erkek çalışanın tavrı

önce ali ile konuşmuştum ben bu konuyu. bu konuda akıllı davrandığımı düşünüyorum açıkçası. okumaya üşenmeyecekseniz ben olayları sırası ile yazayım size.

-ali, banu'dan hoşlandığını sohbet sırasında benimle paylaştı. bir iki konu daha vardı, onları da anlattı. niçin bana anlatıyorsun bunu? dediğimde "biriyle paylaşmam gerekiyordu" dedi.
-banu, ali'nin hareketlerini fark etmeye başladı ama pek aldırış etmedi, hayatına başka birini aldı. (iş yerinden birisi değil)
-bu süre zarfı içerisinde ali kendini geri çekti.
-banu sevgilisinden ayrılınca ali'nin yanlış anlayabileceği hareketler yapmaya başladı, saçma sapan şakalar gibi.
-bu esnada ali, banu konusunu iş yerindeki bir erkekle paylaştı hatta o erkek gelip dedikodu amaçlı bana söylediğinde "olay sandığın gibi değil" yanıtını verdim. ali'nin dedikodu çıkarmaya başladığını anladığımda üstü kapalı şekilde banu'yu uyardım dedim ki ali'ye dikkat et, hakkında konuşuyor, sağda solda farklı şeyler anlatıyor.
-bu esnada ali ile devamlı iletişim halindeyim ve ali tamamen yanlış anlamış durumda, ali'ye yanlış anladığını söylememe rağmen beni anlamadı ve inanmak istediği şeye inandı.
-ali'nin iyice kaptırdığını ve dedikodu boyutunu yükselttiğini, artık yalanlar uydurduğunu fark ettiğimde banu'yu karşıma alıp ali'nin söylediği her şeyi kendisine aktardım.
-banu kendini ali'den geri çekmeye başladı, bu esnada ali dedikodu seviyesini iyice yükselterek bütün ofise sanki banu ile arasında bişeyler yaşanıyormuş gibi anlatmaya başladı, yetkililere varana kadar.
-banu ofisteki herkese "benim ali ile aramda bişey yok, dedikodulara inanmayın" uyarısını yaptı.
-aradan biraz zaman geçince ali bana tavır yapmaya başladı, ali ve banu olayına karıştığım için patronumdan "iş dışında hiçbir şeye karışma" uyarısı aldım ve bir daha hiçbir şeye karışmadım.

olay sıralaması tam anlamıyla bu şekilde.
 
aynen öyle, iş dışındaki her şeye kulak tıkamak gerekiyormuş... deneyim oldu.
fakat şu an şöyle bir sorun var. banu yeni bir eve taşındı ve ofisin kızlarını evine davet ediyor. toplanın bana gelin tarzında. fakat tüm bunların ardından ben banu ile iş dışında görüşmek istemediğim için evine de gitmek istemiyorum. o tarihte müsait değilim tarzı bir bahane kabul etmeyeceğini biliyorum. banu'yu kırmadan, üzmeden, incitmeden gelmeyeceğimi nasıl söylemeliyim?
 

Bence katılacağınızı söyleyip hatta hevesli görünüp son dakikada başka bir işinizin çıktığını söyleyebilirsiniz. Tabi sizin için özel hazırlık yapılmayacaksa. Yani dürüstçe uzak kalmak istediğinizi söyleyin derdim ama anlattığınız kadarıyla bunu kaldıracak bir ortam yok. Katılmak isterseniz de uğrayın derim. Çok büyümemiş olur olay.
 
hayır benim için özel bir hazırlık yapılmayacak. zaten banu son zamanlarda benden uzaklaştı. aslında genel anlamda herkesten uzaklaştı desem yalan olmaz. belki de gerçek manada uzaklaşan benimdir ve o da bunu anladığı için uzaklaşmıştır. banu'ya nedense biraz duygusal yaklaşıyorum ve bazen, keşke iş dışında tanışıp arkadaş olsaydık diyorum. çünkü karakterini seviyorum onun ve öyle birinin hayatımda olmasını isterim. fakat işle özeli birbirine karıştırınca böyle olaylar olaylar...

son dk işim çıktı desem de beni ayrıyetten çağırabilir açıkçası, onu biraz tanıdıysam bunu unutmaz. kırmak, üzmek, incitmek istemiyorum. belki de gidip, sohbete fazla katılmayıp kendi halimde takılabilirim.
 

