2018 Kasım Anneleri

Bebeğinizin cinsiyeti ne olacak ?


  • Ankete Katılan
    280
Vallahi Allah var yukarıda benim eşim öyle değil, aynı yemeği bitmezse 3 gün bile yer ama ben 2 günden sonra yemem. öğrendiğimde ilk 2hafta hiç yemek yapamadım adam ağzını açıp tek laf söylemedi.
bu sabahta mesela işten erken gelmiş gecedeydi, 7de uyandım uyuyamadım, yemeğimde yoktu o saatte akşam için yemek yaptım. Allaha şükür öyle temizlik bilmem ne takıntısı yok şuan yoksa önceden dağınıklığa tahammülü olmuyodu adamın
 
Erkek milletinin genel tavrı bu heralde benimki de bi triplerde sürekli. Allah razi olsun benden pek iş beklemiyor ama bizimde cinsel hayat eskisi gibi degil haliyle o konuda sıkıntı yaşıyoruz. O da evdeki normal iliskimizi baya etkiliyor. Gergin olup beni de geriyor.
 

Esler biraz tuhaflasiyor sanirim. Ben ki cok agir bi hamilelik geciriyorum ona ragmen esim baya yipratti bu surecte beni bizimki is bekleme seklinde degilde alttan almasi gerekirken beni delirtti defalarca normalde yapmadigi seyleri yapti adam. Sanirim depresyona giriyorlar. Aldim bi guzel ifadesini yola geldi simdi.
 
Sanki 9 aylik hamile gibi zor nefes aliyorum varmi benim gibi olan

Ben de zaman zaman nefes güçlüğü çekiyorum. Yani normalde bir şey yok da, 4-5 basamak çıksam nefes nefese kalıyorum., soluğum kesiliyor. Bebek oksijenimizi paylaştığı için böyle oluyormuş normalmiş ama bu. Hatta eşim diyor ki sabahları uyandıgımızda odamız çok havasız oluyor, eskiye göre çok büyük fark hissediyorum diyor. Sanırım bu da aynı sebepten. Yine de doktora soracağım gidince bu nefes işini.
 

Bende sorayim pazartesi randevum var. Elbet olur ama fazla gbi hamileigin son zamanlsrinda nefes almak zorlasir sanki o donemde gibiyim
 
Bu acidan dusunmemistim. Ama etkisi buyuk sanirim. Cunku bizimde dukkan kapali. Yasam mucadelesi veriyorum resmen cinsellik hic aklima.bile gelmiyor
 
Bende sorayim pazartesi randevum var. Elbet olur ama fazla gbi hamileigin son zamanlsrinda nefes almak zorlasir sanki o donemde gibiyim

Yok canım ilk dönemlerde de hormon değişikliğinden ve artan oksijen ihtiyacından dolayı zorlaşıyormuş. Son dönemlerinde ağırlıktan zorlaşıyor :)
 
Kızcağız dertleşmek için yazmış, böyle bi yazının altına eş övülür mü Allah sizi napmasın
Bacım arada istisnalar olsada eskiden bu yana erkek ırkı böyle gelmiş böyle gider çoğu böyle maalesef çokta beklenti içine girmemek lazım demekki çoğumuz aynı sıkıntıları yaşıyoruz zaman zaman. Allah yardımcımız olsun hepimizin :)
 
onlara sövmeye bahane arıyoruz demekki
 
Yok canım ilk dönemlerde de hormon değişikliğinden ve artan oksijen ihtiyacından dolayı zorlaşıyormuş. Son dönemlerinde ağırlıktan zorlaşıyor :)

Cok rahatsiz bi durim ama yaa bulantisi kusmasi halsizligi yaz geldi gezmek tozmak istiyorum son rahat zamanlarimiz bundada eve kapaniom mecbur. Allah yawrulara saglik versin ana olmak.kolay degil
 
