Dünya Engelliler Günü... 3 Aralık

yesilim

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
25 Kasım 2006
8.868
19
158
Antalya
Dünya Engelliler Günü ( 3 Aralık )


3 Aralık Dünya Özürlüler Günü olarak kabul edilmiştir. Özürlü insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. İnsanların özürlü olmaları çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmakla birlikte, özürlülerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bu anlamda, özürlü vatandaşlara acıma duyguları ile yaklaşmak yerine, kurumsal hizmetlerin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Bu nedenle özürlülere hizmet götüren kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesine önem verilmelidir. Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere bir çok belge özürlülük sorununu temelde bir insan hakları sorunu olarak ele almaktadır. Bizim anayasamız ve yasalarımız da özürlülere ilişkin olarak evrensel değerlerle paralel düzenlemeleri ön görmüş, devleti özürlülerin sorununa yönelik yükümlü kılmıştır. Devletimizin evrensel ölçülerde özürlülerini sahiplenme çabası, toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği ile anlamlı ve gerçek bir boyuta ulaşacaktır.
 
Her insanın kendine göre yeterlilikleri vardır, onu engele dönüştüren diğer insanlardır.Bir ülkenin medeniyeti engellilere, yaşlılara ve eğitime verdiği önemle ölçülür.Geç kalınsa da hak ettikleri değeri artık görmeleri için ben de elimden geldiğince çabalıyorum.
 
benimde kardesim özürlü onun ve butun özürlü kardeşlerimin bu gününü kutluyorum insallah gereken saygıyı ve destegi herkesten gorurler
 
Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?

Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?

Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?


Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?

Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?

Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?

Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?

Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?

3 Aralık Engelliler Günü’nün Tarihçesi

1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

Türkiye’de Engellilerin Durumu

Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29′u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45.

Bütün özürlü kardeşlerimizin bu gününü kutluyorum
 
hepimiz engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmalıyız

sağlıklı, mutlu ve onurlu bir hayat diliyorum,tüm özürlü vatandaşlarımızın "Dünya Özürlüler Günü’nü" kutluyorum."
 
Hepimiz bir gün engelli olmaya adayız.Öyleyse empati yapmalı ve kendimizi onların yerine koyarak düşünmeliyiz.Bize nasıl davranılmasını istersek onlara öyle davranmalı gereken saygıyı ve özveriyi göstermeliyiz.Kimse isteyerek engelli olmaz. ank06 ya yürekten katılıyorum.ve engellilerin bu özel gününü kutlarım.a.s.
 
Engelliler gününde iki farklı olay.....



Bayram ve Kudret Koca çifti 16 yıl çocuk özlemi çekti. Çalışmak için de çocuk yuvasını tercih ettiler. Bayram Bey, tesisatçı olarak yuvada işe başladı, Kudret Hanım bakıcı anne oldu.

Akşam evlerine döndüklerinde aynı yalnızlığı ve hüznü yaşıyorlardı. Ta ki spastik engelli Bengü'yle tanışıncaya kadar. Onu gördüklerinde 1 yaşındaydı ama bu kadar seveceklerini hiç düşünmemişlerdi. Zamanla aralarında büyük bir yakınlaşma oldu. Sabah gelirken Bengü'nün en sevdiği pasta ve poğaçaları getirip onunla kahvaltı yapıyorlardı. 5 yıl böyle geçti. Koca ailesi artık, 'Bengü neden yavrumuz olmasın?' diye sormaya başlamıştı. Annesinin doğar doğmaz hastane odasında terk edilen bu minik kız için Sosyal Hizmetler Kurumu'na başvurdular. Gelen cevap 16 yıllık özlemi bitirmişti. Küçük Bengü'yü evlat edinmelerine izin çıkmıştı.