Seni hic ilgilendirmeyen seylere mudahil olmussun. Sana ne Ali nin Banu'ya askindan yok ofisteki dedikodulardan. Belki Banu nun hosuna gidiyordu. Gereksiz dahil olmussun. Ali sana mi anlatti bir dakika sonra unut. Banu icin dedikodu mu var beni ilgilendirmez de geri cekil. Iste kabak boyle basina patlar. Ali de lüzumsuz bir tip
 
Patronun yapmasi gereken tek sey Ali’yi isten atmak olmali. Baska bir calisani bildiginiz taciz ediyor, dedikodu yapiyor ve siz de dahil butun is performansini etkiliyor. Bu kisinin ise devam etmesi cok yanlis bana gore. Cok sinir oldum patronunuza.
 
ekip kalabalık ve en eski 2. eleman 11 aydır mı çalışıyor?
ya yeni firma yada epey kötü yönetiliyor. yada sektörü bilmiyorum o sektörde işler öyledir belki.
sizin rahatsızlığınızı patronunuz gidermeliydi.
ki kendileri de şahit olmuş.
bu işin bir yaptırımı yok mu? bana garip geldi.
 


Öyleyse katılın ve ilişkileri de zamana bırakın derim. Şimdi olaylar çok taze, zamanla ya arkadaşlığınız, pekişir ya da uzaklaşırsınız. Ama ne olursa olsun, şu anki gerginlik etkisini yitirir.
 
erkegin seyyy.. agzilisi cok fena oluyor allah yardim etsinde patronuzda erkek dayanismasi icerisndr sizde isiniE bakin inanin kimseye yaranilmaz istersen 50 yillik personel ol adamlarin zihniyeti sen olmazsan baskasi olir kafasinda isinize dort elle sarilin yoksa cok caninz skilir..
 
bu olay bana insanlar hakkında birçok şey öğretti merak etmeyin.
 
haklısınız ama o zamanlar böyle düşünemedim işte. yani koskoca insanlar, öyle değil mi? banu'nun da davranışları hatalı. ne bileyim kendimce ona yardım etmek istedim. susmuş olsam, düşene tekme vurmuş gibi olacaktım. yapamadım işte o zamanlar. şimdi olsa karışmam.
 
patronla ilgili benim de ciddi manada sinir olduğum konular var hepsini bir köşede tutup biriktiriyorum. her şeyi geçtim, buradaki iş neden ali'nin isteklerine ve şahsi sorunlarına göre yürüsün ki? iş nasıl yapılmalıysa öyle yapılır. ali efendi yapamıyorsa ayrılıp gitmekte özgür.
 
zaten ali'nin banu'yu rahatsız ettiği gece patron banu'ya "senin yüzünden" falan demiş. şimdi bizim ali'yle yaşadığımız olay için de kıza gidip senin yüzünden bu noktaya geldiler tarzı bir laf etmez umarım.
 
ali olayları abartırsa yaptırım uygulanması konusunda talepte bulunacağım ben açıkçası.
firma yaklaşık 2 senelik zaten. ve yönetim kötü evet hatta bir yönetim de yok. daha önce başımıza yönetici diye diktiği kişiyle de alakalı bin tane sıkıntımız vardı, herif adi, yalancı, ruh hastası ve beceriksizdi. böyle birini bir seneden fazla başımızda tuttu patron da yani. en son raddeye gelince işten çıkardı. sistemsiz, plansız, saçma sapan yönetilen ve idare edilen bir yer haline döndük. yani şu an toplam 15 kişi falanız ve doğru düzgün iş planlaması, takibi yok.
ben yoruldum ve sıkıldım açıkçası. bütün bu durumlar işimi, motivasyonumu, işe olan ilgimi olumsuz etkiliyor. çoktan bırakırdım, aslında şimdi de bırakabilirim ama piyasalar da kötü, pek istifa edilecek ortam yok şu an.