Canım kocan dindar biriyse bu bir hocanın bu konudaki yazısı.
"Selamünaleyküm.
Haklısınız, ne yazık ki toplumumuzda hamilenin taşıdığı yükün muhteşemliği ve doğuran kadının büyük cihadı takdir edilemiyor olabilir. Bunu esefle yazmak durumundayım. Evvela sizi, dünyaya Allah’a secde edecek bir çocuk getirdiğiniz için tebrik ederim. Mübarek olsun. Yeni çocuğunuz da mübarek olsun. Sıhhat ve afiyet içinde büyütmeyi size nasip etsin Allah.
Hamile kadına, hamile kadının eşine, onlarla beraber yaşayanlara şunları tavsiye ederiz:
1- Sabrı zirveye taşısınlar. Sabır, sabır ve sabır. Ya sabır ya da kendi kendini kemirmek olacak. Sabrı tercih etsinler. Sabrın sonu cennettir. Kendini kemirmenin sonu da yıkımdır.
2- Hamile kadın nazlıdır, çabuk alınır, hemen kırılır. Bilhassa bu zamanın kadınlarının daha kırılgan olduklarını görüyoruz. Kendisi bu durumu yani hamileliği biraz abarttığını anlamalıdır. Etrafındakiler de anlamalıdırlar. Bilhassa ilk doğumlarda bu naz oranı yüksek oluyor. Ortada geçici bir durum vardır. Allah’ın yardımı ile geçecektir diye beklemelidirler. Özellikle hamile kadının eşi, bu durumu takdirle karşılayarak ‘erkek’ olduğunu göstermelidir. ‘Hamile bırakıp işine bakan’ eş, erkektir elbette. ‘Hamile bırakıp, kendisi de hamilelik altında kalabilen’ ise mü’min eştir. Mü’min merhametlidir. Merhamet eder ki, merhamet görsün. İki can taşıyan bir eşe merhameti olmayan, tek can taşıyan yetime sadaka verse ne olacak? Kadının bu dönemdeki nazını da anlayışla karşılayarak, nazı naza bindirmeyi önlemiş olabilir esasen.
3- Kadınların hamilelik ve lohusalık döneminde eşlerinden bekledikleri en önemli destek, ‘hamilelikten öncekine göre daha fazla ilgi’ olmaktadır. Erkeğin para bırakıp ‘doktora gidersin’ demesi yeterli değildir. ‘İstersen hizmetçi tutalım’ demesi de bir çeşit kaçıştır. Bu tür, baştan savma sözler daha sonra eşlerin boşanma nedeni olabilecek soğuklukların kuluçkasıdır.
Erkek yerinmemeli ve mesela ilk çocukla daha fazla ilgilenmelidir.
İzin günlerini evinde geçirip bulaşık yıkamalı, çamaşırları yıkamalıdır.
Evi süpürmeli, yemek yapmalıdır.
Eşini karşısına alıp teselli etmelidir.
Hamile kadın evin içinde kıvranırken o, TV karşısında ya da elindeki cep telefonu ile meşgul olmamalıdır. Bunlar kadını içten içe kemirir şeylerdir.
Kadının yemek iştah şekli de değişeceğinden hazır yemek getirebilir, dışarıda yemeğe gidebilirler.
Eve sadece kadının istediği misafirler gelmelidir. Bilhassa hamileliğin ilerlediği günlerde eve gelecek misafirleri kadın, işgal güçleri gibi görebilir. Bunda da haklıdır. İnsan zor zamanlarında esnek olamıyor, sabrı azalabiliyor. Erkek ve misafir namzetleri bunu anlamalıdırlar. ‘Ne var ki bunda?’ diyen birine sadece şu denebilir:
‘Bir kiloluk bir paketi sekiz ay hiç bırakmadan elinde tutabilir misin?’
Kadının hamile olması en azından böyle bir eziyettir. Allah Teâlâ’nın orucuna bile ruhsat verdiği bu eziyeti, sadece dışarıdan seyreden erkek merhameti kıt bir erkektir.
Kadının bu dönemdeki en büyük tesellisi annesidir. Onu annesi ile ne kadar buluşturabilirsek o, o kadar rahattır. Bunu da abartıp bebeklik günlerine dönen kadınlar olabilir. O da bir aşırılıktır. Biz bir itidal içinde kızı ile anneyi buluşturursak iyilik etmiş oluruz. Erkek tarafının bunu bir onur meselesi yapması yersizdir.
Hamilelik döneminde ilk günden son güne kadar cinsellik açısından dinen bir sakınca yoktur. Bu dönemde cinsel alakayı doktorun iznine bağlamak gerekir. Doktorun sakınca görmediği dönem boyunca sürdürülebilir. Kadınların, erkeklerinden bu dönemde anlayış beklemelerini anlayışla karşılamalıyız. Burada bir sıkıntı yoktur. Kadınların da erkekleri böyle bir zamanda şeytanın ne kadar kışkırtacağını anlayışla karşılamaları gerekmektedir. Aylarca sabreden bir erkek tebrik edilmelidir ama öyle bir erkek bu dünyada nadirattandır. Kadının incinmeyeceği yöntemler ve zamanlar ayarlanmalıdır. Özellikle bir not olarak şunu düşebiliriz:
Pek çok ailede şeytan bu günleri iyi kollamış ve daha sonra ayrık otunu o ortamda büyütmüştür. Yatak odası elektrik trafosu gibidir. Müdahalesi risklidir. Bir aralığına elektriğinin kesilmesi de risklidir. Bu hususta edebiyat yapmanın tutarlılığı yoktur. Hayat böyle bir imtihandır, gerçekler böyle bir acı biberdir.
 
