar güzelmiş ki daha 13 yaşında Macaristan güzellik kraliçesi olmuş.
Ailesinin Türk büyükelçiliğinde "Burhan" diye bir dostu varmış.
1930'ların ortalarında savaş kapıya dayanınca aile Burhan'dan Ja Ja'yı Türkiye'ye götürmesini rica etmiş.
Ja Ja, kendisinden 28 yaş büyük Burhan'la Türkiye'ye göçmüş.
1930'lar Türkiye'sinde orta yaşlı bir adamla alımlı küçük bir kızın beraber yaşaması dedikodulara yol açacağından evlenmeye karar vermişler. Ama Burhan, Ja Ja'ya eşi gibi değil babası gibi davranmış hep...


* * *

O küçük kızla yıllar sonra Hollywood'da tanıştım.
Dünya çapında bir yıldız olmuştu.
Artık adı Zsa Zsa Gabor'du.
Beverly Hills'deki muhteşem villasında bana Türkiye yıllarını, Atatürk'ü, Matbuat Umum Müdürü Burhan Belge'yi, İsmet İnönü'yü, Mevhibe Hanım'ı özlemle anlatmış, "Mevhibe Hanım'ın küçük oğlu Erdal nasıl?" diye sormuştu.
"Burhan çok iyi bir insandı. Beni okula gönderdi, dişlerimi yaptırdı, Türkçe öğretti" demişti.
Sonra bir gün Karpiç'te Atatürk'le tanışmış, -kendi deyimiyle- "ilk görüşte vurulmuş, o gece onunla dans etmiş ve bir süre sonra da ilişkiye girmişti".
İddiasına göre bu ilişki 6 ay kadar, haftalık buluşmalarla sürmüştü.
Ben, verdiği bilgilerin biraz hayal koktuğunu söylediğimde hatırladığı kadarıyla buluştukları köşkü ve içindeki eşyaları tarif etmeyi denemişti.
Muhtemelen Atatürk, kendisine hayran bu küçük kızdan, eve gelip giden muhaliflere ve kendisi hakkında söylenenlere dair bilgi alıyordu.
Atatürk ölünce o da boşanmış ve 1939'da Türkiye'yi terk etmişti.


* * *

Söyleşimiz boyunca Atatürk'ü övdü bana...
"Onu nasıl tanımlarsınız?" dediğimde alışılmadık üç sözcük sıraladı:
"Maço... maço... maço..."
Asıl ilginç itiraf şuydu:
"Daha sonra evlendiğim bütün kocalarımda onu aradım".
Az da değil, ben gittiğimde 8. kocasıyla evliydi.
Geldik yazının başlığındaki sırra...
Gabor, cebinde Türk pasaportuyla Amerika'ya gittikten sonra ünlü otel zincirinin sahibi Conrad Hilton'la tanıştı. 1942'de evlendiler.
Söz, yine Gabor'da:
"Hâlâ Türk vatandaşıydım. Türkiye'ye hayrandım. Conrad ise haritada İstanbul'un yerini bile gösteremezdi. 'Türkiye'yi tanımalısın, İstanbul'a bir otel açmalısın' diye beynini yedim. Ve sonunda kabul ettirdim".
Zsa Zsa ve Hilton 1946'da boşandılar.
Ama Türkiye bir otel kazandı.
Hilton muhabirleri, otele gelen Hollywood yıldızlarının aşk hikayelerini yazarken otelin temelindeki asıl aşk hikayesini atladı.
85'lik Gabor bugünlerde ölüm döşeğinde... "Ben öldükten sonra yazarsın" dedikleri ise hâlâ belleğimde...

CAN DÜNDAR Yayın Tarihi : 21.08.2005
 
Bu ilginç hikayeyi bizlerle paylaştığın için çok teşekkürler...
 
çok hoş bir hikaye ama gerçekliği tartışılır elbette...
 
Atatürk hakkında söyledikleri biraz hayal gibi geldi bana.. Atatürk'le ilişkiye girdim demesi de çok abes.. ne anlamda söylediği tam anlaşılmıyor.. Can dündar da zaten ona inanmamış.. Benim bildiğim Atatürk'ün hayatında 2 kadın vardır.. birisi Fikriye birisi de Latife.. Atatürk'ün böyle maceralara atılamayacak kadar da meşgul birisi olduğu da kesin...
 
tesekkürler realist güzel bi yazıydı da neden arkadaslar inanmadı anlamadım yani..
 
tesekkürler realist güzel bi yazıydı da neden arkadaslar inanmadı anlamadım yani..

can dündarın da dediği gibi atatürk bu kadını ancak casuslukta kullanmıştır.. onunla duygusal anlamda bir beraberliği olduğuna kesinlikle inanmıyorum kim ne dersin.. ben atatürkün aşk hayatını değişik 3 kitaptan okudum bu kadının adı bile geçmiyordu.. ayrıca atatürk evli birine de bakmayacak kadar düzgün bir kişiliğe sahip..bu kadın da ondan çok küçükmüş. latife hanımla boşanma nedenleri düşünülünce bu kadına ayıracak hiç zamanı olmadığı kolaylıkla anlaşılır..


bu yüzden inanmadım a.s:1rolleyes:
 
İnanıp inanmamak önemli değil ki kadın söylemiş işte !..O ne kadar doğru olduğunu ispatlayamasa ,başkaları da yanlış olduğunu ispatlayamaz.Ağzı olan konuşuyor işte!.....
 
X