Arkadaşlar tekrar merhaba
Gelen yorumları okudum toplu cevap vermek istiyorum.
—Evliliğin başlangıcına gelirsek. Kardeşlerimiz bizi tanıştırdı. Telefonda konuşarak evlenmedik. 1 yıl nişanlı kaldık. Ve sonrasında vize işlemleri için bekledik. Hiç tanımadığım, ailesini tanımadığım görüntülü konuşarak biriyle tanışıp evlenmedim. Türkiye de tüm adetleri, gelenek göreneklere göre yaptık. Türkiye de çocuklarla aynı yatakta uyudum, beraber çok vakit geçirdik.
—Bu benim ikinci evliliğim çocuğum yok. Çok kötü bir evlilik geçirdim. Sürekli aldatmalar, eve kadın getirmeler, sabrettim ama sonunda boşandım. Yaklaşık 10 yıl daha uzun süre evlenmedim. 37 yaşındayım. Evlenmeyi hic düşünmedim de diyebilirim. Evlilikten o kadar soğumuştum ve rüyalarımda evlendiğimi görüp kabusla uyanırdım o derece. Evlenmek için evlenecek, ikinci de bile bile lades diyebilecek biri değilim. Düzenli bir işim, iyi bir ortamım, ailem vardı. Üniversite mezunu, kendi çapında guzel görünümlü biriyim. Aha evde kaldım deyip, pat diye ilk gelen talebe atlamadım. Ben gerçekten çocukların annelerini kaybetmelerine çok üzüldüm, vicdanım yaralandı, dedim bu zamana kadar yedim içtim güldüm eğlendim, o 2 çocuğa yardımcı olup Allah’ın sevabını kazanırım, annemde beni hep böyle diyerek motive etti. Ben görüşmeyi böyle kabul ettim. Boşanmış bir aile olsa kesinlikle kabul etmezdim. Çünkü en ufak bir riske, huzursuzluğa kendimi atmayı tercih etmezdim. İnsan neden evlenir, mutlu olmak icin, ben neden risk alayım?
—Ben nişanlıyken eşimle bir konuda tartıştık, yok dedim bu böyle olmaz ve kendisiyle ayrıldım ve ertesi gun konsolosluktan bir işlem yapmam gerekiyordu onu yapmazsam zaten gidemeyecektim ve dönüşü olmayacaktı. Ve ben uyuyordum yarım saat vardı yoktu. Kız beni ağlayarak aradı, “gittin mii nooolurrr git ben sensiz yasayamamm” diye. Hani bana vicdansız diyenler olmuş, ben çocuğun lafıyla kalktım gittim, gitmez olaydım ayaklarım kırılsaydı da.
—Ben yapı olarak anaç biriyim, kardeşlerimi de öyleydim, koruyup kollardım. Sülale de herkesin parmakla gösterdiği, evlat, abla, teyze, hala oldum. Haa bunu da kendimi övmek için degil, burada yazıyorum, günlük hayatımda söylediğim şeyler değildir. Zaten herkes kendini bilir.
—Yurtdışına oturum icin mi gittin diyenler, benim elimde olsa burada 1 gun yaşamazdım. 1 tane arkadasim yok, 1 kişiyle oturup sohbet edemiyorum. Kursa gittim hepsi yabancı, etrafımda Türk yok. Saat 5 ten sonra hayat bitiyor burada. Turkiye deki akşam 7 de bi arkadaşımla oturayim kahve içeyim yok, sadece içkili mekanlar açık. Ayrıca ailemi 2 gun görmeden yapamazken, böyle bir ayrılığa niye, plan yaparak geleyim ki? Ve ayrıca şuan oturumum var, istediğim zaman ayrı eve çıkıp, çalışıp kendime burada da düzen kurabilirim. Neden buraya bu kadar şey yazıp kendimi yorayım, amacim bu olsa?
—Bana vicdansız diyenleri kendi vicdanıyla başbaşa bırakıyorum. Ben böyle olacağını bile bile, risk alarak gelmedim. Çocuklar bana karşı çok iyiydi, çok saygılıydı ( küçük hala oyle).
—çocuk konusuna gelince, ben bir daha biriyle tanışayım evleneyim gibi bir duruma asla girmem ( ki ayrılık konusuna içim el vermiyor). Ben çocukları böylesine severken annelik duygusunu tatmak istemem, gerçekten suç mu? Bu konu da eleştiriye de açığım.