Kızlar eşlerinizde Allah korkusu varsa sizi biraz daha anlaması için bir hocanın yazısını paylaşıyorum. Umarım faydalı olur "Selamünaleyküm.
Haklısınız, ne yazık ki toplumumuzda hamilenin taşıdığı yükün muhteşemliği ve doğuran kadının büyük cihadı takdir edilemiyor olabilir. Bunu esefle yazmak durumundayım. Evvela sizi, dünyaya Allah’a secde edecek bir çocuk getirdiğiniz için tebrik ederim. Mübarek olsun. Yeni çocuğunuz da mübarek olsun. Sıhhat ve afiyet içinde büyütmeyi size nasip etsin Allah.
Hamile kadına, hamile kadının eşine, onlarla beraber yaşayanlara şunları tavsiye ederiz:
1- Sabrı zirveye taşısınlar. Sabır, sabır ve sabır. Ya sabır ya da kendi kendini kemirmek olacak. Sabrı tercih etsinler. Sabrın sonu cennettir. Kendini kemirmenin sonu da yıkımdır.
2- Hamile kadın nazlıdır, çabuk alınır, hemen kırılır. Bilhassa bu zamanın kadınlarının daha kırılgan olduklarını görüyoruz. Kendisi bu durumu yani hamileliği biraz abarttığını anlamalıdır. Etrafındakiler de anlamalıdırlar. Bilhassa ilk doğumlarda bu naz oranı yüksek oluyor. Ortada geçici bir durum vardır. Allah’ın yardımı ile geçecektir diye beklemelidirler. Özellikle hamile kadının eşi, bu durumu takdirle karşılayarak ‘erkek’ olduğunugöstermelidir. ‘Hamile bırakıp işine bakan’ eş, erkektir elbette. ‘Hamile bırakıp, kendisi de hamilelik altında kalabilen’ ise mü’min eştir. Mü’min merhametlidir. Merhamet eder ki, merhamet görsün. İki can taşıyan bir eşe merhameti olmayan, tek can taşıyan yetime sadaka verse ne olacak? Kadının bu dönemdeki nazını da anlayışla karşılayarak, nazı naza bindirmeyi önlemiş olabilir esasen.
3- Kadınların hamilelik ve lohusalık döneminde eşlerinden bekledikleri en önemli destek, ‘hamilelikten öncekine göre daha fazla ilgi’ olmaktadır. Erkeğin para bırakıp ‘doktora gidersin’ demesi yeterli değildir. ‘İstersen hizmetçi tutalım’ demesi de bir çeşit kaçıştır. Bu tür, baştan savma sözler daha sonra eşlerin boşanma nedeni olabilecek soğuklukların kuluçkasıdır.
Erkek yerinmemeli ve mesela ilk çocukla daha fazla ilgilenmelidir.
İzin günlerini evinde geçirip bulaşık yıkamalı, çamaşırları yıkamalıdır.
Evi süpürmeli, yemek yapmalıdır.
Eşini karşısına alıp teselli etmelidir.
Hamile kadın evin içinde kıvranırken o, TV karşısında ya da elindeki cep telefonu ile meşgul olmamalıdır. Bunlar kadını içten içe kemirir şeylerdir.
Kadının yemek iştah şekli de değişeceğinden hazır yemek getirebilir, dışarıda yemeğe gidebilirler.
Eve sadece kadının istediği misafirler gelmelidir. Bilhassa hamileliğin ilerlediği günlerde eve gelecek misafirleri kadın, işgal güçleri gibi görebilir. Bunda da haklıdır. İnsan zor zamanlarında esnek olamıyor, sabrı azalabiliyor. Erkek ve misafir namzetleri bunu anlamalıdırlar. ‘Ne var ki bunda?’ diyen birine sadece şu denebilir:
‘Bir kiloluk bir paketi sekiz ay hiç bırakmadan elinde tutabilir misin?’
Kadının hamile olması en azından böyle bir eziyettir. Allah Teâlâ’nın orucuna bile ruhsat verdiği bu eziyeti, sadece dışarıdan seyreden erkek merhameti kıt bir erkektir.
Kadının bu dönemdeki en büyük tesellisi annesidir. Onu annesi ile ne kadar buluşturabilirsek o, o kadar rahattır. Bunu da abartıp bebeklik günlerine dönen kadınlar olabilir. O da bir aşırılıktır. Biz bir itidal içinde kızı ile anneyi buluşturursak iyilik etmiş oluruz. Erkek tarafının bunu bir onur meselesi yapması yersizdir.
Hamilelik döneminde ilk günden son güne kadar cinsellik açısından dinen bir sakınca yoktur. Bu dönemde cinsel alakayı doktorun iznine bağlamak gerekir. Doktorun sakınca görmediği dönem boyunca sürdürülebilir. Kadınların, erkeklerinden bu dönemde anlayış beklemelerini anlayışla karşılamalıyız. Burada bir sıkıntı yoktur. Kadınların da erkekleri böyle bir zamanda şeytanın ne kadar kışkırtacağını anlayışla karşılamaları gerekmektedir. Aylarca sabreden bir erkek tebrik edilmelidir ama öyle bir erkek bu dünyada nadirattandır. Kadının incinmeyeceği yöntemler ve zamanlar ayarlanmalıdır. Özellikle bir not olarak şunu düşebiliriz:
Pek çok ailede şeytan bu günleri iyi kollamış ve daha sonra ayrık otunu o ortamda büyütmüştür. Yatak odası elektrik trafosu gibidir. Müdahalesi risklidir. Bir aralığına elektriğinin kesilmesi de risklidir. Bu hususta edebiyat yapmanın tutarlılığı yoktur. Hayat böyle bir imtihandır, gerçekler böyle bir acı biberdir.
 