Bayram ve Kudret Koca çifti, 16 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Birbirlerini çok seven çiftin zamanla yaşadıkları tek üzüntü bir çocuk sahibi olamamak oldu. Bu sebeple ikisi de Sosyal Hizmetler'e bağlı bir yuvaya başvurarak iş talebinde bulundu. Önce Bayram Koca tesisatçı olarak işe başladı, ardından da Kudret Koca bakıcı anne oldu. İşe başladıkları günlerde 1 yaşında olan Bengü ile karı-kocanın arasında derin bir sevgi oluştu. Koca çifti, yuvadaki bütün çocukları sevgi ve şevkatle kucaklıyorlardı; fakat nedense engelli Bengü, onlar için bir başkaydı. Annesinin doğar doğmaz hastane odasında terk ettiği bu minik kız için 'Neden yavrumuz olmasın' diyen Koca ailesi Sosyal Hizmetler'e başvurdu. Çalıştıkları kurumun müdürü Feyza Aydın'dan da destek alan ailenin işlemleri hemen başlatıldı. Başvuru onaylanıncaya kadar Bengü'ye de bir şey söylemediler. Ramazan ayının sonunda Koca çifti, iki bayramı birden yaşadı. Bengü'yü eve getirmeye hazırlanan karı-koca, onun için en sevdiği lila renkli oda takımı alırken odasını oyuncak ve giysilerle süsledi. Bengü'ye mutlu haberi verirken dünyalar onların oldu. Bayramda gittikleri Malatya'da bütün aile onları birlikte karşıladı. Herkes Bengü'ye kucak açıp bağrına bastı. Küçük Bengü, Koca çiftinin evinde geçirdiği ilk gecelerde sabahlara kadar uyumadı. "Kızım neden uyumuyorsun?" sorularına Bengü'nün verdiği cevap oldukça manidardı: "Ya beni uyuyunca geri götürürseniz..."

Kudret Koca, Bengü'yü evlat edindiklerinden bugüne hayatlarının çok daha güzelleştiğini söylüyor. Koca, "3 aydır güneş bir başka doğuyor, sanki herkes bana gülüyor, kızımı çok seviyorum." diyor. Baba Bayram Koca'nın ise kızından bahsederken gözleri doluyor. 4 yıldır tanıdığı ve yuvadayken kendisine 'Bayram usta' diye hitap eden Bengü artık onun kızı. Bayram Koca, "Eve gittiğimiz ilk gün içeriye girer girmez 'baba' diyerek boynuma sarıldı. O andaki mutluluğumu asla unutamam. Bu küçük kız bizim hayatımızı, evimizi, dünyamızı şenlendirdi." şeklinde konuşuyor.

Çocuklarını rehabilitasyon merkezine terk ettiler

K.M., yıllardır Sosyal Hizmetler'e bağlı Zeytinburnu Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşıyor. Ailesi, ona bakamayacağını söyleyerek buraya terk etmiş. İstanbul'da yaşamalarına rağmen onu görmeye hiç gitmemişler. K.M.'nin "Ne olur babam beni görmeye gelsin" yakarışlarına dayanamayan eğitmenler, babayı aramış, ama getirmeyi başaramamış. K.M., kurumda kalan 51 çocuktan sadece biri. Diğerlerinin durumu da farklı değil. Merkeze bıraktıkları çocuklarını düzenli ziyaret eden ailelerin sayısı 5'i geçmiyor. Kurumda çocukların bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Merkezin binası eski; fakat tertemiz. Çalışanlar çocukları kucaklarından indirmiyor. Eğitmenlerin karşılaştıkları talep ise aynı. "Beni anneme götür." ısrarları karşısında dayanamayan uzmanlar, çocuklarla birlikte aileleri evlerinde ziya- ret ettiklerini anlatıyor.
 
3-aralik-dunya-ozurluler-gunu-2233.jpg


3 Aralık Engelliler Günü’nün Tarihçesi
1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

Türkiye’de Engellilerin Durumu

Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29'u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45.



Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?

Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?

Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?

Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?

Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?

Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?

Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?

Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?
 
26.jpg


Asıl Engel Bilmemektir

Unutmayalım ki hayatın bize neler getireceği belli değildir. Gün gelir sizde engelli duruma düşüp,yardıma muhtaç hale gelebilirsiniz. Hiçbirimizin yarınının ne olacağı belli değildir. Bugün Türkiye`de 8,5 milyon Engelli insan mevcuttur. Yaşadığımız şehir Hamburg`ta ise 2 milyona yakın nüfusun yaklaşık 120 bini Engelli durumdadır. Hamburg`taki Engellilerin yaklaşık %4`ünü Türk kökenli Engelliler oluşturmaktadır. Bu rakamlar hiçte azımsanmayacak düzeydedir.

Fikir Engelli Olmamak Gerek

Amacımızın temelinde yardıma,ilgiye muhtaç Engelli vatandaşlarımızı kapanıp kaldıkları dörtduvar arasından çıkarabilmek,önce ev halkı olmak üzere onlara dış dünyanın havasını teneffüs etmelerini sağlamaktır. Engelliler her yönüyle yaşadıkları toplumun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bağlamda Engellileri toplumun diğer bireyleriyle eşit olanaklara kavuşturmak zorunluluktur. Çabamız Türkiye ve Almanya`da yaşayan Engelliler arasında diyalog sağlayıp, iki ayrı ülkenin hukuki,sosyal alanında bilgi alış-verişini geliştirmektir. Konu hakkında uzman kişileri bir araya getirip,bu konuda faaliyet sürdüren dernekler arasında kardeş dernekler oluşturulmasına hizmet etmektir.