— Bir de yazmayı unuttuğum bir şey var. Eşimin bu ikinci evliliği. Alt sokağımızda ilk eşi var. Ondan da iki oğlu var. Haftasonları o çocuklara da bakıyorum ama bakın o kadar vicdansızim ki, onlara baktığımı yazmak aklıma bile gelmemiş


Cunku benim tek derdim saygı ve farkinda olmak. Çocukların anneleri sürekli çalıştığı icin bazen hafta içi de ben yedirip içiriyorum ama onlar büyük biri 16 biri 19 yaşında. O çocukların da anneleri sürekli hayatımızda ve sürekli eşimle konuşurlar,( ki ben gelmeden önce, biz hiç görüşmüyoruz gitmiyoruz gelmiyoruz demiş ti, ilk zamanlar kızdığımda tabiki gideceğim kimse karışamaz benim çocuklarım var orda dedi ve sustum sindirdim) bizim evdeki çocuklar da sürekli gider, kadın bizim çocukları götürür gezdirir hediyeler alır ama bu konuyu içimde sindirdim. Kadın iyi kadınmış diyerek, onun üzerine bir kere daha evlenmiş aralarında ne olabilir diyerek ses etmiyorum, o çocuklar da beni çok seviyor onlardan bir saygısızlık gormedim anneleri çok disiplinli yetiştirmiş.
—Ben buradaki bayanların bana gerçekten yol göstereceğini düşünerek yazdım, benim de yanlislarim olabilir, hepimiz insanız, ben sadece saygı bekliyorum diyorum, bunu kıza da belirtiyorum, ben senin için herseyi yaparım sadece karşılığında saygı bekliyorum, ama saygısız olursan benden birsey bekleme diye.
—Babasına pedagog konusunu tekrar söyledim, pedagog hiç bir sorunu yok dedi, sonlandırdı dedi, ok dedim.
— Dün eşimle konuştum. Buradaki bayan arkadaşların bazı söylediklerini söyledim. Dedim iş sende bitiyor, bunun daha 13 14 15 yaşları var. Arkamdan kapıyı kilitleyip beni dışarda bırakmasına çok sinirlendi. Bunu neden yaptın dedi, bilmiyorum dedi. Eşime hep beraber konuşalım dedi. Bu sefer kız başladı, beni degil kardesimi daha çok seviyor, ona hiç kızmıyor, ne yaparsa yapsın o mükemmel bir çocuk.
Günde en az 3 5 kere bana gelip, kardeşime kızsana, bak zıplıyor bak şunu yapıyor bunu yapıyor diye emir verir. Bende o gün dedim ki, ya neden kızayım çocuk guzel guzel oturuyor, sen ne istiyorsun çocuktan. Yokk sen onu seviyorsun ben yapsam bana kızarsın, off neler neler. Gerçekten oyle basım ağrıdı ki, basını kaldıramadım. Dedim canım ben gidicem, sen de mutlu hayatına devam et, daha da uzatmayalım.
—Yanı ben yokken daha mutlu olacaklar sa benim de kendimi paralamamin bir anlamı yok sanırım. Ben valizleri çıkardım, bu sefer yok gitme ben seni seviyorum. Yok artık dedim ya ben dayanamıyorum. İlk kez valizlerimi çıkardım çünkü gerçekten bıktım artık. Boşanma vs konularına girmedim. Biletimi alıp gidicem bir kaç güne. Artık döner miyim bilmiyorum. Ailemle konuşmam gerek. Bu kadar sıkıntı sinir stres. Buraya geldim babam vefat etti, cenazesine gidemedim. onun yasını tutamadan, sıkıntı halindeyim. Oyle arkadaşların bahsettiği gibi aslında hizmetci pozisyonunda olabilecek insan değildim ama hayat iste ne diyeyim.
—Atıp tutan arkadaşlara diyorum, ne diye atıp duruyorsunuz anlamadım, siz acaba 1 hafta ceker misiniz. Ben evet bilerek geldim, ama insan zannettim de geldim, beni yemeleri için gelmedim.
— Ben buraya cozum icin yazmıştım. İnanın o çocukları bırakıp gitmek en kolayı. Küçük oğlan valizleri görünce ayaklarıma kapandı ağladı. Nolur tatile gitme beni bırakma diye. Ben böyle arada derede kalmış durumdayım.
Ama gidicem. Buradaki bayanların yazılarından da anladığım kadarıyla, sen saçını süpürge de etsen, hizmetçilik de yapsan, yedirsen içirsen de, 1 laf dediğin de üvey anne oluyorsun karşındaki de 15 yaşında da olsa “çocuk” olacak ve hicbirsey diyemeyeceksin. Gerçekten ne gerek var bu yaftalamalari duymaya ve saçını süpürge etsen de, bir laf dediğinde “aaaa vicdansız üvey anne onlar yaraları herşey yapabilirler sen susacaksın” laflarini dinlemeye. Herkes başının çaresine baksın degil mi? Hep insanlari düşüne düşüne kendi hayatımı mahvettim zaten. Hayatta hep ezen degil ezilen olmayi tercih ettim ama olmadı, hep bir yerler de yanlış yaptım.
Yorumlarınız icin teşekkür ederim