Kızlar çektiğimiz bütün sıkıntıları Allah biliyor ve bizi anlıyor bize en çok o merhamet ediyor. Sabredelim ve ona sığınalım İnanın ne anne ne baba ne eş, bizi Allah kadar sevip merhamet edemez Bakın çektiğimiz sıkıntılar Kuran-ı Kerimde belgelenmiş. (31/LOKMÂN-14: İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.”)
 
Ohh allaha şükür ilk olduğu için mi acaba bu kadar evham yapıyoruz:) başımiza neyin geldiğini geleceğini bilmediğimiz için kocaman gibi hissetmiştim karnımi çıkmış falan diyorlardi bende üzerime giydiklerimden anlıyorum kalktığımda bomboş yokmuş gibi gelince çok korktum .

allah korusun inşallah herşey yolundadır bende pazartesiyi iple çekiyorum güzel haberlerimizi alalım inşallah
Aminn inşallah , doktora her gidişimde soruyorum hocam herşey yolunda mı bi sorun varmı diye doktor sessiz.kalıyor muayene esnasında çünkü buda beni tedirgin ediyor açıkçası.

Ben dün gittim canım 12+3 cinsiyet sordum daha erken ama dedi baktı kıza benziyor dedi... Tabi en kesin 16. haftada falan belli oluyor. Ama tecrübeli doktorlar erkenden anlayabiliyor. :)
Ayy çok hoş:) bende çok istiyorum kız ama bakalım nasipte ne var ama erken öğrenmek çok istiyorum.
bende de öyleydi çok gaz vardı heralde korkma bişey olmamıştır Allahın izniyle bulantın kusman fln devam ediyor mu yada hiç oldu mu?
Bulantı dediğim bende afedersiniz öğürme şeklinde oluyor hala mutfağa her girişimde oluyor bende.

dimi benimde hoşuma gitti aynı olduğumuzu görünce :)) normal doğum beklicem eğer bi problem olmazsa. Bakalım hayırlısı inşallah hangisi bebeğim ve benim için hayırlıysa o olsun. Hep oyle dua ediyorum.
İnşallah herşey gönlüne göre olur inşallah cesaretim yok benim normale


Aynen sabahları bi uyanıyorum nefessiz kalmışm oda çok havasız geliyor söylediğim zaman yakınlara daha erken diyorlar ama ndemekki oluyormuş.
 
Kızlar sorması ayıp isteksizliğiniz varmı sizin ben neredeyse 1 buçuk aydır adamı dokundurmuyorm kendime fenalık geliyor bu durumdan şikayetçiyim serbest dedi doktor da. Bu süreçte korunmak gerekirmi bilginiz varmı araştırdiğım kadarıyla korunmak gerekiyormuş ama emin değilim
 
Canım yaşıni
son adet tarihini
Tahmini doğum tarihini
Bebeğin cinsiyetini
Kaçıncı bebek olduğunu
Bir de yaşadığın şehri yazarsan ekleyeyim listeye seni de :)
Bende ekler misin?
Yaş 24
7 Şubat sonu adet tarihi
15 Kasım tahmini doğum
Cinsiyet belli değil
İlk bebeğim
İstanbul
 
o bende adamın nefesinden dahi midemin bulanmasıyla oluyo, isteksizlikten değilde her kokuya aşırı hassaslaştım. dişlerini fırçala diyorum fırçalıyo bu sefer nane kokusu midemi bulandırıyo diyorum her türlü sebep buluyosun diyo
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…