Yürek Engelli Olmayalım

Engelleri aşamayanlar,onları aşılmaz görenlerdir. Yüreğimizde insan sevgisini yardımlaşmayı ve dayanışmayı sürekli sıcak tutmalıyız. Dayanışma ve yardımlaşmada sayı ve nitelik o kadar önemli değildir. İnsanın yapabildiği ölçüde insanlara güzellik sunabilmek için yaptığı her çalışma taktire ve onura layıktır.

Yaşatmak Yaşamak Kadar Güzeldir

Yapacağınız küçük yardımlarla,bir engellinin koltuk değneğindeki vidası,tedavisindeki iğnesi,eğitimindeki kalemi kısacası bir tekerlekli sandalye bir can demektir. Unutmayalım yapacağınız mütevazi küçük yardımlarla her Engelli insanımızın mutlu gülüşlerinde sizlerde var olacaksınız.
 
Son düzenleme:
sağlığı, sıhhati yerinde olupta hayatı olur olmadık şeylerle kendine zindan edip,hem kendini, hem çevresindeki insanları üzenler,elindekinin kadrini, kıymetini bilemeyip daha fazlasını isteyip gözü doymak bilmeyenler, hadi bir günlüğüne de olsa kendinizi bir engelli insanın yerine koyun ve onun gözüyle bakın hayata..ve sonra bir de dönüp kendinize bakın..yaptığınız şımarıklıklara..tabi sene de bir iki gün hatırlayıp sonrasında nasılsa unutacağınız, görmezden geleceğiniz, banane canım diyeceğiniz için, sizin için ne önemi varki? ama olsun bir günlüğüne de olsa düşünün bakalım..
bir an görüpte duyamamanın ne demek olduğunu düşünün; sevdiğiniz insanların sesini duyamamak nedir bilirmisiniz? peki ya hiç yüksek sesle müzik dinleyememek,televizyon seyrederken izlediğiniz proğramı duyamadan izlemek,sevdiğiniz insanın size seni seviyorum dediğin de onu duyamamak,telefon da saatlerce konuşamamak,birisi size arkanızdan seslendiğinde dönüp ona efendim diyememek nedir bilirmisiniz?

bakıpta görememek; bir an gözlerinizi kapatın ve sevdiklerinizi,sizi sevenleri,doğayı,tabiat olaylarını,yağmurun,karın yağışını, 4 mevsim yaşananları,hayvanları,denizi,gökyüzünü,yediğiniz yemeği,içtiğiniz içeceği görememenin verdiği acıyı içinizde hissedin..şu an bilgisayarınızın karşısında rahatlıkla bu yazıyı okumanıza yardımcı olan gözlerinizin bir an göremediğini düşünün neler hissedersiniz?..

konuşmak isteyipte konuşamamak; sevdiklerinize seni seviyorum diyememek,telefonda özgürce konuşamamak,canınız yandığında bunu ifade edememek,karşınızdaki insanların sizi anlayamaması,okulda okurken herkes sözlü sınav olurken sizin bundan muaf tutulmanız,istediğiniz veya istemediğiniz bir çok şeyleri dile getirememek ne kadar zordur bilirmisiniz..