bir de niyeyse ben istifa edersem pişman olurmuşum gibi geliyor. beğenmeyen çıkarsın o zaman işten, o kafadayım şu an.
 
bu olay bana insanlar hakkında birçok şey öğretti merak etmeyin.
Ali'nin yanında tek olmayın. Eğer sizin hakkınızda olmayan bir şeyler söylüyorsa ve siz ispat edebiliyorsanız bunları not alın. Onun yaptığı açıkça mobbing. Sizin yaptıklarınız ne olursa olsun size bu şekilde davranamaz. Kararlı olun ve gerekirse iş mahkemesine kadar yolunun olacağını hissettirin. Veya işin biraz yatışmasını bekleyin umursamayın yokmuş gibi davranın resmi konuşun. Hiç sevmem böyle duygusal abuk sabuk davranan tipleri.
 
şöyle söyleyeyim, ofis kamera dolu ve her şey kayıt altında. kendi işiyle alakalı kısma yönelik eleştirilerini zaten dikkate alacağım. ben güya bişeylere gereksiz yere karışıyormuşum işle ilgili, eyvallah bundan sonra karışmayacağım ne yaparlarsa yapsınlar. ben işin daha iyi yapılması için mücadele ediyorum ama bu yanlış anlaşılıyor. o halde gelsin müşteriden şikayet, umrumda değil. kendi işimi yapıyor muyum? payıma düşenle ilgileneceğim bundan sonra.

ali'nin tercih ettiği yol şu an benimle muhatap olmamak ve beraber iş yapmamak. ben onun yapması gereken işleri mail üzerinden söylüyorum zaten, şu aşamada benim için daha doğru mail üzerinden iş döndürmek. yoksa öyle laf sokma gibi hareketleri yok onun.

benimle iş dışında konuşmak zorunda değil, bana güvenmek ya da benimle iletişim kurmak zorunda da değil. ama işle ilgili yapılması gerekenler, onun istediği yolla değil olması gereken yolla yapılır, bu kadar basit.
 
Bu patronlar Ali gibi tipleri nedense pek bir sevip kollarlar. Kadinlarin haklari hic savunulmaz, arkalarindan dedikodu doner, ama Ali red mi edildi vah vah, Ali'nin ruh durumu herkesten onemlidir. Ayni olmasa da ben de buna benzer bir durum yasadim. Beni begenen bir is arkadasim vardi, ve surekli olarak hergun herkese benim hakkimda dedikodu yapiyordu. Bana kimse gelip de acik acik bir sey soylemedi, cunku onu herkes cok seviyordu. Ama bence bir insan yeterince zeki ise zaten arkasindan dedikodu dondugunu az bucuk anlar (kusura bakmayin ama arkadasiniz asiri safmis). Ben, bu cocukla arkadasken, ona cok da onemli olmayan ama kimseyle paylasmamasini soyledigim bir iki sey oluyordu, daha bir gun bile gecmeden hemen herkese yumurtlardi. Bunu da diger insanlarin sorularindan kolaylikla anlayabiliyordum. Yani direkt bir sey demiyorlar ama, anliyorsun iste. Surekli dedikodun donuyor. Yine de bu durum zaman icerisinde beni yavas yavas paranoyak hale getirmeye basladi. Iki gun once baskasina soyledigim sozlerin aynilarini bana soyluyordu kendi dusuncesi gibi. Yani asiri derecede tesaduf gerektiren durumlar oluyordu. Kafayi yiyecektim. Aslinda o zamanlar birisi gelip bana ne olup bittigini anlatsaydi belki de rahatlardim. Yani oyle oluyordu ki "ben mi kuruntu yapiyorum, yoksa hepsi bir paranoya mi. yok yok, ama bu kadari da asiri tesaduf, mumkun degil." gibi gelgitler yasiyordum. Tabi bu durum da isime yansimaya baslayinca cocukla konusmaya karar verdim. Ancak kendisi tabi ki her seyi reddetti. Mal gibi kaldim. Yani senin gibi birisi cikip da bana bir sey deseydi ne olup bittigine iliskin, benim acimdan cok iyi olurdu. Ama demezlerdi, cunku ben o is yerinde yeniydim, digerleri uc yildir ayni yerde calisiyorlardi.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…