yürüyememek ve koşamamak; siz hiç tekerlekli sandalye ile sokaklarda dolaştınız mı? karşınıza aşılması imkansız engeller çıktımı?karşıya geçmek isteyipte geçemediğiniz anlar oldumu? alt geçit,üst geçit bu yerlere gelipte kaldığınız oldumu? toplu taşıma araçlarına binmek ve gitmek istediğiniz yerlere gitmek isterken,hiç tanımadığınız insanların yardımlarıyla otobüse bindirildiniz mi? siz hiç koltuk değneyi kullandınız mı? siz hiç yolda koltuk değneklerinizle yürürken ufacık bir engele takılıp düştünüz mü? etrafınızdaki insanların acıyan bakışlarına maruz kaldınız mı? siz hiç merdivenlerden inememek vede çıkamamak gibi sorunlarla karşılaştınız mı? siz hiç koşmak isteyipte koşamamanın verdiği tarifi imkansız o acıyı içinizde hissettiniz mi? peki ya ömrünün sonuna kadar bir daha hiç yürüyemeyecek olan bir insanın yüreğinde hissettiği acıyı hissettiniz mi?
bu sizle başlayan ve devamında can yakan olaylar öyle çok ki ancak bunu yaşayan bilir..ve son bir şeye daha değinmek istiyorum,bu insanlar özürlü ''kusurlu,kabahatli'' insanlar değiller böylesi yaşamı onlar seçmediler,onların hayatlarında sizlerinkinden farklı olarak aşılması zor engelleri var,onları görmezden gelip hayatlarını birazda zorlaştıran siz sağlıklı insanlar değilmisiniz? onları dışarı çıktıklarında özgürce hareket etmelerine engel olacak kocaman dağ gibi engellerle karşı karşıya bırakan siz sağlıklı insanlar değilmisiniz? onları etrafınızda ne kadar görüyor,duyuyor ve onların engellerini ortadan kaldırmak için neler yapıyorsunuz bir sorun kendinize? söylediklerinizle yaptıklarınıza bakın ve onların hayatlarını zorlaştırmaktan artık vazgeçin..onların hayatlarında sizlerinkinden farklı olarak aşılması zor engelleri var o kadar bu yüzden onlara özürlü demeyelim onlar engelli insanlar..siz bilmezsiniz ufacık bir kelimenin bile onların kalplerinde nasıl derin yaralar açtığını.. sözün bittiği andır şuan, kelimelerin kıfayetsiz kaldığı andır şuan ve benim susma zamanımdır şuan..
 
arkadaşlar engelli arkadaşlarımızıda unutmayalım ve hatırlayalım unutmayalımki her insan bir özürlü adayıdır bizimde ilerde bi zamnda onlar gibi olmayacağımızın garantisini kimse veremez öyle değilmi onun için her zman engelli arkadaşlarımıza yardım etmeye çalışalım onlarda kendilerini yabancı hissetmesinler
 
Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelli_olmak2.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
okullh0.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelli01.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelli1.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
canakkalebelediye.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelli2.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelli3.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engelliler4.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
engellilergentrengellin.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
fft5_mf45825.Jpeg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
11.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
tekerlekli_sandalye_egitimi_1.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
LiveImages%5CFoto%20Haber%5C573%5CT%C3%BCrkiye%27de%20engelli%20se%C3%A7men%20olman%C4%B1n%20foto%C4%9Fraflar%C4%B1%5COZURLUKAL1.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
dscn9047j.jpg

Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
24.06.2009es5.jpg

Üst geçide çıkış var ! Ancak İNİŞ YOK !!
Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
352.jpg

Engelli Araç Park Yeri Levhası nı Gören YOK!
ÇEK ARABANI ORDAN !


Benim Engelim bana engel değil ! Benim için Engel SİZSİNİZ ! siz sağlıklı bireylerin düşünceleri, yaptıkları bana engel !
images

engelliler-haftasi-afisleri.jpg
 
cocukaglaae7.jpg

Bana engelli diyorlar..
Görmüyormuşum hiçbir şeyi !
Beyaz asam ile sendeleyerek yürürken yolda,
Duyuyorum nasıl da gülüyorlar bana
Bana engelli diyorlar..

Duymuyormuşum kimseyi!
Ne olur birkaç defa tekrarlasalar aynı cümleyi?
Duyamıyorum ama görüyorum bana sıkıntıyla bakan gözleri.
Bana engelli diyorlar.
Düşünemiyormuşum herkes gibi !
Ama bilmiyorlar ki annemin her damla göz yaşının içime işlediğini..

Bana engelli diyorlar.
Yürüyemiyormuşum insan gibi !
Ama unutuyorlar,
Sürünerek te olsa daha zor şartlarda yapabildiğimi her işimi.
Bana engelli diyorlar. Konuşarak anlatamıyormuşum derdimi !
Ah bir bilseler !
Su isteyemediğim için susuz uyuduğum geceleri.
Bana engelli diyorlar
Halbuki beni görmemek için;
Gözlerini kapatıyorlar,
Kulaklarını tıkıyorlar,
Yollarını değiştiriyorlar
Ben konuşmak isteyince;
Susuyorlar !
Ama bana engelli diyorlar!
Sizler verin cevabını;
Ben engellerimi aşmak için azimli davranırken,
Bana yeni engeller koymaya ve beni etiketlemeye,
Kimin var hakkı ???
Sevil ÖNAL
Zihin Engelliler Öğretmeni
 
OTİZM... Ancak bu kadar güzel anlatılır.

[video=youtube;TTPEvBvm7kI]http://www.youtube.com/watch?v=TTPEvBvm7kI[/video]
 
Back